• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224

    Er ve erbaşlar çatışmayacak

    29.07.2011 07:49
    Başbakan Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına çok çarpıcı cevaplar verdi.
    Er ve erbaşlar çatışmayacak
    Er ve erbaşlar çatışmayacak Er ve erbaşlar çatışmayacak Er ve erbaşlar çatışmayacak

     

           
     
     
     
    Terörle mücadele konusunda farklı bir sürecin içine girdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, hudut birlikleri ve özel harekâtla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi. Erdoğan, “Jandarma ve polis birbirine entegre olacak. Hudut birliklerinden er ve erbaş çekilecek” dedi. Günübirlik resmi ziyaret için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dönüş yolunda aralarında gazetemizin Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan’ın da olduğu gazetecilere konuştu.
     
    Gündeme ait çarpıcı açıklamalar yapan Erdoğan’ın yanıtları şöyle:
     
    * Güvenlik açısından ‘Yeni stratejiler olacak’ dediniz. Güvenlik eksenli düzenlemeler açılımı engeller mi?
     
    Açılım nerede devam eder? Güvenlikle devam eder. Güvenliğin olmadığı yerde açılımı nasıl gerçekleştireceksiniz? O illerdeki vatandaşımız ne diyor, siz buradasınız, gidiyorsunuz sonra biz onların ellerindeyiz diyorlar. Oralarda çok güçlü bir güvenlik ağının olması gerekir. Hudut birlikleri çalışması başlattık. O devam ediyor. Bu arada özel harekâtla ilgili çalışmamız var. Ve bu çalışmalarla birlikte tabii yol haritasını çalışan ekiplerimiz var.
     
    YASAL DÜZENLEME YAPILACAK
     
    * Koordinasyon nasıl olacak?
     
    Birinci derecede jandarma ve polis birbirine entegre olacak. Kara kuvvetleri valilerin ihtiyaç duyması halinde devreye girecek. Yasalar müsaitse de gerekirse daha müsait hale getirip onların birbirine entegre olmasını sağlayacak bir yapıyı kurmamız lazım. Valilerimizin yetkileri var. Valiler istediği anda Kara Kuvvetleri’nden desteğini alır. Hudut birlikleriyle eri, erbaşı oradan çekmek istiyoruz. Tamamen kışlada konuşlanmış profesyonel bir güvenlik gücümüzün olması... Bu çok önemli. Profesyonel asker sayısı ilk etapta 5 bin kişi olacak. 15 Ağustos’a kadar müracatları alınacak. Onların eğitimi esnasında ikinci bir parti alacaklar. Özel harekâtla ilgili emniyet çalışmamız var. Olay sadece kırsal boyutta olmayacak. Kırsal belde ve il içinde olacak. Temenni ediyorum ki en kısa sürede bu mücadeleden azami seviyede netice alalım. Güvenlik güçlerimizin hiçbir zaman operasyondan vazgeçmesi söz konusu olamaz. Çünkü güvenlik gücünün asli görevi zaten operasyonel kabiliyetinin olması ve bunu koruması, geliştirmesidir. Yani güvenlik gücünden silah bırakmasını talep etmek kadar. Kusura bakmayın amiyane tabir olamaz. Silah bırakması gereken örgüttür. Yol eşkıyalığı yapan örgüttür. Onlar bu işlerden vazgeçerse operasyonlar da yok denecek seviyeye iner.
     
    * Jandarmayı bütünüyle İçişleri bünyesine mi alacaksınız?
     
     Zaten öyle. Şu anda idari olarak İçişleri’ne bağlı...
     
    OHAL’İ KİM KALDIRDI?
     
    * Özel harekatın terörle mücadeleye dahil edilmesi konusunda “1990’lara dönülür” eleştirileri yapıldı muhalefet tarafından...
     
    Ana muhalefet partisi liderinin bugüne kadar söyleyeceği bir şeyi görmedik. Söyleyecekleri bir şey varsa bunları bakanlarıma söylemesi lazım, kendisini ziyarete gidenlere. Ama bir cümle söylemediler. Senin söyleyeceğin bir şey varsa ilgili bakanlara söyle. Hiçbir şey yok 90’a dönmek... Nedir dönmek desen vereceği cevap OHAL. OHAL’i kim kaldırdı? Gene biz kaldırdık... Kaldıran biziz, şu anda onunla itham edilmeye çalışılan biziz...
     
    * Kandil’e operasyon ihtimali söz konusu mu?
     
    Bu işi yapması gerekenlere bırakalım. Artık kötü niyet karşısında iyi niyet bulmayacaktır, çok daha farklı stratejiler uygulayacaktır. Bedeli ne olursa olsun. Bu konuda farklı bir sürecin içine giriyoruz. Medyayı yanımızda görmemiz lazım.
     
    * Terör örgütündeki çatlak iddialarına nasıl yaklaşıyorsunuz?
     
    Bazı şeyler Öcalan’da aşmış vaziyette. Her şey onun da kontrolünde değil. Çatlak iddiaları boş değil.
     
    NORVEÇ OLAYINDA AVRUPALI LİDERLERİN DE PAYI VAR
     
    * Norveç saldırısından çıkacak dersler nedir?
     
    Buradan Hristiyan dünyasının çıkarması gereken dersler var. Antisemitizm işlendi, ardından İslamiafobi işlendi, ardından ‘İslami terör’ dediler. Kimse ‘Hristiyani terör’ demiyor. İyi bir Hristiyan aynı zamanda terörist, aynı zamanda malum şövalyelerden. Bu kadar insanı öldürülmesinin karşısında Norveç’teki ceza yasası maksimum 21 yıl veriyor. Bunun tüm dünyada değerlendirilmesi lazım. Dünya Hristiyanlığı’nın kendisini çek etmesi lazım. “Müslümanlar’a acaba bu kadar niye saldırdık?” diye. İslam’dan nasibini almamış birisi terör yapınca ‘İslami terör’ dediler. Hıristiyan gruplar Afrika’da terör estirdi. Şimdi bu olaya diyorlar mı? Demiyorlar. Almanya’da kundaklama hadiseleri yaşadık, bu kadar kardeşlerimiz yanarak can verdi. Alman yönetimi takipçisi oldu mu? Olmadı. Tüm Müslümanlar’ın genelini muaf tutalım iddiasında değilim. Müslümanlar’ın içerisinden çıkabileceği gibi Yahudi ve Hristiyanlar’ın içinden de çıkabileceğini işlememiz lazım.
     
    * Avrupalı liderlerin de payı var mı?
     
    Olmaz olur mu? Özellikle son dönemlerde ırkçı akım noktasında Fransa ve Hollanda’nın hali ortada. Ciddi ayrımcılık yapıyorlar. Hıristiyanlık, ırkçılık olarak Türkler’e karşı ciddi bir tavır var. Benimle ilgili yazıları da var.
     
    Terör örgütünü muhafaza edecek metne imza atmayız
     
    * DTK’nın özerklik ilanı ve bazı vekillerin ‘vergi vermeyiz’ türü açıklamaları var. Hatta yerel meclisler için seçim de yaptılar. Nereye gidiyor bu süreç?
     
    BDP’li vekillere yönelik AK Parti’nin herhangi bir engellemesi söz konusu olmadı... BDP kendi kendini dışladı. CHP geldi yemin etti... Aynı şekilde BDP de gelip yapabilir. İlla iktidar partisiyle masaya oturmak gibi bir idealleri, arzuları varsa orada da kimseye kapımızı kapatmadık, arkadaşlara ‘Gidin görüşün’ dedik. Fakat öyle bir metin getirdikler ki demokratik parlamenter sistem içinde mutabakat metni olarak ele alınacak bir şey değil. AK Parti adeta bir terör örgütünü muhafaza altına alacak bir metne evet der mi? Biz demokratik parlamenter sistem içinde hukuka, yasalara ters düşmeyecek şekilde her adıma açığız. Fakat son gelişmelere baktığımızda gerek DTK gerek BDP ikide bir vergi vermeyiz vs. beyanlarda bulunuyorlar. Bir defa siyasetçinin ağzından duyulabilecek veya legal örgüt mensuplarının ağzından duyulabilecek ifadeler değil. Aklıselim sahibi her insan şunu düşünmeli; ben şu anda ister beğen ister beğenme demokratik sistemin içindeyim. Anayasa var. Bu ülkenin en önemli kaynağı vergidir. Kalkıpta vergi vermeyeceğiz deme hakkına sahip değilsin. Vergi vermemenin bedeli neyse onu da ödersin. Topraklarımız üzerinde kimseye ameliyat yaptırmayız. Bugün orada fazla oy almış olabilirsin, nasıl oy aldığın ayrı bir tartışma konusu, yarın ne olacağı belli değil. Şu anda Güneydoğu’da birinci parti AK Parti. Güneydoğu deyince Diyarbakır mıdır, Siirt midir, Hakkari midir? Ama bunlar bakıyorsunuz kendisine ait bir harita çiziyorlar. Biz burada şöyle güçlüyüz böyle güçlüyüz. Değilsin... Gaziantep var, Urfa var. Geneline baktığımızda AK Parti 14-15 puan takıyor. Barajı aşmaya gözün kesmediği için bağımsız adaylarla giriyorsunuz.
     
    PKK’NIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜYOR
     
    * BDP çevreleri, “PKK’nın mücadelesi sonucu bugünlere geldik” iddiasında.
     
    Mücadele başka bir şey. Burada terör örgütünün çok ciddi bir desteği var. Arazide edindiğimiz izlenimlerdir, istihbaratlardır. Bunlar ciddi istihbaratlardır. İnanın terörle mücadelede medya hâlâ yanımızda yer almamıştır. Birtakım istisnalar var. Bu terör örgütünün ekmeğine yağ sürüyor. Adamın derdi propagandasını yaptırmak. TV kanallarında bakıyorsunuz bunların siyasi temsilcileri durmadan o biçim programlar yapıyorlar. Buna gerek var mı?
     
    Akil adamlar komisyonu olabilir
     
    * Meclis’te akil adamlar komisyonu kurulsun türü bir çağrısı oldu Kılıçdaroğlu’nun...
     
    Dolmabahçe ekseni gibi toplantılar yapacağınızdan bahsettiniz. Ne gibi toplantılar olacak? Akil adamlar komisyonu olamaz diye bir şey yok. Şu anda Dolmabahçe görüşmelerini daha dar çerçevede yapmayı planladık. Bu haftada Beşir Atalay’la bu konuları görüştük. Hüseyin Çelik’le aynı şekilde görüştük. Öyle zannediyorum Ramazan’dan sonra bu çalışmaları başlatırız.
     
    * ‘Önceden destek verdiğini söyleyip bugün farklı çevrelerde olduğunu görüyoruz’ dediğiniz çevreler kimler?
     
    Sosyal demokrat görünüşte ama bundan çok uzakta görünenler var. Bir muhalefet partisi içinde olup daha önce çok daha farklı konumda olanlar var. Durumdan vazife çıkarıyorlar. Kiminle neyi görüşeceğimizi artık biliyoruz. Bireysel görüşmemiz gerekenlerle bireysel, üç, beş, on görüşmemiz gerekenlerle o şekilde. Yeri gelir yayın yönetmeni, yeri gelir akademisyenlerle yaparız. Biz kimseye kapalı değiliz
     
    YAŞ’ta kriz beklemiyorum
     
    * YAŞ ile ilgili beklenti?  Çok sıkıntılı geçeceği yönünde yorumlar haberler var...
     
    MSB bakanı ilk kez katılacak. Ben tamamına katılacağım tabii ki... İhtimal vermiyorum gerginliğe. Bu ülkede hukuk normal mekanizması içinde çalışıyor. Devlet devamlılık esastır anlayışında devam ediyor. Hangi şartlarda olursa olsun, hangi kurum olursa olsun orada herhangi bir eksikliği aratmamamız gerekir. YAŞ Başkanı olarak benim de görevim, üyeler olarak da Genelkurmay’ın görevi. En ideal şekilde gerçekleşecektir. Yasada bunların hepsi şu anda açık. Gereği neyse yapılacaktır. Terfi ve tayin işleriyle alakalı kanunlar açık.
     
    * Geçtiğimiz yıl yaşanan sorundan sonra yasal düzenleme yapılabilir açıklamanız vardı. Yeni bir yasal düzenleme yapılacak mı?
     
    Yasalar neyi gerektiriyorsa o yapılır.
     
    ŞİKE OPERASYONU TEMİZLENME SÜRECİDİR
     
    * Şike soruşturması çok tartışılıyor. Ligden düşecek takımlardan bahsediliyor...
     
    Doğrusu bu süreci arınma, temizlenme süreci olarak değerlendiriyorum. Federasyon’un duruşunu takdir ediyorum. Mesela son Shakhtar maçında Fener seyircisinin tavrı hoş değil. Demek ki hâlâ olanlardan ders çıkarılmamış. Burada kulüplerin başkanları seyircilerine sahip çıkacaklar. Çıkmazlarsa bedeli ödemek zorunda kalacaklar. Doğrusu Federasyon yönetiminin de şu anda hakikaten kılı kırk yararak götürdüğü süreci takdir ediyorum.
     
    * Olabilecek her kararı almaları yönünde desteğiniz var yani...
     
    Yasal düzenlemeyle önleri çok açık. Bütün mesele bu noktada, artık orada kimsenin takımı yok. Bu Federasyon yönetiminde herkes takımsız. Bir Fenerbahçeli başbakan olarak kalkıp da burada Fenerbahçelilik yapamam. Bulunduğum nokta buna müsait değil. Temenni ederiz ki Federasyon kararlarını peyderpey alıyor. Malum ligler ertelendi. O zamana kadar yargıdan ne gelir bilmiyoruz. Burada da tabii medyanın yaklaşımları önem arz ediyor.
     
    Bakan yardımcılarından çok şey bekliyorum
     
    * Bakan yardımcıları belirlendi mi?
     
    Arkadaşlarımızın çalışması devam ediyor. Henüz bana getirdikleri isimle yok. Üzerinde çalıştıkları isimler var.
     
    * Bazı bakanların soğuk baktığı söyleniyor...
     
    Biz atayacağız, cumhurbaşkanı onayacak. Bakan yardımcılığından çok şey bekliyorum. Bürokrasi hiçbir zaman kendi üstünden güç istemez. Bakan yardımcısı onların üstünde olacağı için rahatsızlar. Bakan yardımcısı adeta siyasi müsteşar olacak. Bu onları rahatsız ediyor. Objektif düşünseler rahatsız olmamaları gerekir. Birçok yükü o alacak.
     
    Azerbaycan’ın ‘herkes gelirse’ endişesi var
     
    * Türkiye Azerbaycan’a vizeyi kaldırdı ama Azeri tarafı hâlâ Türk vatandaşlarına vize uyguluyor. Vizenin kalkması ile ilgili bir takvim var mı?
     
    Biz vizeyi kaldırdık ama onlar sınırda vize verme uygulamasına devam edelim diyorlar. Birtakım endişeleri var. Herkes gelirse diye düşünüyorlar. Kimin başvurduğunu, kimin gelmekte olduğunu görelim istiyorlar. Vizeyi kaldırsak da pasaporttan bakarsın bu kişi sıkıntılı mı değil mi diye ama henüz onlar kendilerini hazır hissetmiyor. Bu tip endişelerle hareket ediyorlar.
     
    İsrail’in sadece üzüntüsü yetmez
     
    * Özür konusu son gelişmeler. İsrail kamuoyu bu konuyu tartışıyor...
     
    Burada şu beyanı görmemiz lazım. Özür lafını görmemiz lazım. Üzgünlüğü değil. Onlar üzgünüzle geçiştirmek istiyorlar. ‘Üzgünüz’ ifadesini kabul etmiyoruz. Özür ve tazminat olacak ambargonun kalkması. Ambargo meselesini genele yayıyorlar. Ama bizim için kaldırmaları bile önemlidir. Gider yatırımları yaparız.
     
    bugün
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim