• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426

    Kandil'de kan ticareti

    21.05.2012 09:59
    TOBB Genel Kurulu'nda SABAH'ın "Sadece o kaldı" manşetini hatırlatan Erdoğan "Ofisin önünde on yıl önce hatıra fotoğrafı çektirmişler. 19 kişi var. Şimdi sadece taşeronluk ofisinin sahibi hayatta" dedi
    Kandilde kan ticareti
    Kandil'de kan ticareti Kandil'de kan ticareti Kandil'de kan ticareti

    Başbakan Tayyip Erdoğan, daha önce sık sık dile getirdiği eleştirilerini bu kez CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzüne söyledi. TOBB Genel Kurulu'na katılan Erdoğan, burada kendisini dinleyen Kılıçdaroğlu'na anayasa ve terör konularında mesajlar verdi. "Biz parti olarak yeni anayasa çalışmalarında masadan kalkan taraf asla olmayacağız" diyen Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na isim vermeden şunları söyledi: "Daha düne kadar Kürt meselesini inkar edenler, bugün son derece muğlak biçimde toplumsal uzlaşmadan söz ediyor. Peki, nedir toplumsal uzlaşma? Hakkari'ye gidip Türk bayrakları olmaksızın miting yapmak mı?" Konuşmasında SABAH'ın manşetini de hatırlatan Erdoğan'ın mesajları şöyle oldu:

    SABAH'IN MANŞETİ
    Yeni bir anayasa konusunda parti ve hükümet olarak hiçbir ön yargımız yok. Elbette ülkenin ve milletin sınırları, bizim sınırlarımızdır. Ama bu sınırlar dairesinde huzuru, barışı, refahı, dayanışmayı ve kardeşliği pekiştirmek isteyen her adımın arkasında oluruz. Dayatmayla yapılan reformların, dayatmayla yapılan anayasaların Türkiye'ye fayda sağlamadığını, tam tersine zarar getirdiğini hep birlikte gördük ve yaşadık. Yeni bir anayasa için oluşan fırsatın hiçbir şekilde dayatmayla, zorlamayla heba edilmesini istemeyiz.
    Biz parti olarak yeni anayasa çalışmalarında masadan kalkan taraf asla olmayacağız, asla. Sürecin kilitlenmesine, bütün bu sarf edilen enerjinin heba edilmesine de göz yummayacağız. Uzlaşma, herkesin heybesindekini karşı tarafa dayatması değildir. Uzlaşma, tarafların birbirine doğru adım atması, atabilmesidir. Uzlaşma, ortak bir noktada buluşabilmektir. Farklılıkları değil, ortaklıkları öne çıkarabilmektir. Hiç kimsenin, hiç bir güruhun zihnindekini, heybesindekini bütün bir millete dayatmasına, böyle bir girişimine, böyle bir girişimin içine girmesine rıza göstermeyiz ama sürecin kilitlenmesine de müsaade etmeyiz.
    Birileri gitmiş Kuzey Irak'ta, Kandil Dağı'nda bir taşeronluk ofisi açmış. Bu taşeronluk ofisinde ne yazık ki kanla, canla alışveriş yapılıyor. Oradan sadece belli kişi ve gruplar değil, Türkiye'ye karşı hasmane tutumu olan belli ülkeler, belli odaklar da gidiyor kan karşılığı, can karşılığı alışveriş yapıyorlar. Kan akıtarak, can alarak ticaret yapan bu taşeronluk ofisi sahipleri ticaretlerini zarara uğratacak her faaliyetin önünde durmaya çalışıyorlar. Böyle karlı bir iş yeri varken sahipleri orayı niye kapatsın?
    (SABAH'ın "Sadece o kaldı" manşeti) Türkiye'de adının başında milletvekili sıfatı olanlar, adının başında genel başkan sıfatı olanlar pervasızca çıkıp dağdaki gençleri teşvik edebiliyorlar. Neden? Çünkü, onlar da işte o taşeronluk ofisinden besleniyor. Kürt kökenli kardeşlerimin çocukları dağda ölürken, bizim gençlerimiz, polisimiz, askerimiz şehit olurken bu baronlar semirdikçe semiriyor. Bir gazetede çok enteresan bir fotoğraf yayımlandı. Deyim yerindeyse ofisin önünde hatıra fotoğrafı çektirmişler, on yıl önce çekilmiş fotoğraf. Fotoğrafta 19 kişi var ve 13'ü çatışmalarda ölmüş, biri kayıp, biri yakalanmış, biri vesaire... Sadece taşeronluk ofisinin sahibi hayatta. Bunların siyasi uzantısı olan parti bunu sorgulamayacak mı? Uyuşturucu ticaretine, örgüt içi infazlara, örgütün faili meçhullerine, tacizlere, tecavüzlere, mağarada katledilen kadınlara ses çıkaramazlar. Ama çıkarlar utanmadan, sıkılmadan 'Dağa çıkan PKK'lı teslimolmasın' demek pervasızlığını, sorumsuzluğunu sergilerler.
    Türkiye maalesef gönül birliği içinde bir yaklaşım sergileyemedi. Siyasetçi, medya, sivil toplum sergileyemedi. Daha düne kadar Kürt meselesini inkar edenler, bugün son derece muğlak biçimde toplumsal uzlaşmadan söz ediyor. Peki, nedir toplumsal uzlaşma? Hakkâri'ye gidip Türk bayrakları olmaksızın miting yapmak mı? İstismar mı? Acı ölümler üzerinden istismar siyaseti yürütmek mi? Kan üzerinden oy devşirmeye çalışmak mı? Anayasa değişikliği halk oylamasında hayır oyu kullanmak mı? Onlarla aynı kefede hareket etmek mi?
    Bakın, tüm bu operasyonlara karşı tek yürek olmak zorundayız, sağduyulu olmak zorundayız. Bu ülke üzerinde operasyon yapmak, ameliyat yapmak isteyenlere karşı tek yürek olmak zorundayız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Çok mesafe kaydettik. İnşallah azimle, kararlılıkla yolumuza devam edecek, Allah'ın izniyle terör meselesini de bu ülkenin gündeminden er veya geç çıkaracağız.

    Zirvede yetkiler düzenlenmeli
    TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlık sistemine şöyle değindi: "Yönetim sistemi istikrarsızlık kaynağı olmaya aday. Cumhurbaşkanı artık halk tarafından seçilecek. Hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan halkın oyuna dayanacağı için, birlikte çalışmalarında sıkıntı yaşanabilir. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri yeniden düzenlenmeli."  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim