• BIST 75.929
  • Altın 129,573
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590

    James Holmes'un tipik seri katil profili

    21.07.2012 11:17
    James Holmesun tipik seri katil profili
    Batman serisinin son filminin ABD Denver’daki ilk gösteriminde bir genç, önce sinema salonuna gaz bombası attı. Ardından perdenin önüne geçerek izleyicileri kurşun yağmuruna tuttu.
    James Holmes'un tipik seri katil profili James Holmes'un tipik seri katil profili James Holmes'un tipik seri katil profili

    San Diegolu... Amerika’nın en batısında, Meksika sınırında, güneşi, eğlencesi, yemekleriyle cennet gibi kent...

    Westview Lisesi’ni 2006’da dereceyle bitiriyor. Bursla üniversiteye giriyor. 2010’da yine dereceyle bitirdiği California Üniversitesi’nde nöroloji okuyor. Sonra arkadaşlarının anlattığı kadarıyla iş bulamayınca doktoraya başlıyor. Yine nörolojide. Denver’daki Colorado Üniversitesi’nde.

    DEĞİŞMEYEN SERİ KATİL PROFİLİ
    Colorado Katliamı’nın 24 yaşındaki zanlısı James Eagen Holmes’un özgeçmişi işte bu kadar. 12 kişiyi öldüren bir ruh hastasının, geçen ay doktora programından ayrılıncaya kadar işe girmek için şirketlere yolladığı CV bu.

    Bu tür hikâyelerde hiç değişmiyor. Los Angeles Times, Holmes’un lise arkadaşlarıyla konuşmuş. Hepsi de Holmes’un ne kadar nazik bir insan olduğunu anlatıyorlar. “Kesinlikle birini vurabileceğini düşünemezdim”, “Çok sessizdi”, “Çok kibardı”, “Arada konuştuğumda her zaman iyi davranırdı”… Hiçbir katliam ve seri katil öyküsünde değişmeyen sözler.

    Peki niye oluyor? Niye dünyanın en tahmin edilemeyen manyakları ABD'den çıkıyor? Niye bir insan kaynakları sorumlusu olsanız, özgeçmişi önünüze geldiğinde hiç düşünmeden mülakata çağırabileceğiniz biri böyle bir katile dönüşüyor?

    KİMSE 'NİYE ALIYORSUN' DEMİYOR
    Bütün psikososyal faktörleri bir kenara bırakın. Avrupa ve ABD arasında aile, toplum, din bazlı karşılaştırmaları unutun. Afrika gibi bu tür vahşet olaylarının yaşandığı ama medya olmadığından haberleştirilmediği yerleri de bir tarafa koyun. Cevap çok basit. Çünkü her psikopat burada elini kolunu sallayarak istediği yerden istediği kadar silah alabiliyor. Silah lobisi itiraz etse, Cumhuriyetiler inkâr etse bile…

    Dört tane buldular Holmes’un üzerinde. Ve her birini nereden aldığını da teker teker tespit ettiler. Aralarında Glock gibi sofistike silahların da olduğu küçük bir cephanelik kurmuş kendine. Ve kimse de bunları alırken sormamış. Silahlara baktım. Sonra aklıma iki gün önce Özgür Suriye Ordusu’nun Washington temsilcisi ile yaptığım görüşme geldi. ABD hükümetine bir liste verdiklerini ve ihtiyaçları olan silahları söylediklerini anlatmıştı. Niye Wal-Mart’a gidip kendileri almıyorlar ki…


    GEORGETOWN SİNEMASINDAKİ KAMERALAR
    Olay oldu. Bir yandan Holmes’un çıkan portrelerini okuyorum. Bir yandan da sinemaya gidip filmi izlemek için acele ediyorum. Georgetown’daki AMC’nin önüne geldim. Cuma akşam seansı. Sinemanın önü kameralarla doluydu. Ve elinde mikrofonla anons yapan muhabir, içeri giren insanları gösterip, “Katilama rağmen herkes Batman’i izlemek için akın ediyor” diyordu. Suçlu Hollywood ve bu kadar şiddet dolu filmler çeken yapımcılar çünkü. O filme para verip seyredenler de kameranın ifşa ettiği suç ortakları…

    Hikâyenin başından beri işin bu boyutu hep oldu. Hatta sinema blogger’ları yapımcı Warner Bros’a her koldan saldırdılar. Baskılar çoğalınca da şirket önce Paris prömiyerini iptal etti. Sonra da tüm tanıtım ve röportajları. Hatta o kadar ileri gitti ki iş. Aynı şirketin “Gangster Squad” adında başka bir filmi daha geliyor şimdi. Eylülde girecek gösterime. Filmin fragmanında tıpkı Holmes’un yaptığı gibi sinema salonunu tarama sahnesi var diye tanıtımı da kaldırttılar.

    Ancak her şeye rağmen… Blogger’ların her türlü bombardımanına karşın.. 4 bin 400 salonda aynı anda gösterime giren filmin, mayısta The Avengers’ın kırdığı 207 milyonluk ilk hafta hasılat rekorunu kırıp kırmayacağı cuma günü halen tartışılıyordu.

    SAÇLAR JOKER, KIYAFET BANE
    Katliamdan sonra yakalandığında polis, “Kimsin?” diye soruyor. Holmes da “Ben Joker”im diyor. Saçlarını kırmızıya boyamış. Üzerinde çelik yelek ve gaz maskesiyle.
    Ateş açmaya filmin ilk dakikalarında başladığına göre fragmanlarında görmüş olmalı. Saçlar Joker ama maskesi ve çelik yeleğiyle aslında son filmdeki kötü adam Bane gibi kuşanıyor Holmes. Fakat Heath Ledger’ın olağanüstü performansı ve senaryosu, sinematografisi, kurgusuyla tüm zamanların en iyi filmlerinden olan serinin ikinci filmi değil de şiddetin görece daha az olduğu üçüncünün böyle bir katliama sahne olması neden? Dedikleri gibi o performans sonrası bir türlü toparlanamayıp ölüme yürüyen Ledger’ın laneti mi?

    CHICAGO YERİNE NEW YORK
    Değil serinin yaratıcısı yönetmen Christopher Nolan, bundan sonra sinema tarihi de Joker gibi bir kötü karakter çıkarmakta zorlanacağı için ikincinin yanında sönük kalan bir devam filmi Dark Knight Rises. Bane’in yeterince kötü olamadığı… Kötünün kimseyi kötü olmaya ikna edemediği. Söylenecek sözlerin hepsini Joker söylediği için yeni lafı olmayan bir aksiyon filmi. Ancak hepsi bir yana Nolan’ın Batman Üçlemesi, bir yönüyle de sinemanın bir 11 Eylül denemesiydi. Sadece Batman Üçlemesi’nin değil, aslında bir dönemi kapatmak istiyorlardı. O kadar ki… Sürekli ABD bayrağı kullanılmış... Ve fon olarak da şimdiye kadar Batman’lerde hep Chicago’dan esinlenilerek hazırlanan Gotham silüeti için Hudson Nehri üzerinde New Jersey tarafına uzanan hayali köprüler dışında birebir New York gösterilmişti. Yıkılan 11 Eylül Kuleleri yerine dikilen Özgürlük Kulesi’nin inşaatına kadar.

    BEN BİR CANAVAR DEĞİLİM
    "Peki sonuç ne oldu? Kapatabildiler mi?" diyorsanız da...

    İkinci filmde Batman’in Joker’le savaşırken gidip gelmesini hatırlıyor musunuz? Kötüye karşı kötünün yöntemlerini kullanması… Filmin başından itibaren süren düalite... Savcı Harvey Dent’in iki yüzü…

    Kara Şövalye filmin başından itibaren hep kendiyle didişiyordu. Ve işin en vurucu kısmında da… O unutulmaz karşılaşma sahnesinde neyin ne olduğunu ona Joker söylüyordu: “Onlar gibi konuşma. Öyle değilsin. Öyle olmak istesen bile. Onlar için, sen de tıpkı benim gibi bir ucubesin. Şimdi sana ihtiyaçları var. Ama olmadığında, seni bir cüzzamlı gibi kenara atacaklar. Ahlaki değerleri, yasaları kötü bir şaka gibi. İlk belada hepsini bıraktılar. Onlar sadece dünya izin verdiği ölçüde iyi olabilirler. Sana göstereceğim. İş tamamlanınca bu medeni insanlar birbirlerini yiyecekler. Ben bir canavar değilim. Ben sadece dönemecin önündeyim.”

    İstediler. Dönemin bitişini haber veren olmak için heveslendiler. Ancak ikincide o kadar ileri gittiler. Ve Joker gibi o kadar ikna edici bir karakter yarattılar ki… Onlar bitirmek istese de Holmes izin vermedi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim