• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385

    Metin Can'dan çok sert makale

    03.05.2012 12:57
    Aydınlı gazeteci yazar Metin Can, bugünkü yazısında öyle cümleler kullandı ki okuyucusu bile çok şaşırdı. İşte o yazı:
    Metin Candan çok sert makale
    Metin Can'dan çok sert makale Metin Can'dan çok sert makale Metin Can'dan çok sert makale

     

     

    Sidik yarışına girmeyelim

    Bu yazı, Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na hitaben kaleme alınmıştır.

    İki gün önce bir yemekteydik.

    Fakir fukara hakkına sahip çıkan Özlem Çerçioğlu yeniden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olmalı fikir birliği noktasında buluşanlar olarak, CHP’li, Ak Partili, MHP’li Siyasetçiler, gazeteciler bir masada buluştuk, yazılmamak kaydıyla çok şeyi konuştuk.

    Ama gördük ki masada konuşulanlar gerçek dışı şekilde aktarılmış, kardeşimiz Osman Yılmaz da gaza getirilmiş, yazmış da yazmış…

    Hızını alamamış, hayatta yapabileceği en büyük hatayı yapmış, bana bile geçirmiş…

    Valla Türkiye’de bir numara geçinen gazetecilerin, siyasetçilerin  bile; ‘Bir Allahtan, bir senden korkarız Metin’ dediği ortamda, bana bile vurmuş…

    İşte bu özellikleri nedeniyle Sayın Başkan Özlem Hanım ile iyi anlaşırlar, her ikisinin de kalbi temiz olmaları, tüyü bitmemiş yetim hakkına sahip çıkmaları nedeniyle, kalbim ve vicdanımda yerleri sonsuzdur, gelin görün ki yalakaların ağzına bakıp çabuk gaza gelir, ilk gelen bilgileri doğru kabul edip en yakınlarını bile harcarlar...

    İşte en büyük zaafiyetleri bu...
    Çapulcuların ilk getirdiği bilgileri doğru kabul edip evlatlarının siyaseten kafasını kestirmekten çekinmeyen siyaseten kısıtlı zekaya sahip, siyasi zeka özürlü olmak...

    Ama  açıkça yazmaktan asla çekinmem, kalpleri her ne kadar temiz olsa da, her ne kadar tüyü bitmemiş yetim hakkına göz dikenlerin gözlerini Aydın’da oyacak ilk iki isim olsalar da, Özlem Çerçioğlu ve Osman Yılmaz’ın bana göre siyasi zekaları, kalplerinin temizliğinden ve kendilerine ilk gelen bilgileri doğru kabul etmelerinden  ötürü sınırlıdır…

    Nedenini anlatayım;

    Bir kardeşimiz gündüzden balık almış, bir kardeşimizin mekanında buluştuk.

    İki siyasi konuğumuz vardı biri AK Partili Rasim Kılıç, diğeri CHP’li Barkan Kalınomuz…

    Masada sadece Aydın’ı konuştuk.

    Aydın için ne yapılması gerekir, doğrular eğriler, yanlışlar, hatalar, Aydın adına kayıp yılların telafisi, Aydın’ın Denizli gölgesinden kurtarılması…

    Hatta; AK Parti ve Sayın Başbakan neyi doğru, neyi yanlış yapıyor, neden tek başına iktidar oluyor onu da analitik zeka ile masaya yatırdık.

    Sohbet sırasında Barkan Kalınomuz yazılmamak kaydıyla sorulan bir soru üzerine dedi ki; ‘Ben de İl Başkanı olsam, Büyükşehir Belediye Başkan adayı kim olsun deseler, Özlem Çerçioğlu ile seçime giderdim…’

    Bu laf masadan kimlere nasıl aktarıldı, nasıl çarpıtıldı bilmem de, adamlık, gazetecilik onuru ayaklar altına alınıp çarpıtılmış, bizim kalbi temiz, gönlü temiz, yetim hakkına el uzatmayan Osman Yılmaz Hocamız da masada bulunan ortağı beni aramak zahmetine katlanmayıp, yanlış bilgiyi meydanlara taşımış…
    Olay buyken Osman Yılmaz bana bile rest çekmiş, yalaka ve para için şantaj yapmaktan çekinmeyen gazeteci kılıklı sahtekarların ağzına bakıp, beni dahi hedefe koyup, bir talihsiz yazı kaleme almış...

    Gelin görün ki Aydın'ın en akıllı geçinen bana göre en aptal gazetecsisi Osman Yılmaz gaza getirilmiş, olayları tamamen tesinden yazmış...

    Keşke soraydın Hocam, keşke soraydın…

    Meydan dersen,  ‘Ar gelir Osman Agam ağam ar gelir, Safiye’me karyola dar gelir’ parçasını dinle ve iyi düşün, ve de benimle asla meydana inme, çünkü safiyeyi masaya getiren zat-ı muhterem, seni de güzel gaza getirdi...

    Sana çarpıtılmış haber servisi yapan onursuz, kuralsız kişilikler nasıl Köşk'te Rıfat Kılınç adıyla ne halt etmişler, nasıl Hüseyin Aksu adını kullanıp hava koklamaya gitmişler, bilirsin yazarım...

    Sorguladın mı o masada bulunan ve para uğruna bu kadar aşağılık eylem ve işlemlerin içinde bulunan birilerinin ağzına bakıp,  Özlem Çerçioğlu’nun kafasını koparttığı adamların tümü başkanları aleyhine tek laf etmez ettirmez, onun namusuna ve şerefine leke sürdürmez iken neden böyle tavır takındınız...

    Telefonlar dinlenir, Devlet kayıtlarına geçirdim böyle gazeteci geçinen sahtekarların kime nasıl şantaj yaptıklarını?
    Aynı masasa değilmiydik, ağzımdan tek kelime çıkmamasına rağmen, adam gibi adam olduğumuz için kimseyle paylaşmadığımız bilgiler doğrultusunda tek kelime etmememe rağmen; 'Abi sen de ben de birer evden olduk' diyenlerin bulunduğu ortamları...

    Ki sen tanığısın, ki buna rağmen piyon oldun böylelerine...

    Durum buyken, böyle her alanda istihbarat sağlayan sahtekarların yem attığı ortamda o yemi yemeyip, 'Dünya yıkılsa, tek oyumuz olsa da o da Başkanımız Özlem Çerçioğlu'na' sözünü söyleyenlerin tamamı, Özlem Çerçioğl'nun araştırmadan harcadığı, geçmişte olduğu gibi şu an bile ona en sadık adam gibi adamlardı. Gazeteciliğ şantaj unsuru olarak kullanıp köşe dönmeye çalışan sahtekarların bulunduğu ortamda,  Özlem Çerçioğlu vurgularımda dikkat çektiğim gibi çarpıtılmış söylem ve dolduruşlara gelip, hala ona tek kelime ettirmeyen evlatlarını harcadığı gerçekliği de, yaşanan son olaylar ardından kabak gibi ortadadır…

    Çok büyük düşündüğünü zanneden sen de bana değil sana yanlış ve çarpıtılmış bilgileri aktaranlara, hatta Köşk Belediye Başkanı hakkında haber yapacağımı söylediğim hayali ihracat konusunda, ‘Bana aracılık ettirdiler, Beni çırak çıkardılar. Abi sen yaz, ben haberi kullanayım’diyenlere güvendin, resmen provokasyona alet oldun, kendini kullandırdın…

    Ve de;

    Yanlış aynı zamanda  çarpıtılmış bilgiler sana geldiğinde, Aydın’ın yükselen değeri olması nedeniyle siyasi suikastin hedefindeki Barkan Kalınomuz kimdi  ve benim üzerimde nasıl bir hakkı var diye sormadın mı, sorgulama ihtiyacı hissetmedin mi?

    Eğer, ‘Neden bir gecede İl Başkanlığından alındın’ diye soruyorsan, o bel altı iddiaları gündeme taşıyan şerefsizler de ortamda mıymış sordun mu?

    O iddiaları gündeme getirenler, Ataların deyimiyle başını mı tutmuşlar ki dillendirip dururlar?

    Her ne hikmetse, Barkan Kalınomuz ne zaman aday olsa, aynı terane okunur, yine de kimse çıkıp, yer, tarih, zaman, mekan, isim veremez…

    Osman Yılmaz da başını mı tutmuştur ki böyle bir imayı kaleme almaktan çekinmemiş, yazmaktan da imtina etmemiştir...

    Yazayım mı bir gecede nasıl parti Başkanlığından alındı diye gerçek dışı iddiaları imalı şekilde kaleme alarak,  belden aşağı vuruş yapılarak silmeye çalıştığın Barkan Kalınomuz kimdir?

    Adam öldürmekle yargılanan davada yargılanan Ülkücü birilerinin avukatı ve beraat ettiren avukattır kendileri…

    Demek ki yazarken, asla ve asla, ‘Kalem bende... Efendi benim. Ben Aydın’a hükmederim’dememeli, havalanmamalı, önce olayın taraflarına danışmalı, sonra Allah huzurunda yazmalı…

    Sonuç;

    Benimle sidik yarıştırmaya kalkıyor, çekildiğim an selam verecek adamı zor bulur...

    Bunu da şantajcı, paraya ulaşmak için onun da benim de adımı kullanmaktan çekinmeyen, pezevenklikte mahir gazeteci veledin ağzına bakıp yazı kaleme alırken düşünecekti...

    Susarız, adam olduğumuz için...
    Bekleriz, adam olduğumuz için...
    Ama yazarsam, adamı bititirim, Milletimin inandığı adam olduğum için...

    Ve artık bu iş şirazesinden çıktı;…

    Sayın Başkan Özlem Çerçioğlu ile baş başa oturup, masada kimler varmış, ne konuşulmuş, kafalarını kopartmasına rağmen ona ve namuzsuna tek kelime ettirmeyen adamlar kimmiş, kim özel sırları hangi nedenle çarpıtıp servis etmiş, yüz yüze konuşmanın zamanıdır…

    Aydın için, gerçek gerçekliklerin, gerçek gazetecilerle tartışılması gereken zamandır...

    E haberleriyle Türkiye’yi sarsan ben, mahkeme mahkeme sürünüp riski alan ben,  merminin önüne geçen yine  ben, arkanda ben olduğum için Aydın’da adam yerine konulan sen, çarpıtılmış ve gerçek dışı bilgilerle beni bile hedef alan yazıyı kaleme alan yine sen…

    Yok öyle yağma,

    Solcu geçinip AK Partililere yalvar yakar eşimi işe yerleştireceğim, sonra sır olması gereken ortamda  CHP içerisine bomba niteliğinde çarpık bilgileri servis edeceğim zihniyetindeki bu kişi kime ve neye hizmet ediyor, bu kişinin ağzına bakıp ortağı Metin Can’a bile sormadan çarpıtılmış bilgileri kaleme alan Osman Yılmaz ne kadar size doğruları verebilir, baş başa görüşmek istiyorum Sayın Başkan…

    Sonuçta  bulunmadığı  ortamda, kendisine ulaştırılan yanlış ve çarpıtılmış bilgileri kaleme alıp, yazısında beni bile hedef almış, o halde sonuçlarına katlanmalı…

    Ve yine sonuçta herkes yazar haber olur, Metin Can yazar olay olur…

    Kısaca;

    ‘Çalmayan ve çaldırmayan Sayın Başkan Özlem Çerçioğlu’nun hakkını teslim ederim’ ama gelin görün ki gerçekler çarpıtılıp ortaya fitne fücur sokuluyorsa orada kılıçları kuşanır, fitne odaklarını ezerim, bu konuda ise asla ve asla sidik yarışına girmeyelim…

    NOT:  İlk gelen bilgilere göre yazı kaleme alıp, en yakınlarına bile tek telefon açıp gerçekleri  araştırma zahmetine katlanmadan haber yaparsınız, nasıl masumların ahını alırsınız iki gün sonra yazacağım...

    Ve herkes bilir ki; Yazdım mı utandırırım adamı…

    DİP NOT: Vuracaksam değil dostlarım, düşmanlarımı bile uyarırım... 
    Sıkı durun, sağlam vuracağım...
    Allah sizleri lanetimden korusun...
    Ne dediyseniz, iki katı sizlere döndürmezsem adam değilim... Adamım önce telefon açıp gerçekleri öğrenip özür dileyecekseniz, yoksa yüreğiniz ve g... nüz hesapta büyük ya bana bile vurdunuz, alayınızı kayıtlarla Aydın basın mezarlığına gömmezsem adam değilim... Topunuz çıkın karşıma, fındık kadar beyninizle beni bile siyasi hırslarınıza kurban etmeye kalktınız, meydan ortada... Bakalım kim kimi silecek... 

    EK NOT: Sahtekar, güvenilmez, tek derdi her ne olursa olsun para beni bulsun diyen birilerinin ağzına bakıp  Metin Can'ı karşısına alma pahasına meydana inme cesareti olan tek bir delikanlı varsa, yarın saat 17.00 da Atatürk Meydanındayım... Büzüğü yiyen gelir, Başkan Çerçioğlu da gelir, orada adam gibi hesaplaşırız, Sayın Başkan'da görür kim adam, kim adam geçinip, menfaat peşindeki sahtekar kıytırık... Rest çektim, yarın saat 17.00, Aydın atatürk Meydanı'nda, 
    'Sen yalan yanlış yazdın ' deme cesaretine sahip sahte kalem erbaplarına...
    Bakalım kimim kalemi ne kadar, boyutu mu işlevi mi sorgulama zamanı...

    (gundemaydin)

     

    aydinpost-facebook.20120414234532.jpg

    aydinpost-twitter.jpg

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim