• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007

    İkinci Kusturica vakası kapıda

    22.11.2010 20:37
    İkinci Kusturica vakası kapıda
    Avrupa Yazarlar Parlamentosu'na Naipaul'ün davet edilmesi medyayı böldü.
    İkinci Kusturica vakası kapıda İkinci Kusturica vakası kapıda İkinci Kusturica vakası kapıda

    25-27 Kasım'da İstanbul'da gerçekleşecek Avrupa Yazarlar Parlamentosu'na Müslümanlar için "parazit" diyen Nobel ödüllü yazar Naipaul'ün onur konuğu olarak davet edilmesi medyayı böldü. Naipaul'ü protesto eden Hilmi Yavuz, Salih Tuna ve Cihan Aktaş'ı eleştiren Eyüp Can'a bugün Tuna ve Aktaş'tan yanıt geldi...

    Salih Tuna, Yeni Şafak'taki "Senin şerefin nerde?" başlıklı yazısında Eyüp Can'ı böyle eleştirdi:
    "... Entelektüel sindirim sistemi"nden dem vuran genel yayın yönetmeninin derdi ne, o da belli değil.

    Bu saçmalıklar nedir Allah Aşkına: "Davetliler arasında Yaşar Kemal ve Adalet Ağaoğlu da var(...) 'Müslüman Türkiye'yi 'Hıristiyan Avrupa'nın dışına itmeye çalışan siyasi söylemlere edebiyatın sınır tanımayan hayal gücüyle cevap verecekler. / Tabii eğer verebilirlerse... / 'Bu şerefsizin burada ne işi var?' baskısıyla sindirilmezlerse..."

    Gördüğünüz gibi ortada bir "sindirim" var besbelli, ama "sistem" var mı, işte orası netameli.

    Hadi gündüz gözüyle bizi yiyip bitirecek de, bu kadar da ne dediğini bilmezlik olur mu?

    Hayır yani, Naipaul'un "onur konuğu" olmadığı bir toplantıda insanlar toplanıp "edebiyatın sınırlarını"(ne demekse?) konuşamıyorlar mı?

    "Müslüman Türkiye"yi "Hıristiyan Avrupa'nın dışına itmeye çalışan söylemlerin" kültürel zeminini oluşturanlardan biri de Naipaul değil mi?

    Arkadaşımız madem Edward Said'den bahsediyor, her şeyden evvel oryantalizmin entelektüel bakımdan "şerefsiz bir saha" olduğunu da öğrenmesi gerekmez miydi?

    Bu saha elemanlarından birinin "onur konuğu" olarak davet edilmesini protesto etmeyi, "edebiyatın sınırlarının" konuşulacağı toplantıyı sindirmek şeklinde sunmakla, kime neyin sinyalini veriyor?

    Hilmi Yavuz'u veya Salih Tuna'yı bağnazlıkla suçlayacak kadar hoşgörülüyüm demekle neyi elde edecek?

    "Yahudi sevgili" imajı "başörtülü eşli / muhafazakar mazi"sini karartmaya yetmedi mi?

    Anlaşılan o ki "entelektüel sindirim sistemi" gibi soyutlamalar arkadaş için oldukça "X - Large."

    Bunun için olsa gerek "entelektüel tavrın" hep hazmetmekten geçtiğini zannediyor.

    "Sindirim sistemine" o kadar meraklıysa işe soyuttan değil, somuttan başlasın.

    Mesela, Michel Onfray marifeti, "Filozofların Karnı" fena bir başlangıç sayılmaz."

    Taraf yazarı Cihan Aktaş ise "Kim kime onur kazandırıyor..." başlıklı yazısında Can'a böyle yanıt verdi:

    "... Eyüp Can benim estirilen rüzgârların etkisiyle katılmama kararı aldığımı yazmış. Can benim estirilen rüzgârların etkisiyle kararlar alan bir yazar olduğuma nasıl emin olabilir... Mizaç olarak ılımlı bir insanım, ama yeri gelince 'radikal' kararlar almanın önemine de inanıyorum..."

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim