• BIST 76.031
  • Altın 128,252
  • Dolar 3,3875
  • Euro 3,6469

    Horlayanların hayatı tehlikede

    04.04.2012 22:14
    Horlayanların hayatı tehlikede
    Horlayanların dörtte birinde yaşamı tehdit edici "uyku apnesi" var.
    Horlayanların hayatı tehlikede Horlayanların hayatı tehlikede Horlayanların hayatı tehlikede


    Eşini rahatsız edecek derecede horlayanların sadece erkekler olduğunu düşünenler yanılıyor. Kadınların yüzde 10'u, menopoz öncesi erkekle aynı şiddette horluyor

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Uyku Bozuklukları Kliniği'nden Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, horlamayı haftanın pek çok gecesinde ve bu gecelerin yarıdan fazlasında meydana gelen bir durum olarak tanımlıyor. Uzun süren horlama, hastanın eşini, çocuğunu, hatta komşusunu bile rahatsız edebiliyor. Bu tür horlamanın erkeklerde yüzde 20'lere, menopoz öncesi kadınlarda ise yüzde 10'lara ulaştığı belirtiliyor.

    KADINDA HORLAMA

    Menopoz sonrası horlama oranlarına bakıldığında, kadınların bu yaş grubundaki erkeklerin horlama oranlarına yaklaştıkları görülüyor. Kadınların, menopoza girme yaşlarına yakın dönemde ise erkeklerin daha fazla horladıklarına dikkat çekiliyor. Şişmanların daha fazla horladığı belirtiliyor ve bunun, şişmanların üst hava yolunda meydana gelen yağlanma fazlalığından kaynaklandığına dikkat çekiliyor. Kadınlık hormonlarının horlamayı engellediği yönünde görüşler de bulunuyor.

    GEBELİKTE ARTAR MI?

    Horlama şikâyeti, özellikle gebeliğin son 3 ayında artıyor; bunda ödem ve kilo artışının da etkili olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, bu durumun bebeğe olumsuz etki yapmadığını söylüyor. Gebelik öncesinde uyku apnesi sorunu bulunanların problemlerinin uyku esnasında çok daha ağır seyrettiği biliniyor.

    HORLAMA NEDİR?

    Uykuda soluk alıp verirken başta küçük dil ve yumuşak damak olmak üzere üst solunum yolundaki yumuşak dokuların kaba titreşimi ve bunun yarattığı ses, "horlama " olarak adlandırılıyor.

    BU KİŞİLER DERİN UYUYAMAZ

    Horlama sorunu olanların derin uyku uyuyamadıkları belirtiliyor. Horlayanın uyku kalitesi öncelikle titreşim ve ses nedeniyle bozuluyor. Horlayanların uyku apneleri olmasa bile derin uykuya daha az daldıkları biliniyor. Horlama sorunu olanlarda uyku kalitesinin bozuk oluşu dikkat çekiyor. Bu noktada derin uyku evrelerine daha az giriliyor. Horlayan hastaların duyma yeteneklerinin azaldığını gösteren araştırmalar da bulunuyor. Bu noktada hastaların içine gömülmeyecekleri kadar sert, omurga ve eklemlerini rahatsız etmeyecek kadar yumuşak bir yatakta uyumaları gerekiyor.

    HANGİ HORLAMA, HANGİ SAĞLIK SORUNALRINA İŞARET EDİYOR?

    Odada ya da dışardaki kişiyi rahatsız edecek derecede horlama ile "soluksuzluk"la (apne) kesilen ve sonrasında derin bir solukla yeniden başlayan horlamanın daha ciddi sonuçlara yol açtığı biliniyor. Ancak, sadece "Bu tür horlama tehlikelidir" demek, daha hafif ya da az sesli horlamanın önemli olmadığına inanmak, hastalara geç tanı konulmasına neden oluyor. Çok yorgun ve alkollü olunan günlerde meydana gelen, ancak ayda bir iki kereyi geçmeyen horlama için kaygılanmaya gerek du yul mu yor. Prof. Dr. Çuhadaroğlu, "Horlamanın şiddeti ile sorunun ciddiyeti arasında doğrudan bir ilişki kurulamaz. Ancak soluksuz aralarla kesilen horlamanın apne habercisi olduğunu unutmamak gerekir" diyor. Burun tıkanıklığı ile seyreden ve nezle gibi hastalıklarla ortaya çıkan horlamanın ise geçici olduğu düşünülüyor.

    ÇOCUKTA DA GÖRÜLÜR

    Çocuk horlamasının "ton"u biraz farklı ve nedenleri şunlar:

    * Geniz eti

    * İri bademcik

    * Kilo

    * Tiroit bezi bozukluğu

    * Hormonal sorunlar

    SIRTÜSTÜ YATMAK HORLAMAYI ARTIRIR

    Prof. Dr. Çuhadaroğlu, sırtüstü yatmanın horlamayı artırdığını söylüyor ve sadece sırt üstü yatarken horlayan hastalar olduğuna dikkat çekiyor. Yan ya da yüzükoyun yatış pozisyonlarında horlamanın daha az olduğu belirtiliyor. Sırtüstü yatmanın engellenmesi, yatak-yastık ve kullanılan yardımcı yöntemler de sorunun hafifletilmesinde etkili oluyor.

    NEDEN OLUR?

    * Sarkık-iri yumuşak damak ve küçük dil

    * Küçük veya geride alt çene

    * Şişmanlık

    * Burun tıkanıklığı

    * Burun solunumunun sorunlu olması

    * Uykuyu derinleştirici ilaç kullanımı (alkol dahil)

    * Gün içinde yoğun dumana maruz kalmak (sigara)

    * Reflü

    NASIL ENGELLEYEBİLİRSİNİZ?

    * Akşam yemeğini hafif yemek

    * Geç saatte yemek yememe

    * Daha yüksek yastıkta yatmak

    * Burun tıkalı yatağa girmemek

    * Fazla kilolu olmamak

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Başkan Çerçioğlu'ndan Dolara Tokat!07 Aralık 2016 Çarşamba 13:37
  • Ülkücü İşçiler Derneği Toplantıda Buluştu!07 Aralık 2016 Çarşamba 13:02
  • Kimliğini kaybeden vatandaşa haciz şoku!07 Aralık 2016 Çarşamba 12:05
  • Aydın AK Parti su zammını yargıya taşıyor!07 Aralık 2016 Çarşamba 12:01
  • Nazilli'de Şok Olay! Babasının Silahıyla İntihar!07 Aralık 2016 Çarşamba 12:00
  • Aydın'dan Küçük gelinler Ankara'ya gidecek07 Aralık 2016 Çarşamba 11:24
  • Didim'de Başkan Atabay 2.5 yılını anlattı07 Aralık 2016 Çarşamba 10:28
  • Aydın’da ÜNİLİG heyecanı başladı07 Aralık 2016 Çarşamba 09:33
  • Aydın'da en iyi bayan hakem dünya Taekwondocularını yetiştiriyor07 Aralık 2016 Çarşamba 09:13
  • Perde Arkası06 Aralık 2016 Salı 23:59
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim