• BIST 73.391
  • Altın 133,043
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    Merak uyandıran soruların cevapları

    23.09.2011 16:35
    Merak uyandıran soruların cevapları
    Hayatımız boyunca karşılaştığımız, isteğimize göre veya isteğimiz dışında gerçekleşen ilginç olaylar ve kafamızda takılan soruların cevapları:
    Merak uyandıran soruların cevapları  Merak uyandıran soruların cevapları  Merak uyandıran soruların cevapları

     

    BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, ayaklarımız neden daha fazla gıdıklanır, gece yarısı uykumuzdan uyandıran kramplar nasıl oluşur veya virüsler ölür mü gibi bilmek isteyeceğiniz bazı soruların cevapları:
     
    Virüsler ölür mü?
     
    Kelimenin tam anlamıyla virüsler ölmeyebilir. Çünkü onlar ilk bulundukları yerde canlı olmuyorlar. DNA formunda genetik bilgi içermesine rağmen virüsler bağımsız olarak çoğalamazlar. Bunun yerine bir ev sahibi organizmaya yerleşmek zorundadırlar.
     
    Inflluenza (grip) ya da HIV gibi virüsler, organizmanın dışında birkaç saatten fazla yaşayamaz. Fakat suçiçeği gibi diğerleri ise yıllarca bulaşıcı olarak hayatta kalabiliyor. Tarihçiler baskın olan suçiçeği virüsünün Avustralya'ya İngiliz doktorlar tarafından getirildiğine inanıyor.
     
    Çevrenizdeki en gelişmiş robot hangisidir?
     
    Honda Motor Corporation's Asimo adındaki insansı görünümüyle dikkat çeken robot, yürüyebiliyor ve merdiven çıkabiliyor. Bu robot dünyanın en gelişmiş robotu seçildi. Fukushima nükleer santralindeki kriz boyunca Japon robotik mühendisliğinin bu zaferi keşif ve temizlik operasyonunda kullanılmayacak. Bunun yerine Amerikan yapımı askeri robotlar özel bir görev için seçildiler.
     
    Belki Asimo, yaşlılara yardım eden halkla ilişkilere yönelik bir cihazdır. Ancak Carnegie Mellon Üniversitesi'nde görevli araştırmacılar yılan şeklinde dünyanın en sofistike robotunu geliştirdiler ve California Üniversitesi'ndeki araştırma ekibi ise böcek büyüklüğündeki robotlar üzerinde çalışıyorlar. Asimo'nun yürüyüşü etkileyici olurken, robotik sinekler ve böcekler Asimo'nun ulaşamadığı yerlere kolayca girebiliyorlar.
     
    Kramplar nasıl oluşuyor?
     
    Kramp, kaslarımız gayri ihtiyari ve şiddetli bir şekilde büzüldüğünde oluşan acı veren bir durumdur. Birçok insan baldırındaki ya da ayağındaki kaslar kasılınca ya da sıkı bir şekilde tutulunca gecenin bir yarısı uykusundan uyanır. Bu krampları çözmenin en etkili yolu bacağınızı hareket ettirmektir ve kramp giren bölgeye masaj uygulamaktır.
     
    Altta yatan psikolojik nedenler tam olarak anlaşılamaz, fakat genellikle sodyum, kalsiyum, magnezyum ve potasyum eksikliği kramplara yol açar. Bu mineraller sinir impulslarının naklinde gereklidir ve bu mineraller dengeli olmazsa kaslara giden sinyaller kesilebilir. Potasyum ayrıca kasların inşası ve tamiri için de gereklidir. Bu mineral dengesizliği yeterince mineral alınmaması ve egzersiz ya da terleme yoluyla fazla tuz kaybı nedeniyle oluşuyor. Bu durum ayrıca hamilelik gibi doğal süreçlerde ya da çeşitli hastalık hallerinde de oluşabiliyor.
     
    El kurutucuları kağıt havludan daha hijyenik midir?
     
    Çok fazla farklı görünmüyor. 2010 yılında Bradford Üniversitesi'nde yapılan araştırma ellerinizi kağıt havluyla ya da ılık hava üfleyen kurutucularla kuruttuğunuzda ellerinizde kalan bakteri miktarının hemen hemen aynı olduğunu gösterdi. Hatta ellerinizi kurutucunun altında ovalamanın ellerinizde kalan bakteri miktarını artırdığı görülüyor. Bu nedenle sabırlı olun ve ellerinizi ovalamadan ikisinin de kurumasını bekleyin.
     
    Ayaklarımız niçin daha fazla gıdıklanır?
     
    Birçok insan ayak tabanlarının daha fazla gıdıklandığını söyler. Çünkü ayak tabanında daha fazla sinir vardır. Bir teoriye göre, vücudun daha fazla gıdık alan bölgeleri çok yakın mesafede en savunmasız alanlardır. Bu nedenle kolayca gıdıklanır olmak onları korur. Kadınların da en az erkekler kadar kolayca gıdık almaları bundan dolayı olabilir.
     
    Başka bir teoriye göre ise, ailesi, arkadaşları ve kardeşleri tarafından gıdıklanma sonucunda insanlar savunma ve mücadele yeteneği geliştiriyor. Gıdıklanmak hoş olmasa da sizi güldürebilir. Bazı insanlar gıdıklanmaktan nefret ederken, gıdıklanma işkencenin bir şekli olarak bile kullanılabiliyor. Tam tersi olarak, bazı insanlar ise gıdıklanmaktan hoşlanıyor.
     
    ZAMAN
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim