• BIST 75.929
  • Altın 129,573
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590

    Erdoğan'dan Açıklama

    15.01.2008 00:09
    Erdoğandan Açıklama
    İkincisi düzenlenen Medeniyetler İttifakı forumuna katılanmak üzere İspanya'da bulunan Başbakan Tayip Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
    Erdoğan'dan Açıklama Erdoğan'dan Açıklama Erdoğan'dan Açıklama

    'Siyasi simge bile olsa yasaklayabilir misiniz?'

    İkincisi düzenlenen Medeniyetler İttifakı forumuna katılanmak üzere İspanya'da bulunan Başbakan Tayip Erdoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye"de başını örtenlere “başörtüsünü siyasi simge olarak kullanıyorsun” şeklinde baskılar yapıldığını söyleyerek “Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka aslında. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Bunu maalesef takdirde zorlanıyoruz” dedi.

    Başbakan Erdoğan, resmi davetli olarak gittiği İspanya"da düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin İslam ve türban konularındaki sorularını yanıtladı.


    TÜRKİYE"DE İLERİCİ BİR İSLAM DEVLETİ OLAMAZ MI?

    Bir gazetecinin “Türkiye"de ilerici bir İslam devleti olamaz mı?” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, “Soru ne yazık ki hala batının bizi anlayamadığını gösteriyor” dedi. Her şeyden önce "İslamcı" ifadesini anlamanın mümkün olmadığını belirten Erdoğan, “Bir defa biz din kökenli bir parti değiliz. Bunu partimizi kurarken açıkladık. Din üzerinden siyaset yapmayı asla kabul etmiyoruz” dedi.

    Erdoğan, partiyi kurdukları zaman batılı dostlarının "Siz Müslüman demokrat olamaz mısınız?" sorusuyla karşılaştıklarını ifade eden Erdoğan kendilerine "Eğer biz Müslüman demokratız diye kendimizi ifade edersek o zaman İslam üzerinden siyasi rant sağlamaya çalışır duruma düşeriz" yanıtını verdiklerini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:

    BİZDE İSLAMCI OLMAZ MÜSLÜMAN OLUR

    “İslam"ın kendi bir gücü var. Bizler yanlış yapabiliriz, partinin programında, şunda bunda eksikler, yanlışlar olabilir ama bizim dinimizin ilkeleri içinde böyle bir yanlış söz konusu değil dolayısıyla siyasetin yanlışlarını da dine fatura edemeyiz. Bu bakımdan "biz muhafazakar demokrat bir partiyiz" dedik ve yola böyle çıktık. Eğer İslamcı ifadesini kabul edersek bu adeta bir tüccarlığa benzer. Esnaflığa benzer, "ayakkabıcı" gibi. Bu çirkin bir şey. Bunu siyasi literatüre oturtma gayreti oldu. Ben oraya da yakışmadığını düşünüyorum. Bizde İslamcı olmaz bizde Müslüman olur. Bir Müslüman da dinini gereklerini iyi bir şekilde yerine getiriyorsa ona bizde "dindar" denir. Dinini az yaşar çok yaşar o da bizim sorunumuz değil. Bunun bedelini takdir edecek olan biz değiliz. Bunu yaratıcı takdir eder. Bundan dolayı bu konudaki spekülasyonlar bizleri üzmektedir. İlerici İslam gibi bir ifade de çok çirkin, çok yanlış. İlerici İslam, gerici İslam... Bu tür sıfatlar yakıştırmak da yanlış. Mesela son zamanlarda Ilımlı İslam diye bir ifade kullanılıyor. Bu da çok yanlıştır. Yani ne adına kullanılıyor kim adına kullanılıyor… İslam İslamdır.”


    SİYASİ SİMGE BİLE OLSA YASAKLAYABİLİR MİSİNİZ?

    Basın toplantısında üniversitelerdeki türban yasağına da değinen Erdoğan, başını örtenlere “başörtüsünü siyasi simge olarak kullanıyorsun” şeklinde baskılar yapıldığını söyledi. Erdoğan, “Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz? Sembollere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka aslında. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Bunu maalesef takdirde zorlanıyoruz. Bugün Avrupa"da, Amerika"da, değişik ülkelerde rahatlıkla başı örtülü olarak üniversiteye kızlar gidebiliyor. Oralarda bir sorun yok Ama halkının yüzde 99"u Müslüman olan ülkemde böyle bir sıkıntı yaşanıyor maalesef. Ama bu sıkıntıyı aşacağımıza inanıyorum” diye konuştu.


    HER YERDE SERBEST TÜRKİYE"DE YASAK

    Başbakan Erdoğan, sorunun özgürlükler noktasında ve en yakın zamanda çözüleceğini belirtti. Sorunun Anayasa Mahkemesi"nin bir yorumundan kaynaklandığını ifade eden Erdoğan, “Demokrasilerde çare tükenmez o zaman demokrası içinde bu çare mekanizmasını işletelim ve bu sorunu da çözelim” dedi.

    Erdoğan aynı konuyla ilgili başka bir soru üzerine de “Avrupa"da bu noktada her üniversitede başörtülü olarak gidip okunabiliyor. Böyle bir sorun yok, Amerika"da böyle bir sorun yok. Ama ülkemizde böyle bir sorun ne yazık ki var. Üniversitelerde böyle bir sorun söz konusu. Bunu düzenlemeyle aşmak öyle zannediyorum ki eğitim özgürlüğü noktasında bir sıkıntıyı aşmaya da vesile olacaktır.”

    Akdeniz Birliği:

    Erdoğan, Akdeniz Birliği'nin Avrupa Birliği'ne alternatif olarak düşünülmesi anlayışına kesinlikle karşı olduklarını belirterek, "Böyle bir oluşumun içinde biz, yani AB'nin alternatifi olarak Türkiye'nin orada yer alması gibi bir anlayışa kesinlikle karşıyız, böyle bir şeyin içinde de olmayız" dedi.

    "Henüz Akdeniz Birliği nedir, ne değildir, neleri kapsayacak, nasıl olacak bu henüz bir yere, bir zemine oturmuş değil" diyen Erdoğan, "Tabii Sayın Sarkozy bu işi dillendiriyor ama ben bunu Sayın Sarkozy ile konuşmadan önce, meslektaşım Sayın Zapatero (İspanya Başbakanı) ile başbakan olmadan önce konuşmuştuk. Bunun AB'ye alternatif olarak düşünülmesi anlayışına bir defa kesinlikle karşıyız" ifadesini kullandı.

    Kosova-Kıbrıs benzetmesi:

    Başbakan, Kosova sorunu ile Kıbrıs sorunu arasında bir benzerlik olup olmadığı sorusuna, "Kosova'nın bağımsızlığına olumlu baktığımızı ifade etmek isterim. Bunun Kıbrıs ile benzer yanı var mı, yok mu? Hiç alakası yok. Kıbrıs ile Kosova'nın durumu çok çok farklı" dedi.

    301'inci madde:

    "TCK'nın 301'inci maddesi, konuşma özgürlüğüne atfeden bir madde. Acaba ne zaman ortadan kaldırılacak?" sorusunu yanıtlarken de Erdoğan, "Konuşma özgürlüğü diye ifade edersek yanlış olur... Kısa bir süre içinde tekrar TBMM'ye getirmek suretiyle bu konuda kararımızı vereceğiz ve bu kararı da verirken ağırlıklı olarak AB üyesi ülkelerin ceza kanununda bu konuya yaklaşımını enine boyuna inceledik. Bunu, bir ortak akıl olarak verdiğimiz bir metinle bir yere oturtuyoruz" dedi.
    Erdoğan, konunun 1 ay içinde parlamentoya getirilebileceğini kaydetti.

    Askeri harekat-Sınır ötesi operasyon:

    Bir katılımcının, "Konuşmanızda askeri harekatlardan bahsettiniz, Irak'ta yapılan. Irak'taki bombalamalar bitti mi, ne tür bir sonuç alındı. Irak ve ABD ile ilişkiler bu yönde nasıl gelişti?" sorusu üzerine Erdoğan, sınır ötesi operasyonlar noktasında Türkiye'nin duyarlılığının devam ettiğini bildirdi.

    İstihbarata göre, terör örgütünün o bölgedeki çalışmalarına göre her an sınır ötesi operasyonların yapılabileceğini kaydeden Erdoğan, "Bunun ne zaman, nasıl yapılacağı, ne kadar süreceği, bu noktada bizim burada herhangi bir şey açıklamamız mümkün değil. Yani Afganistan'da terörle mücadele veren çokuluslu güçler, burada, 'şu tarihte bitecek' diyebilir mi? Demiyor. Irak'ta çokuluslu güçler var. Burada, 'şu tarihte bitecek' diyor mu? Diyemiyor" diye konuştu.

    İspanya'nın da onyıllardır terörle mücadele ettiğini söyleyen Başbakan, "Bizimki tabii sınır ötesi bir kaynaktan beslendiği için bizim bu sınır ötesi operasyonlar da orada bir çözüm noktasına ulaşmadan bitmeyecektir. Çözüme kadar bu süreç devam edecektir. Parlamentomuzun şu anda bize verdiği izin 1 yıldır. 1 yıl sonra eğer bu işi çözdük çözdük, çözmedik tekrar parlamentodan izin talep ederiz" ifadesini kullandı.

    "HALK TAKİP EDİYOR"

    Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan"ın türban konusundaki açıklamaları ve Alevilere ilişkin son gelişmeler ile ilgili bir soruya, “Önemli olan bu konuların farklı açılarda konuşulabiliyor olması. Bunlar halk tarafından şeffaf olarak takip ediliyor” karşılığını verdi.

    Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek"in daveti üzerine Kahire'ye giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'dan ayrılmadan önce Esenboğa Havalimanın"da basın toplantısı düzenledi. Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın türban konusundaki açıklamaklarına ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine “Önemli olan bu konuların farklı açılarda konuşulabiliyor olması. Bunlar halk tarafından şeffaf olarak takip ediliyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye"nin AB üyeliği süreci ve 301. maddeye ilişkin bir soruya ise, şunları söyledi:
    “Bu konuyu çok sıkı tutuyoruz. 2008 çok daha verimli geçecek. Türkiye"nin yol haritası belli. Bu yol haritasının hazırlanması sırasında bütün bakanlıklar, Genelkurmay, bağımsız kurumlar buna katıldı. Türkiye yapacağını biliyor. Türkiye ne yapacağını biliyor. Tarama süreci bitti. Hükümet bu konuya eğilecek."
    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte Mısır'a hareket etti.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül'ü Esenboğa Havalimanı'ndan TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi Saime Toptan, Ankara Valisi Kemal Önal, Merkez Komutanı Tuğgeneral Naci Özdemir ve öteki yetkililer uğurladı.

    CNNTürk-ANKA

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim