• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526

    İstanbul'a çok özel gösteri

    20.06.2012 21:23
    Projenin sanat direktörleri gösterinin İstanbul'a bir hediye olduğunu söylüyor.
    İstanbula çok özel gösteri
    İstanbul'a çok özel gösteri İstanbul'a çok özel gösteri İstanbul'a çok özel gösteri

    Yarın İstanbul Festivali'nin 40. yıldönümü. Bu özel gün için ünlü gösteri topluluğu La Fura dels Baus'a sipariş edilen 'İstanbul İstanbul'un provalarındaydık...

    Projenin sanat direktörleri Haliç Camialtı Tersanesi'nde sahnelenecek gösterinin İstanbul'a bir hediye olduğunu söylüyor.

    İKSV ’nin 40. yıl kutlamaları kapsamında ünlü Katalan gösteri topluluğu La Fura dels Baus’a özel olarak sipariş verdiği ‘ İstanbul İstanbul ’ projesinin basın toplantısı için Haliç Camialtı Tersanesi yolundayız. Trafik kilit; tersaneyi görüyor, müzik seslerini duyuyor ama bir türlü ulaşamıyoruz, heyecanımız daha da artıyor. La Fura Dels Baus’un sanat direktörleri Alex Ole ve Carlus Padrissa, İKSV tarafından vakfın 40. yılı için özel olarak ürettikleri yeni projeleri ‘ İstanbul İstanbul ’u tanıtmak üzere masaya oturuyorlar.

    Hemen yanlarında İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ve bu projenin yöneticisi Dikmen Gürün var. Arkalarındaysa 9 metre boyunda bir Kibele kuklası. Sonradan öğreniyoruz, bu Kibele’nin yüzüne Tilbe Saran’ın yüzü yansıyacak gösteride, sesinden Orhan Veli metinleri duyulacak.

    Proje için duydukları heyecanı dile getirerek söze başlıyor direktör ikili. Ekip, başka projeler için yaklaşık beş yıldır İstanbul ’u ziyaret edermiş. Hatta daha önce, 2010 İstanbul Kültür Başkenti için bir proje planları varmış. Bu kapsamda Taksim Meydanı’nda bir gösteri yapmaları planlanmış ama olmamış. Daha sonra bir başka proje yapılmak istenmiş ama o iş de suya düşmüş. Üçüncüsü ise ‘ İstanbul İstanbul ’ projesi. “Bizim aslında bu projeyle yapmak istediğimiz, İKSV’nin burada 40 yıldır gerçekleştirdiklerini bir şekilde yansıtmaya çalışmak, şehre bir hediye vermek” diyen ekip bu gösteride farklı stillerin kültürel etkileşiminden dem vuruyor. Gösteride de şiir de var, moda da, müzik de... İKSV ’nin 40 yıldır İstanbul ’a getirdiği sanatçıların buraya bıraktığı her şeyi harmanlama fikriyle bir araya gelmiş tüm bunlar.

    İnsan kulesi yükseliyor

    Ekip neredeyse bir senedir bu proje üstüne çalışıyormuş. 10 gündür de İstanbul ’dalar ve gönüllü eğitimleri ve provalar gerçekleştiriyorlar. Gösteri 250 başvuru arasından seçilen 80 gönüllü dansçı ve oyuncu ile gerçekleştirilecek. Prova öncesi sohbet etme imkânı bulduğumuz gönüllülere “Nasıl ulaştılar size?” diye soruyorum.

    “Biz onlara ulaştık” diyorlar. İlanlarını görüp başvurmuşlar. Çoğu sporcu, bir kısmı dağcı. Ekipten bir kimsenin de gösteride onlarla birlikte olup olmadığını soruyorum, ama içlerinde hiç profesyonel yokmuş. “Biz de onlardan birkaç kişi olur zannettik ama yok, hepimiz gönüllüyüz” diyorlar. Gösteri içindeki görevlerini sorduğumda ise “Biz en sürpriz yerdeyiz, anlatmayalım” diyerek reddediyorlar soruyu. “Tamam” diyorum, “gazetecilik başarısı uğruna sizin güzel hatırınızı mı kıracağım!”

    40 yıl için dört lale

    Hazırlıklar için İstanbul ’a gelen İspanyol teknik ekip, mekândaki kurulumu bitirmek üzere. Hazırlıkları 15 İspanyol , 25 Türk teknisyenden oluşan toplam 40 kişilik bir teknik ekip yürütüyor. Tüm bu performanslar için alana 10 metrelik üç iskele ve 80 ve 160 tonluk iki vinç yerleştirilmiş.
    Toplantının ardından, gösteriden kısa bir bölüm izleme fırsatı buluyoruz. Gönüllüler, ‘Human Net/ İnsan Kulesi’ bölümünü sahneleyecek. Bu bölümde 60 kişilik ekip, iplerle birbirine bağlanmış bir platformda özel bir koreografi sergileyecek. Herkes yerini alıyor, emniyet kemerleri bağlanıyor ve artık her şey vinç operatörünün elinde! Yavaş yavaş yukarı doğru süzülüyorlar, biraz daha yukarı, biraz daha...

    70 metredeler; etraftan “Çok yüksek değil mi ya!” sesleri gelmeye başlıyor. Herkes akıllı telefonlarına davranıyor; fotoğraflar, videolar... Bu sırada, ekip yukarıda bir ağ oluşturdu koreografinin bir parçasını sergiliyor. Ve çıktıkları gibi yavaş yavaş aşağı iniyorlar. Kostümsüz ve ışıksız halinin, kısacık bir bölümünü izlediğimiz gösterinin bu küçük kısmı bile büyük heyecan vericiydi.

    Gösteride ‘İnsan Kulesi’ dışında, kocaman bir top içinde gökyüzünde salınanlar, dev bir kum saatinin üzerinde yer alan lale kostümlü dansçılar, uçan at gibi unsurlar var. ‘İstanbul İstanbul ’ için Sumru Ağıryürüyen de iki şarkı söyleyecek. En merak edilen sorulardan biri de ‘ İstanbul İstanbul ’ projesinin başka şehirlere de gidip gitmeyeceği. Sanat yönetmenleri, her gösterilerine yeni unsurlar eklediklerini ancak bu gösteride İKSV’nin simgesi olarak, ilk kez kullandıkları dört lale motifini, ‘La Fura dels Baus’un kalıcı bir parçası haline getireceklerini söylüyor. Seneye nisan ayında Avusturya Linz’de ve haziran sonunda da Amsterdam’daki gösteride İstanbul’un laleleri kullanılacak.

    Yazarak yeterince coşkulu anlatabildik mi emin değiliz ama topluluktan haberdar olanların 21 Haziran’daki gösterinin biletlerini çoktan tükettiğini söylersek belki biraz daha ilginizi çekebiliriz. Üzülmeyin, 22 Haziran gecesi için biletler hâlâ satışta...

    Barcelona Olimpiyatı ile tanındılar

    La Fura dels Baus, 1979 yılında Barcelona ’da bir sokak tiyatrosu topluluğu olarak kuruldu. 1992 Barcelona Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni için hazırladıkları ve yaklaşık 500 milyon kişinin canlı seyrettiği gösterileriyle dünya çapında ün kazanan topluluk, 250 şehirde 3 milyonu aşan izleyici kitlesine, 3 binden fazla gösteri sergiledi.

    İzleyiciyle oyuncunun arasındaki sınırları kaldıran ve mekânın mimarisini dikkate alan özgün ve çarpıcı performanslarıyla tanınan topluluğun en ünlü gösterileri ise ‘Accions’ ve
    yeni yüzyılı kutlamak için sahneye koydukları L’Home del Mil-leni adlı açık alan gösterileri.

    La Fura dels Baus 1998 yılında 11. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında ‘F@aust Sürüm 3.0’ başlıklı bir gösteri sergilemişti.

    İLK FESTİVALİN ŞAŞIRTICI PROGRAMI

    Temelleri 1972’de Dr. Nejat Eczacıbaşı tarafından atılan İstanbul Kültür Sanat Vakfı, ilk İstanbul Festivali’ni 21 Haziran-15 Temmuz 1973 tarihleri arasında düzenlemişti. Açılışı 21 Haziran 1973’te İTÜ Konser Salonu’nda şef Robert Wagner yönetimindeki Devlet Opera Koro ve Orkestrası’nın ‘ Yunus Emre Oratoryosu’ konseriyle yapılan ilk festivalin programı da hayli sağlamdı. Efsane kemancı Yehudi Menuhin, bir başka efsane Andre Navarra (çello), Bolşoy-Kirov Balesi, Paul Taylor Dans Topluluğu, Londra Festival Balesi, Belgrad Filarmoni, Budapeşte Filarmoni, Polonya R.T. Senfoni’yi ağırlayan festival kapsamında Topkapı Sarayı’nda da Mozart’ın ünlü ‘Saraydan Kız Kaçırma’ operası sahnelenmişti. Festivalde Türkiye’den de Devlet Operası, CSO, İstanbul Devlet Senfoni, Devlet Tiyatroları, İstanbul Şehir Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları da sahneye çıkmıştı.

    VAHADA GİBİYDİK!

    İlk yılından beri İstanbul festivallerini yakından takip eden, yıllarca Eczacıbaşı topluluğu’nda çalışmış Suphi Ayvaz, ilk İstanbul Festivali zamanında yaşadığı heyecanı şöyle anlatıyor: “İKSV’nin ilk etkinliğini gerçekleştirdiği 1973’te dördüncü sınıf tıp öğrencisiydim. 70’li yılların başında dünyanın en önde gelen sanatçılarını, orkestralarını İstanbulluların ayağına getirme, operaları öykülerinin geçtiği kendi tarihsel mekânlarında icra hedefini gerçekleştirme girişimlerini duyduğumuzda çok ama çok sevinmiştik. Kendimizi bir vahaya yaklaşma sevincindeki kervanın yolcuları gibi hissediyorduk. Menuhin, Navarra, Emil Gilels, Bolşoy Balesi daha nice hayal edilemeyen klasik müziğin en önde gelen isimleri İstanbul ’daydı…”

    Elif Ekinci / Radikal

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim