• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Kene için yeni serum

    11.04.2009 17:00
    Kene için yeni serum
    Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı açısından metropollerde risk olmadığı halde panik yaratmanın doğru olmadığını, kırsal kesimde farkındalık yaratılarak davranış değişikliği oluşturulmasının büyü
    Kene için yeni serum Kene için yeni serum Kene için yeni serum

    Sağlık Bakanlığı tarafından Hekimevinde Müsteşar Prof. Dr. Nihat Tosun, Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zati Vatansever, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi (RSHM) Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu ve Numune Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Şefi Doç. Dr. Hürrem Bodur'un katıldığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı.

    Toplantıda bir sunum yapan, Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Vatansever, son yıllarda KKKA hastalığı nedeniyle her böceğin kene zannedildiğini, bu hastalığı bulaştıran kenelerin havaların ısınmasıyla yerin altında saklandıkları 1-1,5 metre derinlikten yeryüzüne çıktıklarını anlattı.

    Bu kenelerin yanlarına yaklaşan konak olması halinde uyarıldığını ve bu konağa doğru ''koşarcasına'' gittiklerini belirten Vatansever, şunları söyledi:

    ''KKKA hastalığını yapan kenelerin büyük şehirlerle, hatta ahırlarla ilgisi yoktur. Bu keneler Türkiye'de şimdiye kadar bin 100 köyde görüldü. Şehir merkezlerinde bunlara rastlanmıyor. KKKA, tarlalarda çalışanların hastalığıdır. 7 risk bölgesi Yusufeli'den Karabük'e kadar uzanıyor. Bu hastalığa kuru vadi sistemlerinin etrafında rastlanıyor. Meşelik, kurak, yaban hayvanları ve yerden beslenen kuşların bulunduğu yerlerdeki keneler KKKA hastalığı yapıyor. Bu nedenle büyük şehirlerde yaşayanlar panik olmamalı. Büyük şehirlerdekilerin yüzde 60'ı kaplumbağa kenesi olduğu için boş yere telaş yaşanıyor. Tokat, Çorum ve Yozgat çevresindeki keneler KKKA hastalığına yol açıyor.''

    KKKA hastalığını yapan keneler yerden beslenen kuşları konak olarak kullandıkları için ''doğaya keklik salmanın yararı olmadığını'' vurgulayan Vatansever, bu hastalıkla mücadeleyle ilgili şu bilgileri verdi:

    ''İnsan kene teması ortadan kalkarsa bu hastalık da ortadan kalkar. Bu nedenle kişisel korunma tedbirleri gerekli. Evcil hayvanların ilaçlanması da kene sayısını azaltır. Biyolojik mücadele, çevre ilaçlaması kesinlikle yapılmamalı. Kırsal kesimde yaşayanlar eve döndüklerinde vücut muayenelerini mutlaka yapmalıdırlar. Nasıl ki her gün ineklerini sağmayı unutmuyorlar, bunu da unutmamalılar. Vücuda tutunan keneler hemen çıkarılmalıdır. Çünkü kene vücutta ne kadar uzun süre tutunursa o kadar çok virüs bulaştırır.''

    ''3-4 YIL İÇİNDE AŞI ÜRETİLEBİLİR''-

    Bodur, yeni tedavi yöntemlerine ilişki bir soru üzerine, KKKA hastalığında destek tedavisinin temel olduğunu, geçmiş yıllarda deneme aşamasında bazı ilaçlar uygulandığını söyledi. Bu yıl ilk kez hastalarda immün plazma tedavisine başlanacağını bildiren Bodur, bunun hastalığı geçirenlerin kanlarından hazırlanan serumlar olduğunu açıkladı.

    Doç. Dr. Mustafa Ertek ise konuyla ilgili bilgi verirken, KKKA hastalığının tedavisine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. 4 ilde hastalığı geçirenlerin kanlarındaki yüksek antikorların toplandığını, bunlardan immünglobulin hazırlandığını anlatan Ertek, bu serumların ön çalışma amaçlı olarak bir kaç hastanede kullanılacağını söyledi.

    Ertek, olumlu sonuçlar alındığı takdirde bunların daha geniş bir hasta kitlesi üzerinde de uygulanabileceğini belirtti.

    Orta vadede ise hastalığa karşı atlardan elde edilen serumların hazırlanmasının öngörüldüğünü bildiren Ertek, uzun vadede de aşı geliştirilmesi üzerinde durulduğunu anlattı.

    Ertek, Elazığ'da Veterinerlik Fakültesi ile yürütülen TÜBİTAK projesi çerçevesinde, 3 haftadır aşı çalışmalarının atlar üzerinde yapıldığını, başarılı sonuçlar alınması halinde 3-4 yıl içinde aşı üretiminin söz konusu olabileceğini açıkladı.

    -İSHAL VAKALARI-

    Buzgan, içme suyu kaynaklı ishal vakaları ile ilgili de açıklamalarda bulundu.

    ''Son olarak Tokat-Erbaa'da 7 bin kişinin ishal nedeniyle hastanelere başvurduğunu'' belirten Buzgan, ülkenin büyük bölümünde suların klorlanmasıyla ilgili sorun olmadığını, ancak kaynak, kuyu suyu ve havzalarla ilgili problemler ortaya çıktığını anlattı.

    Bu sorunların koruma bantlarının eksik olmasından kaynaklandığını, yağışlarla birlikte taşkınlar sırasında hayvan çıktılarının içme sularına karışabildiğini kaydeden Buzgan, İçişleri Bakanlığı ve valiler kanalıyla belediyeleri bir kez daha uyardıklarını söyledi.

    Buzgan, temiz su temininin belediyelerin en büyük görevi olduğunu, gerekli önlemleri almadığını tespit ettikleri belediyeleri afişe ederek suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

    -REHABİLİTASYON MERKEZLERİNİN SAYISI ARTACAK-

    İsviçre'de ötenazi olmak isteyen felçli bir hastayla ilgili soru üzerine, Müsteşar Nihat Tosun, Sosyal Güvenlik Kurumu ile görüşüp, bu hastanın gereksinimlerinin karşılanması adına kendi üzerlerine düşeni yapacaklarını belirtti.

    Ülkede gelişmiş rehabilitasyon merkezlerinin sayısının az olduğunu, ama bunların artırılması için çalışmaları olduğunu kaydeden Tosun, ''Planlamamızı yaptık. Proje çalışmalarını, bölgeleri de belirledik. Sağlık kampüslerinde bu merkezler de yer alacak. Bunlar çok uzak olmayan bir süreçte hizmete sokulacak'' diye konuştu.

    Buralarda çalışacak insan kaynaklarıyla ilgili de çalışma yürüttüklerini, gerekli elemanların YÖK ile görüştüklerini bildiren Tosun, ''Bu hastalar belirli dönemlerde rehabilitasyon için bu merkezlere yatırılacak. Bugün bunu çok az hasta için yapabiliyoruz'' dedi.

    -''DİNLENMİŞ ETLERDEN GEÇMEZ''-

    Toplantıya katılanlar daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladılar.

    Vatansever, bir soru üzerine, KKKA hastalığını yapan virüsün dış ortama dayanıksız olduğunu, bu yüzden virüsle enfekte hayvanların dinlenmiş etlerinden hastalığın bulaşmadığını belirtti.

    Bodur ise Türkiye'de bugüne kadar hastalığın bu yolla bulaştığı bir vaka görülmediğini bildirdi.

    ''KKKA hastalığına yakalananlardan hayatlarını kaybedenler olduğu gibi iyileşenler de bulunmasının nedeni''nin sorulması, Bodur, Türkiye'de vakaların yüzde 5'inin hayatını kaybettiğini kaydederek, ''Burada destek tedavisi çok önemli. Ayrıca, erken tanı, uygun hastaneye yönlendirme de tedavide etkili. Genetik faktörler de söz konusu. Bazılarında vücuttaki virüs miktarı artıyor ve ölüme neden oluyor'' diye konuştu.

    Bir başka soru üzerine ''kene kovucu spreylerin kullanılmasını'' tavsiye eden Vatansever, bunların kullanımının kırsalda yaşayanlar için alışkanlık haline getirilmesi gereğine dikkati çekti.

    Buzgan da, riskli bölgelerde dağıtılmak üzere 200 bin doz temin ettikleri spreylerden dağıttıklarını ve dağıtmaya devam edeceklerini bildirdi. Kırsalda tarımsal faaliyette bulunanlar için bu spreylerin kullanılmasını önerdiklerini ifade eden Buzgan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın da hayvanlar için ilaç dağıttığını anlattı.

    Turan Buzgan, şunları kaydetti:

    ''Metropollerde risk olmadığı halde panik yaratmak doğru değil. Aslolan kırsal kesimde farkındalık yaratmak ve davranış değişikliği oluşturmak. Riskli bölgelerdeki köyler için sağlık ekipleri oluşturduk. Ev ev gezerek halkımızı bilgilendiriyoruz. Buralarda öğretmen, imam ve muhtarlardan yararlanıyoruz. Çalışmalarımızı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile koordineli yürütüyoruz. Kene kovucuları ücretsiz dağıtıyoruz.''

    ''Kenelerin evde mi yoksa bir sağlık kuruluşunda mı çıkarılması gerektiği'' sorusuna, Prof. Dr. Zati Vatansever, ''Keneleri hemen tutunduktan sonra çıkarırsanız risk olmaz. 6-12 saate kadar vaktiniz var. Kendiniz evde çıkartın. Eldiven, gazete veya bir naylon parçasıyla tutarak çıkartabilirsiniz'' yanıtını verdi.

    Mehmet Ali Torunoğlu ise kene çıkarmayı bilenlerin bunu evde kendilerinin yapabileceğini, bilmeyenlerin ise hekime gitmelerinin yararlı olacağını belirterek, ''Ancak, bundan sonraki süreçte bu kişiler kendilerini iyi takip etmeli, ateş ve halsizlik gibi durumlarda bir sağlık kurumuna başvurmalıdırlar'' önerisinde bulundu.

    Bu yıl içinde henüz yeni bir vaka görülmediğini, geçen yıl ise bin 315 vakadan 63'ünün kaybedildiğini kaydeden Torunoğlu, aynı dönemde sağlık kurumlarına kene tutunması nedeniyle 285 bin kişinin müracaat ettiğine dikkati çekti.

    Gazeteport

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim