• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357

    En büyük Ağa Şener Şen'dir

    25.07.2009 22:15
    En büyük Ağa Şener Şendir
    Sağır Oda”daki Aras Dağlı karakteriyle şöhreti yakalayan Orhan Kılıç, uzun bir aradan sonra “Aşk Bir Hayal” adlı diziyle ekrana dönüyor.Yapımcılığını Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, çekimleri Mardin’de başlayacak dizide sert bir ağayı canlandıracak olan K
    En büyük Ağa Şener Şen'dir En büyük Ağa Şener Şen'dir En büyük Ağa Şener Şen'dir

    Almanya"dan Türkiye"ye gelip oyunculuk yapan, sonra tekrar Almanya"ya dönen birkaç Türk oyuncu var. Siz ise burada kalmayı tercih ettiniz. Neden?

    - Tercih meselesi. ıstedim ve kaldım. Ayrıca bunda oyunculuktaki başarımın da payı var. Diğer arkadaşlar da benim gösterdiğim başarıyı gösterselerdi, burada kalabilirlerdi. Almanya"dan, Amerika"dan her gelen iyi olacak diye bir şey yok.

    Size göre Almanya"da yaşayan Türk oyuncular, başarılı değiller mi?

    - Bunu söylemek istemem. Çünkü başarı göreceli bir kavram... Tabii ki orada da başarılı aktörler vardır, ama benim inatla söylemek istediğim şey, yurtdışından her gelen, istiridyenin içinden çıkan inci tanesi değildir.

    Peki... “Sağır Oda”daki Aras Dağlı karakterinin etkisi sokakta hâlâ devam ediyor mu?

    - Etmez mi! Dizi biteli iki yıl oldu, hâlâ herkes bana “Dizinin devamı olacak mı?” diye soruyor. Aras Dağlı çok sevilen bir karakterdi.

    Neden çok sevildi?

    - Halkımızın bu tür konuları sevmesinden dolayı. Bir de Aras Dağlı karakterinin çok donanımlı olmasından...

    BAZI İYİ OYUNCULAR GÜMBÜRTÜYE GİDİYOR

    Nasıl donanımlı?

    - Türk ıstihbarat Teşkilatı"nın yetiştirmiş olduğu bir istihbaratçının iç dünyasını, onun savaşını gösteren bir hikayesi vardı Aras Dağlı"nın... Ve o karakterin bu kadar çok sevilmesinde benim oyunculuğumun da etkisi oldu. Çünkü Türkiye"de çok az kişide olan bir oyunculuk sergiledim bu rolü canlandırırken.

    Nedir sergilediğiniz farklı oyunculuk?

    - Mesela kamerayı tanıyıp, bilerek oyanamak... Teknik oyunculuk denilen bir şey var. Teknik ama tekniği duyguyla doldurmak. Benim farkım bu...

    Türkiye"de öyle oyuncular yok mu?

    - Türkiye"de çok iyi oyuncular var ama maalesef onlar oyunculuğu bilmeyen insanların yanında gümbürtüye gidiyorlar. O yüzden bazı şeyler gözükmüyor, ama iyiler her şeye rağmen göze çarpıyor.

    “Sağır Oda”nın devamı olacak mı?

    - Hayır... Benim kendime ait bir projem var. Hikayesini kendim yazıyorum. şu an senaryo üzerine çalışılıyor. Ancak şu an yeni bir projeye, “Aşk Bir Hayal” adlı dizi filme başlıyorum. O proje bittikten sonra kendi yazdığım hikayenin vücut bulması için çalışacağım.

    Peki... O zaman çekimlerine Mardin"den başlanan, yeni projeniz “Aşk Bir Hayal”den söz edelim...

    - Bu proje ve bu rol beni çok çok heyecanlandırdı... “Sağır Oda”da canlandırdığım Aras Dağlı, pro kahramandı. “Derdest”te canlandırdığım ise bambaşka, sünepe bir adamdı. Ama “Aşk Bir Hayal”de canlandıracağım Miran Ağa, anti-kahraman bir tip. Tiyatrodan sonra ilk kez televizyonda bir anti-kahramanı oynayacağım. Miran Ağa"yı canlandırmayı, oyunculuk oluşumum açısından çok önemli bir adım olarak görüyorum. Miran Ağa, kötü bir adam ama bunun altyapısı var. Sevdiği kız tarafından reddedilmenin verdiği bir yara var içinde ve buna karşı mücadele ediyor. Ama amacına ulaşmak için her şeyi mübah görüyor.

    Bugüne kadar çok ağa hikayeleri anlatıldı. Hem sinemada hem de televizyonda... Siz göre sanat dünyasının en iyi ağası kim?

    - Şener Şen... şener şen, oynanması gereken tüm ağaları oynadı ve noktayı koydu. ışte biz de onun gölgesinde, güneşi görmeye çalışıyoruz. Bana göre en büyük ağa şener şen"dir ve o ağanın da eli öpülür.

    İlginç bir açıklamanız var, “Türk seyircisi oyuncuyu şaklaban yerine koyuyor” diyorsunuz. Nasıl böyle bir sonuca vardınız?

    - Bu yine oyunculardan kaynaklanan bir şey. Artık bizim seyircimiz de iyiyi, kötüyü ayırt edebiliyor. Vahşi magazinin ortaya çıktığı dönemlerde, oyunculara bu şaklabanlık olayını biraz da magazin yükledi. Gerçi oyuncular da ekranda görünmek için ellerinden geleni yaptılar. Tabii bu kendini toparlayan bir süreç oldu. şu an ortalık 5-6 yıl öncesine oranla çok daha iyi. Artık televizyon seyircisi kendini eğitti. ıyiyi, kötüyü ayırt edebiliyor, kötü olanın da cezasını çabuk veriyor. Ayrıca artık oyunculuk eğitimi almış, şahsiyetli insanlar ön planda.

    Magazinle aranız pek yok gibi. Bu anlamda bir sıkıntınız var mı?

    - Hayır, ne sıkıntım olabilir ki? Magazinle sorunum yok. Sadece benim magazin değerim yok. Çünkü skandallar yaratmıyorum, o manken ya da şu oyuncu ile birlikte olmuyorum.

    HİÇ BİR YERE DEMİR ATMAYI SEVMİYORUM

    Siz de Cihangir"de var olmayı seven oyunculardandınız...

    - Artık değilim. Çok bıktım Cihangir"den. Çünkü artık Cihangir amacını aştı. Eskiden nezih oyuncuların buluştuğu, hoş sohbetler yaptığı bir yerdi Cihangir. Ama artık buraya, neredeyse ünlüleri görmek için turistik gezi düzenlenecek. Bir de ben tekrar kendimi bulmanın derdine girdim. Ayrıca yerinde duramayan birisiyim. Gezmek ve diğer yerleri de görmek isterim.

    Şu sıralar Bebek"te takılıyorsunuz galiba...

    - Evet... Bebek"i yeni keşfettim.

    Kendi hayatınızda bir sınıf atlama dönemi mi yaşıyorsunuz? Neden Bebek?

    - Hayır. İstanbul"da maganda her yerde var. Bu sınıf atlamakla ilgili bir şey değil. Belki bir ay sonra Bebek"ten de sıkılacağım ve Yeniköy"de takılmaya başlayacağım. Benim karakterim bu... Bir yere demir atmayı sevmiyorum.

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim