• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    Erdoğan'a çağrı

    04.04.2010 18:46
    Erdoğana çağrı
    CHP lideri Deniz Baykal Başbakan Erdoğan'a birkez daha ekranda tartışma çağrısı yaptı. Erdoğan daha önceki çağrılara 'hayır' demişti
    Erdoğan'a çağrı Erdoğan'a çağrı Erdoğan'a çağrı
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidarın değişmesi gerektiğini belirterek, “Anayasa değişikliğinin temelinde Yüce Divan korkusu var. Yüce Divan ihtimali gözükmeye başladı. Tünelin ucunda Yüce Divan var, bunu gördüler” dedi.

    Partisinin Samsun il kongresine katılmak üzere özel uçakla kente gelen Deniz Baykal, Samsun Çarşamba Havaalanı"nda partililer tarafından çiçeklerle karşılandı. Buradan parti otobüsüyle Atakum İlçesi"ndeki kongre salonuna giden Baykal, yoğun ilgi nedeniyle salona güçlükle girebildi. Kongre salonunda partililerin sık sık attığı "Başbakan Baykal" sloganları arasında konuşyan Deniz Baykal, hükümeti sert dille eleştirdi.

    Önümüzdeki seçimlerin Türkiye için olağanüstü önemli olduğunu vurgulayan Deniz Baykal, “Bu bambaşka bir seçimdir. Bu seçim Türkiye"nin yol ayrımına geldiği bir seçimdir. Hata yapamayacağımız bir seçimdir. Türkiye"nin önünü açmak zorunda olduğumuz seçimdir. Devletin tüm organlarının, Silahlı Kuvvetlerin, Meclisin, siyasi partilerin, yargının ve tüm devlet kurumlarının el ele vereceğinin mümkün olduğunu göstereceğimiz seçimdir” dedi. Bu seçimin bir "değişim seçimi" olacağını, Türkiye'nin buna ihtiyacı olduğunu söyleyen Baykal, Türkiye'nin geldiğini noktanın iyi olmadığını belirtti.

    Deniz Baykal, bugün gündeme getirilen Anayasa değişikliğinin temelinde iktidardakilerin Yüce Divan korkusu olduğu görüşünü savunarak şöyle dedi:

    “Siz de görüyorsunuz, iktidar da görüyor. Başbakan da görüyor ki, önümüzdeki seçimden sonra işler karışabilir. Onlar da görüyor ki, Abbas yolcudur, yolcu. Şimdi bunu iktidardayken iyi kötü bu durumu idare etti. Ama şimdi iktidarın kaçacak yeri yoktur. İktidar kaçarsa bu işlerin tümü önüne gelecek. Nerede gelecek? Anayasa Mahkemesi'nde. Çünkü Anayasa Mahkemesi sadece kanunların anayasaya aykırılığını denetlemez. Aynı zamanda cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanların yolsuzluk iddialarını bir mahkeme gibi Yüce Divan olarak yargılar. Şimdi bu ihtimal gözükmeye başladı. Yüce Divan gözüküyor. Tünelin ucunda Yüce Divan var. Bunu gördüler.”

    “KİMİN DERDİ, KİMİN ADINA YAPILIYOR BU?”

    İktidarın yapmaya çalıştığı bu değişikle Anayasa Mahkemesi hakimlerini kendileri için daha uygun hakimler olarak oluşturmaya çalıştıklarını ileri süren Baykal, “Çare bu. Şimdi içine girdikleri arayış bu. Şu anda Anayasa değişikliği tartışmasının temelinde Yüce Divan korkusu yatmaktadır. AKP"nin Yüce Divan korkusu anayasa değişikliğinin temel nedenidir” dedi.

    Baykal salondaki parti yöneticilerine, “Allah aşkına siz köylere gidiyorsunuz, siyaset yapıyorsunuz. Esnaf ziyareti yaptığınızda konuştuğunuzda "Bırakın şimdi bizim iş sıkıntımızı vesaire, bu Türkiye"nin temel meselesi anayasa değişikliğidir. Derhal bu anayasayı değiştirin" diyen bir tane Allah"ın kulu var mı?” diye sordu. Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Böyle bir talep var mı? Böyle bir ihtiyaç var mı? Herkesin derdi belli. Esnafın, işadamının, çiftçinin derdi belli. İş bulamamış gencin derdi belli. Bu anayasa değişikliğinde bu memleketin meselesi var mı? Ekonomik sıkıntı var mı? Bu anayasa değişti diye ekonomi de bir düzelme olacak mı? İşçi, emekli, memur var mı? Köylü, vatandaş, genç var mı? Kimse yok anayasa değişikliğinde. Millet yok. Millet yok da milletin hiçbir kesimi yok da, niye bir süreden beri gece gündüz, sabah kalkıyorlar anayasa değişikliği, akşam duruyorlar anayasa değişikliği. Niye böyle? Referandumu da göze alırız, milleti de ayağa kaldırırız diyorlar. Niye acaba? Kimin derdi, sıkıntısı, kimin adına yapılıyor bu? Anayasa değişikliği konusunda kendine güveniyorsan çıkıp televizyonda sonuna kadar tartışalım.”
    Anayasa değişikliğinin milletin derdi olmadığını belirten Baykal, “Böyle bir çare peşine düştümü millet? Kim düştü? Başbakan ve arkadaşları. Onlar diyor ki, anayasa değişikliği. Anayasa değişikliği dertlerine derman hastalığının ilacı. Onların sıkıntısına merhem olacak. Nedir o. Diyor ki mahkeme gözüktü. Aman mahkemeyi beni anlayışla karşılayacak bir kadroyla kavuşturalım. Ona göre mahkeme kuralım” dedi.

    Baykal, anayasa değişikliği girişiminde 30"a yakın maddenin konuşulduğunu, belirterek, “İktidarın arkasında durduğu ve önem verdiği üç madde var. Gerisi o üç maddeyi örtmek, kamufle etmek için ya da farklı bir izlenim bırakmak için bıraktıkları sostur, garnitürdür, gizleme maddesidir” diye konuştu.

    BAYKAL: TÜRKİYE GÜNDE 120 MİLYON DOLAR FAİZ ÖDÜYOR

    Deniz Baykal ülkede ülkede tarımın çöktüğünü, tarımla geçinenlerin işsiz kaldığına dikkati çekerek, “Tarımı çökertiyorsun. Halbuki tarım sünger gibidir. İşsizleri emip, tutar” dedi.

    İktidarın 8 yıllık dönemde gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin kullandığı borçtan daha fazla borç kullandığını kaydeden Baykal, “Türkiye günde 120 milyon dolar faiz ödüyor. 24 saatte ödenen bu faizi millet ödüyor. Türkiye"nin öz kaynağı gidiyor. Bundan çıkışa yönelik bir arayış yok. Çünkü kurgulanan ekonomik politika bizi bu noktaya getirdi” diye konuştu.

    Baykal, Türkiye"de artık iktidarın değişmesinin kaçınılmaz hale geldiğini, aksi halde boynu bükük teslim olmuş, bir ülke haline dönüşeceğimizi söyledi. Seçimle birlikte yalnız iktidarın gitmesi değil, bu politikaların da değişmesi gerektiğini vurgulayan Baykal, “Bakın bakalım ferdi kredi borcunu ödeyemediği için takibe düşmüş ne kadar insan var. Türkiye"de yeni yeni icra daireleri açılıyor. Buna iyi bir gidiş diyebilir miyiz” dedi.

    Türkiye"de 4 fabrikadan birinin kapandığını, herkesin perişan olduğunu da dile getiren Baykal, “Ülkede işsizlik dünya çapında rekor kırarken. Türkiye"de finans sektörü, bankacılık sektörü cumhuriyet tarihinin en büyük kazancını yapıyor. Ekonomi daralırken, bankalar, finans sektörü tarihi rekorlar yapıyor” dedi. Deniz Baykal bu durumun gerçek ekonomi çökerken finans ve para ekonomisinin kalkınmasının bir çelişki olduğunu anlatarak, “Çiftçi perişan halde borcunu ödeyemiyor. Ziraat Bankası 100 yılın en büyük karını yapıyor. Çiftçi batıyor. Burada bir çelişki var. Ekonomi üretime dayanacak. Köylünün yüzünün gülmediği bir yerde bankacının yüzünün gülmesine hakkı yoktur” diye konuştu.

    Vatan
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim