• BIST 107.700
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426

    Mermi tesadüfen cemevine düşmüş

    10.07.2014 08:15
    Bulundukları aracın alev almasıyla korkudan ateş ettiğini ileri süren S.K. “Molotofçuları korkutmak için yaptığım ateş sırasında silahımdan çıkan merminin tesadüfen başka birine denk geldi” dedi.
    Mermi tesadüfen cemevine düşmüş
    Mermi tesadüfen cemevine düşmüş Mermi tesadüfen cemevine düşmüş Mermi tesadüfen cemevine düşmüş


    Milliyet'ten Kemal Göktaş'ın haberine göre; Okmeydanı Cemevi’ndeki bir cenaze törenine katılan Uğur Kurt’un ölümüne neden olan polis memuru S.K., ifadesinde, “Korku ve panik nedeniyle, göstericileri korkutma amacıyla ateş ettim” demesine rağmen aracın alev almasından sonra şoförün kapısını açamadığını, kendisinin arkadan uzanarak kapıyı açtığını söylemesi dikkati çekti. S.K., molotof isabet eden Akrep aracından indiğinde üzerinde olmayan silahını geri dönerek aldığını ve bulundukları aracın alev alması üzerine korktuğunu ve “diri diri yakılacaklarını” düşündüğü için ateş ettiğini savundu.
    S.K., 22 Mayıs’taki olaydan 3 gün sonra, müfettişlere ifade verdi. 5 yıllık polis olduğunu ve ocakta Terörle Mücadele Şubesi’nde başladığını, 3 aydır shortland (Akrep) ekip memuru olarak çalıştığını anlatan 31 yaşındaki S.K., olay günü shortlandla Piyale Paşa caddesine çıktığı sırada, molotof atılması sonucu araçta yangın çıktığını belirterek şöyle dedi:
     
    ‘1-2 el silah sesi duydum’
     
    “Şoför Veli abi arabadan inmeye çalıştıysa da sağ tarafı yanmakta olduğu için panik nedeniyle kapıyı açamadı. Ben içeriden arkada oturduğum için uzanarak şoförün kapısını açtım. Veli abi atladı. O sırada ekip amirimizin de atladığını gördüm. Shortlandın içinde yüksek bir hararet oluştu. Yandığımızı düşünerek arkadan biz de atladık. Yere indiğimde ekip amirimin ve şoförün yanmaya devam ettiğini fark ettim... Ben arabadan atladıktan sonra silahımı almak için shortlanda geri döndüm. Silahımı aldığım sırada 1-2 el silah sesi duydum.
     
    ‘Havaya ateş ettim’
     
    Ekip amirimizin shortlandın arkasına gelerek silahının namlusunu çekip doldurmaya çalıştığını fark ettim. Ancak eli yandığı için dolduramadığını gördüm. O ara sağ tarafımızdan molotof atılmakta olduğunu fark ettim. ‘Abi molotof yiyorsun’ diye bağırdım. Ekip amirimiz Şehabettin kendini kenara attı. Molotoftan kurtuldu. Ben duyduğum silah sesi ve yediğimiz molotof nedeniyle diri diri yakılacağımızı düşündüm. Bu sebeple bize molotof atmakta olan şahısları korkutma düşüncesiyle önce yere sonra da havaya ateş ettim.
     
    Olay sırasında benim de kollarım, alnım ve yüzüm yandı. Bununla ilgili sağlık kuruluşu raporlarımı bilahare ibraz edeceğim. O bölgede cemevi olup olmadığını bilmiyordum. Cemevini de görmedim. Molotofçuları korkutmak için yaptığım ateş sırasında silahımdan çıkan merminin tesadüfen başka birine denk geldiğini düşünüyorum. Cemevinin bahçesinde bir şahsın silahla vurularak öldüğünü duydum. Ancak benim silahımdan çıkan kurşunla öldüğünü şimdi öğreniyorum. Zira benim o tarafta bulunan insanlara direkt ateşim söz konusu değildir. Dediğim gibi içinde bulunduğum korku ve panik nedeniyle göstericileri korkutma amacıyla ateş ettim. Bunu insanlara karşı kullanma düşüncesiyle değil korkutma amacıyla yaptım. Nitekim bu ateşten sonra göstericiler kaçtı.”
     
    S.K.’nın, “vurulduğunu sonradan öğrendim” demesine rağmen görüntülerde, Uğur Kurt’un vurulmasından saniyeler sonra bir vatandaşın aralarında S.K.’nın da olduğu polislere doğru birinin vurulduğunu söyleyerek ambulans çağırmalarını istediği, buna karşın polislerin, “Görmüyor musun bizi yaktı” diye bağırarak ambulans çağırmadığı ortaya çıkmıştı.
     
    Olay sırasında cemevinde bulunan tanıklar ise müfettişe verdikleri ifadelerde S.K.’nın cemevi avlusunu “hedef alarak” ateş ettiği iddiasında bulundu.
     
    Kurt ailesi savcıyı HSYK’ya şikâyet etti
     
    Uğur Kurt’un ailesinin avukatları, amirinin “sıkma” uyarısına rağmen ateş eden polis memuru S.K.’nın eylemi için “meşru müdafaa” diyen Savcı Hasan Yılmaz’ı HSYK’ya şikâyet etti.  HSYK’ya gönderilen dilekçede, Yılmaz’ın olay yeri incelemesini ancak bir gün sonra yaptığı, delilleri araştırmadığı belirtilerek, “Asıl önemlisi, mevcut kamera kayıtlarının tamamını inceleyip tanıkları dinlemeden, ‘meşru müdafaa, orantılı saldırı’ değerlendirmesi yaparak görevini kötüye kullanmıştır” denildi.
     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim