• BIST 109.233
  • Altın 144,676
  • Dolar 3,4972
  • Euro 4,1126

    Liderler Erbakan'ın eseri

    16.11.2010 05:53
    Ünlü psikiyatrist Erol Göka, Numan Kurtulmuş'un yeni kurduğu Halkın Sesi Partisi'yle (HAS) siyasete atıldı.
    Liderler Erbakanın eseri
    Liderler Erbakan'ın eseri Liderler Erbakan'ın eseri Liderler Erbakan'ın eseri

    Ünlü psikiyatrist Erol Göka, Numan Kurtulmuş'un yeni kurduğu Halkın Sesi Partisi'yle (HAS) siyasete atıldı. Göka'ya göre Necmettin Erbakan siyasetin en önemli aktörlerinden. Onun yetiştirdiği Kurtulmuş'la ülkenin yönetimine aday olmaktan heyecan duyuyor


    Numan Kurtulmuş'un Halkın Sesi Partisi'ni (HAS) birlikte kurmak için çağırdığı isimlerden en dikkat çekici olanı Psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka oldu. Yıllarca Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği Şefliği'ni yürüten, 2010 yılı başında da Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'na atanan Göka, Türkiye'de çağdaş psikiyatrinin önemli temsilcilerinden biri. Halkın Sesi Partisi'nin kurucuları arasında yer alan çiçeği burnunda siyasetçi Prof. Göka, Numan Kurtulmuş'un davetine birkaç dakika içinde neden 'evet' dediğinden, siyaset tarzına kadar sorularımızı yanıtladı. Siyasetin kendi ruh sağlığını bozma ihtimaline karşı Prof. Dr. Göka'nın bazı önlemleri de var...


    - Yıllarca siyasi, toplumsal analizlerinizi okuduk, dinledik. Siyasete mesafeli duran bir kişi izlenimi uyandırmıştınız... Birden ne oldu da 'siyaset zamanı' dediniz?
    Çok haklısınız, benim için de sürpriz oldu, zira kendimi ülkemizin aydını olarak vasıflandırıp siyasi partilere eşit mesafede duran, olabildiğince objektif olmaya çalışan bir tutum sergilemeye çalışıyor, kendime böyle bir misyon belirliyordum. Bir kere bu misyonum olduğu gibi duruyor; elimden geldiğince böyle olmaya, 'entrika' demek olan 'politika' değil; diyaloğa dayalı 'siyaset' yapmaya gayret edeceğim. Başka türlüsüne ne okuyucularım, ne ruhsal bakımdan yardım etmeye çalıştığım insanlar izin verir. Benim her siyasi görüşten, her inançtan okuyucularım ve danışanlarım var. Bildiğimiz politikacılar gibi olursam onların yüzüne bakamam.


    İKİZLER İÇİN KAYGILANIYORUM
    - Peki o zaman, birden ne oldu da 'siyaset zamanı' dediniz?
    Evet, alabildiğine tarafsız ve objektif olmaya çalışan bir memleket aydınıyken, birdenbire şimdi 'siyaset zamanı' deyiverdim. Sağ olsun Numan Bey, her zamanki gibi olanca zarafetiyle bana birlikte siyaset yapma teklifini getirdiğinde, birkaç dakika içinde 'Peki' dedim. Bir süreden beri artık siyasete daha aktif olarak katılmaktan başka yolumuzun kalmadığı fikrindeydim, çevreme bu görüşlerimi söylemeye başlamıştım. Bir kere dünyadaki gidişattan çok rahatsızdım; liberal ve çıkar esaslı politikaların dünyamızı felakete doğru götürdüğünü görüyordum. Çocuklar adına, bu arada 6 aylık ikizlerim var, özellikle liberal politikaların sağlık ve eğitim alanındaki facia sonuçları nedeniyle çok kaygılanıyordum. Mutlaka insanlığın geleceği için liberalizme karşı yeni bir alternatif program gerekliydi, dünyada birçok insan bu konuda çaba gösteriyordu ama bizim ülkemizde yaprak kıpırdamıyordu. Bunu yapması gereken ülkemiz solundan çıt çıkmıyordu, onlar kendi iç kavgalarıyla uğraşıyorlar, bundan fırsat bulabilirlerse arada bir 'laiklik elden gidiyor!' diye bağırmaktan başka bir şey yapmıyorlardı. Şimdi 'siyaset zamanı' dememin ikinci nedeni ise, kötümserlikten değil iyimserlikten kaynaklanıyor. Ülkemiz insanından her zaman çok umutlu oldum ve halkımız 12 Eylül 2010 Referandumu'nda daha fazla özgürlük ve demokrasi istediğini haykırdı. Gücü yeten herkesin, halkın bu tavrını gördükten sonra, 'Daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi için yeni anayasa' diye ayağa kalkması gerekiyordu. Siyasete katılarak ben ayağa kalktım sadece.


    NUMAN BEY, MAZLUM SİMGESİ
    - Siyasetteki tercihiniz de şaşırttı aslında. Çok klasik olacak belki ama yine de merak konusu. Neden Halkın Sesi Partisi, neden Numan Kurtulmuş?
    Demek öyle, oysa beni yakından tanıyan herkes, tam da bana uygun düşen siyasi tavrın bu olduğu kanaatinde. Şundan dolayı: Liberal politikalardan hoşnutsuzluğumu, insanlığın ortak iyi adına dayanışmasından yana olduğumu her fırsatta dile getirdim. Numan Bey içinse denilecek çok şey var. O, bir süreden beri siyasi hayatımızda adeta temizliğin, adaletin, mazlumun simgesi durumundaydı ve tüm ülke ona kulak kesilmişti. Halkın Sesi Partisi, Numan Kurtulmuş'u tek bir siyasi ekolün temsilcisi olmaktan çıkaracak, tüm ülkenin lideri haline getirecektir.

    - Siyaset de zor, mesleğiniz de. Gerçi ortak yanları mutlaka var ama zaten yoğun çalışan biri olarak ağırlığı ne tarafa vereceksiniz?
    Şimdilerde siyasete ısınmaya çalışıyorum ve henüz mesleğimi geri planda tutmamı gerektirecek bir yoğunluk yok. Ruhsal sorunu olan insanlara yardım etmeye, okumaya, yazmaya da devam ediyorum. Artık kendimi ve ailemi değil, diğer insanları, toplumu düşünmem gereken yaştayım. İnsanımız için en iyisi hangisi olacaksa emeğimi, çabamı o yana çeviririm. Şimdilik tek bildiğim, siyaset sahnesinde şimdi sergilenen türden siyasetçi görüntüsünden mümkün olduğunca uzak olmak...


    YA BENİMSİN YA...
    - Milli Görüş camiasındaki o çalkantılı süreci, Numan Bey'in ayrılmadan önce yaşadıkları ve sonrasını bir siyasetçi değil de psikiyatrist gözüyle nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Durun kuzum tam siyaset konuşmaya alışıyordum siz yine hemen sözü ruh sağlığı alanına getirdiniz. Milli Görüş camiasında Numan Bey'in ve arkadaşlarının ayrılış sürecinde yaşananlar, aslında grup psikolojisi açısından örnek-olay niteliğinde... Ben olup bitenleri herkes gibi çok üzülerek izledim. Ayrılık acısının nasıl durdurulamaz bir öfkeye ve saldırganlığa dönüşebileceğini bir kez daha gördüm. Böylesi fütursuzca saldırıları, yine de onların Numan Bey'e olan büyük sevgilerine bağlamak istiyorum. Numan Bey, çok sevilmeyi hak ediyor elbette ama hiç kimseye sevgisinin şiddeti, sevdiğine saldırma hakkı vermiyor ki!.. Bunun sıkıntılarını toplum olarak gündelik hayatımızda da çok çekiyoruz; 'ya benimsin ya toprağın' nidalarıyla ne siyaset olur ne de insan ilişkisi. Hepimiz, sevdiğimize güvenmeyi, onun kararlarına saygı göstermeyi, aramızda ayrılık gerektiren bir uzlaşmazlık ortaya çıkarsa acımızı sessizce içimize gömüp matemimizi yaşamayı öğrenmek zorundayız.


    - Necmettin Erbakan figürünü nasıl tanımlarsınız?
    Kendisini hiç tanımadım ama Cumhuriyet tarihimizin en önemli siyasi figürlerinden birisidir. Son yirmi yıldır Türkiye'yi onun rahle-i tedrisinden geçmiş liderler yönetiyor. Şimdi biz de onun üzerinde çok emeği olan Numan Bey'le birlikte ülke yönetimine talibiz. Erbakan hocama hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, ellerinden hürmetle öpüyorum.

    SOSYALİST PARTİ PROGRAMI GİBİ
    - Gelelim Halkın Sesi Partisi'ne... Programı da oldukça ilginç aslında. 'Siyaseti hizmet yarışı' olarak görmediğinizden tutun, insana, demokrasiye, devlete, ekonomiye, topluma varıncaya kadar birçok konudaki görüşünüz neredeyse sosyalist bir partinin programını çağrıştırıyor. Ne dersiniz?
    Doğru söze ne denir! Ancak bir kez daha söylemeliyim, eski kavramlar ve tanımlar, artık hiçbir şey anlatmıyor. Biz herhangi bir siyasi kavramın tanımına uysun diye parti programı yazmadık, insanlığın ve ülkemizin ihtiyaçları bunu gerektiriyordu. Her zamankinden daha çok adalete, merhamete, insan ve toplum sevgisine ve güvene ihtiyacımız var; ne kadar çok sosyalist veya liberal olduğumuzu bağırıp durmaya değil...


    - Saadet Partisi'nden kadrolar dışında farkınız ne?
    Farkımız mı? Baştan aşağı bambaşka bir partiyiz ama içimden gelen sesi dillendirmeme izin verin. Bana sorarsanız Saadet Partililerin, yalnızca onların değil tüm partilerde yüksek adalet duygusuna sahip olan insanların tercih ve kararlarına saygı duymakla birlikte, ortada Halkın Sesi Partisi programı varken başka bir şeye ihtiyaçlarının olmadığını düşünüyorum. Yüksek adalet duygulu herkesi, bugün bizimle birlikte hareket etsin veya etmesin partimizin gönüllü militanı olarak değerlendiriyorum. Yüksek adalet duygusuna sahip herkesi partimizin programını okumaya davet ediyorum.

    YÜKSEK ADALET DUYGUSU OLANLARIN PARTİSİYİZ
    - Saadet Partisi'nden kadrolar dışında farkınız ne?
    Farkımız mı? Baştan aşağı bambaşka bir partiyiz ama içimden gelen sesi dillendirmeme izin verin. Bana sorarsanız Saadet Partililerin, yalnızca onların değil tüm partilerde yüksek adalet duygusuna sahip olan insanların tercih ve kararlarına saygı duymakla birlikte, ortada Halkın Sesi Partisi programı varken başka bir şeye ihtiyaçlarının olmadığını düşünüyorum. Yüksek adalet duygulu herkesi, bugün bizimle birlikte hareket etsin veya etmesin partimizin gönüllü militanı olarak değerlendiriyorum. Yüksek adalet duygusuna sahip herkesi partimizin programını okumaya davet ediyorum.

    RUH SAĞLIĞIMIZIN GÜVENCESİ DİYALOG
    - Siyaset ya sizin de psikolojinizi bozarsa... Kendi kendinizi tedavi edebileceğinize inanıyor musunuz?
    Çok güldürdünüz beni ama haklısınız. Rayiçteki siyaset üslubunun ve tarzının toplum ruh sağlığına iyi gelmediği kesin ama yakından bakıldığında siyasetçiler açısından daha büyük bir risk olduğu görülecektir. Bir insan nasıl olup da her gün her gün kendini yeni bir gerilimin içine atar, sürekli kavga ve gürültüyle beslenir? Bizim bu tarza ve üsluba itirazımız var. Önce insanlık ve insanca diyalog sürdürme gayreti, ruh sağlığımızın en büyük güvencesi olacaktır.

    KURTULMUŞ'UN YEGANE EKSİKLİĞİ DÜRÜST OLMASI
    - Numan Bey'i nasıl biliyorsunuz?
    Benim Numan Kurtulmuş'la birlikte olduğumu bilenlerden en çok duyduğum şey ne biliyor musunuz? Diyorlar ki, 'Numan Bey, Türkiye'nin ihtiyacı olan pırıl pırıl bir insan; en büyük eksikliği ise fazla dürüst olması... Ben de tam yegane eksikliği dürüstlüğü olan, yüzüne mahcubiyet yakışan bir lider arıyordum. Şu anda sadece siyasette değil tüm insan ilişkilerinde mahcubiyete ihtiyacımız var; kendini beğenmiş, her şeyi bildiğini, her yaptığını doğru sananlardan, siyaset dili diye toplumun önünde küfürleşmekten çekinmeyenlerden gına geldi artık...

    Dilek GEDİK / ANKARA

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim