• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820

    Ekrem Dumanlı'dan hükümete ince gönderme

    09.07.2012 13:39
    Bizim dostluğumuzun kıymeti, kaybedilince anlaşılır...
    Ekrem Dumanlıdan hükümete ince gönderme
    Ekrem Dumanlı'dan hükümete ince gönderme Ekrem Dumanlı'dan hükümete ince gönderme Ekrem Dumanlı'dan hükümete ince gönderme

    Ekrem Dumanlı'dan hükümete ince gönderme Özel Yetkili Mahkemeler'in kaldırılmasıyla birlikte, Zaman gazetesi ile AK Parti'nin arası açılmıştı. Her fırsatta ÖYM'lerin kaldırılmasını istemediğini açıklayan gazetenin Genel Yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, bugün hükümete ince bir gönderme yaptı. Dumanlı "Kaybedince anlamak" başlıklı yazısında "Bizim dostluğumuz kaybedilince anlaşılır" dedi.

    İşte Dumanlı'nın o yazısı

    Yıllar önce Ankara Kızılcahamam'da, yazı işlerimizle mutat bir beyin fırtınası toplantısı yapıyoruz. Her defasında olduğu gibi bu sefer de toplantının kısa bir bölümüne dönemin önemli bir siyasî figürünü davet ettik.

    SUSTUK.. DİNLEDİK.. KATLANDIK..
    İstiyoruz ki yaşanan hadiseleri bir de içeriden dinleyelim. Nedendir bilinmez; konuğumuz mevzuu camiaya getirdi ve orantısız, hatta anlamsız eleştiriler yöneltmeye başladı. Ne yeri doğruydu, ne zamanı; üstelik anlattığı şeylerin, gazetenin yazı işleri ile hiç mi hiç alakası yoktu. Ancak misafire hürmet de boynumuzun borcuydu. Sustuk dinledik. Bazı heyecanlı arkadaşlar meseleye müdahil olmak istedi; oturumu yöneten kişi onlara müsaade etmedi. Çünkü konuyla ilgisi olmayan kişilere yapılan kırıcı eleştiriler nasıl köprüdeki taşları tek tek yerinden sökebilirse, ona aynıyla ya da misliyle cevap vermek de o kadar tahribata sebebiyet verecekti. Katlandık...

    BİZİM DOSTLUĞUMUZUN DEĞERİ KAYBEDİLİNCE ANLAŞILIR
    Önemli konuğumuz, sabrımız karşısında şaşırmış olacak ki bir ara kendini, "E cevap vermeyecek misiniz?" demek zorunda hissetti. Verilecek cevap yoktu. Gerek de yoktu. Muzip bir gülücükle, "Yoksa kırıldınız mı?" dedi. Belli ki bu tatsız atmosferden o da rahatsız olmuştu. Belki de havayı yumuşatmak için bizi zorluyor, ne düşündüğümüzü öğrenmek istiyordu. O ısrar karşısında, "Bizim dostluğumuzun kıymeti, kaybedilince anlaşılır." demek zorunda kaldım. Hayretle yüzüme baktı. "Çok ağır oldu." dedi. Bu sefer de biz üzülmüştük. Ancak gerçek tam da bu cümlede gizliydi...

    HER DEM GÜNDEM OLAN KİŞİLER YALNIZLAŞTIĞINI ANLAMIYOR
    Aslında hayatın kendisi, sahip olma ile kaybetme arasında çizilen bir çizgiden ibaret değil mi? Gençlik elden gitmeden o dopdolu günlerin değerini bilmek kolay olmuyor. Sağlığımızı kaybetmeden vücudumuzun muazzam bir sistem içinde saat gibi nasıl işlediğini fark edemiyoruz. Medyatik şöhretin göbeğinde her dem gündem olan kişiler, kalabalıklar arasında geçen her günün sonunda biraz daha yalnızlaştığını çoğu kez anlayamıyor. Hülasatü'l hülasa: Ölüm gelip kapımızı çalmadan hayatın her bir saniyesi itibarıyla ne kadar büyük bir emanet olduğunu anlayamıyoruz çoğu kez.

    ÖYM'LER NEDEN KALDIRILDI?
    Aslında değerin kaybedince anlaşılması her alanda kendini gösteriyor. Mesela Meclis'in tatile gireceği gün yumruklar eşliğinde bir yasa çıkarılıyor. Büyük bir gizlilik içinde yürütülen bir çalışma sonucunda Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılıyor; yerine ne konduğu belli değil. Hukuk, bir belirsizlik sürecinin içine atılıyor. Yasaya destek vereceğini söyleyenler de yüksek sesle itirazlar yöneltiyor şimdi. Geriye dönüp bakıyorsunuz ve soruyorsunuz: Hiç kimse yeni durumdan memnun olmadığına göre bu değişiklikler neden yapıldı? Makul bir cevabı olmadığı gibi ortaya bir sürü kuşku, bir yığın soru işareti atılıyor.

    İŞİN İÇİNE ALINGANLIK DA GİRDİ Mİ...
    Örnekleri çoğaltmak mümkün. Maalesef bazı konularda karar alınırken meseleye kuşatıcı bir nazarla bakılmıyor. Devlet yalnız değil bu yanlışlar zincirinde. Mesela iç dinamizmiyle takdiri hak eden iş dünyamız bile planlamaya gelince, kimi zaman, sınıfta kalıyor. Planlama safhası zor geliyor insanımıza. Teorik konuları öteden beri sevmiyor insanımız. Aydınlarımız da öyle. Günlük yaşamanın getirdiği telaşlı değişkenlik içinde günlük düşünüyor, günlük yorumlar yapıyor. Oysa bazı meselelerin çok daha kapsayıcı ve derinlikli ele alınması gerekiyor. Düşünce tembelliği yaşıyor ülkemiz. Ezberler saflara göre değişiyor. Alınganlık da işin içine girdi mi zirvedekiler tefekkür dağının eteklerinde oksijensiz kalıveriyor. Tabii olan ülkemize oluyor; daha doğrusu gelecek nesillere... 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim