• BIST 84.208
  • Altın 147,417
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596

    Kudüs'te rebetika rüzgarı

    14.11.2011 19:39
    Kudüste rebetika rüzgarı
    Mehtap Demir, İsrailli Yasmin Levy ile Yunan Yiota Negka, şarkıları birlikte söyledi.
    Kudüs'te rebetika rüzgarı Kudüs'te rebetika rüzgarı Kudüs'te rebetika rüzgarı

    İstanbullu Sefardik Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve rebetika tarzı müziğin dünyada en önde gelen temsilcilerinden biri, hatta "kraliçesi" olarak adlandırılan Roza Eskenazi'nin İstanbul, İzmir ve Ege kokan şarkıları, Kudüslü müzikseverleri büyüledi.

    "Benim Tatlı Kanaryam" adındaki belgesel-müzikal biyografide Türk müzisyen, kanuni Mümin Sesler'in yönetiminde Türkiye'den Mehtap Demir, İsrailli ünlü ladino şarkıcısı Yasmin Levy ve Yunan Yiota Negka şarkıları birlikte seslendirirken, müzikseverler sanatçıları dakikalarca ayakta alkışladı.

    Benim Tatlı Kanaryam ekibi, Roza Eskenazi'nin ölümünün 30. yılı ve hayatını aktaran aynı adlı filmin İsrail'de de gösterilmesi vesilesiyle Kudüs Uluslararası 12. Ud Festivali için İsrail'e davet edildi. Kudüs Tiyatrosu'nda düzenlenen ve Eskenazi'nin zengin müzik repertuvarından seçilmiş şarkılardan oluşan konserde, her üç ülkenin müzisyenlerinden oluşan orkestranın eşliğinde, Mehtap Demir ve Yiota Negka, yıllar sonra sanatçının Yunanca ve Türkçe yüzlerce şarkısı arasından seçilmiş bir demet sundular. Yasmin Levy de müzikseverlere Ladino, İbranice ve Türkçe söylerken, bazı şarkılarında Mehtap Demir kendisine kabak kemanesiyle eşlik etti.

    Salonun hınca hınç dolu olduğu konserde, rembetikonun zaman zaman hüzünlü, zaman zaman da neşeli ezgilerine izleyicilerin de çoğunlukla eşlik ettiği gözlendi.

    Tatlı Kanaryam projesinde yer alan sanatçılar ve müzisyenler, müziğin dilinin evrensel olduğunu ve sınırlarının bulunmadığını vurgularken, müziğin dargınlıkların giderilmesinde de önemli bir unsur olduğunun altını çizdiler.

    -Ege kıyılarının müzikleri-

    Daha önce de İsrail'de Türk ve İsrail müziklerinin etkileşimi üzerine araştırmalarda bulunan akademisyen-sanatçı Mehtap Demir, başından bu yana yer aldığı "Benim Tatlı Kanaryam" projesini anlatırken, 90 dakikalık belgeselde, İzmir'de doğan, bir süre İstanbul'da yaşayan ve mübadele sırasında Yunanistan'a göç etmiş bir ailenin kızı olan Roza Eskenazi'nin hayatının anlatıldığını kaydetti ve hayatı boyunca "Ege kıyılarının müziklerini söyleyen Eskenazi"nin izinden gittiklerini ifade etti.

    Proje kapsamında ilk iki konseri Yunanistan'da; Atina ve Selanik'te düzenlediklerini, Kudüs'teki konserin ardından sırada Japonya, Malezya ve Avrupa ülkelerinin bulunduğunu belirten Demir, şöyle konuştu:

    "Bu konserin önemli; kültürel faaliyetlerin ve müziğin politikanın üzerinde olduğunu ispatlayan bir mesajı var. Hristiyan, Müslüman ve Yahudi, hepimiz birlikte ortak bir dil olarak müziği seçtik. Roza, Yahudi olarak doğmuş, Hristiyan olarak ölmüş bir kadın. Şarkılarında verdiği mesaj o ki, müzik ve kültürel ilişkiler, insanın insan olma özelliği, bütün politik olayların üzerinde...

    Bizim de bunun bir parçası olmamızdan, ben kendi adıma gurur duyuyorum."

    -Türkiye İkinci Vatanım-

    Konserde yer alan ve Türkiye'de de geniş bir hayran kitlesi bulunan Ladino şarkılarının ünlü sesi, İsrailli şarkıcı Yasmin Levy de bugüne kadarki mesajının daima barış ve karşılıklı saygı olduğunun altını çizdi. Levy, babasının Manisa doğumlu olduğunu ve Türkiye'ye sıkça geldiğini hatırlatırken, Türk müzisyenleri de İsrail'de ağırladığını belirtti.

    "Türkiye'yi İkinci vatanı" olarak değerlendiren Yasmin Levy, "Sanırım biz (müzisyenler) iletişimin araçlarından biriyiz. İyi ki biz siyasetçi değiliz ve bundan da çok mutluyum. Bizim hayatımızda kavgaya yer yok; hepimiz birbirimize saygı duyuyoruz. Görüyorsunuz, Türkü, İsraillisi, Yunanlısı hepimiz bir aradayız. Her şey müzik ve hayat için..."

    Müzisyenlerin, sanatçıların boykot edilmemesi gerektiğinin de altını çizen Levy, bu insanların halkın sağduyusunu temsil ettiklerini belirterek, "Biz halkın sesiyiz ve halk da barış istiyor" dedi.

    Yasmin Levy, konuşmasının sonunda Türkçe teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

    Konserlerin ve belgeselin müzik direktörlüğünü yapan müzisyen ve kanun sanatçısı Mümin Sesler de bu tür projelerin daha sıklıkla yapılması gerektiğini vurguladı. Sesler, "Dargınlıklarda barışı sağlayacak tek unsur müziktir, sanattır. Bunu birleştirirsek ve doğru zamanlarda sıkça yaparsak, dargınlıklar son bulur; kalkar ve kalksın da ..." diye konuştu.

    Orkestra üyeleri arasında yer alan perküsyonist Yinon Muallem ise aynı zamanda, İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğunda Kültür Ataşesi olarak görev yapıyor. Her ne kadar bu görevinde yeni olsa da Muallem, "Ben bir müzisyenim" diyerek, sanat çalışmalarından asla geri durmadığını ifade etti.

    Muallem, bu çalışmanın hem çok güzel, hem de kendisine çok keyif verdiğini dile getirdi ve şöyle konuştu:

    "Bu projede üç kültürden müzik ve müzisyenler var. Müziğin sesleri için pasaport istenmiyor... Onlar böyle kuşlar gibi; sınır yok, pasaport kontrolü için beklemiyorlar ve bence her zaman öyle olmalı... Müziğin mesajı bu... Müzik her yerde var..."

    Benim Tatlı Kanaryam konseri, BBC tarafından özel olarak gönderilen bir ekip tarafından da kaydedildi. Konser, BBC Radyo 3'ün 11 yıldır devam eden ve milyonlarca dinleyiciye ulaşan "Dünya Rotaları" programında da yayımlandı.

    Konser, BBC radyosunun Ud Festivali kapsamında yayımlamayı planladığı 6 etkinlikten biri oldu.

    -Rebetika'ya ses veren Eskenazi-

    Şarkıları yıllarca sonra yeniden dillere dolanan, gerçek adı Sarah Skinazi olan Roza Eskenazi'nin tam olarak doğum tarihi bilinmese de kendisi ölümünden iki yıl sonra yayımlanan ve derlemelerden oluşan yaşam öyküsünde, bu tarihi 1910 olarak belirtmiş. Bundan çok daha önce doğduğunu iddia edenler de var. Hiç okula gitmeyen, Yunanistan'a göçten sonra komşuları olan bir kadından okuma-yazma öğrenen Rose Eskenazi, ilk gençlik yıllarında ailesinin şiddetle karşı çıkmasına karşın şarkıcılığa başlar; şarkı söyleyip dans ettiği yerlerde izleyicinin beğenisini kazanır.

    Efsanevi Yunanlı rebetika bestecisi, söz yazarı, düzenlemecisi Panayiotis Toundas ile tanışması hayatında bir dönüm noktası olan Eskenazi, sonradan Odeon Records'un sahibi olan besteci sayesinde birçok şarkısını kaydederek büyük ün kazanır. 1937'de İstanbul'da "His Master's Voice" şirketi için de 78'likler kaydeder; turnelere çıkar.

    1970'lerin sonunda şarkı söylemeyi bırakan, 2 Aralık 1980'de vefat eden Rosa Eskenazi, Yunanistan'ın en ünlü ve sevilen rebetika sanatçısıydı.

    2008'de İsrailli yönetmen Roy Sher, ilk uzun metrajlı, uluslararası bir yapım olan filmini "Benim Tatlı Kanaryam" adıyla Roza Eskenazi için çekmeye başladı. Film, bu yılın bahar aylarında tamamlanarak gösterime girdi.

    Kudüs Uluslararası Ud Festivali'nin ilerleyen günlerinde Türkiye'den şarkıcı Aynur da bir konser verecek.  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim