• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    IMF'yle anlaşabiliriz

    17.09.2009 09:06
    IMFyle anlaşabiliriz
    Üç ay gecikmeli de olsa, hükümet üç yıllık hedefleri içeren ekonominin yol haritası orta vadeli programı açıkladı. Devlet Bakanı Babacan, IMF ile program temelinde bir tur daha görüşme yapacaklarını belirterek, "IMF ile görüşmeler olumlu sürüyor. Sabırla
    IMF'yle anlaşabiliriz IMF'yle anlaşabiliriz IMF'yle anlaşabiliriz

    Türkiye'nin 2012 yılına kadar olan dönemdeki ekonomik hedeflerini ve uygulanacak politikaları içeren orta vadeli program açıklandı. Önceki yıllarda Haziran ayı ortasında tamamlanan ancak bu yıl kriz nedeniyle geciken programın ayrıntılarını Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan anlattı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Orta Vadeli Programın Türkiye ekonomisinin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme dönemine girmesini hedeflediğini belirterek, 'Türkiye ekonomisinin 2010 yılında tekrar büyüme sürecine girmesini, 2011 yılından itibaren ise büyümenin ivme kazanmasını öngördüklerini' bildirdi.
    GÖRÜŞMELER HER TÜRLÜ SÜRÜYOR

    Babacan IMF ile gelinen noktayı şöyle değerlendirdi: "IMF ile belli bir süredir temas halindeyiz. Görüşmeler kimi zaman yüzyüze, kimi zaman telefonla devam ediyor. Bizim ortaya koyduğumuz program bundan sonraki dönemde neyin yapılacağını belirliyor. IMF ile program temelinde bir tur daha görüşme yaparız. Bir mutabakata oluşursak bir stand-by yapmayı tercih ederiz. Ancak şartların çerçevesinde mutabık kalmamız lazım.

    KAYNAĞI BANKALAR KULLANACAK

    IMF ile anlaşma yaparsak kullanılacak kaynaklar piyasaya kullanıma sunulacak kaynak olacak. Türk bankacılık sektörünün kullandıracağı kaynak haline gelecek. Beklentileri yükseltecek bir ifade kullanmak istemiyorum ama görüşmelerimiz olumlu yönde seyrediyor."

    ÖZEL SEKTÖRE CİDDİ DESTEK

    Babacan şunları söyledi: "Orta vadeli programla özel sektör öncülüğündeki büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz. Büyümenin kademeli biçimde potansiyel düzeyine çıkmasını, istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Rakamlar, önümüzdeki dönemde istihdamda artışın başlayacağını ortaya koyuyor. Program döneminde 1 milyon 250 bin kişilik bir artış bekliyoruz. Orta vadeli programın en önemli politika kararı bütçe açığının milli gelire oranının ortaya konmasıdır. Gelecek yıl yine bir miktar faiz dışı açık vereceğiz. Borç artışımız 2010'da yavaşlayacak, 2011'de duracak ve 2012'de düşüşe geçecek."


    2009'da eksi büyüme

    Babacan, 2009 yılının 2. Dünya Savaşı'ndan sonra küresel ekonomik aktivitenin en hızlı daralma yaşadığı bir yıl olduğunu belirtti. Programda bu yıl yüzde 3,6 olarak öngörülen daralma yüzde 6'ya revize edildi. Büyümenin 2010'da yüzde 3,5, 2011'de yüzde 4, 2012'de yüzde 5 olması bekleniyor. İşsizlik oranının yıl sonunda 14,8'e çıkması, 2010'da yüzde 14,6, 2011'de yüzde 14,2, 2012'de yüzde 13,3'e gerilemesi bekleniyor. TÜFE'nin yıl sonunda yüzde 5,9, 2010'da yüzde 5.3 olması hedefleniyor. TÜFE hedefi 2011 için yüzde 4,9, 2012 için 4,8 oldu. Programda Merkez Bankası'nın tahminlerine aynen yer verildi. Bütçe açığı yıl sonu için 62.8 milyar liraya revize edildi. Açığın 2010'da 50 milyar, 2011'de 45.1 milyar, 2012'de 39,1 milyar lira olacağı tahmin edildi. Cari açığın yıl sonunda 11 milyar dolar, 2010'da 18 milyar dolar, 2011'de 22 milyar dolar, 2012'de 28 milyar dolar olacağı öngörülüyor. Bütçe açığının milli gelire oranının 2009'da yüzde 6,6, 2010'da yüzde 4,9, 2011'de yüzde 4, 2012'de yüzde 3,2 olacağı tahmin edildi. Faiz dışı dengenin bu yıl yüzde 2.1 açık vermesi, 2010'da yüzde 0,3 açık, 2011'de yüzde 0,4 ve 2012'de yüzde 1 fazla vermesi bekleniyor.


    Orta vadeli programın amaçları

    Bakan Babacan, orta vadeli programın ekonomide rekabet gücünü arttıracak, büyümeyi ve mali dengelerdeki iyileşmeyi kalıcı hale getirecek kapsamlı bir yapısal reform programının uygulamaya konulacağını belirterek, 2010-2012 yılları arasındaki yapılacak faaliyetleri de madde madde şu şekilde sıraladı:.


    Yatırımların finansmanında kamu-özel işbirliği modellerinin kullanımı yaygınlaştırılacak.

    Sağlık hizmet ve harcamaları etkinleştirilecek.

    Tarımsal destekler yeniden düzenlenecek.

    Vergi kayıp ve kaçağı azaltılacak.

    Yerel yönetimlerin öz gelirlerini artırıcı ve mali yönetimlerini iyileştirici düzenlemeler yapılacak.

    İş dünyasının talep ettiği nitelikte insan gücü yetiştirilmesine hız verilecek.

    Yeni üniversitelerin beşeri ve fizik altyapıları güçlendirilerek büyüme sürecine katkıları arttırılacak.

    Devlet yardımları şeffaflaştırılacak ve etkinleştirilecek.

    Kredi garanti fonunun etkinliği arttırılacak.

    Benden duymadıkça inanmayın!

    IMF ile görüşmeleri bizzat kendisinin yürüttüğünü kaydeden Babacan, "Benden duymadıkça ve Hazine'den açıklama yapılmadıkça hiçbirine inanmayın. Görüşmelerin tonunu olabildiğince açıklıyoruz. Ne zaman müzakereler biter, nihai kararı alırız, gerekli açıklama yapılır. Sabırla ve sükunetle beklemeniz en doğru yaklaşım" diye konuştu. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "IMF kaynakları piyasa şartlarından daha uygun, gelecek her bir doları özel sektöre, iç piyasada yatırıma aktaracağımız bir kaynak olarak görüyoruz. Mali kuralın IMF ile müzakeresini yapmaya başladık. IMF ile anlaşma yaparsak olumlu olur, eğer programa IMF destek verirse güven konusunda bir miktar daha katkıda bulunacaktır ama olmazsa olmaz noktasına getirmemek lazım."


    Sağlıkta tasarruf dönemi

    Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer de, sağlık hizmetlerinde katkı payı düzenlemesinde küçük bir değişiklik yapacaklarını belirterek, “Grip olan bir vatandaşın sadece ilaç yazdırmak için sağlık ocağına gitmesi ile hastaneye gitmesinin bize maliyeti çok yüksek. Bunun maliyeti birinci basamakta 3 lira iken, üniversite veya özel hastaneye gittiğinde 40 liraya kadar çıkıyor. Biz küçük dengelemelerle bu maliyetleri kısabileceğimizi düşünüyoruz” dedi. İlaç firmalarından indirim isteneceğini de belirten Dinçer bu yollarla sağlık harcamalarında toplam 3 milyar liralık tasarruf yapmayı planladıklarını söyledi.


    İndirimlere o gün karar vereceğiz

    Babacan vergi indirimlerine ilişkin olarak "KDV ve ÖTV indirimleri çok özel, geçici bir uygulama. 30 Eylül'den sonra ne yapacağımızı o günlerde açıklayacağız. Bakan arkadaşlarımızın önce bunu tartışması gerekecek. Başbakan Erdoğan'ın onayıyla ne yapacağımız belli olacak" dedi. KİT'lerde yeni yönetim modelini hayata geçirmeyi planladıklarını belirten Ali Babacan şunları kaydetti: "Vergide herhangi bir oran artışı öngörmüyoruz. Elektrik dağıtımı ve şeker üretimi gibi alanlardan kamu tamamen çekilecek. Telekomünikasyonda kamunun payının azaltılması için çalışma başlatılacak. İstanbul finans merkezi projesi hızla yürürlüğe konulacak."


    Ziraat Bankası halka açılıyor

    Orta vadeli ekonomi programını açıklamasının hemen ardından Bakan Ali Babacan, Ziraat Bankası hisselerinin önümüzdeki dönemde halka arz edileceğini açıkladı. Babacan, Türkiye'nin kredi notuna yönelik bir soruyu "Kredi notu ile borç rasyosu arasında kuvvetli bağ yok, tabii ki amacımız Türkiye'nin risk primini düşürmek. Doğru şeyler yaptığımız sürece kredi derecelendirme kurumları da er ya da geç Türkiye'nin hakkını teslim edecektir" şeklinde yanıtladı. Devlet Bakanı Ali Babacan, bankaların kârlarının çoğunun hazine bonosu faizlerinden gelen bir defalık durum olduğunu belirtti.


    Etki de dikkate alınacak

    OVP'nin temel amaçlarını sıralayan Bakan Babacan, bunun için mali plan taslağı üzerinde de çalışıldığını hatırlattı. Mali planın taslağının detaylarının OVP'nin içine de yazıldığını kaydeden Babacan, şöyle devam etti: 'Mali plan çerçevesinde, kamu açığının milli gelire oranının orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir borç yapısı ile uyumlu bir düzeyde gerçekleşmesini hedefliyoruz. Türkiye için uzun vadede nasıl bir bütçe açığı hedeflemeliyiz ki kamu borç stoğumuzda makul bir seviyelere yakındır. Kamu açığında yapılacak uyarlamalar belirlenirken, yeni bir yıldan diğer yıla geçerken, açığımızı ne kadar değiştereceğiz. Eğer hedefin çok uzağındaysak hızımızı yükseltmemiz gerekebilir.' Kamu açığındaki uyarlamayı belirlerken dikkate alınacak önemli bir faktörün de 'konjonktürün etkisi' olduğuna işaret eden Bakan Babacan, şu açıklamada bulundu: 'Yani ekonominin yavaşladığı yıllarda bir miktar kamu açığına izin verirken, ekonominin beklenenin üzerinde performans gösterdiği yıllarda kamu açıklarını daha makul seviyelerde tutmak.'Yeni Şafak

    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim