• BIST 106.711
  • Altın 143,532
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387

    Gülen'in yorumu

    06.02.2008 15:17
    Baş örtmekle Cumhuriyet gitmez.
    Gülenin yorumu
    Gülen'in yorumu Gülen'in yorumu Gülen'in yorumu

    Fethullah Gülen, türban tartışmalarıyla ilgili olarak Kurtuluş Savaşı"nda kadınların peçesini yırtıp saldıran yabancı askerlere ateş eden Sütçü İmam"ı hatırlatarak, “Kat"iyen kendi insanımıza karşı Sütçü İmam"lığa kalkmamalıyız. Sokakta, çarşıda, pazarda meseleyi mülayemetle halletmeye çalışmalıyız” dedi.

    Fethullah Gülen, herkul.org sitesinde kendisine başörtüyle ilgili yöneltilen bir soru üzerine görüşlerini açıkladı. Tesettür konusunun son zamanlarda bir yönüyle çok büyütüldüğünü, biraz da politize edildiğini kaydeden Gülen, “Herkes için demiyorum. Politize edenler oldu. Bir yönüyle de mülahaza ayağa düşürülmek istendi” dedi.

    - “TESETTÜR KUR"AN"IN EMRİ” –

    “Tesettür Kur"an"ın emri. Kur"an"ın emri olduğunda bir şüphe yok. Mealler onu gösteriyor, tefsirler onu gösteriyor” diyen Gülen, şu konulara değindi:
    “-Tesettür mevzuuna gelince, o da öyle uygulana gelmiş daha o dönemden itibaren. Alın, bundan bin yüz sene evvel yazılan tefsir, -o da bin ikiyüz sene evvel yazılan insanlardan alıntılar yaparak- diyor ki: Devr-i risalet penahide meselenin şekli mevzuunda nüanslar var; çenenin altına şöyle mi getireceksin böyle mi getireceksin.. bir gözünü mü açık bırakacaksın, iki gözünü mü açık bırakacaksın... Bu türlü şeyler üzerinde çok küçük farklılıklar var; fakat tesettür meselesine gelince, başın kapanmasına gelince bu devr-i risalet penahiden günümüze kadar Kur"an-ı Kerim"in emrine uyularak uygulana gelen şekliyle bu meselede hiç farklı bir mütâlaa ortaya konulmamıştır. "Mü"min kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini günahtan korumalarını söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler." (Nur, 24/31) ayetinin tefsiri üzerinde Sahabe durmuş, Tabiin durmuş, Tebe-i tabiin durmuş. Köylüsü kentlisi ile meselenin şeklinde belki uğraşmışlar onun. Daha rahat çalışma, sıkılmama, biraz daha güneşten korunma mevzuunda belki farklı örtüler kullanmış olabilirler, omuzlarına sarkıtmış olabilirler; fakat temel tesettürde, başın kapanması mevzuunda, gerdanın kapanması mevzuunda bu tâ o günden bu güne kullanıla gelen şekildir.”

    “Başörtülüler saçları yemeklerin içine düşmesin diye saçlarını kapamışlar” gibi gerekçelerin geçtiği ortamlarda bilgi sahibi kişilerin güldüklerini belirten Gülen, “Sen bu mevzuyla alakalı Kur"anın muhtevasını baştan sona kadar bilmiyorsan.. o mevzu ile alakalı tâ Sahabe döneminde, Tabiin döneminde ortaya konulmuş peygamber telakkisi nedir bilmiyorsan.. böyle bir haldeyken yine de o meselede söz söylersen, sana cin de güler, şeytan da güler, ifrit de, köydeki çoban da güler. A be birader, sen o payenle, o mansıbınla, o makamınla; müdhike olmak için o mertebelere gelmedin ki. Ayıptır bu” dedi.

    -NÜANSLARI GÖRMEME AYRI BİR KÖRLÜK-

    Gülen, başörtüsünün İslam öncesi de bulunduğuna ilişkin görüşlere ise şöyle yanıt verdi:
    “Terminolojideki hata, nüansları görememe; o da ayrı bir körlük. Yok İran"dan gelmiş bir meseleymiş!.. Yahu İran"dan, Turan"dan gelmedi; Senin anan, nenen, nenenin nenesi… Onlar tâ kadimden bu yana böyle başlarını örtüyorlardı. Sonra bu bize münhasır da değil. Yahudiler de öyle yapıyorlardı, Hristiyanlar da öyle yapıyorlardı. Bu da, bazılarının iddia ettiği gibi, başörtüsünün bize Yahudilerden ve Hristiyanlardan geçtiği manasına gelmez. Tam tersine, her İlâhî Din"de, her peygamberin tebliğinde başörtüsünün yer aldığını gösterir. Fakat öyle bir cehl-i mük"ap yaşanıyor ki; Kapadokya"da, bazı ülkelerde... Falan yerden gelmiş, filan yerden gelmiş, bunlar çok ayıp şeylerdir. En azından bunları söylememek lazım. Şöyle yiğitçe çıkıp deseler ki, "Bu Kur"an"ın emri bile olsa, Peygamber bile uygulasa, ben inançsız olduğumdan dolayı bunu kabul etmiyorum!.." Bu yiğitçe bir şey olur. Ve bunlar yiğitçe Cehenneme mi giderler Allah"ın affına mı mazhar olurlar bilemeyiz; Allah"ın bileceği şeydir o mevzu. Karşılığında da Allah"ın Âhiret"te kendilerine yapacağı muameleye katlanırlar.”

    -BAŞI AÇIKLAR KÜFRE GİRMEZ –

    Fethullah Gülen, “Başı açık gezen kafir olmaz” görüşünü savunurken Kur"ana ait bir hükmü kabul etmeyenin iman dairesinde kalamayacağını belirtti ve “Ona da kimse bir şey demez. Herkes istediği gibi düşünebilir, istediği gibi yaşayabilir” dedi. Gülen şöyle dedi:
    “-Sen profesör olabilirsin. Ama Kur"an mevzuunda, din mevzuunda ihtisasın yoksa, senin adın o mevzuda cahildir. Senin sahanda, fiziğinde, kimyanda, matematiğinde, astrofiziğinde, jeolojinde, antropolojinde ben kalkıp bir şey iddia ettiğim zaman, bana "Sen sus be cahil!" der misin, demez misin? Sen bana bir hak veriyorsun; Allah aşkına, peygamber aşkına bilmiyorsan konuşma o mevzuda a be cahil!.. Bize de böyle demek düşer.

    - AB SÜRECİ TIKANIR -

    -Bazı kameralara düştü bu türlü meseleler. Gençler diyorlar ki: “Geldiler okula, bize çok önemli bir mesele olduğunu söylediler; “şöyle gelin” deyip bizi topladılar, getirdiler; şu sloganları verdiler, burada şunları bize söylettiler.” Her zaman olabilir bunlar. Buna şirretlik denir.. buna toplumu birbirine düşürme denir.. buna o toplumun gelişmesini engelleme denir.. buna istikrarı baltalama denir.. buna Türk toplumu gibi müstesna bir toplumun dünyadaki itibarını darbeleme denir.. Avrupa Birliğine girme sürecinde o sürecin önünü tıkama denir... Orta Doğu"da bir şuuraltı müktesebatımız var, herkes gözümüzün içine bakıyor; bu müktesabatı onların kortekslerinde yakma yıkma denir buna.. buna düpedüz tahribat denir, cinnet denir...

    -Şimdiye kadar çok olmuştur bu. Maceracı bir güruh devletler muvazenesinde önemli bir denge unsurunu, koskocaman bir devlet-i âliyeyi yerle bir etmişlerdir; yedi sekiz senede yerle bir etmişlerdir. Şimdi milletin ümidi haline gelmiş bir Türkiye var, Orta Doğu"da şuuraltı müktesebatı çok zengin; hatta belki Afrika"nın içlerine kadar şuuraltı müktesebatı çok zengin. Gelecekte çok önemli bir fonksiyon eda edecek; bütün müstemlekecilere karşı hakikaten kendi civanmertliğini ortaya koyarak, yeni bir fonksiyon eda edecek.. dünyanın rengini, şeklini değiştirecek koca bir Türkiye... Demokrasisiyle, Cumhuriyetiyle... Bence onu bu şekilde baltalamak hiç doğru değil. Üsluba çok dikkat etmek lazım. Temkinli konuşmak lazım. Kelimeleri seçerek konuşmak lazım. Karşılıklı birbirini hıyanetle itham etmemek lazım, bu da meselenin bir diğer yanı.

    -ENDİŞE DUYDUĞUM HUSUS-

    -Endişe duyduğum bir husus var; herkesin kulağına küpe olsun. Gelecekte bazılarının planlamak istedikleri bir kısım provakasyonlar var herhalde; şimdi onları ihtimal kategorisi içinde öne sürüyorlar, zannediyorum. Yani şimdi bazıları başlarını örtüp üniversiteye girince, başları açık olanlarla yakapaça olacaklarmış gibi ihtimalden bahsediyorlar. Yahu bizim insanımızın aklı başında. Bu meseleyi sağda solda büyüten bir şirzime-i kalil, oligarşik bir azınlık var sadece. Öteden beri belli şeylere hep karışan, belli şeyleri bozan, belli şeylerin rengine, desenine dokunan, onları kirletenlerin dışında -vallahi- açığı kapalısı el ele dolaşıyor. Televizyona baksanız, çarşıda beraberler, arabanın koltuğunda, kanepesinde yan yana oturuyorlar; ağız ağıza vermiş, güzel güzel konuşuyorlar. Açık da var kapalı da var. Hem tam açığı da var. Dekolte kıyafetlisi de var orada, başına bir örtü yerine iki tane örtü koymuş olanı da var. Bakıyorsun ne yüzlerinde ne sözlerinde problem ifade edebilecek bir şey mevcut. Kimse kimseyle yaka paça olmadı, kimse kimsenin saçını yolmadı. Kimse kimsenin entarisine arkadan asılmadı. Hiç olmadı bu bizim milletimizde.

    -Hani birisi öyle demişti: "İdarecilerin akılları başlarına geleceği âna kadar biz başı kapalıyı üniversiteye sokmayız!.." Ben de şöyle diyeyim: Her şeyi birbirine karıştıran bu insanların akılları başlarına gelinceye kadar, Hazreti Mevlana gibi kollarımızı açıp bunları bağrımıza basacağımız vaadinde bulunmalıyız. Kat"iyen kendi insanımıza karşı Sütçü İmam"lığa kalkmamalıyız. Sokakta, çarşıda, pazarda meseleyi mülayemetle halletmeye çalışmalıyız.

    -PROVOKATÖR UYARISI-

    -Başı kapalılar içine de bazılarını sokarlar; başlarını kaparlar ama onlar provokatördürler esasen. Arabanın içinde, üniversiteye girerken veya caddede yürürken bir başı açığa saldırtırlar onları. Bir güzel tutar, saçlarını çekerler onun... Emin olun, bunca şirretlik yapanlar aklınıza gelmedik daha ne şirretlikleri yaparlar; bunu da yapabilirler. Sınıfta kalkar taş atarlar öbürüne, hissiyat galeyanına sebebiyet verirler; tahrik ederler… Bana göre şimdiye kadar olan şeylerden daha tehlikelisi budur. Böyle bir şey yaparlarsa, o zaman toplumda hafizanallah çatlamalar olur.

    -Onun için inanan insanlar soğukkanlı davranmalılar, inanmasa bile bu ülkeyi seven insanlar da soğukkanlı davranmalılar. Kavga vesilelerini görmezlikten gelmeliler. Zira böyle baş örtmekle cumhuriyet gitmez. Duruyor cumhuriyet yerinde. Ve onlar da zaten cumhuriyet diye başlarını örtüyorlar.. Cumhuri bir idare var diye. O idare içinde onlar da kendilerine bir yer belirlemişler. Birileri başını örttüğünden dolayı, demokrasi “Ben gidiyorum, bir daha gelmem; ben bu memlekete ve size küstüm!” demez. Oturmuştur bunlar. Ve onlar bu mevzuda demokratik hak ve hürriyetlerini kullandıklarını düşünüyorlar. Evet, dolayısıyla onlar da demokrasinin gitmesini istemezler. Demokrasi de gitmez onunla. Laiklik öyle küçük meselelerle hemen kalkıp, başını alıp bir tarafa gitmez. Oturmuş bir meseledir."

    ANKA

    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim