• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490

    MHP'de 9. büyük kurultay!

    28.10.2009 14:42
    MHPde 9. büyük kurultay!
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Son dönemde yaşanan gelişmeler, merkezinde kanlı terör örgütünün siyasallaşmasının bulunduğu bir senaryonun Türkiye'ye dayatılmasında son aşamaya gelindiğinin işaretlerini vermeye başlamıştır' görüşünü savundu.
    MHP'de 9. büyük kurultay! MHP'de 9. büyük kurultay! MHP'de 9. büyük kurultay!

    MHP Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, Bahçeli'nin 27-28 Ekim 2009 tarihlerinde Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, milletvekilleri ve il başkanları ile yapılan özel gündemli toplantılardaki değerlendirmelerine yer verildi.

    Bahçeli, MHP'nin 8 Kasım Pazar 'Sonsuza Kadar 'Var ol' Türkiye' 9. Olağan Büyük Kurultayı'nın yapılacağını hatırlattı.

    Kurultayın anlamının Türkiye'nin içinde bulunduğu ağır şartların ve olayların analiz edildiğinde daha iyi anlaşılacağını ifade eden Bahçeli, 'Türkiye'nin, AK Parti hükümetiyle her geçen gün daha vahim gelişmelere açık hale geldiğini, gerilim, çatışma ve kavga ortamına biraz daha sürüklendiğini' ileri sürdü.


    Son dönemde yaşanan gelişmelerin, 'merkezinde kanlı terör örgütünün siyasallaşmasının bulunduğu bir senaryonun Türkiye'ye dayatılmasında son aşamaya gelindiğinin işaretlerini vermeye başladığını' savunan Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

    'Milli devlet niteliğimizin ve üniter yapımızın yeniden düzenlenmesi, Başbakan tarafından kaşınan etnik kimliklerin milli kimlikle yer değiştirmesi, alt kimlik ve kültürlere anayasal zeminde siyasi ve hukuki azınlık statüsünün tanınması, ayrıştırılmaya çalışılan etnik kimliklerle siyaset yapılmasının önünün açılması ve siyaset ortamının yeniden yapılanması, eğitimin etnisiteye göre tanzimi ve kimliklere dayalı kamu düzeninin sağlanması, 'fırsat' ve 'çözüm' adıyla propaganda edilmeye başlanmıştır.


    Türkiye üzerinde sahnelenmek istenen bu oyunun nihai hedefi, tek millet ve tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti'nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve milli egemenlik anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli parçalı bir devlet yapısının kabul edilmesidir.'


    'Hükümetin bugün hiçbir milli meselede direnme ve dayanma imkanı kalmadığını' savunan Bahçeli, 'ısrarla sürdürülmeye çalışılan gayri milli politikaların Türkiye'yi bir uçurumun kenarına kadar getirdiğini ileri sürdü.


    'Bin yılın köklü ve derin kardeşliğine dayanan sosyal, siyasal ve kültürel mutabakatın yerine öfke ve kuşkuların yer aldığı tehlikeli bir çatışma sürecinin konulduğunu' savunan Bahçeli, 'yaşanan ağır ekonomik krizin de hükümeti küresel güçlere tam bir teslimiyete ittiğini, dayatma listelerinin Başbakanın önüne konulduğunu' öne sürdü.

    Bahçeli, şunları kaydetti:


    'Direnme imkanını tamamen kaybeden hükümeti fırsat olarak gören yerli ve yabancı mihraklar, milletimiz için sakladıkları ertelenmiş niyetlerini ve taleplerini ardı ardına sıralamaya başlamışlardır.


    Türkiye, özellikle son aylar içinde, tarihinde yaşamadığı bir teslimiyet ve zafiyet göstermiş, aziz milletimizin mukaddesatımızı asırlardır taşıyan yüksek vicdanı hükümet eliyle ağır yara almış ve derinden hırpalanmıştır. Başbakan Erdoğan'ın sözde 'Kürt açılımı' etiketiyle gündeme getirdiği yıkım projesinin söylemden eyleme geçmesinin ilk adımı geçtiğimiz hafta atılmıştır. İmralı canisi ile kol kola giren Başbakan Türkiye'nin milli birliğinin temellerine ilk darbeyi Habur'da vurmuştur. PKK kontrolündeki Mahmur kampından ve terör örgütünün Kandil kadrosundan 34 kişinin Türkiye'ye gelmesi ve sonrası yaşanan gelişmeler, Türk milletini derinden sarsmıştır.'


    Yaşananların siyasi ve hukuki sonuçları ve yansımaları olmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Bahçeli, bu senaryoda sorumluluğu olan herkesin zamanı geldiğinde mutlaka hesap vereceklerini ifade etti.


    'Terör örgütü üyelerinin Türkiye'ye gelişi sırasında bölgede devlet otoritesinin felce uğradığı, yerini kin, nefret ve husumet gösterileriyle devlete meydan okuyan terör örgütü ve maşalarına bırakıldığını' ileri süren Bahçeli, Hükümet ve devlet görevlilerinin de 'bu ihanet resmi geçidine nezaret ettiğini, bunu adata bir devlet törenine dönüştürdüğünü' savundu.


    'ANAYASA VE KANUNLAR ÇÖPE ATILMIŞTIR'


    Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

    'Bu vesileyle Başbakan'ın teröristlere örtülü af projesinin fiilen hayata geçirilmesinin ilk provası yapılmış, teröristlerin gururunun rencide edilmemesi adına, Türkiye Cumhuriyeti devletinin onuru ve haysiyeti ayaklar altına alınmıştır. Bu süreçte hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çiğnenmiş, Anayasa ve kanunlar çöpe atılmıştır.


    AKP hükümetinin talimatıyla 'teröriste özel imtiyazlı uygulama' yapılmış, 'terörü koruma içtihadı' oluşturulmuş ve 'Kandil dokunulmazlığı' getirilmiştir.


    Başbakan Erdoğan'ın bu alçak tabloyu 'son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğünü' açıklaması ve İçişleri Bakanı'nın da 'bunun demokratik açılımın yeni bir safhası olduğunu' ilan etmesi, AKP hükümetinin gerçek niyetlerini göstermesi bakımından önemle not edilmelidir. Başbakanın bu rezaletin davet ettiği toplumsal tepkiler karşısında Avrupa'dan gelecek ikinci ihanet kafilesinin gelişini ertelemesi, sadece taktik bir zamanlama ayarlamasıdır.'


    Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın 'terör örgütüyle yürüttüğü pazarlık ve müzakerelerde mutabık kalınan çerçevenin dışına çıkılması nedeniyle öfkelendiğini' iddia ederek, 'bu yıkım projesini Türk milletine hazmettire hazmettire dayatma planlarının aksadığını düşünen Başbakan'ın, şimdi zaman kazanarak tepkilerin dinmesini beklediğini' görüşünü savundu.

    Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:


    'AKP hükümeti, İmralı canisi ve terör örgütünün Kandil'deki elebaşlarıyla aracılı bir pazarlık süreci başlatmıştır. İlk terör kafilesinin Türkiye'ye gelişi ve haklarında hiçbir adli kovuşturma yapılmadan girişleri bu pazarlığın bir parçasıdır.


    İmralı canisinin sözde yol haritası Başbakan'ın elindedir. Bu sürecin ilerletilmesinde İmralı'nın yol haritası ile Başbakan'ın 'oyun planı' koordine edilmekte, imkanlar ölçüsünde uyumlaştırılmasına çalışılmaktadır. Terör örgütünü perde arkasında meşru muhatap kabul eden AKP hükümeti, bu süreçte karşılıklı olarak atılacak adımların niteliğini ve zamanlamasını bir takvime bağlamayı amaçlamaktadır.


    Kandil'deki terör elebaşları ilk kafileyi göndererek kendilerinin bir açılım yaptığını, şimdi bu pazarlık sürecinin ileri aşamalarına geçilmesi için AKP'nin adım atmasını beklediklerini açıklamışlardır. Bu beyanlar, karşılıklı adımlarla hayata geçirilecek projenin uygulama takviminin müzakere edildiğini göstermektedir.'

    'KAPANMAYACAK YARALAR AÇMIŞTIR'

    'Türkiye'ye gelen ilk terörist kafilesinin numune olduğu ve test amaçlı geldikleri terör elebaşlarının aynı gün yaptığı açıklamalarla ortaya konulduğu' görüşünü dile getiren Bahçeli, 'bu kafilenin teslim olmak için değil, PKK'nın siyasi çözüm anlayışı konusunda temaslarda bulunmak ve lobi yapmak için geldiğini, bu amaçla beraberlerindeki mektupları sınırda kendilerini karşılayan mülki yetkiliye verdiklerinin de açıklandığını' savundu.

    Bahçeli, şunları kaydetti:

    'İmralı canisinin birkaç gün önce PKK yayın organlarında yayınlanan sözde yol haritasının da bu yaklaşım üzerine bina edildiği açığa çıkmıştır. Başbakan'ın ilk kafilenin karşılanması sırasındaki gösteriler karşısında 'güven bunalımı oluştu, böyle devam ederse başa döneriz' sözleri, terör örgütü ile yapılan pazarlıkların açık bir itirafı olmuştur.

    Başbakan Erdoğan bu sözleriyle PKK ile güvene dayalı bir ilişki kurduğunu, bu zeminde bir mutabakata varıldığını kabul etmiş, ancak bunun dışına çıkılması nedeniyle bu anlaşmayı geçici olarak askıya alındığını söyleyerek terör örgütüne sorumluluklarını hatırlatmıştır.

    Terör örgütü ile güvene dayalı bir ilişki kurabilen bu Başbakan portesi çok iyi anlaşılmalıdır. Türkiye'nin karşısındaki ihanet tablosu maalesef budur. Teröristlerin barış elçisi, İmralı canisinin mihmandarı ve Başbakan'ın taşeronu olduğu bu 'Yıkım Projesi' bu niteliğiyle bir ihanet projesidir.'

    Türk milletinin şehitlerine, gazilerine ve hatırlarına sahip çıkmak üzere ayağa kalktığını, 'hukukun teröriste göre şekil değiştirdiği, mahallinde portatif mahkemelerin kurulduğu, teröristin kahraman gibi karşılandığı görüntülerin Türk milletinde haklı infial uyandırdığını' ifade eden Baykal, 'Sınırdan giriş yaparken, üzerlerinde taşıdıkları örgüt paçavralarıyla, barış gönüllüsü olarak takdim edilen ve hükümet nezdinde de öyle kabul gördüğü anlaşılan eli kanlı canilere yapılan hükümet teşrifatı milletimizde kapanmayacak yaralar açmıştır' dedi.

    Bahçeli, 'AKP zihniyetinin siyasete dışarıdan müdahale arayışlarını sakladığı sandıktan çıkarıp yeniden ısıtması, gündem değiştirme vasıtası olarak görülmelidir' dedi.

    Bahçeli, 'Eğer Başbakan, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde olduğu iddia edilen demokrasiye ve siyasete müdahale hazırlıkları konusunda düşüncelerinde samimi ise, konunun vahametine ve ciddiyetine bağlı olarak adalet hızla işletilmeli ve hükümet bir an önce gereğini yapmalıdır' görüşünü dile getirdi.

    MHP Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, Bahçeli'nin dün ve bugün Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, milletvekilleri ve il başkanları ile yapılan özel gündemli toplantılardaki değerlendirmelerine yer verildi.

    'Demokrasiye yönelik tehditleri hukuken sonuçlandırmayan, üzerine gitmeyen, sorumluları ortaya çıkarmaktan ısrarla kaçınan AKP zihniyetinin siyasete dışarıdan müdahale arayışlarını sakladığı sandıktan çıkarıp yeniden ısıtması, gündem değiştirme vasıtası olarak görülmelidir' diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

    'Eğer Başbakan, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde olduğu iddia edilen demokrasiye ve siyasete müdahale hazırlıkları konusunda düşüncelerinde samimi ise konunun vahametine ve ciddiyetine bağlı olarak adalet hızla işletilmeli ve hükümet bir an önce gereğini yapmalıdır.

    Siyasetin alternatifi mutlaka siyaset olmalı, kendinde güç ve akıl vehmedenlerin demokrasi dışı arayışları, kirli oyunları ve dayatmaları acilen soruşturulmalı ve sonuçlandırılmalıdır. Adaletin tecellisine ve kararlarına herkes katlanmalı, hangi seviyede ve kim olursa olsun sorumlularına hadleri bildirilerek, bütün gerçeklerin bir an önce ortaya çıkması sağlanmalıdır.

    Bütün bunlar tamamen hukuk içinde kalınarak çözülürken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıpratılmasından, karalanmasından ısrarla kaçınılmalı, bu temel milli kurumun kahramanca yürüttüğü vatan görevi sekteye uğratılmamalıdır. Türkiye geçtiğimiz asırlardan beri siyasetin ve demokrasinin sırtında kambur olan bu ilkel anlayıştan mutlaka kurtulmalıdır. AKP zihniyeti de bir an önce soruşturmaları sonuçlandıracak tedbirleri almalı ve konu sıkıştığı yerde devreye sokacak bir oyalama ve göz boyama vasıtası olmaktan çıkartılmalıdır. Bu konuda partimiz ihtiyaç duyulacak bütün desteği vermeye hazır ve kararlıdır.'


    'Bu gelişmelerin dikkatleri başka noktalara çektiğini' savunan Bahçeli, 'AKP hükümetinin yıllardır süren tahrikleriyle kırılgan hale gelen milli kardeşlik duygularının, en küçük bir kıvılcımla patlayacak, büyük ve vahim olaylara neden olacak gerilimleri yeterince biriktirmiştir' dedi.

    MHP KURULTAYI

    MHP'nin, ülkenin bütün meselelerinde 'bu derece ağır sorunlar yaşamaya başladığı' bir ortamda 9. Olağan Kurultayını gerçekleştireceğini belirten Bahçeli, kurultayın ülkenin bekasına yönelik duyduğu kaygıların bir sonucu olarak 'Sonsuza Kadar 'Var ol' Türkiye' inancının ve kararlılığının vurgulandığı bir toplantı olacağını ifade etti.


    Demokratik siyasi hayatın gereklerinin ve icaplarının bu süreçte de işleyeceğini kaydeden Bahçeli, bu toplantının, birlik ve beraberliğin ısrarını ve kararını vurgulayan 'Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat' mesajıyla önümüzdeki dönemde ülke çapında yapılması planlanan açık hava toplantılarının da başlatılması anlamını taşıyacağını belirtti.


    Bahçeli, iki gündür Kızılcahamam'da yaptıkları toplantılarda, ülkenin temel meseleleri hakkında istişarelerde bulunulduğunu, gelişmelerin izlediği seyir ve muhtemel sonuçların değerlendirildiğini, sorunların demokratik nizam içinde, siyasetin disipliniyle çözüm yollarının tartışıldığını, yeni dönemdeki gelişmelere uygun olarak partinin izleyeceği siyasetin esaslarının belirlendiğini bildirdi.


    'KARŞIMIZDAKİ EN BÜYÜK TEHLİKE'


    Bahçeli, toplantılarda aldıkları kararları da şöyle açıkladı:

    'Cumhuriyetimizin 86. yılını kutlamaya hazırlandığımız bugünlerde, kurucu ilkelerimiz ve temel değerlerimiz işbaşındaki hükümet tarafından tehlikelere maruz bırakılmıştır. İç ve dış gelişmeler milletimizin huzuru, refahı ve birliği yönünde ciddi tehlikelerin yaklaşmakta olduğunu işaret etmektedir. Karşımızdaki en büyük tehlike bin yıldır milli kültürün etrafında oluşturduğumuz kardeşlik hukukunun ve milli kimliğin çözülmesidir. Bu tehlike milli devletin ve üniter yapının ortadan kalkmasına neden olacak yıkılma dinamiklerini içinde taşımaktadır. Hükümetin 'PKK açılımı' tam bir teslimiyete dönüşmüş ve Başbakan Erdoğan'ın gerçek yüzü kamuoyu tarafından görülmüştür. Sürecin sonunda yaşanan gerçekler, partimizin milli kimlik ve kardeşlik için verdiği mücadelenin haklılığını ve doğruluğunu ortaya çıkarmıştır. Hükümetin çatışmacı, dışlayıcı ve kutuplaştırıcı siyaset anlayışı toplumda öfkeye ve umutsuzluğa neden olmaktadır. Türkiyemizin yaşadığı ağır buhranın sorumlusu AKP hükümetleridir.


    Türkiye'nin hiçbir meselesi bu ağır tabloya rağmen çözülemez değildir. Her sorunun çaresi ve çıkış yolu vardır. Ancak, ülkemizin önünün açılması, AKP zihniyetinin teslimiyetçi anlayışından ve kadrolarından milletimizin bir an önce kurtulmasına bağlıdır. Önümüzdeki süreç milletimizin bütün göz boyama ve kafa karıştırma çabalarına rağmen gerçekleri görmeye başladığını işaret etmektedir. Bu umut verici uyanış, milletimizi içine düştüğü kısır döngüden kurtarmaya talip, huzura ve refaha kavuşturmayı sağlayacak olan Milliyetçi Harekete ve kadrolarına olan teveccühü artırmaktadır.


    Partimiz yeni dönemde milletimizin geleceği açısından tarihin kendisine yüklediği sorumluluğun farkında ve şuurundadır. Türkiye'nin ve insanlığın bütün meselelerine ilişkin görüşü, yorumu ve değerlendirmesi vardır ve çözüm için hazırdır.'

    Bahçeli, 'MHP'nin ülkenin dağılma ve çözülme sürecine sürüklenmesine asla izin vermeyeceğini' ifade ederek, şunları kaydetti:

    'Ağır tahriklerle çözülme belirtileri gösteren kardeşliği onaracak, Türkiye'nin milli kimlik etrafında toplanılmasını sağlayacaktır. Milli değerler etrafında kenetlenmeye davet edecek, ayrışmayacağımızı ve ayrılmayacağımızı, dosta ve düşmana gösterecektir. Daha müreffeh, daha huzurlu, daha onurlu ve daha kudretli bir Türkiye'nin kapılarını açacaktır ve Türkiye Cumhuriyeti, ebedi vatanında milli varlığını ve birliğini sonsuza kadar koruyacaktır.


    Milliyetçi Hareket, bu kutlu değerleri ve kutsal emanetleri muhafaza etmeye yeminlidir. Her yönetim kademesindeki mensupları arasında bu ilke ve hedeflere ulaşılması konusunda tam bir uzlaşma ve kararlılık vardır. Partimiz, üzerine düşen görevleri, milletimizin esenliği için kendisinden beklenen duruşu ve tepkileri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapacak inanca ve ülkülere sahiptir. İnancımız odur ki, Cenab-ı Allah, Türkiye'yi ve Büyük Türk Milletini karşılıksız seven ve bu uğurda her çileye ve güçlüğe katlanmaya hazır olan Milliyetçi Hareketi iktidar yolunda mutlaka muzaffer kılacaktır.'/yeni şafak

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim