• BIST 73.391
  • Altın 133,043
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    Etem Oruç'un son kitabı: Şu Ege'nin Efeleri!

    10.06.2014 08:10
    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Araştırmacı yazar Etem Oruç'un, Ege efeleri üzerine hazırladığı son kitabı 'Şu Ege'nin Efeleri' yayımlandı. Berfin Yayınları'ndan çıkan kitapta, Kurtuluş Savaşı sırasında milli mücadeleye omuz veren; aralarında çok sayıda kadının da bulunduğu efelerin hikâyelerine yer veriliyor. Akıcı bir dille yazılan ve bir solukta okunan kitapta şu şahsiyetlerin hikâyeleri bulunuyor: Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Çete Ayşe, Çiftlikli Kübra Efe, Ayşe Çavuş Efe, Gördesli Makbule, Fatma Nine, Sökeli Cafer Efe, Gökçen Efe, Ese Efe, Dokuzun Mehmet Efe, Tekeli İsmail Efe, Sancaktarın Ali Efe ve Mahmut Esat Bozkurt. Ayrıca bu dönemde meydana gelen ilginç olaylara da yer verilmiş. Gerçekçilikten uzaklaşmadan efelerin yakınında bulunan kişilerin de anlatımıyla yazılan hikâyeler belge niteliğinde. Tarihçiler için de ayrı bir değerde.

    Oruç'un 5. kitabı

    Etem Oruç'un aynı yayınevinden daha önce de "Gizemli Kadın Efe, Nazilli Cumhuriyeti, Çakıcı oruc-kitap.jpgDağdan İnmem Diyor, Atçalı Kel ve Yağdereli Sinanoğlu Efe" isimli hikâye kitapları çıkmıştı. Nazilli'li olan ve Demirci Mehmet Efe ile de aileden yakınlığı bulunan Oruç'un kitapları, uzun yıllar içinde yaptığı birebir görüşmeler ve derlemelerden oluşuyor. Kitaplar, efe kültürü ve milli tarihimize de katkı sunuyor. Cumhuriyet Devrimimizle tarihe karışan efelik, son demde halkla birlikte düşmana silahını çevirerek, halkın gözünde daha da büyüdü. Kahramanlaştı... 'Çalıkakıcı' olarak nitelendirilen eşkıyadan ayrı olan efeler ve efelik, zenginden alıp yoksula veren bir role sahipti.

    Derebeylik dönemi sosyal altyapının ürünü olan bu kültür, kuşkusuz Yörük Türkmen geleneğinin de izlerini taşıyor. Osmanlı'nın son döneminde kapitülasyonlarla Batı'ın etkisine girerek yarı sömürge durumuna düşen İmparatorluğun, ekonomik ve sosyal düzeni hızla bozulmuş ve özellikle yoksul köylülük büyük sıkıntı çekmişti. Bu dönemde Ege dağlarında neredeyse her tepenin bir efesi vardı. Bunların kahramanlıkları da efsane olarak dilden dile aktarıldı. Yakın zamanda da kitaplaştırılmaya başlandı.

    Yunan ordusunu durdurdular

    Oruç'un çalışması, Zeybek kültürü ve geçmişinin izini sürmekten ziyade, Kurtuluş Savaşı sırasında ordusu dağılmış bir milletin öncüleri olarak tarih sanesine çıkışlarını anlatıyor. Bu öncüler, Aydın'da Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe ve Söke'de Cafer Efe ile Ödemiş'te Gökçen Efe'den oluşuyor. Efeler, Yunan işgaline karşı bölgede 1,5 yıl gerilla savaşı vererek işgal ordusunun Ankara kapılarına dayanmasını geciktirdi ve bu sırada Atatürk önderliğindeki Milli Mücadele hareketinin toparlanarak düzenli orduya geçişini sağladı. Bu altın süre içinde Ankara güçlendi ve efeler de düzenli ordunun emrine girdi.

    Bu sırada, Balıkesir bölgesinde Çerkez Ethem'in sıkıntı yaratarak isyan edişini görüyoruz. Ethem daha sonra Yunan ordusuna iltihak ederek halkın gözünden de silindi gitti. Onun kandırmaya çalıştığı Nazillili Demirci Mehmet Efe ise buna uymadı ve kenara çekilerek 'Milis Albay' rütbesiyle emekli oldu. 1961 yılında hayatını kaybetti. Torunları okuyarak bilim insanı oldu. Yörük Ali Efe ise içlerinde en istikrarlı liderdi. 300 büyük çatışmaya katılan ve yara almayan Yörük Ali Efe, Aydın bölgesinin de komutanıydı. Mücadeleye atıldığında ise 24 yaşındaydı! O da 'Milis Albay' rütbesiyle emekli oldu ve 1951 yılında hayata veda etti. Torunu Kayhan Kavas ise bugün vali olarak görev yapıyor.

    Kadın kahramanlar

    Kurtuluş Savaşı'na omuz veren efelerden Sökeli Cafer Efe, Aydın Şehir Savaşı'nda şehre geri dönen Yunan Ordusu'nu, Germencik yakınlarında durdurmak için girdiği çatışmada 3 Temmuz 1919 günü şehit oldu. İkinci şehit efe ise Ödemiş bölgesinin komutanı Gökten Efe'ydi. O da Yunan ordusuyla girdiği büyük bir çatışmada 17 Kasım 1919 günü şehit oldu. Bu efelere katılan kadın efelerden; Çete Ayşe, Çiftlikli Kübra Efe, Ayşe Çavuş Efe, Gördesli Makbule de destansı özelliklere sahip. Eşini kaybeden ve boynundaki altınları satarak silah alıp dağa çıkan Çete Ayşe Efe'nin şu sözleri unutulmaz: "Beşik sallayan eller el ele verirse; dünyayı yerinden sallar." Aydınlı kadın efeler savaş içinde yaralansalar da sağ kurtulmuşlar ve yaşamlarını köylerinde sade bir şekilde sürdürmüşlerdir.

    Gördesli Makbule ise yeni evlidir ve Yunan ordusunun Balıkesir'i işgali üzerine silah kuşanarak eşinin peşine takılarak dağa çıkmıştır. Yunanlılarla girdikleri bir çatışmada şehit olur. Eşi de aynı akıbette uğrar ve o da bir çatışmada şehit olur.

    Bu ve buna benzer hüzünlü olayların ayrıntıları Etem Oruç'un kitabında.

    Şu Ege'nin Efeleri, Berfin Yayınları, İstanbul, 2014, 195 s.

    Bu yazı toplam 2768 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim