• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Fastfood'daki tehlike

    07.12.2009 13:16
    Fastfooddaki tehlike
    Gıdalar kadar, pişirme yöntemi de kansere neden olduğu ve en sağlıklısı pişirmenin büyük annelerimizin 50 yıl önceki yemek pişirme usulleri olduğu belirtildi.
    Fastfood'daki tehlike Fastfood'daki tehlike Fastfood'daki tehlike

    Uludağ Üniversitesi Radyoterapi Merkezi'nin açılışının 14'üncü yılı nedeniyle UÜ Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı ve Tıbbi Onkoloji Bilim Dalları ile Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen Onkoloji Sempozyumu'nda, güncel gelişmeler ışığında kanser tedavisi tartışıldı. 4- 6 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen 14'üncü Uludağ Onkoloji Sempozyumu'na, ülkemizde radyasyon onkolojisi ve medikal onkoloji alanlarında araştırma yapan 30'a yakın bilim adamının yanı sıra ABD Michigan Üniversitesi'nden Dr. Avraham Eisbruch ile Miami Üniversitesi'nden Dr. Mansoor M. Ahmet de konuşmacı olarak katıldı.

    Pişirme yöntemleri sağlık açısından çok önemli

    Sempozyum eşbaşkanlarından Prof. Dr. Osman Manavoğlu, kanser tedavisinde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi üçlüsünün yanında destek tedaviye de ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Fastfood tarzı beslenmenin kansere yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Manavoğlu, “Gıdalar kadar pişirme yöntemi de kansere neden oluyor. En sağlıklısı büyük annelerimizin 50 yıl önceki yemek pişirme usulleri. Onlar doğal ortamda otlayan hayvanların eti yanı sıra katkı konulmadan yetiştirilen, domatesleri, biberleri ve sebzeleri yiyorlardı. Yaptıkları salçaya, tereyağına, kaymağa katkı maddesi koymuyorlardı. Bu yemeklerini ateşte, tencere içersinde yapıyorlardı. Büyükannelerimizin yöntemleri ile yemek pişirilmesi en sağlıklısı. Ancak o dönemde kullanılan tütsüleme ve kurutma gibi yöntemleri hariç tutuyorum. Bunlardan biri de sac üzerinde yapılan yufkalar. Sacın izi ve duman kanser yapıyor” dedi.

    Büyükannelerimizin daha çok haşlama tarzını kullandıklarını ifade eden Prof. Dr. Osman Manavoğlu, kemoterapi tedavisi sırasında hastalarda iştahsızlık, bulantı, kabızlık ve ishal gibi şikayetler görüldüğünü, buna karşılık vücut direncini arttırmak için destek tedavilere ek olarak yüksek kalori ve proteinli besinlerle bol sıvılı beslenme önerdiklerini söyledi.

    Tanınmış gastroenteroloji uzmanlarından Prof. Dr. Faruk Memik de kansere karşı hangi gıdanın yenilip yenmeyeceği konusunun istismar edildiğine dikkat çekti. Amerikan usulü beslenme ile bazı kanser türlerinin arttığını kaydeden Prof. Dr.Faruk Memik, “Bugün denizdeki balıkta da toksik maddeler var. Yumurtada da. Böyle olunca kanser vakalarındaki artışı izah etmek çok kolay” diye konuştu.

    UÜ Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Lütfi Özkan da kanser hastalığına yönelik Sağlık Bakanlığı'nın İzmir'de başlattığı bir istatistik çalışmasına göre 1997 yılında yüzbinde 147 kanser vakası tespit edildiğini, 2005 yılında ise bu rakamın yüzbinde 225'e çıktığını kaydetti. / hürriyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim