• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312

    Kâbus Dosyaları

    04.07.2011 10:55
    Uyku tatlı ve dinlendirici olabilir fakat bazı insanlar için gözleri kapamak zor ve acı verici bir süreç. Uyku psikoloğu Dr. John Cline karşılaştığı vakaları ve tedavi yöntemlerini anlattı
    Kâbus Dosyaları
    Kâbus Dosyaları Kâbus Dosyaları Kâbus Dosyaları

    Yale Üniversitesi’nde psikiyatri eğitimi veren, aynı zamanda Connecticut Uyku Sorunları Tanı ve Tedavi Merkezi’nde çalışan Dr. John Cline, Psychology Today dergisi için, uyku sorunları yüzünden hayatı karabasana dönen hastaların yaşadıklarını ve tedavi süreçlerini yazdı. İdeal uyku düzenini yakalamak için de neler yapılabileceğini açıklayan Dr. Cline, uykusuzluğun ciddi bir sorun olduğunu söylüyor. 

    INSOMNIA 
    Tanım: Uykuya dalamama ve uykusuz kalma sorunu. 
    Tedavi: Uyku ilacı tedavisi veya bilişsel davranışçı terapi. 
    Örnek vaka: Dr. K, yakın zamanda eşinden ayrılmış ve görev yaptığı hastanede çalışma takvimi ile ilgili gergin tartışmalar yaşamış, 55 yaşında bir beyin cerrahıdır. Son altı aydır, uykuya dalma sorunları yaşamakta veya yarı uykulu dönem geçirmektedir. 
    Evliliği ile ilgili pişmanlıklarından, ekonomik kaygılarından, kendisinin sürekli uykulu bir halde olmasından bahsetmiştir. Ufak bir hatasının hastasına zarar verebileceğinden endişe eden Dr. K, uyku ilaçları kullansa da yararını göremez. Bu yüzden acil yardım servisindeki görevini bırakarak, faturalarını ödeyemeyecek duruma gelir. Kendisine olan saygısını yitirir. 

    Bana gelen hastaya, bilişsel davranışçı terapisi uygulamaya başladım. Bilişsel davranışçı terapi, uyku sorunlarında hastaları uyku hakkında bilgilendirmeyi, onlara ‘uyku hijyeni’ kurmayı ve korkuya sebep olan düşüncelerle mücadele etmeyi öğretir. Bu uzun vadede uyku ilaçlarından daha etkin bir yöntem. İlaç tedavisi içermeyen 5 seanslık terapide, hastayıu uykuyla ilgili bilgilendirdim. Özellikle geceleri bilgisayar ekranı ışığında çalışmak, beyine gönderdiği sinyaller sayesinde vücudu alarmda tutar. Dr. K’ye yatma vaktinden en az 1 saat önce bilgisayarını kapatmasını öğrettim. 
    Dr K’nin almış olduğu uyku miktarıyla ilgili yanlış fikirlerini de değiştirdim. Birçok uykusuzluk problemi çeken kişi, almış olduğu uyku miktarını azımsar. Dr.K tahmin ettiğinden daha fazla süreyi uykuda geçiriyordu. Ona, yaşamın normal bir parçası olarak stresin varlığını kabul etmeyi öğrettim. 

    Narkolepsi
    Tanım: Uyku atakları (Uygunsuz zamanlarda önüne geçilemeyecek kadar şiddetli uyuma arzusu), katapleksi (büyük korku veya heyecan neticesinde kasların katılaşması), uyku felci (uyku sonrası vücudun bazı uzuvlarını hareket ettirememe) hipnagojik halüsinasyonalar (uykuyla, uyanıklık arasında görülen hayali görüntüler) ile tanımlanmaktadır. 
    Tedavi: Gündüzleri uyuklamalara ve uyku ataklarına karşı uyarıcı ilaç tedavisi, geceleri ise düzenli uykuya teşvik edici, katapleksiyi kontrol eden ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi. 
    Örnek vaka: M. 64 yaşında, narkolepsi sebebiyle hayatı derinden ve olumsuz yönde etkilenmiş, işsiz bir sekreterdir. Öğrenciliği sırasında M. için sınıfta uyanık kalmak neredeyse imkansız gibiydi, bu sebepten ötürü sürekli disiplin cezası aldı ve zar zor mezun olmasına izin verildi. Arkadaşları ve ailesinin kendisini sürekli tembel ve üretemeyen biri olarak tanımlaması, kendisine olan saygısını yitirmesine neden oldu. 
    Yıllar boyunca M., ansızın uyuyakalmalar, ani uykudan kaynaklanan düşmeler ve uyku felci sebebiyle bir çok kez çalıştığı işten çıkarıldı. 

    M. diğer narkoleptikler gibi, bu hastalığın belirtilerinin genellikle kızgın olduğu zaman veya gülme krizinin ortasında gerçekleştiğini farketti. Böylelikle Mary, ailesiyle ve arkadaşlarıyla olan ilişkisini kesecek kadar soğuklaşarak duygularını bastırmaya başladı. 
    M.’nin rahatsızlığı doktorunun beni tavsiye etmesi üzerine teşhis edildi. Doktoruyla birlikte çalışarak akşamları uykuya yardımcı olucu, gündüzleri de uyarıcı ilaç tedavisi uyguladık. Ona basit ‘uyku hijyeni’ kurallarını öğreterek, yatağa gitme saatinin düzeninden, rahat, sessiz bir yatak odasında uyuduğundan emin olduk. 
    Bu geniş kapsamlı tedavi devam etmeye başladığında, M.’nin vücut fonksiyonları ilerleme kaydetti ve yarı zamanlı iş aramaya başladı 
    Narkolepsi tam olarak biyolojik bir durum, M.’nin kişiliğini oldukça etkilemiş boyutta ve psikolojik bozukluklarını diğer insanlara yansıtmakta. M. hâlâ bir şakaya gülmeyi veya adaletsiz bir durumda sinirlenmeyi zor buluyor. Bu rahatsızlık, psikoterapi seansları ile kırmayı denediğimiz yerleşik bir durum. 

    Uyurgezerlik 
    Tanım: Uyku esnasında bilinçdışı bir şekilde yataktan kalkmak ve gezinmek veya bilinçsiz davranışlarda bulunmak. 
    Tedavi: Benzodiazepin veya antidepresan tedavisi birçok vakayı çözebilir. Bunun yanında, hipnoz da uyurgezerliği ve uyku bozukluklarını bir miktar engellemektedir. 
    Örnek vaka: C. 29 yaşında bir inşaat yöneticisidir. C.’nin ailesi, o sekiz yaşlarındayken bir gece kendisinin yatağında olmadığını farkeder. Onu bulduklarında C., caddenin ortasında düz bir şekilde yürümektedir. Bunun gibi olaylar, farklı zamanlarda ve benzer şekillerde gerçekleşmiş, ailesini korkuya sürüklemiştir. 
    Üniversiteden sonra, C.’nin uyurgezerlik sorunu nadiren de olsa devam etti ve bu durum eşini korkutmaya başladı. Eşi, bir keresinde arabanının içinde oturmuş motoru çalıştırırken, bir defasında da pencereden dışarı bakınırken buldu. En sonunda C., stres altındayken uyurgezer olduğunu farketti. 

    Müdürü daha fazla çalışması ve daha büyük sorumluluk alması hususunda baskı yaptığı zaman, o bir arkadaşından edinmiş olduğu bir uyku ilacını kullanmaya başladı. İlk kullandığı gün C. çok iyi uyudu, ancak ertesi gün tekrardan bu ilacı kullandığında çok derin bir uykuya daldı. Uyandığında ise karakola gitmek üzere polis arabasının içerisindeydi. C., çalıştığı şirketin binasına kadar araba kullanmış ve bir binadan öbür binaya kendi anahtarıyla girmişti. Serbest bırakılmasında sonra kendisine geniş kapsamlı bir tedaviyi öneren doktoruyla irtibata geçti. 
    Kendisi laboratuardayken hiç uyurgezerlik yapmadı. Ben de bu bulguların teyidini yapamadım. Şimdilerde C.’ye stresinin üstesinden gelmek için yardım ediyorum. Kendisinden uyku halindeyken evinden çıkmayı ve arabasına binmeyi önleyecek güvenlik önlemleri almasını istedim, hipnoz tedavisini uygulamaya başladım. 

    Karabasan 
    Tanım: Karabasan uyku felcinin bir türü olan hipnogojik (uyanırken veya uyurken görülen) halusinasyonlardır. 
    Tedavi: Uyku düzenini sağlamak amacıyla bilişsel davranışçı terapinin uygulandığı destekleyici danışmanlık. Uykunun pekiştiği sırada (uykunun bölünmesi veya uyanıp tekrardan uykuya dönme durumu değil) karabasanlar daha nadir görülmektedir. 
    Örnek Vaka: M. 37 yaşında hukuk bürosunda sekreterlik yapmaktadır. Yakın zamanda boşanmıştır ve yalnız yaşadığı evinde bir gece uyandığında kendisini hareket edemez bir şekilde bulmuştur. Odada bir şeyin veya birinin varlığını hissetmiştir. 
    Kurtulmak için mücadele etmiş, hareket etmeye çalışmış, fakat başaramamıştır. Kötü bakışlı bir yaratığın odanın uzak köşesinde oturduğunu ve kendisini korkuttuğunu söylemiştir. Nefes almak için mücadele etmiş, bu tehdit eden yaratıkla yüz yüze gelmiştir. En sonunda rahata nefes almış, yatağından çıkarak büyük korkusundan uzaklaşmıştır. 

    M. evinde çok zor bir şekilde durabilmektedir. Psikoterapi için bana geldi. İkinci bir karabasan saldırısı olmamasına rağmen, şeytan tarafından ziyaret edildiği düşüncesinden kurtulamamıştı. Aslında, ben onu diğer travma sonrası stres bozukluğu yaşayan diğer hastalarım gibi benzer yollarla tedavi ettim. 
    Bilimsel araştırmalar, karabasan saldırılarının stresten kaynaklanan sebeplerden ötürü bölünen uykulardan kaynaklandığını, bu da beyinin bir kısmının uykunun REM fazındayken, diğerinin ayık olduğunu belirtmektedir. Bu hastanın felçli gibi hissetmesine neden olmaktadır. 
    Hasta, gerçekte uyanıkken bilinç dışı şekilde rüya görmektedir. Zihin göğüs üzerinde bir canavarın oturması gibi hikâyeler yaratmaktadır. 
    M. oldukça dindar görüşe sahipti ve bu büyük ihtimalle gördüklerine karşı daha duyarlı olmasını sağladı. Fakat benim açıklamalarımı tamamen kabul eden ve olağandışı olaylara inanmayan hastalarım hâlâ karabasan saldırılarından tedirgin oluyor.

    Uykusuzluğun maliyeti 35 milyar TL 
    Uykuda solunumun bir süreliğine durarak, tekrarlayan tıkanmaların ortaya çıkması uzmanlar tarafından uyku apnesi olarak adlandırılıyor. Uyku apnesi, kanda oksijen seviyesinin düşmesi ve bu yüzden kalbin yükünün artmasına neden oluyor. Ancak ülkemizde yeni yeni bilinen Tıkayıcı Uyku Apnesi yalnızca hayat kalitesine değil ekonomiye de darbe vuruyor. Uykusuzluğun neden olduğu iş gücü kaybı, trafik ve iş kazalarıyla, bunlara bağlı olarak gelişen tanı ve tedavi maliyetlerinin bedeli Amerika’da yıllık 100 milyar dolar’ın üzerinde. Şeker hastalığına yakın büyüklükte bir ekonomik kayba neden olan uyku apnesinin Türkiye için toplam yıllık maliyeti ise 35 milyar lirayı buluyor.
     
    Henüz yeni tanımlanmış bir hastalık olan uyku apnesi, Avrupa ve A.B.D’de bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınarak sağlık sigortası kapsamında da yer alıyor. Ancak Türkiye’de hastalık henüz yeni yeni tanınmaya başladı. Uyku apnesi olan kişilerde gürültülü horlama, Uykuda aşırı terleme, Sabah dinlenmeden kalkma ve baş ağrısı, gün içinde yorgunluk, sürekli uyuklama, ağız kuruluğu ve cinsel isteksizlik gibi bir takım sorunlara rastlanıyor. Sürekli olarak yaşanan kronik kalitesiz uyku ise sosyal yaşamda, dikkatsizliğe bağlı olarak iş ve trafik kazalarının artmasına sebep oluyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Ali Divil, hayat kalitesi ve sağlığa olduğu kadar ekonomiye de darbe vuran uyku apnesine dikkat çekiyor. 

    Dr Divil,“Uykunun bölünmesi, horlama, kanda oksijen düzeyinin düşmesi, kalp ritmi ve kan basıncının yükselmesi uyku apnesinin belirtileridir. Hasta uykusuzluk yüzünden yorgunluk, performans düşüklüğü gibi haller yaşıyor. Bu yüzden trafik ve iş kazalarına açık oluyor bu da ekonomik kayıplara neden oluyor”diyor. Henüz yeni tanımlanmış bir sağlık sorunu olan uyku apnesi, Türkiye’de her 20 kişiden birinde görülüyor. Ancak hastalığın henüz toplum tarafından bilinmemesi nedeniyle uzmanlar bu rakkam gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. (Mine Tuduk)

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim