• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Hayatı bebeğe endekslenmiş

    02.07.2009 20:45
    Hayatı bebeğe endekslenmiş
    Çağla Şikel büyük bir aşkla evlendiği Emre Altuğ'dan bir çocuk sahibi olmaya hazırlanıyor.
    Hayatı bebeğe endekslenmiş Hayatı bebeğe endekslenmiş Hayatı bebeğe endekslenmiş

    Dört aylık hamile Şikel, henüz annelikle ilgili bir fikrinin oluşmadığının altını çiziyor: Annelik nasıl bir şey inanın hiç bilmiyorum ama dört aydır her şeyim bebeğe bağlı
    Uğurkan Erez'in ona taktığı sonra da hayranlarının peşini bırakmadığı 'Prenses' lakabına yakışır, peri masalı gibi bir hayat kurguladı kendine Çağla Şikel. Masalının ana fikriyse çok açık: Kendiyle barışık olmak! Çağla Şikel All dergisine kendisini ve ne kadar mutlu olduğunu anlattı.

    Evliliğin, kariyerin, şimdi de hamileliğin... Tam anlamıyla 'peri masalı' gibi dışarıdan bakınca. Sen nasıl hissediyorsun kendini son günlerde?
    Sadece son günlerde değil hayatımın her döneminde çok mutlu olmuş bir insanım ben. Mutluluğumu da sevdiklerimle birarada doyasıya yaşadım. 'Peri masalı' benim hayatım zaten. Son dönemde tabii ki evlilik ve bebekle beraber arttı bu. Hem işlerim yolunda gidiyor, hem sağlığım yerinde. Allah'ın bize birtakım şeyleri lütfetmesi çok önemli bence. İnsan önüne çıkan fırsatların kıymetini bilmeli.

    DAHA HİSSETMİYORUM
    Kendini 'anne' gibi hissetmeye başladın mı?
    Sanırım hayır. Bilmiyorum henüz annelik nasıl bir şey.

    Değişmedi mi hayatın?
    Değişti, değişmez olur mu? Sadece bebeğe endekslenmiş durumda hayatım. Dört aydır yemem içmem, yatmam kalkmam, her şeyim ona bağlı.

    Zayıf ama hamile bir kadın mı olacaksın sen de?
    Büyük ihtimalle.

    Sonra bunun reçetesini yazıp paylaşacak mısın?
    Sanmıyorum.

    Bronz ten takıntının sebebi ne? Kışın bile değişmiyor ten rengin, sürekli solaryuma mı giriyorsun?
    Esmerim normalde ama bu kadar değil tabii. Sürekli solaryuma giriyorum sanıyor herkes ama bu kış üç kez girdim, o da yüzüm vücudumdan daha açık renkti, dengelensin diye. Sıcağı çok seviyorum, geçen kış Arjantin'e gittim, burada beş, orada 35 dereceydi hava. Bayılıyorum kış ortasında güneşlenebilmeye. Hatta yüzükle güneşleniyorum ki izi kalsın. Çok seviyorum güneşin izlerini üzerimde taşımayı.

    Saçlarını herkes çok beğeniyor, nedir sırrı?
    12 yıldır modellik yapıyorum, defilelere, programlara vs. hazırlanırken inanılmaz işkenceler yapıldı saçıma, görmediği uygulama kalmadı. Kestirmem gerekiyordu aslında ama ben inat ettim uzattım. Düzenli bakım yaptırıyorum kuaförde, bir de evde tatlı badem yağı sürüyorum, inanılmaz yumuşatıyor, besliyor saçlarımı.

    Alametifarikan kendinle bu kadar barışık olman galiba...
    Başka şansım var mı? Böyle güzel bir hayata sahip olduktan sonra ne yapacağım yani...

    Eskiden de böyle miydin yoksa şöhretle beraber mi geldi bu 'barışma' durumu?
    Villalarda doğmadım ben, çok zengin bir ailem de yoktu, şimdi çok para kazanıyorum evet, ama para kazanmak benim ahlakımı asla bozmadı. En önemlisi insanın kendi hayatıyla çevresiyle barışık olması ve haline şükredebilmesi, kötü de olsa iyi de olsa şükretmeli. İyiyken hep unuturuz şükretmeyi.

    Victoria Beckham gibi ayağında topukluları, kucağında bebeği bir Çağla mı, Katie Holmes gibi kızının elinden tutup babetleriyle gezen bir Çağla mı hayal etmeliyiz?
    Ne parkta oynayan ne de topuklu ayakkabı giyen diyorum. Ya planlamıyorum, gözümde canlanmıyor şimdi. Sadece çok fazla bebeğimi göstereceğimi sanmıyorum. Dünyanın en özel şeyi olacak o bizim için. Sevdiklerimle, beni sevenlerle paylaşmak da isterim ama yani sınırı var onun da. Nazar değer bir şey olur. Bize özel olmalı bebeğimiz.

    "Çocuk yapmak isterim ama dünya bunun için kötü bir yer" diyenlere mesajın var mı?
    O kadar karamsar düşünmüyorum. Hepimiz aynı dünyaya doğduk, gayet sağlıklı, aklı başında insanlarız. Her dönemde zor bebek büyütmek, bir insanın hayatını kurmak, yön vermeye çalışmak kolay olmaz zaten... Biz onu önce kendi dünyamızda büyütüp, sonra kendi ayakları üzerinde yürümeye bırakacağız. Ben anne olmak istiyordum. O mutluluğa nail olmak için yaptık biz bu çocuğu, neden korkayım ki... Mucize gibi bir şey bu...

    ARTIK AİLE KURDUM
    Bu soruyu 'model' Çağla'ya soruyorum. Yurtdışında da önemli defilelerde yer aldın, Türkiye'de zaten isim yapmış önemli bir modelsin. Ama sunduğun programlar bunlara pek paralel değil gibi... Yeniden Paris'te, Londra'da defilelere çıkmak istesen, bu durum engel teşkil eder mi sence?
    Hiçbir zaman böyle bir isteğim de olmadı. Daha önce fırsatlarım oldu ama istemedim. 30 yaşından sonra olacağını da hiç sanmıyorum. Bir de evlendim, burada bir aile kurdum. Ben ana kuzusuyum. Yurtdışına gideyim orada yaşayayım gibi bir hevesim yok. Ölmeden önce 'Victoria's Secret' defilesine çıkmak çok isterdim ama yani, doğruya doğru...

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim