• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Kılıçdaroğlu'na yeni lakap

    01.01.2011 16:16
    Kültür Bakanı Günay iki dil önerisinin tartışılmasına karşı değil ama zamanlama yanlış
    Kılıçdaroğluna yeni lakap
    Kılıçdaroğlu'na yeni lakap Kılıçdaroğlu'na yeni lakap Kılıçdaroğlu'na yeni lakap

    Kültür Bakanı Günay iki dil önerisinin tartışılmasına karşı değil ama zamanlama yanlış

    Kılıçdaroğlu"nu “Cin olmadan adam çarpan acemi bir cingöz” diye tanımlayan Günay, iki dil tartışmalarına ilginç bir benzetmeyle katıldı.

    Kürtçe"yi endemik bir bitki olarak gören Bakan Günay, “Bu topraklarda bulunan endemik bir bitkiyi bizim yok etme değil tersine koruma kollama, gelecek kuşaklara aktarma görevimiz var” diyor.

    Polemiksever Türk siyasetinin yeni bir tartışma konusu iki dilli yaşam... BDP'nin büyük tepki toplayan bu önerisi aralarında hiç gerilim eksik olmayan iktidar ile muhalefet partilerini ilk kez birleştirdi. Liderler koro halinde "Tek dil" çığlığı atarak "olmaz" karşılığı veriyor. Tartışmaya katılan MGK da son toplantısında aynı sözü tekrarladı.

    Kabinenin farklı bakış açılarıyla dikkat çeken bakanlarından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise bu kadar sert değil. Tartışmaya yeşil ışık yakan Günay bunun sadece zamanlamasını yanlış buluyor.

    TARTIŞMA SEÇİM SONUNA KADAR DONDURULSUN
    “Belediyelerde, tabelalarda farklı dil kullanma resmi dil anlayışını deler mi delmez mi?” sorusunun soğukkanlılıkla, derinliğine tartışılabileceğini söyleyen Günay ancak seçim öncesi bu tartışmayı talihsiz buluyor. Günay"ın öneriyi getirenlere bir tavsiyesi var:
    “Eğer niyetleri gerçekten kültürel çoğulculuk ise benim tavsiyem bu tartışmayı dondursun, ertelesinler. Seçimden sonra bu alınan mesafeyi kaybetmeyecek şekilde aklı başında bir duruş sergilemek lazım ve bundan fazlasını seçimden sonra konuşmak gerek. Seçimden sonra anayasa tartışması başlatacağız zaten. O zaman toprak vatan bütünlüğünü bozmadan özgürlükler nereye kadar bunları konuşalım.”

    KILIÇDAROĞLU CİNGÖZ, CHP"DE YABANCI MADDE ÇOK

    Günay"a yükselişe geçtiği iddia edilen CHP"deki gelişmeleri de sorduk. Kılıçdaroğlu"nu “Cin olmadan adam çarpan acemi bir cingöz” diye tanımlayan Günay, son kurultayda PM"ye ilk kez giren merkez sağ partilerden gelen isimleri ima ederek, “Partiye çok yabancı madde getirdi. Parti tarihi ile ilgisi olmayan birçok insan partiye girdi. İçeride sıkıntı, sarsıntı olabilir” yorumu yaptı. Kılıçdaroğlu"nun hiçbir söylediği açılımcı gelişmeci yaklaşımın arkasında durmadığını ileri süren Günay, MHP"yi ise Türkiye ve dünyayı doğru okumamakla suçladı. Günay"a göre iki muhalefet partisi seçimde yerlerini korurlarsa kendileri için başarılı olacak. AK Parti"nin oy oranı ise 40-50 bandında.

    Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 2010 yılının son röportajını İnternethaber"e verdi. 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasıyla ilgili gelinen süreç, Kemal Türkler davasının zaman aşımına uğraması gibi konularda yargıyı topa tutan Günay, iki dilli hayat tartışmalarına ise farklı bir noktadan baktı. Diyarbakır Cezaevi"nin müzeye dönüştürülmesi önerisine sıcak yaklaşan Günay"ın internethaber"in sorularına verdiği cevaplar şöyle oldu:

    - Müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi"ni gezerken idam sehpasından çok etkilendiğinizi öğrendik. Ne hissettiniz?
    Hukukçu olmama rağmen hiç darağacı görmedim. Avukatlık yaptığımda infaz görmeye de otopsiye de girmedim. Otopsiye girmemek için babam çok istemesine rağmen doktor bile olmadım. Orada görünce irkildim. Deniz"i Cihan Alptekin"i yakın tanırım. Aramızda ideolojik farklılıklar vardı. Ben her zaman demokrasiye inandım, demokratik sosyalizm çizgisinde oldum. Fakat o arkadaşlar daha heyecanlı, ataktı. Bir topluluk olduğunda öne koşar slogan atarlardı, ben ise o topluluklarda konuşma yapardım. Yakın arkadaştık ancak aramızda yöntem farkı vardı. Ama yurtseverlerdi. Memleketi canlarından çok severlerdi. Ne yazıkki 27 Mayıs"a rağmen tekrar gelen DP çizgisi sonrası "bunlar demokrasi ile yenilemiyor darbe ile alaşağı etmek gerek" diyenler onların coşkularını kullandı, heyecanlarını ateşe sürdü.

    - Bütün dünyayı kasıp kavuran bir 68 hareketi varken bizimkilerin arkasında darbeciler mi vardı?
    Bizim 7-8 yıl öncemizde tarihimizin en ayıplı sayfası 27 Mayıs darbesi vardı. Üç seçim kazanmış bir iktidar alaşağı edildi. Sonra aynı çizginin gelmesine karşı bir tahammülsüzlük vardı. 68"deki ortamı uygun gördüler. Masum öğrenci talepleri daha sonra hükümet devirmeye dönük silahlı eylemlere dönüştü. Sonra gördük ki bunların arkasında cuntacı bir grup var. Bir kısmı Cumhurbaşkanı adaylığına kadar çıktı. Bu gençler ise canından oldu.

    CUNTACILARIN KUYRUKLARI DIŞARIDA

    - Yumurta eylemi sonrası sanki İngiltere"deki gibi büyük bir öğrenci muhalefeti varmış gibi bir tepki gösterildi. Böyle bir tehlike mi vardı?
    Bu terbiyesizlik… Böyle bir tehlike yok. Birilerinin elinden gelse işçileri öğrencileri sokağa sürerek böyle bir şey yaptırmaya çalışacak. Şimdi de derinde bir yerde cuntacı özlem vardı. Ama bu Ergenekon soruşturmaları ile cuntacıların kafaları hapsoldu, şimdi kuyruklar dışarıda kaldı, bir miktar o kuyruktakilerin can havliyle çırpınışları var ama buradan darbe için ortamı kışkırtmak yok. Ama seçime giderken toplumu kamplaştırmak sağduyuyu tatile çıkarmak gibi arayışlar var. O nedenle gençlere her türlü protesto eylemi gençlerin hakkıdır ama işin terbiyesizliğe varmasını doğru bulmam. İki anayasa profesörüne yumurta atmak terbiyesizliktir. Bazı hocalar da bu demokrasi, öğrencilik, üniversite adabına uygun değil diyeceğine kışkırttı. Benim tepkim öğrencilerden çok bunu yapanlara.

    YUMURTANIN PİŞMİŞİNDEN DE ÇİĞİNDEN DE HOŞLANMAM

    -Daha özgür demokratik Türkiye derken bu tepki çelişmiyor mu?
    Yumurta atan öğrenciye ceza isteyen yürütme değil yargı. Ona verilecek cezayı yasa yargı saptıyor. Biz başvuruyor bazen mahkemeler tersi karar verebiliyor.

    - Size yumurta atan oldu mu hiç?
    Allah"a şükür yemedim. Yumurtanın pişmişinden de çiğinden de pek hoşlanmam doğrusu. Ama yargı ile yürütmeyi karıştırmayalım. Bazen yargı demokratikleşme açılımlarını bilerek bilmeyerek sabote edici kararlar ortaya koyabiliyor. Bunun faturası da hükümete çıkıyor.

    YARGININ BEDELİNİ ÖDÜYORUZ

    - Ama Başbakan"ın söylediği söz bir eleştiri değil talimat olarak algılanmıyor mu?
    Olur mu? Yargı bağımsız talimat diye bir şey var mı? Adalet Bakanına en ağır şeyleri söyleyen yargı mensupları Başbakanın öfkesinden mi etkileniyor. Yargı işine geldiğinde bağımsız işe gelmeyen bir karar çıkınca hükümet sorumlu oluyor. Doğuda bir operasyon yaparken, seçilmişlerin bileğine kelepçe takarken, tazminat istenen bir durumda beraat ettirirken veya yaptığımız bir işlemin gelişi güzel bir gerekçeyle yürütmesini durdururken bağımsız. Biz çoğu zaman yargının bedelini ödüyoruz.

    SAVCILARA DEMOKRASİ ÇAĞRISI

    - Anayasa değişikliği sonrası 12 Eylül darbecilerini yargılama yalan mı oldu?
    Geçici 15. madde ile hak arama sürecimiz kesilmişti. Yani hak arama süresi imkanımız vardı da aramadık değil. O hak arama imkanımız maddenin kalkması ile şimdi başladı. Bizim tezimiz 82 anayasanın 15. maddesi nedeniyle zaman aşımı işlememiştir, donmuştur. Şimdi kalktı. Hadi hadi… hukuk devleti demokrasiyi korumak adına adım atın. Bir de 12 Eylül de işlenen suçların büyük kısmı insanlık suçudur bunların zaman aşımı olmaz. Ama Türkiye"de darbe rejimlerinde cüppelerini kavuşturarak darbecilerin önünde teveccüh edenler henüz demokrasi ve hukuk devletini koruma noktasında dik durma iradesini gösteremediler. Yargı böyle yapabilirdi ama yerel savcılar işi Yargıtay"a gönderdi, şimdi o da susuyor.

    Bir savcı istiyorum ki dava açacak. Çıkartın bunları yargının önüne. Savcı zaman aşımına uğradı diyemez ki savcı davayı açar onu yargı der. Bunu diyecek yargıyı görelim. Yargı gözünü kırpmadan üç seçim kazanmış partiye dava açabiliyor ama darbeci generale dava açamıyor. Geçici 15. maddenin kaldırılması ile bir ayıp kalktı ama somut sonucu olarak savcıların dava açma cesaretini göstermesi gerekiyor.

    AVAZIM ÇIKTIĞI KADAR HAYKIRMAK İSTİYORUM

    - Kemal Türkler davası daha yeni zaman aşımına uğradı. Ama bununla ilgili de iktidara yükleniyorlar.
    Yargı Kemal Türkler davasını uzata uzata zaman aşımına uğrattı. 12 Eylül öncesinde işlenen birçok suçta derin devletin parmağı var. Bunların nihai bir sonuca bağlanmasını ne yazıkki o iç mekanizmalar çeşitli biçimlerde etkilediler. 16 Mart katliamı da böyle oldu. Avazım çıktığı kadar haykırmak istiyorum. Kemal Türkler dünyanın tanıdığı demokrasi yanlısı bir sendikacı İstanbul"un ortasında öldürüldü ve 30 yıl geçti üzerinden. Hukuk adamlarının bir özeleştiri yapması ve utanması gerekir. Buna biz napalım.

    KÜRTÇE ENDEMİK BİR BİTKİ

    - İki dilli hayat tartışmaları yapılırken gözler sizin bakanlığınızda. Belki de açılımın asıl uygulayıcısı kurum sizsiniz.
    Daha açılım tartışmaları başlamadan Hakkari"ye gitmiştim. Akşam kültür merkezinde yapılan gecede Kürtçe-Türkçe şarkılar söylendi. Orada TRT repertuarında Hakkari"den 3 türkü olduğunu öğrendim. Niye 23 değil çünkü Kürtçe olanları almamışlar. Bu haksızlık. Bu topraklarda Türkçe Kürtçe, Lazca ağıt şarkı ne varsa ayrımsız kaydetmeliyiz. Bu toprakların zenginliğini yok sayma, üzerini çiğneme hakkımız yok. Bu topraklarda bulunan endemik bir bitkiyi bizim yok etme hakkımız var mı. Tersine koruma, kollama, gelecek kuşaklara aktarma görevimiz var.

    Kürtçe tiyatroya destek verdik. Kürtçe bir oyuna devlet tiyatroları sahnesini açtık. Mem-u-zin"i Kürtçe-Türkçe bastık. Şimdi Kürtlerin Yunus Emre"si olarak görülen Fakıhi Teyran"ın bir eserini basmayı planlıyoruz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim