• BIST 89.270
  • Altın 146,585
  • Dolar 3,6430
  • Euro 3,9208

    Her derdin devası: Ayran

    25.01.2011 12:44
    Her derdin devası: Ayran
    Aşırı terlemeyle vücutta oluşacak su ve mineral kaybının ayranla karşılanabileceği bildirildi.
    Her derdin devası: Ayran Her derdin devası: Ayran Her derdin devası: Ayran

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, aylarında artan sıcaklığın, durgun hava ve aşırı nemin yaşamı olumsuz etkilediğini söyledi.

    Sıcaklığın vücutta yol açtığı olumsuz durumların "termal stres" olarak tanımlandığını ifade eden Tayar, "Termal stres denilen olay, sıcak ortamlarda kalanların vücutta biriken ve dışarı atılamayan ısıdan rahatsız olmaları sonucunda ortaya çıkar. Bu rahatsızlık nefes sıklaşması, baş ağrısı, baş dönmesi, zihinsel yorgunluk, çabuk sinirlenme veya geç algılama, bitkinlik, işe karşı ilgisizlik gibi semptomlarla kendini belli eder" dedi.

    Tayar, çevre ısısı arttığı zaman damarların genişleyeceğini, terlemeyle tuz kaybedildiğinden tansiyonun (kan basıncı) düşebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu: "Tansiyonun düşmesini engellemek için kalp dakikada normalde pompaladığı kan miktarını artırmak zorunda kalır, kısacası kalbin işi artar. Kalp ve dolaşım sorunlarından uzakta, rahat bir yaz geçirmek için sıcak ve nemli havaya karşı herkesin alabileceği önlemler vardır. Vücut ter yoluyla su ve mineral kaybettiğinden bu kayıp en iyi şekilde, vücut direncini artıracak ayran içerek kapatılmalıdır."

    Mustafa Tayar, yoğurt ve ayran üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyon, mide-bağırsak hastalıkları ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerine bakıldığı ve tüm bu hastalıkların oluşmasında en önemli nedenin bağışıklık sistemi olduğunun saptandığını belirterek, yoğurdun bağışıklık sistemini uyarıcı etkisinin olduğunu bildirdi.

    Bunaltıcı sıcaklarla birlikte görülen aşırı terlemenin, sıvı kaybını daha da artırıp bıkkınlık ve bezginliğe yol açacağını vurgulayan Tayar, şöyle devam etti: "Yaz mevsiminde günlük ortalama en az 2.5 litre su tüketimi bu şikayetlerin su kaybı sebebiyle ortaya çıkmasını önler. Aldığımız sıvı elektrolit adı verilen sodyum ve klorür iyonlarından zengin olmalıdır. Bu sebeple yaz aylarında bolca ayran tüketilmelidir. Uygun ve lezzetli bir kalsiyum ve fosfor kaynağı olan ayran, özellikle kemik ve dişlerin oluşumunu destekler. Kalsiyum yanında, vitamin (Vitamin A, Vitamin B12, Vitamin D, Vitamin B2, Vitamin B6,) ve protein içeren ayran düzenli beslenmede önemli gıdaların başında gelmektedir."

    Antistres gıda ayran
    Özellikle triptofan adlı maddeyi içeren besinlerin sakinleştirici etkiye sahip olduğunu ifade eden Tayar, "Kalsiyum açısından zengin besinler de gevşetici bir etkiye sahiptir. Bolca triptofan ve kalsiyum içeren ayran, antistres besinler listesinin ilk sıralarında yer alır. Ayran ayrıca, vücudun sıvı akışını dengelemek ve normal kan basıncını sağlamak için gerekli potasyumu sağlar, kasların kasılmasına yardımcı olur" dedi.

    Prof. Dr. Tayar, fazla fosfor içerdiği için kalsiyum emilimini azaltan kola gibi karbonatlı içeceklerden kaçınılmasını önererek, kolalı içeceklerin çocuk ve gençlerde vücudun yeterli vitamin almasını önlediğini anlattı.

    Çocukların göz, kemik ve bağışıklık sisteminin sağlıklı gelişmesi için süt ve ayranın önem taşıdığını vurgulayan Tayar, kolalı içecekleri fazlaca tüketen 2-17 yaş grubunda, vücudun yeterli ölçüde A vitamini alamadığını, bunun da gözlerin ve vücudun savunma sisteminin güçlenmesini engellediğini bildirdi.

    Tayar, uzun yıllardan beri kullanılan fermente ürünlerin, bağırsak düzensizliklerinin giderilmesinde, özellikle çocuk ve yetişkinlerde karşılaşılan ishallerin tedavisinde önemli rol oynadığını belirterek, şöyle devam etti: "Gezginlerin yer değiştirmelerinde görülen ve "turist ishali" olarak adlandırılan rahatsızlıkların düzeltilmesinde, antibiyotik tedavisi sırasında karşılaşılan ishallerin önlenmesinde yine bu ürünlerin büyük yararı görülüyor. Yoğurt bakterilerinin antikanserojen etkileri araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur. Özellikle iki tür etkinin söz konusu olduğu anlaşılmıştır. Bunlardan birincisi kanserin başlangıcını önlemek, ikincisi de tümör hücrelerinin gelişimini geriletmek şeklinde kendini göstermiştir. Bu geleneksel içeceğimiz, vücutta ödem yapan sıvıların toplanmasını da önler."

    Yoğurt bakterilerinin kolesterol miktarını azaltıcı etkilerinin de bulunduğunu ifade eden Tayar, şunları kaydetti: "Bunların yanı sıra ayran, toksik maddelerin nötralizasyonunu sağlar. Ayran, bağırsak, florasının stabilizesini artırır ve düzenler, sindirim sistemindeki olumsuzlukların giderilmesine yardımcı olur. Birçok sindirim bozukluğu üzerinde tedavi edici etki yapan ayranın, ishal, gaz oluşumu, peklik, kalın bağırsak iltihabı, mide, bağırsak iltihabı gibi rahatsızlıklara karşı olumlu etkileri vardır."

    Kaynak: Milliyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim