• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083

    Erdoğan'ı sert dille eleştirdi, işinden oldu

    30.05.2012 16:02
    Erdoğanı sert dille eleştirdi, işinden oldu
    Yeni Şafak yazarı Ali Akel'in Uludere yazısı nedeniyle gazetesi ile yolları ayrıldı.
    Erdoğan'ı sert dille eleştirdi, işinden oldu Erdoğan'ı sert dille eleştirdi, işinden oldu Erdoğan'ı sert dille eleştirdi, işinden oldu

    5 Mayıs Cuma günü Yeni Şafak'ta Başbakan Erdoğan'ı eleştiren yazısı nedeniyle köşe yazarı Ali Akel'in işine son verildi.

    Ali Akel'in yazısı Yeni Şafak içinde krize neden oldu. Başbakan Erdoğan'ı doğrudan, sert şekilde eleştiren Ali Akel'in gazeteden gönderileceği haberleri hafta başından beri konuşuluyordu.

    Ali Akel bu iddialara yanıt olarak dün Twitter sayfasında yaptığı açıklamada, "Yazılanlar yanlış, gazetede yazmaya devam edeceğim" demişti.

    Ancak Ali Akel bu sabah itibariyle Yeni Şafak'tan gönderildi. Ali Akel bu sabah Twittar’a yazdığı açıklamada 16 yıldır çalışmaktan onur duyduğu Yeni Şafak’la bağlarının tamamen koptuğunu duyurdu..

    YOLLARIMIZ AYRILMAK ZORUNDA KALDI

    İşte o açıklama:

    "Yeni Safak'taki son yazilar uzerine gazetem ile yollarimizi ayirmak zorunda kaldik. 16 yıl... Muhabirlik, haber müdürlüğü, yazı işleri müdürlüğü ve son beş yıldır da Washington temsilciliği.. 16 yıl boyunca, yüklendiğim tüm bu görevlerden onur duydum, onurla yerine getirdim.

    ZOR ZAMANLARDA YAZMANIN BEDELİ VARDIR

    Yuvamdan ve arkadaşlarımdan ayrı bırakıldığım için üzgünüm, ancak vicdanım rahat. Hepsini anlıyorum. Patronlarımı, yayın yönetmenimi, kardeş bildiğim çalışma arkadaşlarımı, hepsin ni anlıyorum. Çünkü, zor zamanlar vardır ve biz bugün her zaman olduğundan daha da zor bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde konuşmanın, yazmanın bedeli vardır. Birileri her zaman bu bedeli öder. Bugün, bu bedeli ödediğim için de onur duyuyorum. Çünkü yanlışı değil, doğruyu söylediğime inanıyorum. Nerede olursak olalım, kime çalışıyor olursak olalım, hangi düşünce dünyasına ait olursak olalım.. Doğru değişmez, her yerde söylenmeli ve yazılmalı.

    TÜRKİYE'DE KORKU İMPARATORLUĞU OLDUĞUNA İNANMIYORUM

    Türkiye'nin bir korku imparatorluğu olduğuna inanmıyorum, ama gazeteciler haber yapmaktan korkarsa, yazarlar yazmaktan çekinirse.. Aydınlar konuşmaz, sanatçılar susarsa İşte o zaman yaratılmak istenen bu korku imparatorluğunun duvarına bir kiremit de biz koymuş oluruz.

    HAKKIMI HELAL EDİYORUM

    Roboski (Uludere) ile başlayan ve Roboski ile sona eren kısa bir veda yazısı bu. Ayrılık vakti geldi, çattı. Ben hakkımı helal ediyorum, siz de hakkınızı helal ediniz. Türkiye, er ya da geç, bir gün, insanların özgürce yaşadığı bir ülke olacak."

    ALİ AKEL NE YAZMIŞTI

    İşte Ali Akel'in gazetesi ile yollarını ayırmasına sebep olan o yazıdan bazı bölümler:

    "Başbakan Erdoğan, astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş'in Umut Kitabevi'ni bombalamalarından sonra Şemdinli'de gösterdiği duruşu Uludere'de de gösterseydi, bugün kelimelerin etrafında dolaşmak zorunda kalmazdı.

    Hata yaptığınızda, "Evet, hata yaptım" dersiniz. Özür dilenmesi gereken bir durum varsa da, "özür dilerim" dersiniz.

    34 gencecik bedenin savaş uçaklarıyla bedenlerinin lime lime yapılmasına kazara da olsa, hatayı itiraf edip özür dilemek ile kurtulamazsınız ama.

    KASIMPAŞALI GİBİ ÖZÜR DİLEYİN

    Özür dileyerek giderebileceğiniz hatalar vardır. Öyle hatalar vardır ki, özür dilemeniz yetmez. Bedel ödemeniz, bedel ödetmeniz gerekir.

    "Hatayı da açıkladık, özrü de açıkladık" diyorsunuz.

    Allah aşkına, söyler misiniz hangi hatayı açıkladınız!..

    Allah aşkına, açıklar mısınız? "Özrü de açıkladık" derken, ne demek istiyorsunuz...

    Özür diliyorsanız, Kasımpaşalı gibi ortaya çıkın ve deyin ki:

    "Evet, bir hata yaptık. Hem de öyle bir hata yaptık ki, bu hatamız bizi mezarımızda bile rahat bırakmayacak!.."

    "Özür dilerim, ama yetmez. Vicdanlarınızda açtığımız yarayı bir kuru özür dindirmez."

    "Önce sizlerden hakkınızı helal etmenizi sonra Allah'tan bizi affetmesini dileriz."

    Diyemiyorsunuz, çünkü ilk günden itibaren yanlış yerde durdunuz.

    KATIRI İNSAN TERÖRİSTİ ÇOBAN SANAN SİLAHLI KUVVETLER

    Öyle bir silahlı kuvvetleriniz var işte... Uzaktan baktığında 'katırı insan, teröristi çoban, kaçakçıyı terörist' zanneden silahlı kuvvetleriniz.

    İdris Naim Şahin adını taşıyan bir İçişleri Bakanınız var ki, mümkün olsa mezarlardaki parçalanmış çocukların cesetlerini çıkartıp kodese yollayacak.

    İlk gün "doğru yerde" durmamanın sonuçları bunlar.

    ALLAH AŞKINA SUSUN

    Sizler konuştukça vicdanlarımız kanıyor.

    Bir şey söyleyecekseniz doğrusunu söyleyip, gereğini yapın.

    Ya da ebediyete kadar susun.

    Allah aşkına, susun!.. 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim