• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009

    Kadınlar neden bu kadar kıskançtır? Neleri kıskanırlar?

    25.05.2012 19:00
    Kadınlar neden bu kadar kıskançtır? Neleri kıskanırlar?
    Tüm dünyada kadınlar kıskançlıkları erkekler için büyük bir sorundur. Ancak bu sorunu ortaya çıkaran yine erkeklerdir. Daha doğrusu erkeklerin çapkınlıklarıdır.
    Kadınlar neden bu kadar kıskançtır? Neleri kıskanırlar? Kadınlar neden bu kadar kıskançtır? Neleri kıskanırlar? Kadınlar neden bu kadar kıskançtır? Neleri kıskanırlar?

    Bu yazımız erkek okuyucularımıza Kıskanç bir kadını sakinleştirmenin yolu nedir merak ediyor musunuz?

    Kıskanç bir eşiniz ve sevgiliniz var diyelim Onun bu yönünden dertlisiniz. İlişkinizdeki bu kıskançlık durumuyla nasıl baş edeceksiniz? Kadını kıskanç hale getiren erkek tavırlarında değişiklikler yaparak elbette! İşte erkeklere ipuçları

    Çoğu erkeğin espri konusudur sürekli eşi tarafından denetlendiği, eşinin kıskançlık krizleriyle baş etmek zorunda kaldığı. Sohbetin sonuç cümlesi de genelde, Kadınlar ne kadar kıskanç oluyor! benzeri bir şey oluverir.

    Kıskançlık kadınların doğasında var iddiasında bulunanların sayısı da az değildir. Ama hayır, buna itirazımız var. Kıskançlık doğamızda falan yok! Hem baksanıza, araştırmalara göre, erkeklerin eşlerini öldürmelerinin yüzde 90ı kıskançlık yüzündenmiş.

    Ayna ne söylüyor?

    Kıskançlık krizlerinde, Sana güveniyorum ama etrafa güvenmiyorum diye açıklama yapan erkeklerin aksine; kadınlar kıskandıklarında, bu kadar kolay bir yalanın ardına saklanmak yerine, Kendime güvenim tam ama sana güvenmiyorum derler.
    Evet, işte anahtar kelime bu: Güven. Erkek arkadaşlarıyla her bir araya gelişinde karısının kıskançlığından dem vuran bir erkeğe tavsiyemiz, şikayet etmek yerine aynaya bir bakması olacak. Aynaya bakıp, Acaba ben güvenilir biri miyim? sorusunu sormak ve yanıtı dürüstçe vermek, aslında kıskanç bir kadını anlamanın ilk adımı. Belki de tek adımı!

    Beni ne kadar seviyorsun?

    Kıskançlığın önemli bir nedeni sevilmeye ihtiyaç duymak olduğuna göre, kadınına sevgisini göstermekten çekinmeyen erkek, kazançlı çıkar.

    Sevgili erkekler, Nasılsa onu sevdiğimi biliyor düşüncesini aklınızdan çıkarın ve sevginizi özel günleri beklemeden, aklınıza gelen her an dile getirmekten çekinmeyin. Eşinize, etrafınızdaki kadınlardan farklı olduğunu her fırsatta hissettirecek sevgi gösterilerinde bulunun.
    Kadınlar zaman zaman Beni seviyor musun? diye sormaktan, buna Evet yanıtı aldıklarında da Ne kadar? diye uzatmaktan zevk alırlar. Bir nevi ruhunun okşanmasına duydukları ihtiyaçtandır bu sorular. Tabii arkadan gelen soru da Hangi özelliklerimi seviyorsun? benzeri bir şey olur genelde. İşte bu demek oluyor ki, onu diğer kadınlardan ayırt eden taraflarını söze dökmeniz sayesinde biricik olduğu hissini yaşatarak, sizi diğer kadınlardan kıskanma olasılığını en aza indirebilirsiniz!

    Tutun beni, her an aklım kayabilir

    Her arkadaş toplantısında sohbeti çapkınlık konusuna getirip, bunu bir aldatma değil de sanki sevimli bir şeymiş gibi anlatan erkekler; kusura bakmayın ama bu hataya düştüğünüzde eşinizin kıskanç ve öfke dolu bakışlarından sizi biz bile kurtaramayız.
    Sürekli olarak Her türlü teklife açığım, her an aklım başkasına kayabilir mesajı verdiğinizin farkında değil misiniz? Derhal bu huyunuzu terk edin ve çevrenizde eşini aldattığını bildiğiniz erkekler varsa onların hikayelerini, onaylamadığınızı vurgulayarak anlatın eşinize.

    Asayiş berkemal!

    Kıskanç eşinin Neredesin? , Kimlesin? , Ne zaman geleceksin? gibi kontrol telefonlarından bıkan erkekler! Şikayet edeceğinize, eşinizi buna zorlayacak sebebi ortadan kaldırmayı deneyin!

    Eşiniz veya sevgiliniz sormadan, nerede, kimlerle olduğunuzu, ne zaman döneceğinizi söyleyin. Tabii bunu komutanına ezberden sıralayan bir asker gibi değil, gündelik sohbet sırasında yapın. Zira ezberlenmiş gibi sıralamanız da karınızın içini rahatlatmaya yetmez. Bu işte bir iş var şeklinde huylanmasına engel olamazsınız.

    Zararlı arkadaşlar listesi

    Her programınıza eşinizi dahil etmek istemeyebilirsiniz elbette. Sadece erkek arkadaşlarınızla birlikte olmak isteyebilirsiniz. Ya da kadınlı erkekli arkadaş grubunuzla eşiniz veya sevgiliniz olmadan da plan yapabilirsiniz. Ama her seferinde sevgilinizin kıskançlık krizlerine girip arıza çıkarmasından dolayı kavga etmek yerine sorunu steril bir şekilde çözmeye çalışın.

    Mesela, sevgilinizi arkadaşlarınızla tanıştırın. Zaman zaman hep birlikte organizasyon yaparak kız arkadaşlarınızın zararlı olmadığını, erkek arkadaşlarınızın da sizin aklınızı muzır işlere kaydıracak cinsten insanlar olmadıklarını ona gösterin. Hatta zaman zaman evde arkadaşlarınızla ilgili meseleleri eşinize de anlatın ki, o da kendini arkadaşlarınıza yakın hissederek onları zararlılar listesinden çıkarsın.

    Kaybetme korkusu

    Sevgili erkekler, hem kıskançlık krizleriyle eşinize hayatı zindan edin hem de onun sizi kıskanmasından şikayet edin Bu hiç adil değil! Önce kendi duygularınızı kontrol altına almayı öğrenseniz hiç fena olmaz.

    Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur aslında. Sahip olduğunuz şey birbiriniz ise, kaybetme korkusu yaşamak sevgiyi dinamik tutmak için biraz gereklidir. Ama bu korkuyu hastalık derecesinde içinizde büyüterek karşılıklı olarak birbiriniz için hayatı zorlaştırmaktansa, kontrolü elinizde tutmaya çalışın. Eğer bu duyguyla baş etmek mümkün görünmüyorsa ilişki terapistinden yardım alın.

    KISKANÇLIK

    Kıskançlık bir çok insanın yaşamını etkileyen rahatsız edici duygulardan birisidir. Kıskançlık, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantıdır. Kıskançlıkla birlikte çoğu zaman öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik gibi duygular da yaşanır. Bu duygulara değersizlik ve özgüvensizlik ile ilgili düşünceler eşlik eder.

    Kıskançlık hem sahip olduğunu yitirebileceği (başkalarına kaptıracağı), hem de başkalarının sahip olduğuna kendisinin de sahip olması gerektiği düşünüldüğünde hissedilebilen bir duygudur. Bazen günlük yaşamın bir cilvesi olarak gelip geçici biçimde, bazen de yaşamı alt üst edecek biçimde; bazen yersiz yere ortada hiçbir neden yokken bazen de gerçek bir tehdit ya da yitim söz konusu olduğunda yaşanır. Kıskançlık yaşayan kişiler kıskançlıkların yersiz olup olmadığı araştırmalı ve kendi kendilerine sorgulamalıdırlar. Kıskançlık çoğu zaman kıskanan kişinin iç dünyasından kaynaklanan nedenlerle abartılı ve çarpıtılmış algılardan ve yorumlamalardan kaynaklanmaktadır.

    Kıskanmak kuşkusuz insanoğlunun doğasında olan bir duygudur. Fakat günlük yaşamda kıskançlık yaşayan kişilerin pek çoğunun yaşadıkları bu duygu ile baş edemedikleri; kıskandıkları kişi ile ilişkilerinin bozulduğu ve ilişkilerinin eski güzelliğini yitirdiği görülür. Başka bir deyişle tam da korkulan gerçekleşir.

    Kıskançlık yaşayan kişilerin özellikle başarmak zorunda oldukları konulardan ilki ilişkiyi korumak ve sürdürmektir. Bu noktada yapıcı yaklaşım zorlayıcı olmayan ve kendi haklarından tümüyle özveride bulunmadan daha fazla yaşantıyı paylaşmaya çalışmaktır. Fakat kıskançlık yaşayan bir çok kişi ilişkiyi korumak ve geliştirmek için yapıcı çaba harcamak yerine gizli gizli öç alarak, küserek, ilişkiyi keserek ya da tehdit ederek, zor kullanarak ve kaba kuvvete başvurarak amacına ulaşmaya çalışmaktadırlar.

    Kıskançlık yaşayan kişilerin özellikle başarmak zorunda oldukları konulardan ikincisi özgüvenlerini ve özsaygılarını korumaktır. Kıskançlık yaşayan kişiler yaşandığını düşündükleri rekabette yarışı kaybedeceklerini düşünerek kendilerini değersiz, önemsenmeyen, sayılmayan ve sevilmeyen bir insan gibi hissederler.

    Kimlerin daha kıskanç olduğu eskiden beri ilgi çeken bir konudur. Genel olarak bakıldığında kendisini yetersiz ve değersiz gören ya da değerlilik duyguları dış etkilerden çok kolay etkilenen kişilerin daha kıskanç oldukları görülmektedir.

    Kadın ve erkeklerin yaşadıkları kıskançlık duyguları ile baş etme yöntemleri büyük farklılık bulunmaktadır. Kadınlar görece daha yapıcı bir yaklaşım göstermekle birlikte genel olarak kendi hak ve isteklerinden vazgeçen ve alttan alan bir yaklaşım göstermektedirler. Erkekler ise genellikle tehdit ederek ya da kaba kuvvet kullanarak sonuç elde etmeye çalışmaktadırlar.

    Prof. Dr. Erol Özmen
    Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
    Psikiyatri Anabilim Dalı

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim