• BIST 104.697
  • Altın 146,590
  • Dolar 3,4725
  • Euro 4,1668

    Erdoğan'ın 'İstikrar sürsün' hükümeti

    07.07.2011 09:34
    'İstikrar sürsün' diyen Erdoğan dört ismi hep hükümette tuttu: Babacan, Akdağ, Atalay, Yıldırım. Yeni hükümette anayasa ve açılım temel görev.
    Erdoğanın İstikrar sürsün hükümeti
    Erdoğan'ın 'İstikrar sürsün' hükümeti Erdoğan'ın 'İstikrar sürsün' hükümeti Erdoğan'ın 'İstikrar sürsün' hükümeti

     

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açıkladığı 61. hükümet, bir yandan Erdoğan’ın artık klasikleşen siyasi duruşunun izlerini yansıtırken, bir taraftan da bundan sonra izleyeceği yolun işaret tabelaları gibi duruyor. Erdoğan’ın ‘siyasi duruşunun’ en belirgin özelliğini, birlikte çalıştığı insanları kendisine yakınlıklarına göre değil, başarılarına ve yeteneklerine göre değerlendirmesi oluşturuyor. 
     
    Bu çerçevede, ‘istikrar sürsün’ söylemiyle birlikte dört ismin altını özellikle çizmek gerekiyor. Dördü de 3 Kasım 2002’den beri kurulan dört AKP hükümetinde yer aldılar ve önemli işlere imza attılar. 
     
    Hiç değişmeyen dört isim 
    Erdoğan’ın İstanbul ekibinden de olan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, hızlı tren, havayolu ve deniz taşımacılığındaki dinamizm ve bütün Türkiye’yi saran duble yollara imza attı. Erdoğan, Yıldırım’ı İzmir gibi önemli bir merkezden aday göstererek de yeni dönemde bırakmayacağının işaretini vermişti. 
     
    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hizmeti tabana en çok yayan ve AKP’nin oy artışında da ciddi bir rol oynayan isim oldu. Sağlık sisteminde yaşanan dönüşüm, hastanelerden hizmet almanın kolaylaşması, ilaçların ucuzlaması, hekim meslektaşlarını karşısına alma pahasına muayenehane düzenine açtığı savaş halktan büyük destek gördü. 
     
    Bir dönem Dışişleri Bakanlığı da yapan Ali Babacan, ekonomi yönetimi konusunda oldukça başarılı işlere imza attı. 2008’de dünyayı sarmaya başlayan ve etkileri bugünlere dek süren küresel ekonomik krizin Türkiye’yi sarmamasında en büyük emeği geçen isimlerden oldu. Erdoğan seçim sonrasında ısınan ekonomiyi de Babacan’a emanet etti. 
     
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, İçişleri Bakanlığı’ndan Başbakan Yardımcılığı’na terfi etti ve güvenlikten ve açılımdan sorumlu isim oldu. Ergenekon, Balyoz, KCK gibi soruşturmalar ile çetelerle mücadele konusunda geri adım atmayan Atalay, TSK ile hükümet arasında yaşanan krizlerin kontrolünde de başarılı oldu. En çok ‘Açılım başarısız oldu’ eleştirilerine maruz kalan Atalay’ın yine açılımdan sorumlu olması Erdoğan’ın genel algıdan farklı düşündüğünü ortaya koydu. 
     
    12 Haziran seçimleri öncesinde CHP’nin ortaya koyduğu ‘yoksullukla mücadele’ yaklaşımı, hükümetin de gündemini yeniden şekillendirmesine önayak oldu. Hükümet, çok değişik kalemlerle yürütülen ‘yoksullukla ve işsizlikle mücadele siyasetini artık tek çatı altında toplayacağını hem seçim beyannamesi ile ilan etti hem de gelecek hafta açıklanacak programına koyacak. Fatma Şahin’in bütçesi 25 milyar TL’yi bulacak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na getirilmesi bu stratejinin önemli bir ayağını oluşturuyor. 
     
    Çalışma Bakanı olduğu dönemde sendikalarla iyi diyalog kurduğu bilinen Faruk Çelik’in de yeniden aynı koltuğa dönmesi, yeni dönemde çalışan kesimlerle ‘helalleşme’ arayışının göstergesi sayılabilir. 
     
    Anayasa üçlüsü 
    60. hükümetin en önemli icraatlarından biri 12 Eylül 2010 günü yapılan referandum ile kabul edilen anayasa değişikliği olmuştu. Söz konusu değişikliklerin omurgasını da Anayasa Mahkemesi ve HSYK olmak üzere yargıdaki düzenlemeler oluşturmuştu. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bu süreçte kritik bir rol oynamış ve bütün operasyonu tereyağından kıl çeker gibi tamamlamıştı. Anayasa Mahkemesi ile HSYK’nın yeni yapısına kavuşması, Yargıtay ve Danıştay’daki yeni daireler ve üye yapısının değişmesi, bu kurumların başkanlarının hükümetle ‘uyumlu’ çalışan isimler olmasında en büyük not, Ergin’in başarı hanesine yazıldı. Başbakan’ın Ergin’i yerinde tutması, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanına Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’ı da getirmesi hükümetin anayasa değişikliği sürecine güçlü bir ekiple gireceğini gösteriyor. 
     
    Askeri vesayetin ortadan kaldırılması, güvenlik kurumları içinde ve arasındaki çatışma görüntüsünün sona erdirilmesi çalışmaları da yeni kabinenin gündeminde olacak. Erdoğan’ın, en yakınındaki isimlerden İdris Naim Şahin’i İçişleri Bakanı yapması, Ergenekon, Balyoz, KCK operasyonlarındaki kararlılığı ortaya koyuyor. 
     
    Aynı şekilde Savunma Bakanlığı koltuğuna bürokrasiyi, mevzuatı ve hukuku iyi bilen bir isim olan İsmet Yılmaz’ın oturması, yardımcılığına da bir sivilin getirilecek olması, hükümet ile TSK arasındaki hukuki sorunlara hazırlık olarak yorumlanabilir. 
     
    Risk almadı 
    Ali Babacan’ın yanı sıra Mehmet Şimşek, Zafer Çağlayan, Taner Yıldız, Nihat Ergün ve Cevdet Yılmaz’ın da kabinede kalması Erdoğan’ın Avrupa’yı sarsan ekonomik kriz döneminde risk almadığını gösterdi. 
     
    Daha önce gümrüklerden sorumlu olan Hayati Yazıcı da Ticaret ve Gümrük Bakanı olarak Erdoğan’ın ekonomi takımına dahil oldu. 
    Erdoğan, Türkiye’nin sıcak bir coğrafyanın ortasında kaldığı bir dönemde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da tutmayı tercih etti. 
    Avrupa Birliği Bakanlığı’nda da Egemen Bağış’ı tutması, yeni dönemde hükümetin dış politikasında bir değişiklik olmayacağının işareti. 
     
    Dört bakan kabineye giremedi 
    Başbakan Erdoğan dün 61. hükümeti Cumhurbaşkanı Abdudllah Gül’ün onayına sundu. Erdoğan’ın açıkladığı kabinede altı yeni isim yer alırken, önceki kabineden yedi bakana yer verilmedi. Bazı bakanların ise görev yerleri değişti. Yeni kabinede TBMM Başkanlığı’na seçilmesinden dolayı Cemil Çiçek ile milletvekili adayı gösterilmeyen Devlet Bakanları Selma Aliye Kavaf ile Mehmet Aydın yer almadı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir de kabine dışı kaldı. Çubukçu’nun isminin Meclis Başkanvekilliği için geçtiği öne sürüldü. Erdoğan, “Bunu tabii grubumuzda değerlendirmesini yaparak belirleyeceğiz” dedi. Çubukçu’nun bakanlığı döneminde KPSS ve YGS sınavlarında yaşanan sıkıntılar hükümeti zor duruma düşürmüştü. Ayrıca Çubukçu’nun, önceki bakan Hüseyin Çelik’le aynı performansı sergilemediği yorumları yapılmıştı. 
     
    Kabinede 8 yıldır Milli Savunma’yı yöneten Vecdi Gönül’ün, Wikileaks belgelerinde ABD’li yetkililere arkadaşlarından yakındığı ifadeleri yer almıştı. Faruk Özak ise, aktif bir bakanlık icra edemediği yönünde eleştirilmişti. Bakanlar Kurulu’nun yapısının değişmesi ile Bayındırlık Bakanlığı lağvedilince, Mustafa Demir de liste dışında kaldı. 
     
    Bakanlar Kurulu bugün toplanacak ve bakan yardımcıları ve hükümet sözcüsünün kim olacağını görüşecek. Hükümet programı, yarın TBMM Genel Kurulu’nda okunacak. Hükümet programı üzerindeki görüşmeler 11 Temmuz Pazartesi günü, güvenoylaması ise çarşamba günü yapılacak.
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim