• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490

    Federal düzene sürüklüyorlar

    22.04.2008 12:45
    Federal düzene sürüklüyorlar
    MHP lideri Bahçeli ülkede kardeşlik duygularının zedelendiğini savundu
    Federal düzene sürüklüyorlar Federal düzene sürüklüyorlar Federal düzene sürüklüyorlar

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'de
    gelinen noktanın, cumhuriyetin kuruluşu ile elde edilen kazanımlarla,
    devlet ve millet hayatının temelini oluşturan kurucu ilkelerin bir yol
    ayrımına sürüklendiğini ortaya koyduğunu belirterek, "Bu karanlık
    gidişe dur denilemez ve bir son verilemezse, ülkemiz önce iki dilli ve
    iki ortaklı, gelişmelere göre çok dilli ve çok ortaklı bir federal
    devlet yapılanmasına doğru hızla sürüklenmektedir" dedi.

    Partisinin grup toplantısındaki konuşmasına, Ulusal Egemenlik ve Çocuk
    Bayramını kutlayarak başlayan Bahçeli, 88 yıl önce,
    23 Nisan 1920 tarihinde bir Cuma günü, Ankara'ya ulaşabilmiş vekillerin
    katılımıyla Ulus'taki eski taş binada başlayan ilk toplantının, milletin
    makus talihinin mutlaka döneceğini müjdeleyen bir iradenin eseri
    olduğunu ifade etti.

    En yaşlı üye olması sıfatı ile Başkanlık Kürsüsü'ne çıkan Sinop
    Milletvekili Şerif Bey'in yaptığı açılış konuşmasının, yabancı kuvvetler
    tarafından işgal edilen İstanbul'un, devletin bağımsızlığını ve milletin
    hürriyetini korumaktan düştüğü aczi ve teslimiyeti vurgulaması açısından
    önemli ve tarihi olduğunu anlatan Devlet Bahçeli, Büyük
    Millet Meclisinin, başkan seçilen Atatürk'ün imzası ile bir bildiri
    yayınlayarak, Türk milletinin birlik ve beraberliğini öne çıkardığını ve
    dönemin işgalcilerine karşı mücadeleye çağırdığını vurguladı.

    Bahçeli, "Ne mutlu ki bu çağrı, yılların tahribatı ile atıl ve
    hareketsiz duran aziz millet vicdanında cevap bulmuştur. Başta Atatürk
    olmak üzere kurucu kahramanların, Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki
    sevk ve idaresi ile ülkemiz, Cumhuriyetle sonuçlanacak ihtişamlı
    başarıyı yakalamıştır" diye konuştu.

    -"İHMAL VE GAFLETLE GEÇEN SENELER..."-

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye'de geride kalan inişli çıkışlı bir
    asra yakın zamandan sonra, ihmal ve gafletle geçen senelerin birikmiş
    sorunlarının yeniden baş gösterdiğini dile getirerek, şöyle dedi:
    "Milletimiz bugün, beka düzeyindeki tehditlerle dolu bir süreci ve
    devletimiz ise kurucu hassasiyetlerin sarsıntısını bütün şiddetiyle
    yaşamaktadır. Türkiye'miz bu çalkantılar neticesinde, kudretli,
    kaynaşmış, huzurlu, gelişmiş ve geleceğinden emin bir lider ülke olma
    hedefinden giderek uzaklaşmaktadır. Küresel güçlerce yazılan
    senaryoların acımasızca sahnelendiği yakın coğrafyamızda yıkıcı etkiler
    altına giren ülkemiz ağır sorunlarla karşı karşıyadır. Dışa bağımlılığın
    giderek arttığı, halkının çaresizlik içinde yoksullukla, yolsuzlukla
    boğuştuğu, milli kardeşlik duygularının sarsıldığı bir dönemin bütün
    tahribatı, hayatın her alanında hissedilmektedir. Gecikilmesi halinde,
    kapanması mümkün olmayan derin yaraların açılacağı, milli birlik ve
    bütünlüğümüzün onarılamayacak kadar zedeleneceği bu çok tehlikeli süreç,
    Türkiye'nin önüne adım adım ve sinsice konulmuştur. Karşımızdaki gerçek;
    basit, kısır ve günlük siyasi çekişmelerle geçiştirilemeyecek kadar
    ciddi, devlet ve millet hayatımızın devamını etkileyecek kadar önemli
    boyutlara ulaşmıştır. Türkiye'nin bölünmesi, Türk milletinin kardeş
    kavgalarına sürüklenmesi gibi çok ağır bir yıkımla sonuçlanabilecek
    gelişmeler, maalesef Milli Mücadele dönemimizin kaygı ve tehditleri ile
    stratejik benzerlikler göstermeye başlamıştır."

    -"KARDEŞLİK DUYGUSU ZEDELENDİ..."-

    MHP Lideri Bahçeli, Türkiye'nin, dört bir yandan yabancı sermaye
    çevreleri ve onların yerli acente ve işbirlikçileriyle kuşatılmak
    istendiğini, Türk milletini ayakta tutan yapı taşı olan birlik ve
    beraberliğin tahrip edildiğini ve kardeşlik duygularının zedelendiğini
    savundu.

    Tarihi şerefle dolu Türk milletinin, kanlı önyargılardan beslenen,
    "Soykırım" yalanıyla mahkum edilmek istendiğine dikkati çeken Bahçeli,
    "Milletimizi binlerce yıldır ayakta tutan temel manevi yapı, gelenek,
    aile, ahlak ve inanç gibi değerlerimiz, eğitimsizlik ve istismarın yanı
    sıra ağır yoksulluğun vicdanlardaki tahribatı ile giderek
    yozlaşmaktadır" dedi.

    Devlet Bahçeli, can ve mal güvenliğini yakından etkileyen, emniyet ve
    asayiş sorunlarının, milli varlığı tehdit edecek boyutlara ulaştığını
    öne sürerek, milli kültür ve güzel Türkçe'nin, küresel ilişki ve
    etkileşimin neden olduğu tahribata ilave olarak, bu kavramlara
    gösterilmeyen özen ile milli bağların kopma noktasına geldiğini kaydetti.

    -"SADIK HİZMETKARLAR..."-

    Türkiye Cumhuriyeti'ne dayatılan dönüşümün sosyal, ekonomik, psikolojik
    ve siyasal şartlarının, bu talepleri bir talimat gibi algılayan sadık
    hizmetkarları ve ilkesiz siyaset tüccarları tarafından kayıp yıllar
    içerisinde adım adım olgunlaştırıldığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam
    etti:
    "Milletçe yaşamaya başladığımız buhranın kaçınılmaz sonucu; mali
    yapımızda ve milli sermayemizde güçsüzlük ve yabancılaşma; ekonomik
    yapımızda taviz ve teslimiyet, sosyal yapımızda güvensizlik ve kargaşa,
    siyasi yapımızda ilkesizlik ve istismar, milli kimlikte çözülme ve
    ayrışma, ahlaki bünyemizde çürüme ve yozlaşma, uluslararası ilişkilerde
    ise şantaj ve dayatma olarak bütün şiddetiyle karşımızdadır. Bu gelişme
    Sevr'e boyun eğen, Mondros'u imzalayan son Osmanlı hükümetlerinin
    girdiği sarmalla benzerlikler göstermektedir. Türkiye yaklaşık bir asır
    sonra, yine uluslararası iktisadi mahkumiyetin neden olduğu bir
    stratejik denklemin içine hapsolmuştur. Gelinen nokta, Cumhuriyetin
    kuruluşu ile elde edilen kazanımlarla, devlet ve millet hayatımızın
    temelini oluşturan kurucu ilkelerin bir yol ayrımına sürüklendiğini
    ortaya koymaktadır. Bu karanlık gidişe dur denilemez ve bir son
    verilemez ise ülkemiz önce iki dilli ve iki ortaklı, gelişmelere göre
    çok dilli ve çok ortaklı bir federal devlet yapılanmasına doğru hızla
    sürüklenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkımı anlamına gelecek bu
    sözde formüller, maalesef artık bazı çevrelerce makul bulunmaya, girilen
    çıkmaz sokaktan bir kurtuluşun reçetesi olarak dillendirilmeye
    başlanmıştır."

    -"YIKICI VE BÖLÜCÜ TALEPLER"-

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, işin üzücü ve hayret uyandırıcı
    yanının, bir türlü durdurulamayan terörün vesayetinde bulunan yıkıcı ve
    bölücü taleplerin, kendilerini aydın ilan eden çevrelerce,
    çağdaşlaşmanın ve Avrupalı olmanın bir gereği olarak algılanması ve bu
    dayatmaların bilimsel ve akademik gelişme şeklinde sunulmaya çalışılması
    olduğunu bildirdi.

    Bu mihrakların, çağın vazgeçilmez bir gerçeği olan, "Demokrasi,
    özgürlükler, insan hakları" gibi sihirli sözcükleri basamak yaparak,
    sözde gelişmiş toplum projelerinin kılıfını hazırlamakta mahir hale
    geldiklerini ifade eden Bahçeli, "Yerli ve yabancı mekanizmaların
    yardım ve kontrolünde, topluma ustaca dayatılan 'Demokratikleşme, çok
    kültürlülük, alt kimliklerin siyasallaşması, ana dilde eğitim,
    bölücülüğe ve teröre af, yerel yönetimlere özerklik' gibi yıkım
    projelerinin ilerleme kaydetmesi durumunda, bu badireden ne
    cumhuriyetimizin ne de milletimizin bütünlük içinde ve salimen çıkması
    mümkün görülmemektedir" dedi.

    MHP Lideri Bahçeli, süreci okuyamayan veya okumak istemeyen odakların,
    hadiselerin akışına olumsuz etkileri ve tahribatlarının bütün hızıyla
    devam ettiğini vurgulayarak, Türkiye'yi Osmanlı Devleti'nin yıkılış
    şartlarına ve şablonuna kadar götürmesi kaçınılmaz olan bu sürecin,
    herkes tarafından mutlaka iyi analiz edilmesi, devletimizin ve
    milletimizin geleceği açısından hayati derecede önemli olacağını ifade
    etti.

    -KİMLİK ARAYIŞLARI-

    "Türk Milleti" tanımını kapsayıcı ve yeterli bulmayıp, iç ve dış etki
    ve baskılarla, başka kimlik arayışlarının artış göstermesinin ve bunun
    da önümüzdeki dönemde özellikle anayasa hazırlığındaki siyasal iktidar
    tarafından hukuki ve siyasi bir karşılığa oturtulmasının, "Türkiye'nin
    yıkım sürecinin başlaması" anlamına geleceğini belirten Bahçeli,
    konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Bilinmelidir ki 'Türk Milleti'nin alt kimliklere doğru dönüş
    göstereceği bu vahim süreçte, Cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği
    ulus-devleti ve üniter yapıyı korumak ve yönetmek, bu şartlar altında
    tamamen imkansız hale gelecektir. Buradan, önce bir Türk milliyetçisi,
    sonra Milliyetçi Hareket Partisi'nin bir mensubu ve nihayet Genel
    Başkanı olarak aziz milletimizi aydınlatmayı bir milli sorumluluk ve
    vatan görevi telakki ediyorum. Biliniz ki gözardı edilemeyecek, basit
    tedbirlerle geçiştirilemeyecek, masum talepler olarak küçümsenmeyecek
    derecede önemli olan, karşımızdaki bu ağır tehdit; Türkiye
    Cumhuriyeti'nin varlığını, geleceğini ve sınırlarını hayati derecede
    yakından etkileyecek düzeyde bir beka sorunudur.

    Milletimizin bin yıllık kardeşliğini ve milli kimliğini aşındırarak,
    milletleşmeyi alt kimliklere; ulus-devleti ise çok kimlikli ve çok dilli
    bir yapıya dönüştürecek olan sosyolojik parçalanma sorunudur.

    Türkiye'nin kendi coğrafyası ve insanların kendi başkentinden yönetemez
    hale geleceği ve hükümranlık gücünü kaybedeceği, devlet yapısına yönelik
    bir tehdit olarak stratejik çözülme ve siyasal dağılma sorunudur.

    Türkiye'nin ayrışma dinamiklerinin etkisini tırmandırması ve etnik
    bölücülüğün siyasallaşması halinde yaşanabilecek çatışma ortamı
    nedeniyle, birliğimize de tehdit teşkil eden bir milli güvenlik ve
    asayiş sorunudur. Türkiye'nin karşısındaki tehlikenin ana hatları özetle
    budur. Bu itibarla, Türkiye, 1910'lu yıllara eşdeğer bir ateş
    çemberinden geçerken, yüreğinde vatan sevgisi, millete mensubiyet ve
    Cumhuriyet kaygısı olan hiç kimsenin bu gelişmelere kayıtsız kalması
    düşünülemez ve asla kabul edilemez."

    AA

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim