• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391

    Mayın değil ceset tarlası

    26.12.2009 09:07
    Mayın değil ceset tarlası
    Güneydoğu'da TSK bünyesinde yıllarca tercümanlık yapan Yıldırım Beğler, Habur sınır kapısındaki 'ölüm tarlalarını' ilk kez açıklayarak Ergenekon savcılarını göreve çağırdı.
    Mayın değil ceset tarlası Mayın değil ceset tarlası Mayın değil ceset tarlası

    Özel Kuvvetler tarafından infaz edilen yüzlerce kişinin gömüldüğü yerleri detaylarıyla anlatan Beğler, infaz edileceklerin isimlerin listelenmesine tanıklık ettiğini de kaydetti

    Eski Jitemci ve Türk Silahlı Kuvvetler bünyesinde Güneydoğu'da uzun yıllar tercümlanlık yapan ve can güvenliği nedeniyle Norveç'e kaçarak burada yaşamını sürdüren Yıldırım Beğler, faili meçhul cinayetlerle ilgili olarak şok itiraflarda bulundu. Birçok kişinin kalorifer kazanlarında canlı canlı yakıldığını savunan Beğler, bunun dışında, infaz edilen yüzlerce kişinin atıldığı ve gömüldüğü yerleri ilk kez Cihan'a açıkladı. Beğler, faili meçhule kurban giden kayıp işadamları Halil Birlik ve Mehmet Bilgiç'in gömüldükleri yerin yanı sıra en az 200 cesedin gömüldüğü ve Hezil Çayı'na atıldığı dört ayrı noktayı anlattı.

    YÜZLERCE İNFAZ YAPILDI

    Yıldırım Beğler, “Yakılma haricinde, iple ya da taş bağlanarak bir yere atılanlar da vardı. Bildiğim bir yerde 100 kişi vardır en azından. Habur sınır kapısının yanında Hezil Çayı var. Burada 47. ve 48. köprüler bulunuyor. İki köprü arasında bulunan bu noktaya infaz edilen yüzlerce kişi, ayağına taş veya ağır bir şey bağlanarak atıldı. A. Astsubay ile Ş. Astsubay yapardı bu işi genelde” dedi. En az 100 cesedin suya atıldığı bu noktayı, o dönemde çektirdiği bir hatıra fotoğrafında gösteren Beğler, “cesetler taş vs. ağırlıklarla atıldığı için birçok insan kalıntısının hâlâ o civarda bulunabileceğine” vurgu yaptı.

    ASTSUBAY GECELERİ GÖMERDİ

    Yıldırım Beğler'in iddialarına göre bölgede infaz edilenlerin 'gömüldüğü' en büyük alan, halk arasında “mayınlı” olarak bilinen; ama 'temiz' bir bölge: “Burası da yine 48. Köprü'nün 500-1000 metre berisinde, Hezil Çayı ile Aktepe askeri bölgesinin arasında 'Ateşalanı' denilen bir yer. Bu alanı herkes mayınlı bölge zanneder; ama mayın yok normalde. Biz buranın mayınlarını temizledik ve mayınlı bölge süsü verdik. Burada bir dere (Hezil çayının devamı veya bir kolu) var. Bu derenin 20-30 metre üst kısmına da 80-90 kişi gömülmüştür. Adanalı A. Astsubay, geceleri buraya çok kişi gömdü.” Yıldırım Beğler, söz konusu bölgenin krokisini de kabataslak çizdi.

    KAPILI ASKERİ BÖLGESİ

    Beğler, bunlara ek olarak 2. bölüğün yanındaki “Kapılı” askeri bölgesine de çok sayıda cesedin gömüldüğünü iddia ediyor. 2. bölüğün sağ tarafında bulunan 'Aktepe' ve solundaki 'Kapılı' askeri alanlarını kapsayan bölgeyi genel olarak MAK'ın kullandığını ifade eden Beğler, “PKK'lı olsun, işadamı olsun, kim işkence edilip infaz edilirse bu alana gömülüyordu. MAK'ın özel alanıydı burası” diyor. TSK eski tercümanı Beğler, Silopi çevresindeki zift tankerlerinin içine cesetlerin atıldığına da şahitlik ettiğini savunuyor. Beğler cinayetlerin failleri olarak K. Astsubay, C. Uzman Çavuş, Y. Uzman Çavuş, korucu İ.T., S.T., S.D. ve K.S. isimlerini veriyor.

    Kayıp iki işadamının cesetleri bulunabilir

    İnfaz edileceklerin bazılarının isimlerinin 'yukarıdan' geldiğini, bazılarının da E.A. ve Ergenekon tutuklusu L.G. tarafından yazıldığını savunan Beğler, bu noktada kamuoyunda çokça gündeme gelen kayıp iki kurbanın akıbetine açıklık getiriyor: “Mesela Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç isminde iki Silopili işadamı vardı. Bunları Mete (L.G.) kendisi yaptı (İnfaz listesine ekledi). Listemiz bilgisayarla yazılmıştı. (Listenin yer aldığı kara kaplı ajandanın önünde çekilmiş fotoğrafını da gösteriyor). Bu iki adama PKK'ya yardım ve yataklık yapmaktan infaz kararı verildi. Onları 48. kapıdan aldım arabamla...” Halil Birlik ve Mehmet Bilgiç'i L.G.'ye teslim ettiğini anlattıktan sonra şöyle devam ediyor Yıldırım Beğler: “Sorguladılar, ondan sonra A. Astsubay ile Ş. Başçavuş - bölüğün içinden Aktepe Ateşalan'a giden toprak bir yol vardı - oraya götürüp bu iki işadamını oraya gömdüler. Bunu da ilk kez size söylüyorum. Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç, Adanalı A. Astsubay ile Ş. Başçavuş tarafından Ateşalan'da gömüldü. Orası araştırılırsa bulunur; çünkü alan dar orada.”

    Ergenekon savcılarına konuşmaya hazırım

    Bölgede şahit olduğu kanunsuzlukları Şırnak'ta savcıya da anlattığını ancak “Sus sus, bunlar ortalığı karıştırır!”cevabını aldığını belirten Beğler ”Ergenekon savcıları ifade vermeye hazırım ama infaz listesindeyim Türkiye'ye gidemem” dedi./yeni şafak

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim