• BIST 99.640
  • Altın 141,657
  • Dolar 3,5056
  • Euro 3,9263

    Hatay, Atatürk'ün son büyük davasıydı!

    30.06.2014 07:48
    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Misak-ı Milli toprakları içinde olan Hatay'ın, Anavatan'a katılışına giden yoldaki tarihi antlaşmanın bugün imzalanışının 75. yılı. Hatay dosyası 1936 yılında Atatürk'ün ısrarıyla açıldı. Hatay Atatürk'ün son büyük davasıydı. Bu uğurda yakın arkadaşı İsmet Paşa'yı feda etti, sağlığını ise hiçe saydı.

    1921'DE STATÜSÜ BELİRLENDİ

    1918'de Suriye'yi işgal eden Fransa, Antep, Maraş ve Urfa'ya doğru genişlemeye çalıştı. Yöre halkının kahramanca direnişi bunu durdurdu. Direnişle Fransa, İngiltere'den ayrıldı ve 20 Ekim 1921 günü zorlu bir müzakereden sonra Ankara Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. Antlaşmanın "İskenderun bölgesi için özel bir yönetim rejimi kurulacaktır" şeklindeki 7. maddesiyle, Hatay ileriki yılarda hal edilmiş oldu.

    'KIRK YILLIK TÜRK YURDU'

    Türkiye, Hatay'ın peşini bırakmadı. Hataylılar da Atatürk'e heyet göndererek "Bizi kurtar" mesajı verdi. Atatürk ise “Kırk asırlık Türk yurdu yabancılar elinde kalamaz” diyerek kararlılığını gösterdi. 1936 yılında da gündemine aldı. Dünya büyük savaşa gidiyordu. Hitler sabah akşam Suriye'nin sömürgesi olan Fransa'ya tehdit ediyordu. Atatürk konuyu Başvekil İsmet Paşa’ya açtı. “İsmet, Hatay Meselesini hal etmenin tam zamanı! Artık bu davayı Fransızlarla görüşmeye başlayalım. Fransızlar, Almanların karşısında zor durumda! Bastırırsak bu işi hal ederiz. Daha fazla gecikmeyelim!” diyordu. İsmet Paşa ise aynı fikirde değildi. “Fransızların üzerine çok gidersek, Hatay meselesini gurur meselesi yaparlar ve silahlı bir çatışmanın eşiğine geliriz. Fransa’yı şu ortamda karşımıza almayalım” diyordu.

    BAŞYAZILAR KALEME ALDI

    Bu cevap, Gazi’yi tatmin etmedi. Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ise Gazi'yi destekliyordu. İsmet ataturk-ve-inonu.jpgPaşa'yı ikna etmek için, Atatürk bizzat kaleme aldığı 'Başyazılar'la kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Yazılar Cumhuriyet ve Kurun gazetelerinde çıktı. Yazılarda İsmet Paşa hükümeti eleştiriliyordu. (Atatürk tarafından dikte edilen ilk makale 22 Ocak 1937 günü Kurun (Vakit) gazetesinde 'Asım Us' imzasıyla yayımlandı. Burada konuya ilişkin ard arda 5 makale yayımlandı.) 21 Ocak 1937 günü BM'de Hatay'ın kaderine ilişkin görüşmeler başladı. 27 Ocak günü Hatay'ın bağımsızlığı kabul edildi. Bu milli dava yurtta büyük sevinç yarattı. 31 Ocak günü Ankara ve İstanbul'da büyük mitingler yapılarak kutlandı. İsmet Paşa, Meclis'te 29 Ocak günü yaptığı konuşmada, "Büyük Şefin, insanlık yolunda milli bir davayı neticeye yaklaştırmağa matuf gayretlerini takdir borcumdur" der. (Kocatürk, s.598)

    BM'DE TARİHİ ZAFER

    Hatay'ın bağımsızlığı ve Anayasası 29 Mayıs 1937 günü BM'de tasdik edildi. 14 Haziran günü de TBMM'nde onaylandı. Bu günlerde Dersim isyanının çıkması anlamlıydı. Türkiye her iki konuyu da ciddiyetle ve kararlılıkla takip etti. BM'nin kararı, 29 Kasım günü Hatay'da kutlanmak istendi ve olaylar çıktı. Fransızlar kutlamaları engellemek istedi. Bu Ankara'da protesto edildi. Ülke çapında dayanışma mitingleri düzenlendi. Olaylar Fransa ile Türkiye arasında gerginliğe neden oldu. Türk Hükümeti, Fransa ile yapılan 1926 Dostluk Antlaşmasını fesh ettiğini açıkladı. Türklere baskılar daha da arttı.

    MERSİN'DE ASKERİ KARARLILIK

    Atatürk kararlılığını göstermek için, bölge illerine bir gezi yaptı ve Mersin’de 20/24 Mayıs 1938 günleri saatler süren bir askeri geçit töreni düzenletti. Gazi Paşa o günlerde hastaydı. Hatay meselesine zarar verir diye hastalığının duyulmaması için özel çaba harcadı. Bu nedenle Fransa’dan doktor getirtilmesine bile karşı çıktı.

    'TEK BAŞIMA DA KALSAM'

    hataya-giris.jpg21 Aralık 1937 günü Ankara’yı ziyaret eden Suriye Başbakanı Cemil Mardam’a, "Bu benim namus meselem. Bunu hal edeceğim. Biz Türkler sizi seven dostlarınızız. Bize dost gibi görünüp de bizi birbirimize düşürmek için vaziyetlerden istifade etmek isteyenler aldanıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Suriye'nin samimi dostudur" der. (ATABE, C.30, s.119-123.)

    Gazi Paşa etrafına ise “Tek başıma da kalsam çizmelerimi giyer dağa çıkarım. Hatay meselesini hal ederim” der.

    'MİLLETİME SÖZ VERDİM'

    Yapılan görüşmelerde dikkat çekici konu, Fransızların, 1921 antlaşmasını görmezlikten gelip konuyu “Türkiye ile Suriye arasında sınır meselesi” olarak görüp yokuşa sürmeye çalışmalarıydı. Atatürk, o günlerde Fransız Büyükelçisi Henri Ponsot’a şu tarihi sözleri sarf eder: "Milletime söz verdim: “Hatay’ı alacağım” dedim, milletim, benim dediğime inanır, sözümü yerine getirmezsem onun huzuruna çıkamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilmem; yenilirsem bir dakika yaşayamam! Bunu bilerek ve sözümü behemehal yerine getireceğimi düşünerek, benim dostluğumu lütfen iş’ar ve teyid ediniz." (Soyak., C.2, s.608)

    İSMET PAŞA'YA NASİP OLDU

    Atatürk, işlerin hızlanması için Başbakan İsmet İnönü'yü 20 Eylül 1937 günü görevden aldı. İsmet Paşa ayrıca rahatsızdır da... Yerine ise Celal Bayar'ı atadı. Hatay'ın Anavatan'a katılışına ilişkin ilk antlaşma 3-4 Temmuz 1938 günleri arasında Fransa ile Ankara'da imzalandı. 5 Temmuz 1938 günü Türk ordusu, Antakya'ya girdi. Hataylıların teşekkürüne Atatürk, 6 Temmuz 1938 günü,"Sizin için artan saadet ve refah dilerim" cevabını verdi. 2 Eylül 1938 günü ise Hatay Millet Meclisi açıldı. Devletin adı 'Hatay'olarak kabul edildi. Bu ismi Atatürk önermişti. Bayrağını bile kendisi çizdirdi. İlk Devlet Başkanlığına Tayfur Sökmen seçildi. Bu tarihi süreçle iş bitmedi. Hatay'ın anavatana katılışına ilişkin antlaşma ise 23 Haziran 1939 günü Fransa ile Ankara'da imzalandı. 30 Haziran günü de, TBMM'de onaylandı. 7 Temmuz 1939 günü ise Hatay ili kuruldu.

    Hatay’ın iltihakını Gazi Paşa göremedi ama, İsmet Paşa Reisicumhur olarak gördü.

    Kaynaklar:

    1- Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 1973, C.2.

    2- Atatürk'ün Bütün Eserleri, C.30, Kaynak Yayınları, 2011.

    3- Utkan Kocatürk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi, TTK Yayınları, Ankara, 1988.

    Sosyal medyada bu konuyla ilgili düşüncelerinizi #aydınkonuşuyor etiketiyle paylaşın, yayınlayalım!

     
    Bu yazı toplam 3950 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    12345678
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim