• BIST 75.433
  • Altın 129,337
  • Dolar 3,4396
  • Euro 3,6861

    Kalp çizip Acun'a verdim

    03.02.2012 22:13
    Kalp çizip Acuna verdim
    Acun Ilıcalı'nın eşi Zeynep Ilıcalı "anne Zeynep"i Parents dergisine anlattı.
    Kalp çizip Acun'a verdim Kalp çizip Acun'a verdim Kalp çizip Acun'a verdim

    Adı yıllarca Acun Ilıcalı’nın eşi olarak anıldı, daha çok özel hayatıyla gündeme geldi. Ama artık yavaş yavaş iş kadını kimliğiyle de ön plana çıkmaya başlıyor. Geçen yıl bir dekorasyon mağazası açan Zeynep Ilıcalı, aynı zamanda, ilgili, coşkulu, neşeli bir anne. Leyla ve Yasemin adlı iki kızı olan Ilıcalı, “anne Zeynep”i Parents dergisine anlattı.

    İki çocuklu yaşam nasıl gidiyor?

    - Çok güzel ve kolay. Çocukluğumdan beri bebeklere düşkün olduğumdan, evlenir evlenmez çocuğum olsun istedim. Ben herkesin iki ya da üç çocuğu olması gerektiğini, çocuklu hayatın çok keyifli olduğunu düşünenlerdenim.

    Anne olduğunuzda kaç yaşındaydınız?

    - Leyla doğduğunda 28 yaşındaydım. Anne olmak için ideal bir yaştı bence; hele ikinci çocuğu da düşünüyorsanız... Anne olmamak gibi bir şeyi hiç düşünmedim, aksine anne olmak istemediğini söyleyen kadınların da yalan söylediğini düşünüyorum. Çünkü annelik kadının doğasında, ruhunun derinliklerinde olan bir şey.

    Hamile olduğunuzu nasıl öğrendiniz?

    - İlk hamileliğimde çok fazla yemek yemeye ve uyumaya başlamıştım. Kendimi çok yorgun hissediyordum. Ayrıca canım çok fazla turşu çekmişti. Bu belirtilerle doktora gittim ve hamile olduğumu öğrendim.

    Bu haberi eşinizle nasıl paylaştınız?

    - Doktora gittiğim gün eşim yurtdışından dönüyordu. Ultrason görüntüsüne bir kalp çizerek kendisine verdim, çok sevindi.

    EŞLER DOĞUMA GİRMEMELİ

    Hamileliğiniz nasıl geçti?

    - Açıkçası hamile olduğumu öğrendikten sonra bütün o yorgunluk, halsizlik kendiliğinden gitti. Hamileliğim süresince hiç sıkıntı yaşamadım. Son aylarım yaza denk gelmesine rağmen sıcaktan hiç etkilenmedim, hatta bol bol güneşlendim.

    Doğumu nerede ve nasıl yaptınız?

    Amerika’da, epiduralle normal doğum yaptım. Epidurali verene kadar çok büyük sancılar çektim hatta neden İstanbul’da sezaryen olmadım diye bir anlık pişmanlık bile yaşadım. Gayet rahat bir şekilde saçıma fön çektirip, valizimi alıp hastaneye giderek doğum yapabilirdim. Ama bu düşünce sadece bir an için aklımdan geçti, epidural verildikten sonraysa çok rahattım.

    Eşiniz doğuma girdi mi?

    - Böyle bir şeye sıcak bakan biri değilim. Doğum sırasında çok farklı bir şey yaşıyorsunuz. Bir erkeğin kolaylıkla kaldırabileceği bir şey olduğuna inanmıyorum. Doğumda annem yanımdaydı, o bile halime zor dayandı. Sonuçta orada canınızdan can çıkıyor, çok kolay değil.

    BEN DOĞUM YAPTIM KASIRGA PATLADI

    İkinci doğumunuz nasıldı?

    - İkinci doğumumu da normal yaptım ve sezaryen doğum yapan arkadaşlarımı gördüğümde, “İyi ki iki doğumumu da normal yapmışım” dedim. Çünkü arkadaşlarım doğumdan sonra çok acı çektiler, çoğu ağrıdan emziremiyordu. Bense doğumdan iki saat sonra kalkmış dolaşıyordum.

    Hamileliklerinizde ne kadar kilo aldınız?

    - İlk hamileliğimde 15, ikincisinde ise 13 kilo. İlk doğum kilolarımı tam vermiştim ki yeniden hamile olduğumu öğrendim.

    Doğumdan sonraki günler zorlandınız mı?

    - Yurtdışında doğum yaptığım için çok fazla kişi yanımda yoktu. Tebrik için arkadaşlarımız geldi ama kısa süre sonra geri döndüler. En büyük yardımcım annemdi. Doğumun üzerinden henüz bir hafta geçmişti ki Amerika’da kasırga oldu ve evi boşaltmamız için resmi yazı geldi. Birkaç Türk aileyle birlikte daha korunaklı bir yere gittik. Kucağımda bir haftalık bebekle 15 kişi, küçücük bir evde bir hafta geçirdik. Allahtan evde makarna ve un stoku vardı, bütün bir hafta bunları yedik.

    SÜTÜM BOL OLSUN DİYE ALKOLSÜZ BİRA İÇTİM

    Çocuk bakımında zorlandığınız noktalar oldu mu?

    - Hiç zorlanmadım, çünkü deneyimliydim. Dayılarımın çocuklarına annem baktığı için onlar elimde büyüdü sayılır. Eksik kaldığım noktalarda annemin desteğini fazlasıyla gördüm. İstanbul’a döner dönmez de çok iyi bir bakıcımız oldu. Belki de o yüzden hiç zorlanmadım.

    Ne kadar süre emzirdiniz?

    - Leyla’yı 1,5 yaşına kadar emzirdim. Yasemin’se 11 aylıkken emmeyi bıraktı.

    Sütünüz olsun diye özel bir şeyler yaptınız mı?

    - Bol bol tatlı yedim ama çok işe yaramadı sanırım. O dönemde markette, yeni doğum yaptığı her halinden belli olan bir kadını kutu kutu bira alırken görmüştüm. Kadın, şaşkın bakışlarımdan rahatsız olmuş olacak ki bana dönüp “Emzirdiğim için alkolsüz bira alıyorum, çok iyi süt yapıyor” dedi. Daha sonra ben de bu yöntemi denedim. Ama süt oluşumunda bünyenizin önemi rolü var, daha sonra da sağlıklı beslenmekle ilgili bir durum.

    ŞU ANDA ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞU DÜŞÜNMÜYORUM

    İkinci hamileliğiniz sürpriz miydi?

    - Planlıydı. Çünkü Leyla üç yaşına gelmişti, artık bir kardeşi olsun istiyordum. Ben tek çocuğum ve çok erken yaşta babamı kaybettim, bu yüzden anneme çok bağlıyım. Bir kardeşim olsun çok isterdim çünkü kardeşiniz aynı zamanda sizin en yakın arkadaşınız, her şeyi paylaştığınız kişi oluyor. Dolayısıyla kızımın bir kardeşi olmasını çok istedim.

    Bu seferki erkek olsun dediniz mi?

    - İlkini de erkek istemiştim aslında ama Leyla’yı görünce iyi ki kızım olmuş dedim. İkinci hamileliğimde yine erkek olur mu acaba diye düşünüyordum ama o da kız oldu. Şimdi düşünüyorum da bir anne için iki kız çocuğa sahip olmak çok büyük şans…

    Birlikte neler yaparsınız?

    - Resim yaparız, televizyon izleriz. Kareoke yaparız bol bol. Her gittiğim yere mutlaka kızlarımı da götürürüm, üstelik yanımıza bakıcımızı da almayız. Üçümüz birlikte olmayı çok seviyoruz çünkü. Zaten çok sosyal çocuklar, herkesle çok rahat iletişim kurabiliyorlar. Çocuklarla seyahat etmeyi çok seviyorum, mesela Leyla doğduğunda “Acun Firar’da” zamanıydı ve ailece birçok ülkeye gittik. Bebekle seyahat etmek beni hiç zorlamadı.

    Üçüncü çocuğu düşünüyor musunuz?

    - Şu anda düşünmüyorum.

    BABALARIYLA ARKADAŞ GİBİLER

    Leyla ile Yasemin’in araları nasıl?

    - Birbirlerini çok seviyorlar ama tamamıyla zıt karakterler. Oyuncaklarını ve kıyafetlerini paylaşamıyorlar. Üçümüz birden en çok kıyafet yüzünde tartışıyoruz. Benim istediğimle onların giydiği şeyler birbirinden çok farklı. Karşınızdaki çocuk dahi olsa bir stili var, bunu anladım. O yüzden artık çok zorlamıyorum.

    Babalarıyla araları nasıl?

    - Çok iyi... Birlikteyken çok eğleniyorlar, arkadaş gibiler.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim