• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    Ne gâvuruz ne faşist

    27.11.2009 11:42
    Ne gâvuruz ne faşist
    İzmir’de geçen pazar günü DTP konvoyuna taşlı saldırı ve sonrasında yaşananlar üzerine Hatay semtinde İzmirlilerle konuştuk.
    Ne gâvuruz ne faşist Ne gâvuruz ne faşist Ne gâvuruz ne faşist
     “Faşist” nitelemesini kabul etmiyorlar. Onların kızdığı şey, “Meclis çatısı altında siyaset yapan bir partinin mensuplarının bir Türk bayrağı bile taşımamasına”ydı

    GİRİŞ
    Her şey, Aralık 2005"te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın İzmir"de yaptığı bir konuşmasındaki “gâvur” imasıyla başladı. Ak Parti İzmir il teşkilatının toplantısında konuşan Erdoğan, siyasi hedeflerini açıklarken “İzmir için zaman zaman kullanılan bazı ifadeler vardır ya, bunların olmadığı görülecektir. Çünkü İzmir"in aslı bu değildir. İnşallah bu yakıştırmaları ilk seçimde silip atacaktır” dedi, bu sözlerin ardından da büyük bir polemik başladı.
    Erdoğan"ın kullandığı “bazı ifadeler” şeklindeki sözlerin “Gâvur İzmir” anlamına geldiği ve Erdoğan"ın İzmir için “gâvur” dediği iddiaları hızla yayıldı. En büyük tepki ise, 13 Mayıs 2007"de yapılan Gündoğdu"daki Cumhuriyet Mitingi"nde gösterildi. 1 milyonun üzerinde insanın toplandığı tarihi kalabalıkta da sürekli “gâvur” söylemine tepkiler ön plana çıktı. İzmirliler “Gâvur İzmir” imasının yanıtını sandık başında vereceğini söyledi, nitekim öyle oldu. Hem 2007 genel seçimi, hem referandum, hem de 2009 yerel seçimlerinde CHP, İzmir"de Ak Parti"ye karşı tarihi bir zafer kazandı.
    Hükümetin demokratik açılımı gündeme getirdiği ilk günlerde Sezen Aksu"nun açılıma destek verdiğini açıklaması da yine İzmir"de tepki gördü. 9 Eylül İzmir"in Kurtuluş Günü kutlamalarında yapılacak Sezen Aksu konseri iptal edildi. Gerekçe de, “İzmirlilerin hemşerileri olan Minik Serçe"yi konserde protesto edecekleri” endişesiydi. Bu olay, İzmirlilerin açılımla ilgili düşüncelerinin de açığa çıkması gibiydi.
    İzmir"den dikkat çeken son çıkış ise pazar günü yaşandı. Genel Başkan Ahmet Türk"ü karşılayacakların bulunduğu uzun DTP konvoyu, Hatay Üçyol"da İzmirlilerin tepkisiyle karşılaştı. Elinde taşlarla konvoya doğru saldıran İzmirli kızlar, alışılmışın dışında bir protestocu profili çiziyor, kadınlar balkonlardan tencere ve tavaları konvoyun üzerine yağdırırken Türk bayrağı sallıyor, Türkiye"nin gündemi de bir anda Dersim"den İzmir"e kayıyordu.
    Olaylar sonrası DTP"lilerin İzmirliler için kullandığı sıfat “faşistler” olurken, onlar bu olayların “milli hassasiyetlerinden kaynaklandığı” yanıtını veriyordu.
    İzmirli siyaset ve toplumbilimciler de “İzmir üniter devlet duyarlılığının yoğun olduğu bir kent. Ancak İzmir"e etiket yapıştırmak bilimsel ve adil değil” görüşünde birleşiyor.



    DTP Genel Başkanı Ahmet Türk"ü karşılamak için oluşturulan konvoyun pazar günü İzmir"de uğradığı saldırı ve yaşanan polemikler üzerine Milliyet, Hatay semtinin sokaklarındaydı. Demokratik açılım tartışmalarının gölgesindeki olayda DTP"liler “tahrik ve provokasyon”la suçlanırken, taş atanlar da “faşist” sözleriyle eleştirildi. Hatay Üçyol Caddesi"ndeki evlerinin, işyerlerinin camlarında hâlâ Türk bayrağı asılı olanlar “faşist” nitelemesini asla kabul etmiyor. Onların kızdığı şey, “TBMM çatısı altında siyaset yapan bir partinin mensuplarının bir Türk bayrağı bile taşımamasına”ydı.
    Şermin Kurtuldu: Önce Başbakan "Gâvur İzmir" diye bir laf çıkardı. Belki çağdaşlığımızı kastediyordu. Şimdi de "faşist" dediler. O bayrağa nerede el kalkarsa, aynı tepkiyi gösterirdik. Abim 1974"te Kıbrıs"ta şehit düşmüş. O bayrak için kan döktü.
    Mine Açıkgöz: Evde iş yapıyordum. Oğlum da bilgisayarının başındaydı. Önce normal bir konvoy zannettik. "Apo" falan diye sloganları duyunca önce oğlum balkona fırladı, ardından ben. Duran konvoydaki araçlardan tezahüratlar geliyordu. Şehitlerin anısına dayanılmaz bir şeydi. Bize bakıp zafer işaretleri yapıyorlardı. Sonra oğlum bayrağı alıp aşağı koştu. Yüzyıllardır burada kardeş kardeşe yaşıyoruz. Tepkimiz doğu kökenli vatandaşlara değil, PKK bayrağı sallamalarına.
    Zühre Karafırtınalar: 78 yaşındayım, beş dakikada aşağıya indim. Benim babam İzmir"de Atatürk"le birlikte savaştı. Giritlilerle, İtalyanlarla, Fransızlarla İzmir"de yıllarca kardeş olduk, komşu olduk. Herkes her parti için sevinebilir ama yaptıkları şehitlerimize hakaret gibiydi.
    Tülin Karafırtınalar (kızı): Düğün konvoyu geçiyor sandık. Balkondan bakınca mahallenin gençlerini Türk bayrağı ile koşarken gördük. Biz de bayrak alıp annemle koştuk. Aslında sadece bayrak gösterecektik ama halk galeyana geldi. Halamın oğlu 1990"da ilk şehitlerden biriydi. O manzaraya dayanamadık. İzmir"in bu tepkisi doğaldır.
    Aziz Doğan: Çok kalabalık bir konvoy geçti. Önce düğün konvoyu zannettik. Trafikte sıkışınca el - kol hareketleri yapmaya, hakaret etmeye başladılar. Bir anda herkes evlerinden aşağı inmeye başladı. Araçlarda bir tane Türk bayrağı yoktu. Apo posteri gösterip zafer işareti yapıyorlardı. İzmirliler rahat insanlardır, ama aşırı tahrik olduğu için kimse dayanamadı.
    Hayri Güray: Konvoy trafikte sıkışınca arabalardan insanlara işaretler yapmaya başladılar. Bir anda kalabalık toplandı. Birkaç şehit yakını ellerinde bayraklarla inince herkes sokağa fırladı. Duyan eline bayrağını alıp geldi. Çevik Kuvvet arka caddede olduğu için anında geldi. Yoksa olaylar çok daha büyük olurdu.
    Tahsin Koşar: Her şey bir anda oldu. Büyük gürültüyle geçen arabaları, Apo posterlerini, PKK bayraklarını görünce koştuk. Televizyonlarda kendimi görüyorum, sanki saldırmışız gibi... DTP"li olabilirler ama eğer bu bir partiyse, bir tarafında da Türk bayrağı olmalıydı. "Neden Türk bayrağı yok" dedim. İçlerinden biri "Nedir sizdeki bu bayrak sevgisi" deyince sinirlendim.
    Nail Doğan: Tepkimiz doğu kökenli vatandaşlara değil, DTP"ye. Tahrik unsuru çoktu. İzmir Türkiye"nin en demokratik şehridir, ama saygısızlık edenlere de seyirci kalamaz. Olaylar organize değildi, bir anda galeyana gelindi. Kadınlar apartmanlardan tencere attı.
    Gökay Çalma: Biz DTP konvoyuna saldırmadık. PKK bayrağına saldırdık. İnsanları tahrik eden hareketler yaptılar. İzmir"de o bayrağı gösteremezler. İzmir ne gâvur, ne faşisttir. Cumhuriyetçidir. Eğer cumhuriyeti, vatanı korumakla faşist olunacaksa, evet faşistiz.



    Kocaoğlu: Kınıyorum
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP"li Aziz Kocaoğlu, geçen pazar günü DTP konvoyunun taşlanmasından sonra İzmirlilerle ilgili yapılan yorumlara çok sert yanıt verdi. Kocaoğlu, kendisinin ve İzmirlilerin, bazı medya mensuplarının dile getirdiği "Faşist İzmir" sıfatını sindirmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Bu İzmir üzerinde oynanan bir oyundur. İzmir"e komplodur. Maşalık yapmak için İzmir"e faşist diyenler, kafasını bir yere bırakanlar, kiraya veren insanlardır. İzmir"e faşist diyenleri, makamları, şöhret ve ünleri ne olursa olsun kınıyorum” dedi.
    İZMİR Milliyet


    DİNÇ BİLGİN:
    Kürtlerden korkan İzmirli düşünemiyorum
    Yeni Asır gazetesinin eski patronu ve Sabah gazetesinin kurucusu olan İzmirli Dinç Bilgin, taşlamadan kısa süre önce www.egedesonsoz.com adresli internet gazetesine verdiği röportajda demokratik açılımı değerlendirmişti. Bilgin, “İzmir penceresinden açılım”la ilgili şunları söylemişti:
    “İzmir"in demokratik açılıma karşı olmasını düşünmem mümkün değil. Ama İzmirlilere, arkadaşlarıma sorduğum zaman genel hava bu. Hepsi son derece tutucu, memleket bölünür korkusuyla düşünen... Şimdi bu insanın kafasının almadığı bir şey. Yani Türkiye"nin Kürt vatandaşlarından korkan, çekinen bir İzmirli düşünemiyorum... Eski İzmirli denen, bir avuç insan. Onun dışında herkes göçmen. Bu insanın içini acıtıyor biraz. Ve bunun politik getirisinin olması daha da beter ve insanı endişeye sevk ediyor. Olmaması lazım. Başka bir İzmir olması lazım. İzmir"in demokratik açılımda en azından Türkiye"de öncü şehir olması lazımdı.“



    YAŞANAN SEMBOLLER SAVAŞIDIR
    - Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Tanju Tosun:
    İzmir"de milli infial refleksi var. İzmir toplumsal bir laboratuvar değil. Geçen yıl benzer bir olay Kayseri"de film çekimi sırasında kaleye dikilen Bizans bayrağında yaşandı. İki ay önceki Bursaspor - Diyarbakırspor maçında benzer şeyler oldu. İzmir"i böyle yaftalamak bilimsel ve adil değil. Burada anomik gruplaşma, yani insanların belirli toplumsal olaylara karşı bir araya gelmeleri ve tepki koymaları söz konusu. Ama neden bugün oldu? Yerel seçimde de DTP İzmir"de vardı. Neden geçen haftaya denk geldi diye düşündüğü-müzde, burada açılıma karşı refleks var. İzmirli “karşısında” olarak adlandırdığı unsurlara çok rahatlıkla tavır koyabiliyor. Hele birtakım semboller ve simgelerle karşılarına bir şey çıktığı zaman... Dolayısıyla bir anlamda semboller savaşı yaşanmıştır. Spontane gelişmiş.
    Faşizmin içeriğini bilmeden İzmir"i suçlamak o kelimenin temel özelliklerini bilmemekle ilgili. MHP, CHP, DTP ve iktidara görev düşüyor. Bu politik dilin değişmesi gerek.



    Şiddet olayı kente mal edilemez
    - Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ercan Tatlıdil:
    Tarihten bugüne levanteni, Rumu, Ermenisi, Türkiye"nin dört yanından göç edeniyle barış içinde yaşar. Nüfusunun yüzde 60"ı, İzmir doğumlu değildir. Ancak herhangi bir şiddet olayının bir kente mal edilmesi yanlış. Bu önyargılar insanları üzüyor. Üslupta kullanılan kavramların kamu vicdanını yaralayıp, insanları ayrıştırmaması gerek. Türkiye"de farklılıklar üzerinden siyaset yapmanın hangi noktalara geldiğinin görülmesi açısından İzmir"deki olaylar önemlidir. Tek üst kimlik "ulusal kimlik"tir.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim