• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596

    Haberal'a en ağır darbe

    07.03.2011 17:04
    Haberala en ağır darbe
    Mehmet Haberal'ın şirketinde çalışan yöneticiden, savcı Zekeriya Öz'e, şirketin illegal faaliyetleri olduğunu belirten ihbar mektubu...
    Haberal'a en ağır darbe Haberal'a en ağır darbe Haberal'a en ağır darbe


    Ergenekon tutuklu sanığı eski Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal'ın şirketinde çalışan bir yönetici, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e, şirketin illegal faaliyetleri olduğunu belirten ihbar mektubu gönderdi. BDDK tarafından hazırlanan rapora göre, mektupta şirketin, tıbbî cihazları, kurulan özel ilişkiler sayesinde piyasanın 3-4 katı fiyatına sattığı belirtiliyor.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) hazırladığı rapor, Ergenekon davasının tutuklu sanığı eski Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal'la ilgili önemli bilgilere yer veriyor. Raporda, Haberal Eğitim Vakfı bünyesinde kurulan şirketlerin birinde üst düzey görevlerde bulunan bir kişinin Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e gönderdiği ihbar mektubu, ilginç ilişkileri gözler önüne seriyor. Bu ifadelere göre, başlangıçta Başkent Üniversitesi'ne finans temin etmek, ucuz hizmet ve mal sağlamak için kurulan şirketler daha sonra piyasadaki ihtiyacı dikkate alarak ürünleri ilgili kurumlara pazarlamaya başlıyor.

    Şirketin piyasaya sürdüğü ürünlerin satış fiyatlarını Haberal ve yakınlarının belirlediğini belirten gizli tanık, fiyatların piyasanın 3-4 katı fazla olduğunu kaydetti. Yüksek fiyatlara rağmen şirketlerle kurdukları özel ilişkiler sayesinde piyasaya diyaliz cihazlarını istedikleri fiyattan satmaya devam ettiklerini aktaran yönetici, 2003'te bölgede büyük rakiplerinden birinin özel diyaliz merkezlerinin mülk ve işletmesini satın almasıyla egemenliklerinin ortadan kalktığını ifade ediyor. Yönetici, piyasadaki şirketlerden diyaliz cihazlarının kalitesiz olduğuna yönelik eleştiri gelmesine rağmen, şirket yöneticileri tarafından dikkate alınmadığını vurguluyor. Özellikle İzmir Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak hastanenin ihtiyaçlarını üniversiteye bağlı kuruluşlardan temin etmek zorunda olduklarını söyleyen yetkili, bu şirketlerin kendilerine ilettiği fiyatlara itiraz etme haklarının olmadığına dikkat çekiyor. Yetkili, hastane olarak bu şirketlere ödenen fiyatların yüksek olması üzerine piyasa araştırması yaptıklarını, alım fiyatlarının piyasanın 3-4 katı olması üzerine alımı İzmir'den gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.

    Aynı yönetici, bunun ardından yaşanan durumu şöyle özetliyor: "Bu durum, şirketin önemli bir kısmını elinde bulunduran Erkan Haberal'ı çok sinirlendirmiş. O tarihteki ilgili bazı yöneticiler, bir kısım siparişlerimiz için Burçuk Ltd'yi aradığında 'artık İzmir'e mal yok' cevabıyla karşılaştı. Bu kararı da Erkan Bey'in talimatıyla verdiklerini ilettiler. Ayrıca hastanenin kantininin gerekli tüm malzemelerini İzmir'den temin etmemize rağmen, tüm gelirlerini Burçuk'a gönderiyorduk. Türkiye genelinde hastane kantinlerinde olduğu gibi burası da bu şirket tarafından işletiliyordu. Hatta alım satım işlemleri ve muhasebesi F.T. tarafından kontrol edildiği için ona bir de Burçuk'tan ek maaş bağlatmıştım." İfadelerde ayrıca Başkent Üniversitesi ve şirketler arasındaki para trafiğine dikkat çekiliyor. Başkent hastanelerinde kullanılmış ve devre dışı kalmış bazı cihazların İzmir'e yeni fiyatına satıldığını aktaran eski yönetici, faturalandırma işleminin de piyasanın en pahalı cihazına eşit bir fiyat üzerinden ve yabancı bir firmadan yeni bir cihaz alınıyor gibi yapıldığı bilgisini veriyor. Yönetici Arıca Ankara Eczane'den kendilerine gönderilen bazı ilaçların da mükerrer faturalarla ilgili merkeze dekontlandığını kaydediyor.

    Devlet ve bürokrasideki dostluk ve çıkar ilişkisinden yararlanarak bazı kredi ve hiçbir kuruma tanınmayan ayrıcalıklara sahip olduklarının altını çizen eski yönetici, yaşadığı bir olayı şöyle aktarıyor: "Yeşilyurt Devlet Hastanesi'ne salt bizim ödememiz yapılsın diye, Mahmut A. bizi aradı. Yeşilyurt'a devletin gönderdiği havale numarasını bildirmemizi istedi. Bize de 'Sakın ödememezlik etmesinler, onların parası da bizim sayemizde gönderildi. Sorun çıkarsa beni ya da Ali U.'yu arayın. Biz derhal bakan ya da müsteşar aratır, sorunu çözeriz.' derdi. Sorun çıktığı zamanda biz onları arıyorduk. Onlar da çözüyordu. Bu sayede yeni yeni şirketler oluşturuldu ve her geçen gün de bu hırs katlanarak devam etti."

    'Bayındır Holding'in elinden tehditle arsalar alındı'

    Savcı Zekeriya Öz'e Mehmet Haberal ve ailesi hakkında ihbarda bulunan diğer bir tanık ise İzmir başta olmak üzere farklı yerlerde aile adına illegal yollardan bazı tahsilatlar gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Aile adına çalışan bir kişi tarafından Haberal'ın selamıyla ilk olarak İzmir'e çağrıldığını ifade eden tanık, burada Bayındır Holding'in elinden bazı yerleri tehditle aldıklarını öne sürüyor. Tanık, buradaki başarılarından sonra Haberal ve çevresi tarafından kendisinden üç silahlı adam istendiğini, bunların da maaşlı olarak rektörün illegal işlerinde kullanıldığını savunuyor. Tanık R.K., kendisinin de defalarca aracılar vasıtasıyla Patalya Otel ve benzeri yerlerde Haberal ile görüştüğünü, burada İremtur'un kendilerine borcu olduğu yönünde talimat verildiğini, kendisinin bu şirketlerden tahsilat yaptığını ifade ediyor. Tanık, ayrıca Patalya Otel'de kamp yapmalarına karşın otel ücretini zamanında ödemeyen Çorluspor Kulübü için de kendisinin devreye girdiğini, kulübün başkanı Mehmet Diktaşa'yı tehdit ederek tüm borçları tahsil ettiğini itiraf ediyor. R., ayrıca Zübeyde Hanım Hastanesi eski müdürü Ş.P.'nin zimmetine 70 bin lira para geçirmesi üzerine, bu kişilerden talimat geldiğini, adamlarının da Ş.'ye de gerekli cezayı verdiklerini öne sürüyor. ZAMAN

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim