• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    İşte balıkçının gerçek hikayesi

    23.03.2011 11:54
    İşte balıkçının gerçek hikayesi
    İşte Balıkçının Gerçek Hikayesi! 'Öyle Bir Geçer Zaman ki' adlı dizisinin balıkçısı Hikmet Karcı'yı yakından tanıyın.
    İşte balıkçının gerçek hikayesi İşte balıkçının gerçek hikayesi İşte balıkçının gerçek hikayesi

    İşte Balıkçının Gerçek Hikayesi! 'Öyle Bir Geçer Zaman ki' adlı dizisinin balıkçısı Hikmet Karcı'yı yakından tanıyın. 'Öyle Bir Geçer Zaman ki' adlı dizisindeki 'Balıkçı-Hikmet Karcı' rolüyle dikkat çeken Orhan Alkaya'nın hayatı da balıkçının ki gibi iniş çıkışlarla dolu. Orhan Alkaya 1958 İsanbul doğumlu. Birçok benzer iş dalıyla uğraşan Orhan Alkaya, şair, yazar, tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, gazeteci.

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu"nda okuyan Orhan Alkaya, günlük gazetelerde ve dergilerde değişik sanat disiplinleri üzerine eleştiri yazıları, siyasi makaleler, denemeler yazdı.

    Şehir Tiyatroları"nda oyunculuk ve yönetmenlik görevlerinde bulundu. 12 Eylül Darbesi sürecinde 1402 sayılı sıkı yönetim kanunu ile görevden alınan binlerce kamu görevlisi arasında yer aldı.


    Sanatçı; ansiklopedi yazarlığı, gazetecilik, editörlük, danışmanlık dışında, sinema filmleri de çevirdi. Birgün gazetesinde yazıları yayımlanmakta olan Alkaya'nın basılmış 6 kitabı bulunuyor.

    Sanatçı, 8 Ocak 2008 tarihinde İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği'ne getirildi, 29 Mayıs 2009 tarihinde görevden alındı. Şimdilerde herkes tarafından bilinen 'Öyle Bir Geçer Zaman ki' disinde 'Balıkçı-Hikmet Karcı'yı canlandırıyor.

    İşte Orhan Alkaya'nın bir şiiri;

    Bir De Beni Ekleyin

    hatalarımızı çıkarsak geriye ne kalır hayatımızdan
    dokunulmuş yerlerimizde soğuyan sevinçli yaşamlar mı
    hiç solmayan çiçeği görmüş müdür hai-kai ustaları
    ve dikenlerini içine büyüten bir gül kimin kanayanıdır
    bir de bunu ekleyin

    neden yorgun akşamları giyindik her sabah üstümüze
    aktar ölçeğinde mi incelir hüzün, sarraf nezdinde mi
    oluksuz bıçaklarla sevişen kaçıncıda ölür
    ve kısa pantolonlu bir çocukluğun dizleri neden hep kanar
    bir de bunu ekleyin

    çok çocuklu analar koynunda nasıl bakir kalınır
    neden yağmurlar genişletir alnımızı, güneş kaçırır
    redd-i ilhak"ın dilde yoksullaşması mıdır yalnızlık
    ve biz Heybeli"de her gece haklıydık
    bir de bunu ekleyin

    (Parçalanmış Divan"dan)
    mailfacebooktwitterfriendfeeddiger

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim