• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Erdoğan'dan tarihi itiraf

    21.03.2009 11:40
    Erdoğan: Ordu ile güven bunalımını aştık...
    Erdoğandan tarihi itiraf
    Erdoğan'dan tarihi itiraf Erdoğan'dan tarihi itiraf Erdoğan'dan tarihi itiraf

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri ile aralarında herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek, "Her geçen gün birbirimizi çok daha iyi anlamanın bir yerde de huzuru içerisindeyiz. Bizim de belki zaman içerisinde aramızda bazı güven sıkıntıları olmuş olabilir. Ama zaman geçtikçe birbirimizi daha iyi tanıdığımız için bu güven bunalımları da ortadan kalkmış oldu" dedi.
    Erdoğan, ATV"nin canlı yayınında, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
    Yarı başkanlık sistemi hakkındaki görüşünün sorulması üzerine Erdoğan, Anayasa ile ilgili başlattıkları bazı çalışmalar sırasında, ortak akıl
    oluşturmada bir takım sıkıntılar gördüklerini dile getirerek, "Yasama organının içinde ne kadar güçlü olursanız olun, veya ortaya koyduğunuz Anayasa
    değişikliğine ne kadar güçlü bir destek bulursanız bulun, bakıyorsunuz Anayasa Mahkemesi"nden bu dönebiliyor. Dolayısıyla yasama organı burada zaten tamamıyla out oluyor. Böyle bir durum var" diye konuştu.
    "Başbakanlığınız boyunca sizi en fazla etkileyen olay neydi" sorusuna ise Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı seçimi olayı beni çok etkilemiştir. Çünkü
    Türkiye"de Özal seçilmiş önümüzde bir örnek, Demirel seçilmiş önümüzde bir örnek, arkadan Sezer"in seçimi var. Arkadan yeni bir seçim yapıyoruz. Hepsinde uygulanan bir sistem. Sayın Gül"e geldiğinde her şey altüst oluyor. Bu nasıl ülkedir diye düşünüyorum. Sistemi nasıl kilitlediler gördük. Böyle bir şey olur mu?" şeklinde yanıt verdi.
    Başbakan Erdoğan, "G-20 zirvesinde, çok somut önemli tarihi ve somut adımlar var mı?" şeklindeki bir soru üzerine şunları söyledi:
    "Şimdi bir defa burada bir bölünme var. İngiltere ve ABD bir tarafta, Avrupa Birliği üyesi ülkeler bir tarafta, belki Avustralya ile birlikte 3. bir
    grup da ortaya çıkabilir. Herkesin birleştiği bir mutabakat hala olamadı. Halbuki bunun olması lazım. Doğal bir mutabakat sağlanamadığı sürece G-20"den sağlıklı bir netice beklemiyorum."

    "İSLAMIN ILIMLISI ILIMSIZI OLMAZ"

    "ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Türkiye ziyareti sırasında, artık AK Parti"yi bir ılımlı İslam partisi olarak nitelendirmeyeceklerini söyledi. Dolayısıyla sizin bu cevabı yorumlayışınız nasıl olacaktır?" sorusu üzerine Erdoğan şöyle konuştu:
    "Bir defa biz bu terminolojiye karşıyız. Bazı kavramlar var ki özellikle muhatabı olan toplumları ciddi manada rahatsız eder. Bir tanesi bunların siyasal İslam. Bu çok ciddi tepki alanlardan bir tanesidir. İslam terörü veya İslami terör gibi kavramlar ciddi manada rahatsız etmiştir. Şimdi ılımlı İslam da bunun değişik bir versiyonu. İslamın ılımlısı, ılımsızı diye bir şey olmaz. İslam, İslamdır. Yani bunu yozlaştırmaya hiçbirimizin hakkı yok. Bütün mesele
    aşırılıklardan bir defa arındırılmış bir İslam. Kaldı ki İslam zaten aşırılıkları kabul etmiyor. Çünkü aşırılıkların hepsi insanın ayağını kaydırır. Nerede olursa olsun. Onun için de orta yol en ideal olanıdır. Şimdi dindar dediğimiz Müslüman orta yolu tutturandır zaten. Aşırılıklara giden değildir. Dünyanın her yerinde aşırılar var mı? Var. Her dinin içinde, her düşünce grubunun içerisinde var. Onların da bedelleri, faturaları mensuplarına çok çok ağır oluyor. Kaldı ki İslam kelime itibariyle ele aldığımız zaman barış anlamına geliyor. Dolayısıyla barış anlamına gelen İslama farklı şeyler yakıştırmak, çok çok yanlıştır."
    "Anayasa değişikliği sırasında türban konusu yeniden gündeme gelmişti. Bundan sonra o konudaki genel değerlendirme nasıl olacak?" sorusuna ise Erdoğan, "Ben orada doğrusu Anayasa Mahkemesi Başkanı"nın muhalefet şerhini aynen paylaşıyorum. Şu anda demek ki bazı şeylerin daha Türkiye"de olgunlaşması
    gerekiyor. Bu olgunlaşma sürecini de sabırla beklemekte fayda var" şeklinde yanıt verdi.
    YSK"nın açıklamasına da değinen Erdoğan, "Bu bir memur değil oraya giren. Hizmet veren kişilerin hepsi sandık temsilcisi. İçinde müşahitler var. Bu
    müşahitler sabah erkenden geliyor. Sandık görevlisi gelmezse sandık başkanı o müşahitlerden birini seçip orada görevlendirebiliyor. Siz onu görürsünüz. Kaldı ki bunlar demokratik bir haklarını yerine getirirken, bir yerde de bu sürece katkıda bulunuyorlar" diye konuştu.
    İstanbul"a ilişkin projelerini de anlatan Erdoğan, "İstanbul"da, Kemal Kılıçdaroğlu"nun şansı nedir?" sorusuna, "Oran olarak bir şey vermeyeyim ama
    seçimin galibi bellidir. Kadir Topbaş" yanıtını verdi.
    "Doğan medya grubu ile gelirler idaresi arasındaki vergi konusu ve kesilen vergi cezası" ile ilgili bir soru üzerine de Erdoğan, ortada mali bir
    sorunun bulunduğunu ve şu anda sürecin işlediğini belirterek, kendisinin bu sürece müdahalesinin söz konusu olmadığını söyledi.

    ERGENEKON DAVASI

    Ergenekon Davası"na ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
    "Tabii Anayasamız, yasama, yürütme ve yargı organının yerini, konumunu belirtmiş. Biz yürütme organı olarak bu görevimizi yaparız. Bu görev alanımıza doğrusu birilerinin girmesini de istemeyiz. Yasama organı olarak da üzerimize düşen ne ise bir milletvekili olarak onu yaparız. Şu anda olay bir yargı sürecinin içindedir. Yargı süreci devam ediyor. Dolayısıyla bu yargı sürecinin içerisinde, bizim süreci yorumlamaya yönelik herhangi bir hakkımız yok. Bunu yapamayız. Yargının herhangi bir talebi, talimatı olması halinde, olduğu takdirde güvenlik güçlerimiz burada kendilerine düşen görevi savcının talimatıyla yerine getirir, yapar. Sümen altı etmez. Şu anda yapılan da budur. Ama anlaşılan o ki geçmişte demek ki sümen altı ediliyordu birçok şeyler. Ama şimdi sümen altı edilmiyor. Çünkü gerçeklerin ortaya çıkması lazım. Bu gerçekler ortaya çıkacak ki gelecek kuşaklara ve nesillere bizler çok daha farklı bir Türkiye"yi bırakalım. Çok daha güvenli, devletin milletiyle kaynaştığı örtüştüğü bir Türkiye"yi bırakalım. Herkesin birbirine şüpheyle baktığı bir Türkiye olmasın. Bunu istemiyoruz. Dayanışma içerisinde olduğumuz bir Türkiye olsun. Faili meçhuller de olmasın, yargısız infazlar da olmasın. Ben inanıyorum ki bu süreçte demokrasi kazanıyor. Bu süreci medyasıyla, siyasileriyle hep birlikte desteklemeliyiz."
    "Ordu ve iktidar ilişkisi bakımından daha bir normalizasyon yaşandığı kanısında mısınız bu dönemde?" şeklindeki bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:
    "Silahlı kuvvetlerimizle aramızda herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Rutin çalışmalarımız görüşmelerimiz var. Her geçen gün birbirimizi çok daha iyi anlamanın bir yerde de huzuru içerisindeyiz. Bizimde belki zaman içerisinde aramızda bazı güven sıkıntıları olmuş olabilir. Ama zaman geçtikçe birbirimizi daha iyi tanıdığımız için bu güven bunalımları da ortadan kalkmış oldu. Tabi daha ideali daha güzel günleri yakalamak. Çünkü TSK ile hükümetin birbirine güveni ülkem için çok önemli, milletim için çok önemli. Burada en ufak bir şüphe doğarsa bunun bedelini ülke, millet öder ve bunun kaybı da demokrasiye olur. Böyle bir şeyi yaşatmaya kimsenin hakkı yok."
    Başbakan Erdoğan, "Davos"a gerçekten bir daha gitmeyecek misiniz, Davos bitti mi" sorusuna "Şuanda yok" yanıtını verdi.

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim