• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274

    Erdoğan'dan 'Başbuğ' yorumu

    09.01.2012 20:38
    Erdoğandan Başbuğ yorumu
    Başbakan Tayyip Erdoğan tutuklanan İlker Başbuğ'la ilgili ilk kez konuştu..
    Erdoğan'dan 'Başbuğ' yorumu Erdoğan'dan 'Başbuğ' yorumu Erdoğan'dan 'Başbuğ' yorumu

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasıyla ilgili olarak tutuksuz yargılanma yapılmasını arzu ettiklerini kaydetti.

    Erdoğan, Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg ile ortak basın toplantısında soruları yanıtladı. Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanması konusunda yaptığı değerlendirmede “Bu konuyla ilgili tabi şu anda bir yasal süreç başlamış vaziyette. Bu yasal süreç içerisinde benim herhangi bir yoruma, değerlendirmeye girmem doğru olmaz. Ama iki yıl tabii Genelkurmay Başkanı olarak, Başbakan olarak beraber çalıştığımız bir mesai arkadaşımdır ve burada tutuklama yoluyla değil de tutuksuz yargılanma yolu ki her zaman söylediğim tezimdir, olması bizim her zamanki arzumuzdur ve bunun da süratle bu noktada neticelenmesi şahsımın ve partimin arzusudur. Çünkü bu şekildeki bir yolu biz isabetli bir yol olarak görmüyoruz” diye konuştu.

    -FRANSIZ STK’LARI İLE İŞBİRLİĞİ

    Erdoğan, Fransa parlamentosunda oylanan ve soykırım iddialarını suç sayan yasa teklifinin 23 Ocak’ta senatoda görüşüleceğinin açıklanması üzerine yeni yaptırımların söz konusu olup olmayacağı yönündeki bir soruyu ise şu şekilde yanıtladı:

    “Şu anda tabii 23 Ocak’ta Fransa Senatosu’na bu konunun gelmesi beklenen bir şeydi. Tabi Türkiye olarak bizler açıkladığımız sekiz maddelik yaptırımımızı devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Ama bunun dışında da gerek Fransa’nın içinde buna karşı oluşan tepki devam ederken biz de tabi Fransa içindeki bu duruşu, Özellikle de Sarkozy yönetiminin bu anlayışına karşı olan çevrelerle işbirliği halinde bunun parlamentolar tarafından değil, tarihçiler tarafından ele alınması gereken bir konu olduğunu bugüne kadar söylediğimiz gibi yine onlara da anlatacağız.

    Ve bu konuyla ilgili hassasiyetimizi yine belirteceğiz. Çünkü bu tamamıyla Mayıs ayında Fransa’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik atılmış bir adımdır.

    Orada 500 bin Ermeni varsa, 550 bin orada şu anda Türk var. Ama bütün bunların yanında da 6.5-7 milyon Türklerle işbirliği içinde olabilecek, buna inandığımız ve bizim bu tezimizi destekleyeceğine inandığımız kesimler de var. Şu anda bütün o tür STK’larla işbirliğimizi sürdürüyoruz. Türkiye’de şu anda yatırımı olan ciddi Fransız kuruluşları var ve bu Fransız kuruluşları şu anda atılan bu adımlardan ciddi manada rahatsız ve bu kuruluşlar mektuplar yazdılar, tabii bu mektupların neticesi ne olur, ne olacak bunu bilemem.

    Ama biz şimdi Fransız işadamlarıyla burada tekrar bir araya geleceğiz. Tekrar onlarla da konuşacağız. Ve senatoya özellikle bu hassasiyeti bildirmeleri noktasında kendilerine de hatırlatmada bulunacağız. Çünkü bu problem ortak bir problemdir ve eğer bu süreç bu şekilde devam ederse bu tabi ki Fransa-Türkiye ilişkiler içini ciddi hasarlar meydana getirebilir.”’

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak’ta yaşanan mezhepsel gerilimle ilgili yaşanan gelişmelerin tasvip edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Erdoğan, “Bunların demokrasiyi anlaması, bunların demokratik parlamenter sistemi anlaması veya bunu yaşamaya başlaması herhalde dana uzun yıllar alacak” değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, yarın Irak Başbakanı Maliki ile görüşeceğini de belirtirken "Bizim Irak’taki hassasiyetlerimiz de aynen Suriye gibidir" dedi.

    Erdoğan, Norveç Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin Irak ve Suriye’de yaşanan son gelişmelere ilişkin sorularını da değerlendirdi. Irak’ta yaşanan mezhepsel gerilimlerle ilgili ilk defa değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu durumu tasvip etmediklerini söyledi.

    Erdoğan, “Irak’ta da şu anda mezhebi bir anlayış ortaya çıkarılmaya başlandı bu mezhepsel bakış, mezhepsel yaklaşım ne yazık ki Irak’ı adeta bir kan gölüne döndürmüş vaziyette. Gün geçmiyor ki Irak’tan bu tür haberler almayalım ve bunları bir defa tasvip etmek mümkün değil. Aynı iktidarın içerisinde kendi bakan arkadaşının konutuna, siz eğer tankın namlusunu doğrultursanız onları bu şekilde tehdit ederseniz hiçbir zaman o toplumun içinde sağlıklı bir yaklaşım bulamazsınız. Nitekim şu anda yapılan budur” dedi.

    Aynı koalisyonun içinde Maliye Bakanına Başbakan Yardımcısının evinin önüne tankların doğrultulmasının akla ziyan bir yaklaşımı orta koyduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Irak’ta sağlıklı bir yönetimden bahsetmek mümkün değil. Yarın benim Sayın Başbakanla bir görüşmem olacak. Bugün görüşme talebi bana ulaştırıldı, yarın için görüşebileceğimizi söyledim. Yarın kendileriyle görüşeceğim. Özellikle de Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Haşimi ile ilgili attıkları adımı ve üzerinde düşündükleri konuları şahsen tanıdığım bildiğim kadarıyla kabullenmemiz mümkün değil. Ve böyle bir yaklaşım içerisinde olunması hiç mümkün değil.

    Çünkü onun da iki ay kadar önce yaptığımız görüşmede onun da aynı şekilde evinin önüne tanklar, toplar, zırhla araçlar getirmek suretiyle onu da tehdit etmişlerdi Böyle bir durumla karşı karşıyaydı. Bu nasıl koalisyon ortaklığıdır.

    Nasıl bir hükümet etmedir, bunu anlamak mümkün değil. Haşimi’ye yapılan bu yaklaşımı da tasvip etmek mümkün değil. Ve bütün bu süreç ABD’nin Irak’tan çıkması ile beklenen bir süreçti. ABD Irak’tan çıktı, hemen arefesinde ne yazık ki bu süreç başladı. Bunu ben Sayın Biden’e de söyledim. Daha önce Sayın Obama’ya da söyledim. Burada demokratik sistem oturuncaya kadar kalmanızda fayda var, demiştim.

    Ama çıktıkları anda işte mevcut yapının ne kadar demokratik olduğu ortaya çıktı. Çünkü bunların demokrasiyi anlaması, bunların demokratik parlamenter sistemi anlaması veya bunu yaşamaya başlaması herhalde dana uzun yıllar alacak; öyle görünüyor. Şu anda Irak’taki bu gelişim yarın da görüşmelerimizi yapacağız, sağlıklı bir gelişme değil. Ama aynı şekilde bizim Irak’taki hassasiyetlerimiz de aynen Suriye gibidir. Orayı da biz duyarsız olmak suretiyle izleyemeyiz.”

    -SURİYE’DE İÇ SAVAŞ OLURSA BİZİM İÇİN DE TEHDİT-

    Başbakan Erdoğan, Norveçli basın mensuplarının “Suriye’deki kriz için Türkiye ne yapabilir?” yönündeki bir sorusuna da yanıt verdi.

    Suriye’nin şu anda kendi vatandaşlarını acımasızca katleden bir yönetime sahip olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Şu anda 7 bine yakın vatandaşını öldürmüş bir Suriye yönetimi var. İnsan hakları özgürlükler, dünya barışı, kardeşlik bu tür hedefi olan ülkelerin bu tür dikta mantığına hakim otoriter, totaliter yapıda olan bu yönetimlere karşı alkış tutması beklenemez. Kaldı ki bizim Suriye ile 910 km’lik bir sınırımız var ve akrabalık bağları var. Oradaki meydana gelen bu yapı şu anda dini, mezhepsel, ve ırkçı bir iç savaşa doğru gitmektedir.

    Bunun engellenmesi lazım. Burada Türkiye öncelikli olarak rol üstlenmek durumundadır. Burada meydana gelebilecek bir iç savaş yarın bizi de sıkıntıya düşürecektir. Bizim için de bir tehdit oluşturmaktadır” dedi. Erdoğan şu anda Suriye’den kaçıp Türkiye’ye sığınmış durumda olan 8 bin civarında Suriye vatandaşı olduğunu da hatırlatırken, şunları söyledi:

    “Suriyeliler engellemese belki daha da fazla olacak. Biz de bunlara komşuluk hukukundan kaynaklanan ve bunları adeta bu tür kaçmaya sevk eden bu zulümden dolayı sahiplenmiş durumdayız. Onlarla ilgili de şu andaki oluşturduğumuz sanal kentlerde onları misafir ediyoruz. Onlara ev sahipliğimizi en güzel şekilde yapmaya gayret ediyoruz. Tabi şu anda BM camiası içinde gerek BM Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu bazı kararlar var. Ama bu kararlar tabi bir Libya benzeri kararlar olarak değerlendirilemez çok daha farklı bir yapıda ve biz yaptırımlarımızı şu anda uygulamaya başlamış durumdayız. Bu yaptırımlar gelişmelere göre artarak da devam edecektir.”

    -AB TECRÜBEMİZDEN FAYDALANIN-

    Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg ise toplantıda Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediklerini ve Türkiye’deki ekonomik gelişmeleri son derece olumlu bulduklarını söyledi. Stoltenberg “AB ile müzakere konusunda biz pek çok şey gösterebiliriz. Çünkü AB ile bir değil iki kere müzakere tanınmasına rağmen referandumda AB üyeliğini reddetmiş bir ülkeyiz. Bir şeyler öğrenmek isterseniz bize de başvurabilirsiniz” dedi. Başbakan Erdoğan ise Norveç ile bundan sonraki süreçte ikili ilişkilerin daha da geliştirileceğine vurgu yaparken, Van depremi sonrası Norveç’ten Türkiye’ye gönderilen yardımlar için de teşekkür etti.
     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim