• BIST 107.418
  • Altın 142,852
  • Dolar 3,5372
  • Euro 4,1221

    Kütahya'daki siyanür kâbusu bitti

    17.05.2011 06:29
    Kütahya’dan iyi haber. Gümüş işleme tesisinin siyanürlü su barajındaki çökmeyle ilgili incelemede insan ve çevre sağlığını etkileyecek olumsuz bir durum tespit edilmedi.
    Kütahyadaki siyanür kâbusu bitti
    Kütahya'daki siyanür kâbusu bitti Kütahya'daki siyanür kâbusu bitti Kütahya'daki siyanür kâbusu bitti

     

       
      Kütahya’da gümüş üretilip işlenen tesisin siyanürlü su bulunan barajında meydana gelen çökmeyle ilgili bölgede incelemede bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Öztürk, “Kütahya ve Eskişehir’in içme suyu kaynaklarında insan ve çevre sağlığını etkileyecek herhangi bir olumsuzluk kesinlikle görülmemektedir” dedi. Önceki gün Muğla’da açıklamada bulunan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ise, “Kütahya’da şu anda hiçbir risk yok. Milletimiz rahat olsun” dedi. Hüseyin Efe KÜTAHYA İHA
     
    Atatürk’ün ağaç sevgisi
     
    YAPRAK DÖKMEYENİ YOK MU?
     
    Gazi M. Kemal Paşa, 1919’da Ankara’yı ilk defa Dikmen sırtlarından gördüğü vakit, kış sebebiyle ağaçlar yapraklarını döktüğü için yanındakilere şöyle der: “Arkadaşlar, bu sert kış iklimine rağmen yeşilliğini muhafaza eden ağaçlar yok mudur?..”
     
    AĞAÇLARIN ARASINDA YATIYOR...
     
    Atatürk, tabiattan zevk alan bir insan olarak yeşilliği ve ormanı daima sevmiştir. Bilhassa son hastalık günlerinde büyük hasreti bir orman içinde yaşamaktı. Belki bu arzusu yerine getirilemedi ama o şimdi ağaçların ortasında yatıyor...
     
    ANKARA DÖRT?MEVSİM YEMYEŞİL
     
    5 Mayıs 1925 yılında kurulan Atatürk Orman Çiftliği’ndeki Cumhuriyetimizle yaşıt ağaçların yeşilliği, bugün Başkentin en güzel manzarasını sağlıyor. Üstelik kışın yapraklarını dökmeyen ağaçlar çoğunlukta...
     
    Sevgili okurlar, bu hafta size saygıdeğer Hocamız ve Yazarımız Prof. Dr. Yılmaz ALTUĞ’un, bana lütfedip gönderdiği bilgiler doğrultusunda, Prof. Dr. Afet İNAN’ın “Tarihten Bugüne” adlı eserinde Atatürk’ün ağaçlandırma konusunda gösterdiği hassasiyeti nakleden anılarını kendi kaleminden sunmaya çalışacağım...
     
    Türk milleti vatan kurtaran kumandan ve yeni bir devlet kuran evladı için Ankara’da bir Anıtkabir yaptı. Bu, Cumhuriyet devrimizin bir abidesidir. Alanın etrafı plan gereğince ağaçlandırılıyor. Yabancı memleketlerden Türk dostlarına, burasını yeşillendirmek üzere ağaç fidanları gönderiliyor. Bu davranış, Türkiye’ye ve onun kurucusuna karşı ne asil bir ilgi!.. Bu aynı zamanda Atatürk’ün “Cihanda Sulh” prensibine uygun bir hareket.
     
    ÖNCE DÜŞMANDAN SONRA EROZYONDAN TEMİZLEDİ
     
    Gazi M. Kemal Paşa, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’yı ilk defa Dikmen sırtlarından gördüğü vakit, kış mevsimi sebebiyle ağaçlar yapraklarını döktüğü için şu soruyu yanındakilere sormuştu: “Arkadaşlar, bu sert kış iklimine rağmen yeşilliğini muhafaza eden ağaçlar yok mudur?” İşte o zamanlar Ankara bunlardan mahrumdu. Fakat vatanın her karış toprağının düşman istilasına maruz kaldığı 1919’un son günlerinde M. Kemal Paşa’yı düşündürecek bir mevzu değildi bu...
     
    Yıllar birbirini takip ediyor, askerî ve siyasi olayların çetin günleri Ankara’nın sinesinde toplanan vatanperverlerin heyecanlı çalışmalarıyla geçiyordu. M. Kemal, o günlerde ağaç ve yeşilliğe olan hasretini, insanın azim ve başarısı ile yenmek istiyordu. Orman Çiftliği arazisi bu maksat için alınmıştır.
     
    Atatürk bu çorak ve ağaçsız yerleri, eski kayıtlardaki “Orman” ismini değiştirmeden bırakmıştır. Dere kenarlarındaki söğütlerden ve birkaç iğde ağacından başka yeşilliği olmayan bu yeri, ismine uygun bir orman haline getirmek lazımdı. Bu husustaki gayretlerini, bütün Ankaralılar ve Ankara’yı ziyaret edenler bilirler. Bugün Orman Çiftliği, Atatürk’ün özlemini duyduğu ağaçlarla örtülü. Ankaramız artık yeşillendi, çeşit çeşit ağaçlar bulunuyor Başkentimizde...
     
    CUMHURİYETLE YAŞIT AĞAÇLAR
     
    Bizler yeni Ankara’nın, Cumhuriyet başkentinin ağaçlarının dal dal, yaprak yaprak büyüdüğüne tanık olan nesildeniz. Ağaçların yeşilliği mevsimlerin havasına uygun özellikleri ile insanlarımıza renk ve hayat canlılığı vermektedir. Cumhuriyetimizle yaşıt ağaçların yeşilliği, bugün Başkentin en güzel manzarasını sağlıyor.
     
    Diğer taraftan, İstanbul Emirgan’daki yüzyılların damgalarını, çizgilerini ve anılarını taşıyan çınarlar, ayrı bir alem!.. Gazi M. Kemal Paşa, Boğaziçi’nde gezerken şöyle derdi: “Bu asırlık İstanbul ağaçları çok güzel ama, ben yine de yaylamızın yeni yetişenlerinin çoğalmasını,büyümesini görmek istiyorum.”
     
    YALOVA AYRI BİR ÂLEM
    Yalova’nın seçilişi yine bir çınar ağacının çekici görünüşü ile olmuştur. Atatürk, Marmara kıyılarında motor ile gezerken Millet Çiftliği denilen yerdeki büyük bir çınar dikkati üzerine çekmiş ve bunu yakından görmek için iskeleye çıkılarak oraya gidilmiştir. Bir deniz kıyısı şehri olan Yalova’nın ve kaplıcalarının gelişmesi Atatürk’ün bu ilgisinden sonra başlar. Fakat asıl enteresan olay, Atatürk’ün bu çınarın yanına yapılmasını istediği binanın, ağacın pek dibine yaklaştırılmış olmasının kendisini üzmüş olduğudur. Verdiği talimatla bina kızaklarla daha uzağa kaydırılmıştır. Çünkü çınarın heybetini hiçbir görüntü bozmamalıydı. Bugün Yalova’da kaplıcalara giderken yol boyunca çınarlar görürüz. Bunların hepsi o büyük çınarın yavruları olarak dikilmişlerdir.
     
    Yine İstanbul’da bir gün Kız Kulesi yakınlarından motorla geçiyorduk. Salacak kıyıları çıplak, kuru ve bakımsız bir hal gösteriyordu. Orada, Sinan’ın, Kanuni’ye bir saray yaptığını okumuştum. Bunu düşünürken, Atatürk yanında bulunan İstanbul Valisine, “Bu yamaçları ağaçlandırınız” demişti. Bugün güzel yeşilliği olan bu yamaçları gördükçe, o emrin sesini duyar gibiyim. Bu münasebetle şunu düşünüyorum...
     
    BİR AĞACIN YILBAŞI SİTEMİ...
     
    Yılbaşlarında insanların birkaç günlük zevkleri için, kökünden sökülen körpe çam fidanları satılığa çıkarılıyor. Bunların yılbaşı âdeti olarak yok edilmelerinden büyük acı duyuyor ve başka ağaçsız yerlere dikilmelerini istiyorum. Ev içlerinde suni olarak süslenen, ışıklandırılan güzelim çam fidanlarını gördükçe, vaktiyle okuduğum bir hikayeyi hatırlarım... Bir çam fidanı kendi kendine konuşturularak, ormandan sökülmesini, eve itina ile getirilişini, süslenmesini ve çocukları eğlendirdiğini anlattıktan sonra, nasıl sonradan çöplüğe atıldığını hikâye ediyordu. Şüphesiz her canlının akıbeti bu dünyadan göçmektir ama, yeni yetişenlere elimizle kıymasak olmaz mı?
     
    ATATÜRK’ÜN SON ARZUSU
     
    Atatürk, tabiattan zevk alan bir insan olarak yeşilliği ve ormanı daima sevmiştir. Bilhassa son hastalık günlerinde büyük hasreti bir orman içinde yaşamaktı. Hastalığı sırasında bana daima tanıdığım ormanlık yerleri anlatmamı isterdi. Benim kendisine en çok anlattığım yer ise, Eskişehir’in Sündiken ormanları idi. Atatürk, Sündiken’e gidemedi. Ama en sevdiği nadide ağaçların dikilip yeşerdiği Anıtkabir’de, Ankara’yı yeşillendiren, güzel yapan ağaçların ortasında yatıyor...
     
    Değerli okurlar, bu anlamlı hatıralarla dolu yazıyı bana sayfamda yayınlama imkanı veren Muhterem Yılmaz ALTUĞ Hocama şahsım ve sizler adına teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinize sağlıklı, mutlu ve güzel bir hafta geçirmenizi dilerim.
     
    ÇINARA ZARAR?VERMEMEK?İÇİN?KÖŞK KAYDIRILDI
     
    Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazileri içinde yer alan Yürüyen Köşk’ün yanındaki asırlık çınar zamana direniyor. Atatürk çınarın dibine yapılan köşkü, ağaca zarar vermemesi için kızaklarla böyle kaydırtmıştı.
     
    Süs bitkileri ve bakımı
    KOLYOZ (Coleus blumei)
     
    Narin tropik gökkuşağı...
     
    Asya ve Afrika’nın sıcak tropik bölgelerinde yetişen otsu veya çalı biçiminde çok değişik renkte yaprakları olan zarif bir süs bitkisidir. 50 cm’ye kadar boylanabilir. Yaprakları yeşil, kırmızı, bronz, beyaz, pembe, sarı veya karışık renklerde olabilir. Humuslu, hafif killi, kireçsiz bahçe toprağı karışımından hoşlanırlar. İlkbahar aylarından itibaren su miktarı yavaş yavaş artırılmalıdır. Daima toprağının hafif nemli olmasına özen gösteriniz. Rutubeti düşük yerlerde yapraklarını döker. Kış aylarında ortam ısısı 10 derecenin altına düşmemelidir. Kalorifer yakınında iyi gelişme göstermez. Aydınlık ve havadar yerleri sever, ancak direkt güneş ışığına bırakılmamalıdır. Mayıs ile Eylül ayları arasında iki haftada bir sıvı gübre verilirse iyi gelişim gösterir. Çoğunlukla çelikler ile üretilir. Estetik açıdan göze hoş görünen bir salon bitkisidir.
     
    Başkan ne yapıyor?
     
    Alanya Belediyesi, şehir bisikletleri ile hem trafiği rahatlatmak hem de çevreye yatırım yapmak amacıyla aldığı 55 üç tekerlekli bisiklet için (Mypet) 7 terminal kuracak. Mypet’i kullanarak tanıtan Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, ‘Ginger’ olarak bilinen üç tekerlekli elektrikli bisikletlerin, insanların temiz bir çevrede trafik sorunu çözmek için çevreye yaptıkları yatırımı ifade ettiğini söyledi.
     
    Türkiye
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim