• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641

    Meclis'te 'şerefsiz' gerilimi

    24.06.2010 19:11
    Mecliste şerefsiz gerilimi
    TBMM Genel Kurulu’nda BDP’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri sırasında AKP ve BDP arasında “şerefsiz” kavgası yaşandı.
    Meclis'te 'şerefsiz' gerilimi Meclis'te 'şerefsiz' gerilimi Meclis'te 'şerefsiz' gerilimi

    AKP Grubu adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik"in KCK iddianamesiyle ilgili sözlerine BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan Meclis kürsüsünden cevap verdi. Kaplan"ın isim vermeden AKP Mersin Milletvekili Kürşat Tüzmen"in BDP"lilere yönelik “Şerefsizler” sözünü hatırlatarak “Şerefiniz, haysiyetiniz, onurunuz varsa şerefsiz diyeni susturun” şeklindeki sözleri Genel Kurul"da kavgaya yol açtı.

    AKP"liler ayağa kalkarak ve sıra kapaklarına vurarak Kaplan"ı protesto ederken, Kaplan uzun süre kürsüden inmedi. Tüm uyarılara rağmen Kaplan"ın konuşmasını sürdürmesi üzerine TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık kürsüye gelerek Kaplan"ı kürsüden uzaklaştırdı. Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu da Kaplan"ı “Bu kürsüden hiç kimsenin şerefine, haysiyetine laf söylenemez. Özür dileyin” diyerek uyardı. Bu uyarının ardından Kaplan yeniden kürsüye gelerek sözlerinin bir partinin tümüne karşı olmadığını belirterek Tüzmen"i kast ederek “Askerler ölürken sizin milletvekiliniz dalgıç elbisesi giyerek dalıyor partimize şerefsizler diyor. Yüce Meclis"ten özür diliyorum” dedi.

    GERÇEK GÜNDEM TARTIŞILMIYOR

    BDP Grubu adına söz alan Kaplan, Mecliste gerçek gündemin tartışılmadığını, Türkiye'de çatışmalar yaşanırken Mecliste ihale, istimlak, özelleştirme kanunları ile sabahlara kadar çalışıldığını söyledi. Kaplan, “Batı'da anaların Türkçe ağıtları yürek yakarken, Doğu'da anaların Kürtçe ağıtları yükselirken, benim Meclis gündemim, 'kardeş kanını nasıl durdururum, nasıl çözüm bulurum nasıl silahları sustururum' olmalıydı” dedi.

    Kimsenin günah keçisi arayıp, sorumluluklarını taca atmaması gerektiğini ifade eden Kaplan, iktidarıyla, muhalefetiyle, bütün milletvekillerinin sorumluluğunun bulunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün “İyi şeyler olacak” ifadesinden kısa bir süre sonra DTP yöneticilerinin tutuklandığını, ardından partinin kapatıldığını anlatan Kaplan, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın kalça kemiğinin kırıldığını, gaz bombaları ve kelepçelerle “açılımın resmen hançerlendiğini” savundu.

    “MECLİSİN BİRİNCİ GÜNDEMİ KÜRT SORUNU OLMALI”

    Meclisin birinci gündeminin Kürt sorunu olmasını istediklerini belirten Kaplan, “Sorunu çözene kadar başka gündeme geçmeyelim, tatile çıkmayalım, Meclisi kapatmayalım” dedi.
    Türkiye'de Kürt kimliği ile yaşamak isteyen milyonlarca kişinin bulunduğunu ifade eden Kaplan, şöyle devam etti:

    “Osmanlı'dan Cumhuriyete miras kalan, yüzyılı aşan, 29 isyan yaşayan bir soruna 'asayiş gözlüğü' ile bakarsanız, askere havale etme yanlışına düşersiniz.Geride bıraktığımız acı tabloya bakınız. Sıkıyönetim, OHAL, sansür, sürgün... Bugün bunları isteyenler olabilir; totaliter, faşist, despot bir yönetim anlayışı arzu edenler, Hitler özentileri de çıkabilir. Ancak ülkemizin, halkımızın sağduyusuna olan inancımız sarsılmadı. Büyük çoğunluk 'kardeşçe bir çözüm' umudu içinde.

    'Demokratik açılım' doğruydu. İlk açıklandığında sorunun demokratik yolla çözüleceği umudu doğmuştu. Habur sonrası medyanın, muhalefetin yükselttiği ırkçı, milliyetçi dalga sizleri korkuttu. Ezber bozmak gerekiyordu, siyasi cesarete ihtiyaç vardı. İngiltere'de Tony Blaır, IRA ile nasıl görüştüyse, direkt veya endirekt görüşüp çözecektiniz. İspanya'da Gonzales hem demokrasiyi geliştirirken hem de ETA ile görüşüyordu, Rahmetli Özal kadar cesur olacaktınız. Güney Afrika'da Mandela ve Clark örneğinde olduğu gibi, gerçeklerle yüzleşecektiniz.”

    “SORUN ASAYİŞ SORUNU DEĞİL”

    Hasip Kaplan, “hükümetin açılımı ötelemesi, geciktirmesi, söylem ve uygulamalarının, Kürtleri dışlamasının, halkı ve temsilcilerini muhatap almamasının, güven vermemesinin”, başarısızlığın nedenleri olduğunu iddia etti.
    “Sorun, Kürtlerle Türkler arasında değil, Devletle Kürtler arasında” diyen Kaplan, şöyle konuştu: “Sorun, güvenlik, asayiş sorunu da değildir, hak ve özgürlükler sorunudur.Sayın Başbakan, sizi tanımakta güçlük çekiyoruz, kimi zaman güzel şeyler söylüyorsunuz. Halk umutlanıyor, eşitlikten kardeşlikten, özgürlüklerden bahsediyorsunuz.

    'Ya sev ya terk et', 'çocuk da olsa, kadın da olsa gereği yapılacak', 'kökleri kazınacak' tehditleri... İşte o zaman ekseniniz kayıyor. Karşımızda 'çift kişilikli' bir Başbakan görünce, şaşırıyoruz, hangi yanınız baskın diye düşünüyoruz, tartıyoruz, ölçüyoruz, uygulamalarınıza bakıyoruz. Sonuç, son bir yılda gelinen nokta tam bir felaket. Kendinizi ne zaman gözden geçireceksiniz?”

    vatan

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim