• BIST 89.695
  • Altın 146,091
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258

    Krizin teğet geçtiği tek sektör

    23.03.2009 15:55
    Krizin teğet geçtiği tek sektör
    5 bin firmanın faaliyet gösterdiği ve 15 milyar dolarlık büyüklüğü temsil eden plastik sektörünün çatı örgütü PAGEV'in Başkanı Selçuk Aksoy ile konuştuk...
    Krizin teğet geçtiği tek sektör Krizin teğet geçtiği tek sektör Krizin teğet geçtiği tek sektör

    - Plastik sektörünün büyüklüğü ne kadar?

    Toplamda 15 milyar dolarlık bir iş hacmimiz var. Ama son kullanıcıya değil de ağırlıklı başka sektörlere yarı mamul veren bir sektörüz. Bu ambalaj olabildiği gibi başka bir ürünün bir parçası olabiliyor.

    - En çok hangi sektöre ürün veriyorsunuz?

    Yüzde 40 ambalaj olarak veriyoruz. Ürünlerimizin yüzde 30'u da inşaat sektöründe kullanılıyor. Bunu beyaz eşya ve otomotiv takip ediyor.

    - Kriz nedeniyle sıralamada bir değişim oldu mu?

    Ekonomik krizin Türkiye'yi pek teğet geçmediği ortada. Bir yanda kapanan fabrikalar, diğer taraftan işsiz kalan onbinler ve kırılan umutlar... Ama her sektör için durum aynı değil...

    5 bin firmanın faaliyet gösterdiği ve 15 milyar dolara ulaşan bir büyüklüğe sahip olan plastik sektörünü kriz gerçekten teğet geçmiş. Ocak-Şubat ihracatı geçen senenin sadece yüzde 3 gerisinde. 2009 sonunda ise en kötü ihtimalle 2008 rakamlarına ulaşılması bekleniyor.

    Plastik sektörünün çatı örgütü PAGEV'in (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Selçuk Aksoy ile hem sektörü hem de krizin nasıl teğet geçtiğini konuştuk... Röportaj iki gün sürecek.

    Ambalaj deyince ağırlık hızlı tüketimde. Burada da önemli bir düşüş olmadığı için ambalaj yerini koruyor. Ama yatırım grubuna giren sektörlerde daha ciddi yavaşlamalar yaşandı.

    - Sektörde kaç firma var?

    5 binin üzerinde. Bunların yüzde 98'i KOBİ düzeyinde.

    - İstihdam?

    Sektörde yaklaşık olarak 250 bin kişi çalışıyor.

    - Sektörün gelişimi nasıl oldu?

    Esas büyümeyi 90'lı yılların sonu ve 2000'li yılların başında yaptık. İhracattaki payı giderek arttı ve kriz dönemleri dışında çift haneli büyüme rakamlarına ulaştık. 2001'den sonra plastik sektörü Türkiye'nin iki katı kadar büyüdü.

    - Nasıl bu kadar hızlı büyüdü?

    İki tane sürücü gücü var. Bir tanesi, plastik malzemeler kullanarak yeni ürünler dizayn edebiliyorsunuz. Başka malzemelerle yapamayacağınız ürünler bunlar. Hafiflik, kolay şekillendirilebilme, tasarıma yatkınlık, izolasyon özelliği ve maliyetler nedeniyle günümüzün dünyasında giderek daha artan oranda plastik kullanılıyor.

    - Yani plastiğin genel kullanım alanlarının artması etkiledi sektörü...

    Evet, hem plastiğe özel alanlar gelişti hem de plastik diğer sektörlerin yerini aldı. Artık daha az cam ambalaj, daha az metal ambalaj yapılıyor...

    Bir de insanlar metali ilk çağlardan, camı 5-6 bin yıldır işliyor ama plastik daha 100 yıllık bir sektör. Ürünlerde çok yenilik ortaya çıkıyor. Eskiye göre çok farklı herşey.

    - Maliyetler nedeniyle mi?

    "Sektörde 5 binin üzerinde firma var. "

    Evet, en önemlisi maliyet. Ama sadece malzemenin kendi maliyeti değil olay. Bugün lojistik de en önemli maliyetlerden biri. Bir ürünü plastikten yaparak bir tıra diğerlerine göre çok daha fazla malzeme koyabiliyorsunuz. Bu da önemli bir maliyet avantajı yaratıyor.

    - Bu geçiş devam eder mi?

    Tabii ki devam edecek. Isıya dayanıklılık gibi bazı doğal sınırları var plastiğin elbette ama bu sınırlara kadar gidecek.

    - Sektörün en gelişmiş olduğu ülke hangisi?

    ABD. Onu Japonya izliyor.

    - Türkiye sıralamada nerede?

    Tüketim olarak 35 kg olan dünya ortalamasının üzerindeyiz. Ama bizim gidecek daha çok yolumuz var. ABD'de yıllık tüketim 120 kg, Japonya'da 110 kg civarında. Bizde 60 kg civarı, Avrupa'da ise 90 kg.

    - Ne kadar ihracat yaptınız?

    Geçen sene 3 milyar dolarlık doğrudan ihracat yaptık. Ama bunun yanında otomotiv ihracında her arabada 100 kg plastik gidiyor mesela. Bunları doğrudan ihracat içerisinde gösteremezsiniz. Ama saydığınızda 7-8 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşıyor.

    - En büyük ihracat pazarı neresi?

    "Plastik diğer sektörlerin yerini aldı. Artık daha az cam ambalaj, daha az metal ambalaj yapılıyor "

    2008'e kadar AB ve komşu ülkelerdi. Ama 2009'la beraber değişiklik olacak, Kuzey Afrika ve Körfez ülkeleri öne çıkmaya başlayacak.

    - Bilinçli bir tercih mi?

    Evet. Dolar/euro paritesindeki değişiklik de bizi biraz buraya itiyor. Biz hammaddeyi dolarla alıp euro ile ihracat yapıyorduk ve parite bizim için avantajlıydı. Ama paritede dolar lehine yaşanan değişimle birlikte biz dolarla iş yapan ülkelerde maliyet avantajı kazanmaya başladık. O yüzden biraz daha bu ülkelere yöneleceğiz.

    - Geçen seneye göre ihracat performansı nasıl?

    Ocak-Şubat rakamlarına bakarsak geçen seneye göre sadece yüzde 3 aşağıdayız.

    - Tüm sektörler krizdeyken siz nasıl kurtardınız?

    Bir kere hammadde fiyatları petrole bağlı olarak yüzde 50 civarı düştü. Sonuçta bizim maliyetlerimizin yüzde 65-70'ini zaten hammadde oluşturuyor ve bu düşüş bizi olumlu etkiledi.

    " Tüketim olarak 35 kg olan dünya ortalamasının üzerindeyiz. "

    Öte yandan ihracattaki fiyat düşüşü ise yüzde 17'de kaldı. İhracatta önemli bir talep daralması olmadığı ve kendi bulunduğu alan nispeten önemli olduğu için önemli bir fiyat kaybı yaşamıyoruz.

    - O zaman kriz sizi pek etkilemedi diyebilir miyiz?

    Tabii ki... Münferit olarak olumsuz olarak etkilenen firmalar elbette vardır ama özellikle ambalaj tarafı çok iyi. Biz krize ihracatla karşı duruyoruz.

    Mesela bize yakın olan bir kauçuk sektörü var. Ama bu sektör otomotiv ağırlıklı olduğu için onları çok olumsuz etkiledi. Bizim ağırlığımız ambalaj olduğu için çok daha iyiyiz.

    Biz hem fiyatlardan hem de talebin düşmemesinden kazandık.

    - 2009 ne olur?

    2009 için kötümser tahminimiz 2008 ile aynı olmak. Ama minimum bir yüzde 5 artış bekliyoruz.

    "Biz krize ihracatla karşı duruyoruz."

    Türkiye'de daha çok otomobil satılacak, ev inşa edilecek.. O anlamda önümüz çok açık. Zaten 2013'de Avrupa'da liderliği hedefliyoruz. ama bu kriz nedeniyle belki bir iki sene ertelenebilir.

    - Pazarın en büyük firması kim?

    En büyük Fırat Plastik. Onu Korozo ve Petkim izliyor.

    - Yabancı sermayeli firma çok var mı?

    Çok az, sadece 128 firma var. Onlar da bir tanesi haricinde pek büyük değil.

    - Neden yok?

    " Biz hem fiyatlardan hem de talebin düşmemesinden kazandık. "

    Bu kötü birşey değil aslında. Türk firmalarının rekabet gücünü gösteriyor. Biz yüksek teknolojili makinalar kullanıyoruz, hammadde tarafında da köprü durumundayız. Dolayısıyla bir rekabet gücü oluşturabiliyoruz, katma değer yaratabiliyoruz.

    - Yani Türk firmaları yeteri kadar iyi diye mi yabancılar girmiyor?

    Evet, giremiyorlar şu anda. Yerliler güçlü olduğu için kolay kolay gelemiyor. Mesela pencere profili sektöründe 70-80 firma ama sadece bir yabancı firma var. Onlar da fabrika satın alarak girdiler zaten.

    - Girmez mi?

    Girer ama Doğu Avrupa ülkelerindeki gibi istila şeklinde olmaz.


    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim