• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Hükümet yolunu şaşırdı

    19.12.2010 20:56
    Uzunırmak: Teokratik rejim de seçimle gelir ama, mollaya, ulemaya danışır!
    Hükümet yolunu şaşırdı
    Hükümet yolunu şaşırdı Hükümet yolunu şaşırdı Hükümet yolunu şaşırdı

    AYDINPOST HABER SERVİSİ-Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, TBMM Genel Kurulu"nda Danıştay bütçesi görüşülürken yaptığı konuşmada, “Değerli milletvekilleri, sarhoşluk sadece alkolle olmaz ve büyük bir kabuldür ki sarhoşluk insanlardaki şuur altını ortaya çıkartır. Dolayısıyla iktidar sarhoşluğu da bazılarının şuur altını ortaya çıkartmıştır. Onlarda hukukun üstünlüğü, üstünlerin hukuku tartışması içerisinde sadece bir göz boyama vardır, sadece günübirlik konuşmalar vardır ve bugünkü iktidar yolunu şaşırmıştır” dedi.

    TEOKRATİK REJİM DE SEÇİMLE GELİR AMA, MOLLAYA, ULEMAYA DANIŞIR!
    Hükümetten demokrasiyi çoğunluk rejimine dönüştürmemelerini isteyen Uzunırmak, “Seçim olması demek, mutlaka demokrasinin yerine geldiği şartı demek değildir. Teokratik rejimlerde de seçimler vardır. Orada hukukun üstülüğünden öteye mollalar vardır ve hukuku ilgilendiren sorunlar olduğunda da "Ulemaya danışalım" denilir” diye konuştu

    HUKUKTAN KURTULMAK İSTEYENLERİN KAÇACAK YERLERİ OLMAYACAK
    Uzunırmak; “Dolayısıyla buradaki iyi niyetli arkadaşlarımızı, hukukun üstünlüğüne inanan kardeşlerimizi bilhassa bu konularda uyarmak istiyorum. Demokrasilerdeki hukuk denetiminden kaçmak isteyenlere, kaçacakları bir yerlerinin olmayacağı uyarısını yapmak istiyorum” dedi.

    MHP Aydın Milletvekili ve Sporda Şiddet Olaylarını Araştırma Komisyonu üyesi Ali Uzunırmak"ın, TBMM Genel Kurulu"nda Danıştay bütçesi görüşülürken yaptığı konuşmanın tam metni şöyle:

    MHP GRUBU ADINA ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2011 merkezî yönetim bütçesinin Danıştay bölümünde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

    DEVLET KURUMDUR, KURAMDIR, KURALDIR
    Değerli milletvekilleri, kurucu iktidarlar, iradesini ve felsefesini kurumların misyon ve vizyonu, kabulleri ve tarifleriyle kurumlara yükler ve rejime şeklini verir. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Devlet kurumdur, devlet kuramdır, devlet kuraldır. Kuramlar tariflerdir, kabullerdir. kurallar hukuktur. Kurumlar, vizyona ve misyona sahiptirler; vizyon ve misyonlarını, görev yetki ve sorumluluklarını Anayasa ve yasalardan alır.

    DEMOKRASİYİ ÇOĞUNLUĞUN ZULMÜNE DÖNÜŞTÜRMEYİN
    Demokrasi, halk iradesi, hukuk ilişkilerini, birbirine mecburiyetini bir düzlemde ele almazsak doğru yorumlara ve doğru sonuçlara varamayız. Halk iradesi, sadece tercih etmiş bir çoğunluk yönetimi değildir. Halk iradesi, bütün seçilmişleriyle, tercihleriyle bir topyekûnun ifadesidir. Eğer halk iradesini sadece seçilmişlerin, kanun yapan, yasa yapan ve kanunu, yasayı yaparken hukukun üstünlüğünden, evrensel hukuktan, insan haklarından yoksun bir şekilde sadece yasa yapan bir çoğunluk olarak ele alırsanız o zaman siz demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü hiçe saymış olursunuz. O rejimin adı demokrasi olmaz, çoğunluğun zulmü hâline gelir.

    TEOKRATİK REJİM DE SEÇİMLE GELİR AMA, MOLLAYA, ULEMAYA DANIŞIR!
    Seçim olması demek, mutlaka demokrasinin yerine geldiği şartı demek değildir. Totaliter rejimlerde de seçimler vardır ama orada hukukun üstünlüğünden öteye politbüro vardır. Teokratik rejimlerde de seçimler vardır. Orada hukukun üstülüğünden öteye mollalar vardır ve hukuku ilgilendiren sorunlar olduğunda da “Ulemaya danışalım. “denilir.

    BAŞBAKAN"IN, DANIŞTAYI “PRANGA” OLARAK GÖRMESİ YÜZ KIZARTICIDIR
    Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'miz çok önemli bir sosyal vetîreyi yaşamaktadır. Bu sosyal vetîrenin temelinde yatan gerçek nedir? Kurucu iktidarın, kurucu iradenin, felsefenin düşmanlığını ve karşıtlığının savaşını veren iktidarda bir muhalefet vardır. Kurucu iradeye ve kurucu Felsefeye olan karşıtlığını kurumlar üzerinden, rejime karşı olan mücadelesini kurumlar üzerinden veren bir muhalif iktidar vardır kurucu iradeye muhalif ve buradaki kurumların en başında da hukukun üstünlüğü, hukuk teminatı, demokrasi ilişkilerinde en önemli kurum olarak başta gelen kurumlardan biri olan Danıştay vardır. Çünkü Danıştay neden önemlidir değerli milletvekilleri? Her şeyden önce demokrasilerde hukukun üstünlüğünde yürütmenin iş ve işlemlerini denetleyen, hukuka uygunluğunu denetleyen idarenin, yürütmenin denetimi olan hukuk uygunluğu Danıştay"ın elindedir ve işte eğer seçilmişlerin çoğunluğun hukuku tanımadan her türlü işlem yapabilmesinin denetlendiği tek yer Danıştay olduğu için bugün çoğunluk olan AKP"nin Sayın Genel Başkanı Başbakan Danıştay"dan şikâyet etmekte ve hukuku denetleyen, hukuk denetimi yapan bir kurumu ayağına pranga olarak görmektedir. Bu, demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından yüz kızartıcı bir siyaset anlayışıdır.

    VİZYON, MİSYON, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE REORGANİZASYON
    Değerli milletvekilleri, elbette ki rejimin, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün teminatı olan denetimler kurumlar tarafından vizyon, misyon, görev, yetki ve sorumluluk çerçevesinde yönetilmektedir. Çağdaş normlar içerisinde birtakım kurumların reorganizasyonu gerekebilir. Burada kurumları savunurken hiçbir zaman statükoyu savunmuyoruz ama statükoyu savunmamak, statükoyu değiştirmek adına kurumlara olan karşıtlığını, kurumlara olan düşmanlığını ve dolayısıyla kurumların vizyonuna, misyonuna olan düşmanlığını birçok kurumumuzun içindeki yetersiz kişiler, yanlış tercih edilmiş kişiler veya kasıtlı kişiler veya hatalı kişiler vasıtasıyla kurumları rencide ederek, kurumları sahipsiz durumuna getirip o kurumlar üzerinden rejime ve o kurumlar üzerinden demokrasiye savaş açmak bir iktidarın en son tercih etmesi gereken yol olmalıdır. Bu kurumların reorganizasyonu gerekiyorsa, hele hele ki anayasal kurumların reorganizasyonu gerekiyorsa o parlamentonun en büyük mutabakatıyla ve en büyük müşterekliğiyle yapılmalıdır. Yoksa tek parti çoğunluğuna dayalı yapılan bu değişiklikler ülkemizi hayra götürmeyecektir.

    ULEMAYA DANIŞARAK HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ SAĞLANAMAZ
    İşte buradan bunun için söylüyorum. On dakikalık bir sürede bütçenin, sadece Danıştay bütçemizin ekonomik büyüklükleri, faydaları, zararları üzerinde durmayacağım, onlardan daha önemlisi olan işte bu siyasi argümanlar üzerinde duruyorum. Çünkü bilmeden bu savaşa alet olan, belki çoğunluğun içerisindeki iyi niyetli arkadaşlarımı uyarmak istiyorum. Bu işi bilerek yapan ve bilerek alet olanlara da bir manifesto veriyorum buradan. Dolayısıyla ülkede ulemaya sorularak hukukun üstünlüğünden bahsedilemez.

    ASTIĞIN ASTIK, KESTİĞİN KESTİK
    23 Nisanda Başbakanlık koltuğuna oturtulan bir çocuğa, on iki on üç yaşındaki körpecik bir beyne “İki saat buradasın, astığın astık, kestiğin kestik.” diyerek, hukukun üstünlüğünden bahsetmeden böyle yüklemelerle o gencecik çocuğun kafasına paslı çivi çakarak hukukun üstünlüğü temin edilemez.

    BU İKTİDAR, YOLUNU ŞAŞRMIŞTIR
    Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, sarhoşluk sadece alkolle olmaz ve büyük bir kabuldür ki sarhoşluk insanlardaki şuur altını ortaya çıkartır. Dolayısıyla iktidar sarhoşluğu da bazılarının şuur altını ortaya çıkartmıştır. Onlarda hukukun üstünlüğü, üstünlerin hukuku tartışması içerisinde sadece bir göz boyama vardır, sadece günübirlik konuşmalar vardır ve bugünkü iktidar yolunu şaşırmıştır.
    Bu yol şaşırmışlığından dolayıdır ki devletin kurumlarına açtıkları savaşın neticesinde başka birtakım güçlerin devletin kurumlarına açtıkları savaşı görmemekteler ve onlar kendi savaşını sürdürürken başkalarının savaşı da onların karşılıklı birbirlerinin ekmeklerine yağ sürmekte.

    ANAYASAL KURUMLAR HERCÜMERÇ OLMUŞ DURUMDA
    Kurumlar sahipsiz kalmıştır. Devleti korumakla, kollamakla, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü korumakla, kollamakla Anayasa"dan ve yasalardan görev, yetki ve sorumluluk almış bütün kurumlarımız hercümerç olmuş durumdadır ve bu hercümerçte Türkiye Cumhuriyeti devleti âdeta Etniki Eteryalardan, Kürt Teali Cemiyetlerinden, Rum Pontus Cemiyetlerine varıncaya kadar Türkiye'nin yaşadığı bir sosyal vetîreyi yeniden yaşamaktadır.

    HUKUKTAN KURTULMAK İSTEYENLERİN KAÇACAK YERLERİ OLMAYACAK
    Dolayısıyla buradaki iyi niyetli arkadaşlarımızı, hukukun üstünlüğüne inanan kardeşlerimizi bilhassa bu konularda uyarmak istiyorum. Demokrasilerdeki hukuk denetiminden kaçmak isteyenlere, kaçacakları bir yerlerinin olmayacağı uyarısını yapmak istiyorum.

    Bu bütçeleri vesilesiyle geçmişte kamu görevi yaparken şehit olmuş Danıştay yöneticilerimize de Allah"tan rahmet diliyorum, kuruma da başsağlığı diliyorum. Hukuk denetimi mücadelesini, yanlış imajlarla, algılamalarla haksızlıklar yapılıyor olsa da sürdürmelerini ve sonuna kadar sürdürmelerini, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü yaşatmalarını temenni ediyorum. Bütçenizin hayırlı olmasını diliyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
    BAŞKAN – Teşekkür ederim.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim