• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Kusturica'nın gidişi mutlu etti

    10.10.2010 18:54
    Bosna-Hersek'te çok sayıda ünlü sinema sanatçısı ve yönetmen memnun oldu.
    Kusturicanın gidişi mutlu etti
    Kusturica'nın gidişi mutlu etti Kusturica'nın gidişi mutlu etti Kusturica'nın gidişi mutlu etti

    Yönetmen Emir (Nemenja) Kusturica'nın Antalya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Antalya Kültür Sanat Vakfınca düzenlenen 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalinin jüri üyeliğinden çekilerek Sırbistan'a dönmesi, Bosna-Hersek'te çok sayıda ünlü sinema sanatçısı ve yönetmenle soykırımın yapıldığı Srebrenitsa'daki kadın dernekleri tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında 300 bine yakın insanın katledildiği, sistematik tecavüz ve soykırımın yapıldığı, tarihi eserler, kütüphaneler, köprüler ve camilerin yıkılıp yakıldığı bir dönemde Çetnikleri destekleyen açıklamaları hafızalarda yerini koruyan Kusturica'nın Altın Portakal Film Festivaline jüri üyesi olarak davet edilmesi, Bosna-Hersek'teki sanat camiasının ve soykırım mağduru kadınların tepkisini çekmişti.

    Srebrenitsa soykırımında kocasını, oğlunu, kız kardeşini ve akrabalarından 22 kişiyi kaybeden Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç, Kusturica'nın aslında festivale jüri üyesi olarak davet edilmesinin yanlış olduğunu belirtti.

    Türkiye'de Kusturica'ya gösterilen tepkileri çok iyi anladığını ifade eden Subaşiç, ''Tepki gösterilmemesi Srebrenitsa annelerinin, kurbanlarımızın küçük düşürülmesi anlamına gelirdi. Bunu da zaten Türk halkından beklemezdik. Müslümanları aşağılayan bir kişinin, Müslümanların kalbi olan ülkeye gitmesini, orada ne söyleyebileceğini zaten anlamamıştım'' dedi.

    -SİNEMA SANATÇILARININ GÖRÜŞLERİ-

    Bosnalı sinema yönetmeni Mirza Paşiç, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile ''Bal'' filminin yönetmeni Semih Kaplanoğlu'nun ekibiyle birlikte festivale katılmama kararını ve Kusturica'nın da jüri üyeliğinden ayrılmasını çok olumlu bulduğunu belirtti.

    ''Şimdi, Kusturica'yı festivale davet edenler kendi hikayelerini anlatmaları gerekir'' diyen Paşiç, ''Çünkü bu insanın sadece sinema dünyasında değil de siyasi görüşlerini de göz önünde bulundurmaları gerekiyordu. Bu topraklardan eğer bir film yönetmeni isteseydiler, Oscar ödüllü Danis Tanoviç'i çağırabilirlerdi'' dedi.

    Paşiç, tecavüz mağduru kadınların hikayesini anlattığı ''Grbavica'' filmiyle Berlin Film Festivalinde ''Altın Ayı'' ödülünü alan Jasmila Jbaniç ile, savaş yıllarında kaybolan eşlerini bekleyen kadınların hikayesini anlattığı, Amerikalı oyuncu Angelina Jolie'nin Bosna'daki savaşla ilgili çekimlerine başladığı filme ilham kaynağı olan ''Kar'' filmiyle Cannes Film Festivalinde ödül alan Aida Begiç'in de jüri için çok isabetli adaylar olduğunu belirterek, ''Ancak nedense bunlar görülmüyor, soykırım destekçisi çağrılıyor. Bu sanatla bağdaştırılamaz. Karaciç'i destekleyen Kusturica hareketleriyle, konuşmalarıyla Boşnakları, savaş mağdurlarını ve insanlığı birçok kere aşağıladı'' şeklinde konuştu.

    Bosna-Hersekli tiyatro ve sinema oyuncusu Ermin Siyamiya da Kusturica'nın 47. Uluslararası Antalya Film Festivaline davet edilmesine en başından bu yana anlam veremediğini söyledi. Siyamiya, ''savaş sırasında katliamı yapanların yanında duran'' Kusturica'nın festivalin jüri üyeliğinden ayrılmasından mutlu olduğunu söyledi.

    -ESKİ BOSNA MİLLİ MARŞININ VE SREBRENİTSA İNFERNOSU'NUN YAZARI LATİÇ-

    Her yıl düzenlenen Srebrenitsa Soykırımını Anma törenlerinde çalınan ve birçok Avrupa ülkesinin parlamentosunda dinletilen ''Srebrenitsa İnfernosu''nun ve Bosna savaşı sırasında ülkenin milli marşı olan ''Ja sin Sam Tvoj''un (Bosna ben senin oğlunum) yazarı Cemalettin Latiç de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk kamuoyunun Kusturica'nın çalışmalarından tam olarak haberdar olmadığını belirterek, bu nedenle ilk anda Türkiye'den tepki gelmediğini söyledi.

    ''Kusturica, (eski Yugoslavya ve Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan) Miloşeviç'in rejiminin ve Kosova işgalinin yanlısı olan bir kişidir'' diyen Latiç, şunları kaydetti:

    ''Srebrenitsa soykırımına bakış açısı da hem Srebrenitsa kurbanlarının yakınları, hem de insanlığa terstir. Bu gibi düşünceler ve bu gibi insanlar bütün Boşnakları incitmektedir. Ve Türkiye gibi kardeş ülkemiz, bunun gibi insanlara bu kadar geniş şekilde kalbini açtığı zaman bizi çok sert bir şekilde incitmektedir. Sanata olan tüm saygımla beraber Kusturica'nın davet edilmesini pek uygun göremiyorum. Radovan Karadciç, Bosna'daki savaşın gerekçesini 'bütün Türk izlerine karşı savaşıyorum' şeklinde açıklamıştı. Kusturica da bu düşüncenin takipçisi bir kişidir. Kusturica'nın Türkiye'de herhangi bir festivale veya herhangi bir etkinliğe katılması beni şaşırttı. Türklerin bazıları bizi gerçekten şaşırtıyor. Fakat Bakan Günay ve onun düşüncelerinde olan insanlar en zor zamanlarda olduğu gibi şimdi de doğruların ve gerçeklerin yanlısı olduklarını bir kez daha ispatladı.''

    -''ERTUĞRUL GÜNAY'IN BOŞNAK HALKININ KALBİNDEKİ YERİ BİR KAT DAHA ARTTI''-

    ''Kusturica, iyi bir sinemacı olmakla birlikte, Balkan savaşı sırasında, sadece kendi halkına karşı değil, savaş karşıtı olan herkese karşı incitici tavırlar geliştirdi. Bunun bir bedelinin olması gerekir herhalde'' diyerek Antalya Portakal Film Festivaline katılmayacağını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın bu tavrı bir kez daha Bosnalıları mutlu etti.

    1995 yılında ''Bosna İçin İnsanlık Girişimi'' hareketinin organizatörlerinden o dönemde Bosna-Sancak Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Sekreterliği yapan Selim Yusufoğlu da Günay'ın festivale katılmama gerekçesini çok iyi anladığını vurguladı.

    Halen Saraybosna'da yaşayan Yusufoğlu, Bosna'daki savaşın en ağır koşullarda yaşandığı bir dönemde, Günay'ın 1995 yılında yaklaşık 100 aydına önderlik ederek kuşatma altındaki Saraybosna'ya geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

    ''Kurşunların sağanak gibi kente yağdığı bir dönemde Bakan Günay ve beraberindekiler, kuşatmayı yarmayı başardı. Ölümü göze alarak kente girdiler, katliamlara tanık oldular. Bakan Günay, savaşı ve yaşanılan katliamları en iyi bilen bir siyasetçidir. Onun tavrını çok anlamlı buluyoruz. Boşnak halkının kalbindeki yeri bir kat daha artmıştır.''

    Yusufoğlu, Kusturica'nın Günay'a yönelik sözlerinden de büyük rahatsızlık duyduğunu belirterek, tepkisini şöyle dile getirdi:

    ''Her şeyden önce bir insan olarak katliamı yapanlara taraf olan ve halihazırda aynı düşüncelerde bulunan ve sözüm ona kendisine 'sanatçı', 'sinemacı' diyen birinin Türkiye'de en üst düzeyde ödüllerin dağıtıldığı bir festivale katılması, bizim ülkemizin kabul edebileceği bir şey değildir.

    Bakan Günay'ın milletimizin düşünceleriyle tamamen uyuşan bir paralellikte tavır sergilemiştir. Bakanımızın ve Türk milletin düşünceleriyle Balkanlar'daki Çetnik taraftarları hariç Kusturica hakkında herkesin düşüncesi örtüşüyor. Kusturica'yı savaşta yakınını kaybetmiş, tecavüze uğramış insanlar kadar kimse daha iyi anlayamaz. Bakanımıza yönelik söylediği sözleri ise bu tarz düşüncelere sahip olan bir sanatçının kendi şahsi düşüncelerinden öteye gidemez, bir kıymeti harbiyesi yoktur.''

    -KUSTRİCA'NIN ''SÖYLEMEDİM'' DEDİĞİ SÖZLERİ-

    Savaş döneminde sistematik tecavüze uğrayan kadınlara yönelik, "Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz", "500 yıl önce zaten hepimiz Sırptık, yeniden Sırp ve Hristiyan olalım, mesele bitsin" şeklindeki açıklamaları Bosna-Hersek'teki basın tarafından savaş yıllarında sıkça eleştirilen Kusturica, Mayıs 2005'te Belgrad'da vaftiz edilerek Ortodoks oldu ve "Nemenja" adını almıştı.

    Kusturica, 4 Mart 2005 tarihinde İngiliz The Guardian gazetesine verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:

    ''Babam dinsizdi ve kendisini her zaman Sırp olarak tanıtmıştı. Evet, belki biz 250 yıl içerisinde Müslüman'dık, ama ondan önce biz Ortodoks idik. Biz kendi içimizde hep Sırp'tık. Din bunu değiştiremez. Biz İslam'ı sadece Türklerin zulmünden kurtulmak için kabul ettik.''

    Bosna'daki savaşta Sırp askerlerinin Bosnalı kadınlara tecavüzünü anlatan ''Grbavica'' adlı filmiyle 2006 yılındaki Berlin Film Festivalinde ''Altın Ayı'' ödülü kazanan Jasmila Zbaniç'e yönelik ise ağza alınmayacak hakaretler ederek, ''Ne Jasmila'nın aldığı ödül, ne de tecavüze uğrayan kadınlar umurumda değil'' diyen Kusturica, daha sonra bu sözlerinden dolayı pişmanlık duymadığını açıklamıştı.

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim