• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596

    Kimimiz tatlı, kimimiz ekşi

    11.01.2009 00:40
    Kimimiz tatlı, kimimiz ekşi
    Bengü, bazı meslektaşlarıyla ilgili yaptığı sert açıklamalardan pişmanlık duyduğunu söyledi.
    Kimimiz tatlı, kimimiz ekşi Kimimiz tatlı, kimimiz ekşi Kimimiz tatlı, kimimiz ekşi

    "Ben çok laf yedim"
    "Gezegen" şarkısıyla geçen yaza damgasını vuran Bengü, o dönemde yaptığı sert açıklamalardan pişmanlık duyduğunu söyledi.

    Hande Yener, Gülşen ve Demet Akalın'la söz düellolarına giren Bengü Kelebek'e konuştu: "Geçen yaz gerçekten çok konuştum. Herhalde başarının verdiği şımarıklıkla yaptım bunları. Şimdi baktığım zaman 'Allah'ım ben bunları nasıl dedim?' diyorum. Gerçi ben de çok laf yedim ve o yüzden yanıt verdim. Ama yine de öyle konuşmamam gerekiyordu"

    Serdar Ortaç'ın şarkısı "Gezegen" ile geçtiğimiz yaza damgasını vuran Bengü, çarpıcı açıklamalarda bulundu... Kollarında selülit olan kadın popçular olduğunu söyleyen Bengü, "Ben her gün, düzenli spor yapıyorum. Hem kendime hem de seyircime saygımdan dolayı. Çünkü piyasada kollarında selülitle sahneye çıkan kadın şarkıcılar var.Bu kadar da olmaz ki" dedi.

    Kaç yaşındasınız?

    - 1979 İzmir doğumluyum. 30 yaşıma geldim ama, minyon olduğum için pek göstermiyorum.

    Zaten bu yıl çok seksi bir kadın oldunuz...

    - Olgunlukla beraber giyinmeyi öğrendim, kendimi keşfettim...

    Soyadınız nedir?

    - Erden...

    Kaç kardeşsiniz?

    - İki. Bir de ablam var. O da gazeteci... İzmir Milliyet'te yazıyor, adı Banu Şen...

    Müzik serüveniniz nasıl başladı?

    - Kendimi bildim bileli müziğe aşığım... Üç yaşında konuşamazken şarkı söylemeye başlamışım, düşünün yani..

    Gerçekten mi, hangi şarkıyı söylemişsiniz peki?

    - Neşe Karaböcek'in "Dilek Taşı" şarkısı üç yaşında ezbere bilirdim. Evde kaydı bile var. Kulağım çok, çok iyi yani. Neyse, bu yeteneğimden dolayı ilkokulda senfoni orkestrasına yazıldım. Sonra Amerikan Koleji'ne başlayınca ayrılmak zorunda kaldım. Üniversite sınavlarına hazırlanırken İstanbul'a gelerek "Popşov" şarkı yarışmasına katıldım ve ikinci oldum. Böylece İstanbul'da hem müzikal hayatım hem de üniversite hayatım başlamış oldu. Marmara Üniversitesi İşletme'de okurken, Popşov Yarışması'nda beni gören Kenan Doğulu, vokalistlik teklif etti. Böylece müzikal serüvenim de başladı...

    Şanslıymışsınız...

    - Evet. Zaten Kenan Doğulu'ya çok hayrandım. Onun vokalistliğini yapmak benim için rüya gibi bir şeydi. Tam dört yıl çalıştım Kenan'la. Ondan çok şey öğrendim. İnsan ilişkilerinden, sahnede nasıl durmam gerektiğine kadar... Çok şey borçluyum kendisine. Daha doğrusu "Doğulu" kardeşlere. Onlarla çok güzel yıllar geçirdim. İlk albümümü /_np/6324/7086324.jpgyaptılar... Bugün, bu yere gelmemde desteği çok fazladır.

    Ozan Doğulu'yla da aşk yaşadınız...

    - Evet... O dönem yaşanması gerekiyormuş, yaşandı. Geçenlerde şu söz aklıma geldi; "Kalbimin sesini kesmedim hiçbir zaman." Ben, hep kalbimin sesini dinledim. Hiçbir zaman da zararını görmedim. Evet o da, o dönem yaşanması gereken bir şeydi, çok güzel bir dönemdi, olmadı, bitti. Şimdi geriye dönüp baktığım zaman güzel hatırlıyorum. Hem Kenan, hem de Ozan benim için her zaman özel insanlardır.

    İşle, aşkı karıştırmanın size bir artısı oldu mu?

    - Bunu hiçbir zaman birbirine karıştırmadık. Bizim duygusal yakınlaşmamız zaten iulk albümüm piyayasa çıktıktan sonra başlamıştı. Bugüne kadar yaşadığım her şey benim için çok özeldir, çünkü beni oluşturuyor. Çok şükür geçmişimde bir leke yok. Bu çok önemli bir şey. Bu işi yapmasam da dikkat ettiğim, özen gösterdiğim tek şey, geçmişimde leke olmamasıdır.

    Neyse, ilk albümümünüzde öyle istediğiniz gibi bir çıkış olmadı galiba...

    - Ben zaten öyle büyük patlamalar hayal etmedim. Ben, bana verilen yeteneğin bir mucize olduğuna inanıyorum. Ben bu işi şöhret olmak, kısa yoldan para kazanmak ya da egomu tatmin etmek için yapmıyorum. Ben sahnede olmayı çok seviyorum. O gün de sahnedeydim, bugün de sahnedeyim. Sadece beni seyredenlerin, dinleyenlerin sayısı arttı, o kadar. Dolayısıyla yaptığım ilk albüm, amacına ulaşmış bir albümdür. Çünkü çok güzel bir albümdü, çok iyi müzisyenlerin imzası var o albümde. Müthiş bir patlama olmadı ama, Bengü bu albümle tanınmış oldu.

    Bu tanınmışlığınız da Ozan Doğulu ile yaşadığınız ilişkinin de payı var...

    - O konuya çok objektif bakamıyorum. Tanınmışlık anlamında bir artısı olabilir tabii... Ama yine söylüyorum, o dönem hem iş hayatımı hem de özel hayatımı hep ayrı tutmuştum, hala da ayrı tutuyorum. O zaman 21 yaşındaydım, çok çocuktum ama bu anlamda çok profesyonelce davrandım.

    Aşk bitti, işte mi bitti? Yani bir albüm yaptınız sonra Doğulu Prodüksiyon'dan ayrıldınız, neden?

    - Yok, bunun aşkla falan ilgisi yok. Niye ayrıldık, ben kendi kanatlarımla uçmak, tek başıma devam etmek istedim. Zaten Kenan'da çok yoğundu. Dolayısıyla prodüksiyon yapmaya vakti olmadı. Ve asla küskün ayrılmadık. Yazın
    görüştük daha kendisiyle. Hala da iyi giden bir ilişkimiz var.

    Ve Serdar Ortaç'la tanıştınız.

    - Evet, Serdar'la ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla tanıştık. Bana çok dostça yaklaştı. Ve bana gerçekten çok emek verdi. Sonrasında da "Korkma Kalbim" şarkısıyla iyi bir çıkış yaptım.

    Serdar'ın sihirli dokunuşu işte...

    - Kariyerimdeki önemli adımı, "Korkma Kalbim" şarkısıyla attım. Bunu ben değil, herkes söylüyor. Neden bu albümle oldu, çünkü ekip doğruydu ve ben, müthiş bir enerji patlaması içerisindeydim. Yapılan iş çok doğruydu. Şarkılar çok doğruydu... Klibimiz çok güzeldi... O albümdeki yani "Taktik" albümündeki bütün şarkılar çok sevildi. Şimdi yazın çıkan "Gezegen"de aynı etkiyi yarattı. Her şey güzel gitti. Ben herkesin bir dönemi olduğunu düşünüyorum. Demek ki benim dönemimde bu zamanmış...

    Ya Serdar Ortaç olmasaydı?

    - Serdar olmasaydı ne olurdu, bilemiyorum. Yine bir şey yapardım... Tabii ki ben yine bundan sonra da Serdar'ın kapısını çalacağım. Ama belki bu iki şarkı kadar beni heyecanlandıracak bir şey olmayacak, belki benim yaptığım bir şarkı patlayacak. Fakat şu da bir gerçek ki, "Korkma Kalbim" ve "Gezegen" şarkıları benim çıkış sürecimi çok hızlandırdı. Önemli olan da bu. Yani şarkıların ve solistin çok iyi olması gerek...

    Serdar Ortaç şarkılarıyla kısa sürede büyük bir yol kat ettiniz ve piyasadaki popçuların arasında yerinizi aldınız...

    - "Lök" diye oturdum... (Gülüyor) Siz bunu başlık yaparmışsınız, benim bütün kariyerde yerde... (Gülüyor) Ya ne oldu bilmiyorum ama "ben de varım" dedim, bu bir gerçek yani... Ben buradan Serdar'a çok teşekkür ediyorum. İyi ki var... Aslına bakarsanız bugün bu noktaya gelmek, öyle çok kolay olmadı. Evet, hızla olmak istediğim yere yaklaştım. Ancak benim dönemim daha yeni başlıyor. Bu yazdan itibaren bu çıkışı yakaladım ve üç ismin arasında ben de yer aldım.(Hande Yener, Demet Akalın, Gülşen) Bu benim için çok gurur verici bir şey. Mesela bu yaz Serdar Ortaç, Demet Akalın ve benim şarkım çok çalındı.

    Hande Yener, Gülşen?

    - Artık muhalefet yapmayacağım. Çünkü hepimizin başarıları ayrı. Ben Gülşen'in sesini çok beğenirim. Albümlerini dinlerim. Hande'nin de eski albümlerini severek dinledim. Şimdiki yolunda da çok başarılı. Birbirimize kötü şeyler söyleyeceğimize herkes işine bakmalı diye düşünüyorum.

    Geçen yaz çok konuştunuz ama... Herkes için bir şeyler söyleyip durdunuz... Ne oldu şimdi?

    - Gerçekten çok konuştum. Herhalde başarının verdiği şımarıklıkla yaptım bunları. Şimdi baktığım zaman, "Allah'ım ben bunları nasıl dedim" diyorum. Bir de şu vardı, ben de çok laf yedim. O yüzden de yanıt verdim. Aslında yanıt vermemem gerekiyordu.

    Siz bir ara Demet Akalın'a takmıştınız...

    Niye taktım bilmiyorum ki! (Gülüyor) Bütün bunlar iki yıl öncesinde kaldı. Artık kendimi her anlamda çok farklı görüyorum. Demet'le şimdi hiçbir sorunumuz yok. Görüşüyoruz da... Aramızda bir kopukluk yok. Ayrıca da olmamalı. Çünkü hepimizin tadı farklı...

    Sizin nasıl bir tadınız var?

    - Hande Yener, Gülşen, Demet Akalın, ben bambaşkayız. Kimimiz daha tatlıyız, kimimiz daha ekşi.

    Siz tatlı olan mısınız?

    - Buna halk karar verir...(Gülüyor) Ben bir şey diyemem... Biraz da yeni projelerimden söz etmek istiyorum...

    Hadi değiştirin bakalım lafı...

    - (Gülüyor) Ne yapayım, korktum sizden vallahi... Şimdi bir slow şarkıma klip çekeceğiz. Ondan sonra da yepyeni bir sürece gideceğim. Yaz için yine bomba gibi bir iş yapacağım. Albüm değil de, başka bir şey yapacağım. Bu da sürpriz olsun. Fakat niyetim, bu yaz da ön planda olmak...

    Sevdiniz ön planda olmayı...

    - Şu anda tek rakibim, "Gezegen..." (Gülüyor) Başka rakibim yok. Şu anda tek rakip o, o yüzden onu geçmeliyim. Beğenilmek, alkışlanmak ve onaylanmak benim için ekmek, su gibi bir ihtiyaç gibi oldu. O yüzden hep başarılı olmak istiyorum. Ama bunu dengede tutarak tabii ki.

    Estetik var mı sizde?

    - Yok, ama ileride yaptırabilirim. Şu an her gün spor yaparak fiziğimi korumaya çalışıyorum. Spor benim için vazgeçilmez bir şey. İki kilo alsam, hemen spor yaparak vermeye çalışıyorum. Çünkü bazen sahneye çıkan kadın sanatçılara bakıyorum, kollarında selülit var. Çok hoş görünmüyor. Bunlara dikkat etmek gerek. Bu kendine, seyirciye saygıdır.

    Kollarında selülit olan poçular mı var, kim bunlar?

    - Ya polemik istemiyorum. Bu herkesin kendi seçimi... Kolda da selülit olur, olmaz mı? Bu kendine bakmaklı ilgili bir şey.

    Aşkı kompleksiz yaşarım

    Kaç yaşında aşık oldunuz?

    - Sanırım ben, bir yıl önce aşık oldum. Biraz geç ama, öyle yani. (Gülüyor) Bundan önce üç tane erkek arkadaşım oldu ama, yıllar geçtikçe insan aşkı daha bir bütün olarak görüyor. Büyükdükçe içinizdeki duyguyu, heyecanı daha iyi analiz edebiliyorsunuz. O yüzden şu an çok doğru bir ilişki yaşıyorum. Aşk bence, dört dörtlüğe yakın olduğu zaman daha sağlam, inandırıcı oluyor.

    Şu dört dörtlük aşkı bir tarif eder misiniz?

    - Karşındaki insanı mutlu edebildiğini, onun gözünden anlayabiliyorsan, onun bir tek cümlesi seni mutlu edebiliyorsa, aşk sağlam başlamıştır demektir. ben, yaşım ilerledikçe hep daha doğru bir şey yaşadım. Ama bu, bundan önceki ilişkilerimin doğru olmadığı anlamına gelmez. Onlara da hiç aşık olmamışım gibi algılanmasın ama, şu an ki düşüncem böyle...

    Biraz önce sohbet ederken, "erkekler çok zor" dediniz... Açalım mı biraz?

    - İnsan ilişkileri her zaman zor zaten. Bir şeyi ayakta tutmak, emek vermek her anlamda zor. Ama erkekler çoğu zaman anlaşılmaz olabiliyor. Belki de işin sırrı, büyüsü burada. Ancak ben hiçbir zaman onları çözmeye çalışmadım. Hep içimden geldiği gibi davrandım, bundan da kazandım. Öyle kadınsı oyunlarım yoktur. Yani o beni aramadı, ben de onu aramayacağım, gizemli olayım, üstüne düşmeyeyim gibi şeylerim hiç yoktur. Bir ilişki yaşarken beni görseniz, "Bu Bengü mü?" dersiniz. Ben sevdim mi, çok severim, çok emek veririm ve o sevginin, aşkın peşinden giderim. Çok yürekliyimdir. Hiç öyle kompleksler yapmam. Bence de böyle olmalı. Yani için, dışın bir olmalı.

    Sevgiliniz Akın(Altan) Bey'le, "Issız Adam"ı izlediniz mi?

    - Evet, izledik... Ben hüngür hüngür ağladım, erkek arkadaşım, "Karnım çok acıktı, kokoreççiye gidelim mi?" dedi. (Gülüyor) Adam mutlu, yalnız değil çünkü.

    Evlenecek misiniz?

    - Şu an böyle bir plan yok. Ama bir gün ben de bir yuva kurmak istiyorum.


    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim