• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Mustafa Birden Aydın'da

    17.01.2009 13:42
    Mustafa Birden Aydında
    Danıştay Başkanı Mustafa Birden Aydın'da.
    Mustafa Birden Aydın'da Mustafa Birden Aydın'da Mustafa Birden Aydın'da
    Danıştay Başkanı Mustafa Birden, hukuk devleti ilkesine anlam ve içerik kazandıran unsurun yargının bağımsızlığı olduğunu belirterek, "Yargı mensubu yansızlığı konusunda taraflara sonsuz güven vermelidir. Hiçbir organ, hiçbir makam ve hiçbir merci veya kişi yargı faaliyetini kontrol etme, etkileme, yönlendirme yanılgısına düşmemelidir" dedi.
    Danıştay Başkanı Mustafa Birden İdari Yargının kuruluşunun 27. yıldönümü sebebi ile Aydın Bölge İdare Mahkemesi ve Aydın Barosu'nun işbirliğiyle düzenlenen "İdari Yargıda Karşılaşılan Sorunlar" Paneline katılmak üzere Aydın'a geldi. Aydın SMMMO Toplantı Salonu'nda yapılan panele Aydın Vali Yardımcısı Alp Arslanargun, Danıştay Başsavcısı Yılmaz Çimen, Aydın Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Zeynel Ilıca, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Sabri Beytorun, davetliler ve çok sayıda yargı mensubu katıldı.
    Panelin açılış konuşmasını yapan Aydın Barosu Başkanı Sümer Germen İdari Yargının görev alanlarının genişlemesi ile sorunların daha da büyüdüğünü belirterek, "İdari yargının temel kurumu Danıştay göz bebeğimiz bir kurumdur. Kamu görevlilerinin denetlemesini yapan Danıştay'ın polemiklerden uzak kalması için gayret göstereceğiz. Yaşanan sorunlar sadece hukukun üstünlüğüne sarılarak çözülür" dedi.
    Aydın Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Zeynel Ilıca'da konuşmasında Aydın Bölge İdare Mahkemesinin Aydın ve Muğla'yı kapsayarak 20 İdari hakim ve 30 personelle hizmet verdiğini ifade ederek, "Aydın Barosu tarafından belirtilen sorunlar bulunmaktadır. Ancak İdare Mahkemeleri 27 yıl önce kurulmuş genç bir delikanlıdır. Zamanla olgunlaşacak olan idari yapının sorunları çözülecektir bunda şüphe yoktur. İş yoğunluğu bakımından Aydın Bölge İdare Mahkemesi önde gelen mahkemelerdendir. Tüm bu yoğunluğa rağmen Aydın
    Bölge İdare Mahkemesi 9847 dosyanın 9554'ünü kara bağlayarak önemli bir başarıya imza atmıştır" şeklinde konuştu.
    Yasa ve yasa hükümlerinin açık ve yoruma ihtiyaç göstermemesine rağmen İdarenin Yargı kararlarını yerine getirmemesinin yada gereği gibi yerine getirmemesi sorununun ne yazık ki günümüzde dahi İdari Hukuku ve İdari Yargıyla ilgili bilimsel toplantıların konusunu oluşturmaya devam ettiğinin altını çizen Birden konuşmasına şu şekilde devam etti:
    "Anayasa'da yer alan yüksek mahkemelerin toplum için önemi, değeri ve saygınlığı tartışmasızdır. Yargının amacı ve devletin temel değerlerinden biri olan adaletin gerçekleştirilmesi yüksek mahkemelerin gücü ve etkinliği ile doğru orantılıdır. Bu etkinlik yargı kararlarının gereklerine uygun eylem ve işlemde bulunmayı, yargı kararlarını siyasi tartışmalara konu etmeden özenli bir üslupla tartışmayı gerektirmektedir. Hukuk devleti ilkesine anlam ve içerik kazandıran yargı bağımsızlığıdır. Yargının
    bağımsızlığı ve yansızlığı konusunda yaşanacak bir duraksama, duyulacak en küçük bir şüphe hukukun üstünlüğünü zedeler. Yargı bağımsızlığının temel amacı vatandaşı adaleti her türlü etkiden uzak, kendi kurum ve kuralları çerçevesinde gerçekleşeceği güven ve inancı verebilmektir. Bu nedenledir ki hiçbir organ, hiçbir makam ve hiçbir merci veya kişi yargı faaliyetini kontrol etme, etkileme, yönlendirme yanılgısına düşmemelidir. Yargı mensubu da yansızlığı konusunda taraflara sonsuz güven vermelidir.
    Hukuka bağlı Laik ve Demokratik Cumhuriyetimizin Ulu Önder Atatürk'ün çizdiği yolda sonsuza dek yaşayacağı düşüncesi ile sözlerimi tamamlar hepinize en derin saygılarımı sunarım"

    İDARİ YARGININ İŞ YÜKÜ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
    İdari Yargılama Usul Kanunu ile ilgili ileri sürülen görüşlerin büyük bölümüne katıldığını belirterek konuşmasına başlayan Danıştay Başkanı Mustafa Birden, bu olumsuzlukların bazılarının uygulamadan kaynaklandığını bazılarının ise kanun değişikliği gerektirdiğini iddia etti. Yürütmenin durdurulması çok önemli bir müessese olduğunu ve yıllarca uyguladıklarını kaydeden Birden, "Bazı uygulamalarda bazı aksaklıklar olabilir ama genelde yürütmenin durdurulması da Danıştay tarafından konu olarak ve sebep
    olarak uygulanmalar oturtulmuştur. Ancak bazı tebligat sorunları vardır. Bunlarda kanunlarla düzenlenmeye çalışılmaktadır. 1990 yılında Danıştay'da 34 bin 818, Bölge İdare ve İdari Vergi Mahkemesinde 147 bin 771 olan dava ve iş sayısı2000 yılında Danıştay'da 67 bin 167, Bölge İdare ve İdadi Vergi Mahkemelerinde 145 bin ve 2007 yılında ise Danıştay'da 112 bin 238, Bölge İdare ve İdari Vergi Mahkemesinde 306 bin 367'ye ulaşmıştır. Şu anda yanılmıyorsam 145 bin dava ile Danıştay'da iş yükü artmıştır. Görüldüğü
    gibi İdari Yargıda özellikle Danıştay üzerindeki iş yükü oldukça artmıştır. Her yıl daha fazla uyuşmazlığın karara bağlanmasına yönelik gayretlere rağmen iş ve dosya birikimi giderilememekte, dosyaların çoğu zaman arzu edilen tarihte sonuçlandırılması sağlanamamaktadır. İlk derece yargı yerlerinin gerek maddi olay, gerekse hukuka uygunluk denetimi bakımından iyi inceleme yapmaları ve isabetli karar vermeleri temyiz mercilerinin iş yükünü giderilmesi ve en önemli bireyin hukukunun korunması bakımından önem
    arz etmektedir. İdari davaların görülmesini hızlandıracak diğer tedbirlerin yanında Bölge İdare Mahkemelerinin görev alanlarının genişletilmesi suretiyle bazı uyuşmazlıkların Bölge İdare Mahkemelerinde sonuçlandırılması üzerinde sıkça durulan yöntemlerin başında gelmektedir" ifadelerini kullandı.

    İSTİNAT MAHKEMELERİ KURULMALI
    Adli Yargıda olduğu gibi İdari Yargıda da İstinat Mahkemelerinin kurulması Yargının ağırlıklı gündem maddelerinden biri olduğunu açıklayan Danıştay Başkanı Mustafa Birden, şöyle konuştu:
    "Kalkınma raporlarında Yargı Reformu Strateji Taslağında ve Avrupa Birliği 2008 yılı Türkiye ilerleme raporunda da yer alan Adalet Bakanlığı'nca yasa hazırlığı çalışmaları da devam eden İstinat Mahkemelerinin kuruluşu adli yargı örneğini de dikkate almak suretiyle aceleye getirilmemelidir. Konunun hukuki ve teknik alt yapısı Barolarımızın, üniversitelerimizin katılımı ile yapılacak sempozyum. Konferans ve panel gibi değişik platformlarda daha sık tartışılmalı İstinat sistemini uygulayan Fransa ve Almanya
    gibi ülkelerdeki uygulamalar göz önünde bulundurularak bu sisteme geçişin yararlı olup olamayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Bölge Mahkemelerinde görev yapan yargı mensubu arkadaşlarında bu konu üzerinde yoğunlaşmalı ve değişiklik çalışmalarına hazırlıklı olmalıdırlar"

    KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI
    Kamu görelilerinin yargılanması ve yargılanmanın ne şekilde yapılacağına ilişkin zaman zaman anlaşmazlıkların olduğuna işaret eden Birden, şu ifadeleri kullandı:
    "Kanunun hangi memur ve kamu görevlilerine uygulanacağı hususunun açıkça belirtilmemiş olması yüksek öğretim kurumları öğretim görevlileri ile bazı kamu görevlilerinin bu kanun kapsamına alınmamış olması soruşturma iznini vermeye yetkili mercilerin ve sistemin işleyişini siyasi etkilere açık olması, ön inceleme ve itiraz başvurularının sonuçlandırılması için belirlenen sürenin kısıtlı tutulması görevli ve yargı yerlerinin kararlarında oluşacak aykırılıkların giderilmesine ve iştiyak birliğinin
    sağlanmasına yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiş olması da karşılaşılan sorunların bir kısmını oluşturmaktadır"
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim