• BIST 82.300
  • Altın 148,002
  • Dolar 3,8396
  • Euro 4,0696

    “Her şey ben yaşarken oldu”

    06.09.2011 09:26
    “Her şey ben yaşarken oldu”
    İsmet Özel “Celladıma gülümserken çektirdiğim son resmin arkasındaki satırlar” isimli şiirinde müthiş dizelere imza atar:
    “Her şey ben yaşarken oldu” “Her şey ben yaşarken oldu” “Her şey ben yaşarken oldu”

     

    “Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar/Ben yaşarken koptu tufan/Yeni baştan yaratıldı kainat/Her şeyi gördüm içim rahat...”
     
    Farkına varalım ya da varmayalım her şey biz yaşarken oluyor! 
     
    Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner‘in “itiraf” diye nitelendirilen fakat bence “Başarısızlığı gizleme çabası” olan ses kayıtlarını dinlediğimde zihnim 4-5 yıl gerilere gitti.
     
    2007 Haziran’ında bir yazı yazmıştım ve o yazı üzerine adeta başıma gelmedik kalmamıştı.
     
    Işık Koşaner’in söylediklerini bundan 4-5 yıl önce ben yazdığımda “linç edilmem için bütün deliller eldeydi ve bir anda nefretleri kazanmıştım.” 
     
    Bu arada cep telefonu numaram subayların bana telefonda rahatlıkla küfretmesi için internette yayınlandı...
     
    “Erlerimiz savaşıyor, subaylarımız nerede” başlıklı yazımda PKK ile savaşta bir mücadele planının olmadığını...
     
    Savaşın iki aylık eğitimli erlerle yapıldığını, bu yüzden çok şehit verildiğini...
     
    Genelkurmay’ın ise iç siyasete, irticaya odaklanması ve hükümetleri devirme planları yapması yüzünden terörle mücadeleye odaklanmadığını vb. yazmıştım.
     
    Vay sen bunu nasıl yazarsın?
     
    Emin Çölaşan o zaman Hürriyet yazarıydı ve yazı günü olmamasına rağmen benim yazımı görünce hemen kalemine sarıldı ve saldırının işaret fişeğini ateşledi. ‘Saldırın’ dedi.
     
    Ergenekon sanığı Kemal Kerinçsiz bazı şehit ailelerini toplayarak gazete binasının önüne geldi gazete binasını ablukaya aldı.
     
    Aleyhime öyle bir psikolojik atmosfer oluşturuldu ki izine ayrılmak zorunda kaldım ve bir ay boyunca köşemden uzak kaldım.
     
    İki vatandaş, ki birisi savcının söylediğine göre görevi bu tür yazılar hakkında dava açmak olan birisi, hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulundu. 301’den yargılanmama ramak kaldı.
     
    Yazıdan birkaç ay sonra sivil polisler gazeteye gelmişler ve savcının beni istediğini söylemişler. O sırada gazetede değildim. Çağrı üzerine gazeteye gittim, polisler “Yakalandı” diye zabıt tuttular. Dedim ki “Siz yakalamadınız, ben kendim geldim.” Dediler “prosedür böyle.” İşte tam da bu noktada gayret ettim ve sövdüm, bu da geçti polis kayıtlarına...
     
    Savcı tam da beni tutuklamaya hazırlanıyordu ki avukatım “dava açma süresinin bir hafta geçtiğini” fark etti.Meğer savcının aceleyle gazeteye polis göndermesinin sebebi de buymuş!
     
    Adliye binasından ayrıldım, kendimi Florya sahillerine attım. Sahilde yürürken telefonum çaldı. Cumhuriyet Gazetesi’nden bir muhabir arıyordu “Tutuklanmışsınız” dedi. “Hayır” dedim: “Tutuklanmadım.”
     
    Bu arada cep telefonu numaram subayların bana küfretmesi için yayınlandı...
     
    Neyse...
     
    Geçti o kara günler, açıyor pembe güller.
     
    O “Zor zamanda konuşamayan, yazamayan, çizemeyenler” bugün rahatlıkla yapıyorlar bu işleri. O gün “Her doğru her yerde söylenmez” sözü ile doğruları, gerçekleri, yanlışları söylemeyi manipüle etmeye çalışanlar bugün en hızlı anti militarist kesildiler!
     
    Kendilerini tebrik ediyorum. “Good timing” denilen işi iyi yapıyorlar. Benim yaptığım ise “bad timing”di ve cezalandırılmam gerekiyordu!
     
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim