• BIST 82.132
  • Altın 148,060
  • Dolar 3,8153
  • Euro 4,0743

    Einstein'a kafa tutan adam evlilik teorisini anlattı

    28.07.2012 18:15
    Einsteina kafa tutan adam evlilik teorisini anlattı
    "Oyun Teorisi" ile dünyayı değiştiren dahi matematikçi John Nash, İstanbul'daki boğaz turunda yeni geliştirdiği "Evlilik Teorisi"ni anlattı.
    Einstein'a kafa tutan adam evlilik teorisini anlattı Einstein'a kafa tutan adam evlilik teorisini anlattı Einstein'a kafa tutan adam evlilik teorisini anlattı

    İşte Vatan gazetesinden Uğur Koçbaş'ın özel Nash söyleşisi ve izlenimleri...

    Üniversitede ekonomi dersi alan herkesin en büyük rüyası ‘Oyun Teorisi’ni geliştirerek modern ekonominin babası kabul edilen John Forbes Nash’i tanımaktır. Boğaz’da Sultan Kayığı ile tur atarken yanında bulunma şerefini yaşadığım Nash gerçek bir dahi. 84 yaşında olmasına rağmen benden Türkçe ay isimlerini saymamı isteyerek hepsini teker teker telaffuz etmeye çalışacak kadar da meraklı...

    Yıl 2001... Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde son sınıf Mikroekonomi dersindeyim. Halen aynı okulda eğitim vermeye devam eden Prof. Ünal Zenginobuz, tahtaya ‘Game Theory’ (Oyun teorisi) yazdığında ilk kez tanıştım John Forbes Nash ile... Ve o yıl bu teorinin tutkunu oldum. Bir matematikçinin geliştirdiği bir sistemin, nasıl ekonomi, siyaset, askeri planlama, biyoloji gibi alanlarda çığır açtığını öğrendim. Ve o dersi alan her öğrencinin olduğu gibi benim de hayalim bu dahi profesörü yakından tanıyabilmekti.

    Aynı yıl gösterime giren ve başroldeki Russell Crowe’un John Nash’i canlandırdığı Akıl Oyunları filmi tutkumu alevlendirdi. Sinemada, evde, uçakta filmi defalarca izledim. Her seferinde bu dahi adama daha da hayranlık duydum.

    Önceki gün Yazı İşleri toplantısındayken gelen bir telefon benim için bu rüyayı gerçeğe dönüştürme fırsatı sundu. Nash’i Oyun Teorisi Dünya Kongresi için İstanbul’a getiren Bilgi Üniversitesi, Nash’in onuruna işadamı Ali Rıza Bozkurt tarafından verilecek olan yemeğe beni de davet ediyordu. Sonunda, Princeton Üniversitesi’nde henüz birinci sınıf doktora öğrencisiyken aynı üniversitede ders veren Einstein’ın ofisine gidip ona meydan okuyan bu adamla tanışma fırsatı bulacaktım.

    CERN deneyi muhteşem Önceki gece Oyun Teorisi konusundaki bilgilerimi tazeledikten sonra o an geldi. Yıllarca hayranlık duyduğum büyük dahi hastalık günlerinde kendisine büyük destek veren eşi Alicia ile birlikte karşımdaydı. 84 yaşında olması vücudunu zayıflatmış olsa da birkaç cümle konuştuktan sonra o parlak zekasının eskisi kadar net çalıştığını anlayabiliyordunuz. Hatta çevresindekiler, bizden önceki buluşmasında yarım saat boyunca tavlanın inceliklerini öğrenmek için büyük bir merak gösterdiğini de söylediler.

    Ev sahibimiz Alı Rıza Bey’in Nash onuruna Boğaz’daki yalısının önüne yanaştırdığı Sultan Kayığı’na binerek Kanlıca’ya doğru ilerlerken Nash’i yakından tanıma fırsatı buldum.

    Karşımda filmdeki şizofren profesörün aksine, çekingen ve alçakgönüllü bir bilimadamı buldum. Etrafını çevreleyen biz gazetecilerin CERN deneyi konusundaki sorusuna ‘Muhteşem’ yanıtını verdikten sonra ortaya çıkan enerjinin nasıl bir anlam taşıdığını fizik terimleri kullanarak anlatmayı ihmal etmedi. Ben her zaman merak ettiğim o Einstein buluşmasını sorduğumda ise çok kısık sesle konuşan Nash’in kahkahasını ilk kez duydum. Belli ki çok net bir şekilde hatırlıyordu. Yıl 1949’du ve Princeton Üniversitesi’nde matematik doktorası yapan birinci sınıf öğrencisi Nash, derslere girip varolan matematik teorilerini öğrenmek yerine kendi matematik teoremlerini geliştirmeyi tercih ediyordu.

    ‘Einstein haklıydı’ kahkahası Yine o günlerden birinde yerçekimi ve Kuantum Fiziği konusunda bir fikir buldu. Bunu hemen üniversitede misafir profesör olarak ders veren gelmiş geçmiş en büyük dahi Albert Einstein ile paylaşmak istedi. Odasına gitti ve tam 1 saat boyunca bu yerçekimi teorisinden bahsetti. Einstein’ın 1 saat sonunda verdiği yanıt, ‘Sen git biraz daha fizik öğren’ şeklinde olunca çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştı.

    Ancak 1 yıl sonra Nash’in o gün Alman fizikçiye anlattığı fikir, bir başka fizikçi tarafından bir makale olarak fizik dünyasına sunulmuştu. Bu durum aslında Nash’in Einstein’a karşı galibiyeti olarak yorumlandı. Kısaca hatırlattıktan sonra kendisine bu olayı sordum. Ufak bir kahkaha attı ve ‘Benim fikrimi savunan o makale reddedilmişti. Yani hiç yayınlanamadı’ dedi. Yani bir anlamda ‘Einstein haklıydı’ demeye getirdi.

    Detaylara hâlâ çok meraklı Sultan Kayığı’nda başbaşa kaldığımız anlarda ise kendisinden imza alırken Temmuz’un Türkçe nasıl söylendiğini merak etti. Defalarca benim gibi söylemeye çalışarak tekrarladı. Ardından tüm ay isimlerini bana saydırdı ve Ağustos’un telaffuzunu beğenerek Türkçesini tekrarladı. O bir dahiydi ama merak etmekten hiç vazgeçmiyordu... En ufak detayları bile... En basit anlatımıyla oyun teorisi Ekonomi bilimi Nash’ten önce ve Nash’ten sonra olarak ikiye ayrılıyor. Nash’ten önce ekonominin babası olarak görülen Adam Smith’in ‘Her insan kendi çıkarını düşünür ve ona göre hareket ederse toplumun refahı da aynı şekilde artar’ görüşünden hareketle teoriler üretilirdi. Nash ise, ‘Her insan hem kendi çıkarını hem de ait olduğu grubun menfaatlerini düşünür ve ona göre hareket ederse toplam refah artar’ görüşünü ortaya koydu.

    Oyun teorisini anlatan en iyi örneklerden biri ‘Prisonner’s Dilemma’ olarak bilinen basit örnek: Polis, bir hırsızlık vakasından dolayı iki kişiyi gözaltına alıyor.

    Her ikisinin de soyguna karıştığı biliniyor ancak yeterli delil yok. Bu nedenle şüpheliler ayrı hücrelere konularak her birine ayrı ayrı şu seçenekler sunuluyor:

    - Eğer soygunu arkadaşınla birlikte yaptığını itiraf edersen ve arkadaşın sessiz kalmayı seçerse sen hiç ceza almayacaksın, arkadaşın ise 4 yıl hapse girecek. - Eğer sessiz kalırsan, arkadaşın da sessiz kalırsa ikiniz de delil yetersizliğinden sadece 1 yıl hapis yatacaksınız.

    - Eğer ikiniz de itiraf ederseniz o zaman 2’şer yıl hapse gireceksiniz. Nash öncesi teori, herkesin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söylüyordu. Bu durumda en az cezayı almak isteyen mahkumlar, kendilerine yapılan bu teklifte sessiz kalmayı seçip 1 yıl hapse razı olmalıydı. Ancak Nash işte bu noktada devreye girdi. ‘Ya o beni ele verirse! O zaman 4 yıl hapis yatarım’ korkusu nedeniyle bu hikayenin sonunda her zaman her iki mahkumun da suçu itiraf ederek 2 yıl hapis yattığını görüyoruz. İşte bu noktaya da Oyun Teorisi’nde ‘Nash dengesi‘ (Nash equilibrium) adı veriliyor.

    Bu da Nash’in ‘evlilik teorisi’ Nash’in ikinci eşi Alicia ile çalkantılı bir evliliği oldu. Nash’in MIT’de ders verdiği yıllarda öğrencisi olan El Salvador’lu genç kız, kendisi gibi çok çekingen olan profesörden çok etkilenmişti. Nash, fizik öğrencisi Alicia Larde ile 1957’de hayatını birleştirdi. 1958’de Alicia hamileyken Nash’in şizofreni belirtileri ortaya çıkmaya başladı. 1959 yılında Nash hiç istemese de kendisini hastaneye yatıran da yine Alicia oldu.

    Elinde New York Times gazetesiyle üniversitedeki öğrencilerine ‘Uzaylılardan sadece kendisinin anlayabileceği bir mesaj geldiğini, ve bunun da haberlerin arasına gizlendiğini’ söylemesi hem okul yönetimi hem de eşi için artık alarm çanlarının çalmasına sebep olmuştu. 1970’e kadar Nash, o hastaneden diğerine gönderildi, üzerinde deneysel terapiler uygulandı. Fakat Nash, her tür tedaviyi reddediyor ve bir an önce hastaneden çıkarak matematik çalışmalarını sürdürmek istiyordu. 1963 yılında Alicia, Nash’ten boşanmaya karar verdi. Ancak Nash 1970 yılında doktorları ‘Ben bu hastalığı zekamla kontrol altında tutabilirim’ diyerek ikna edip hastaneden taburcu edildiğinde eşi ona evinin kapılarını tekrar açtı. 2001 yılında yeniden evlendiler.

    Dün de Alicia Nash, eşinin yanında çok sempatik bir tavırla oturuyor ve kendisine gösterilen ilgiden çok memnun görünüyordu. Ekonomide devrim yaratan Nash’in evlilik konusunda da erkekleri ilgilendiren bir teorisi var: Eğer bir konuda haksızsanız eşinizle tartışmanızda bunu mutlaka hemen itiraf edin, eğer bir konuda haklıysanız susun! Çünkü bir kadını konuşarak ikna edebilme şansınız yoktur... 27 sayfalık tez ile dünyayı değiştirdi Babasının ismini taşıyan John Nash, küçük yaşlarında da etrafındaki diğer çocuklardan çok farklıydı.

    Kız kardeşi dahil hepsi sokakta oynamayı tercih ederken o evde deneyler yapmayı, matematik teorilerini ispatlamayı seçiyordu. Kimyaya ilgisi yüzünden bir gün evde yaptığı karışımın patlamasıyla bir arkadaşı ölse de o bilime merakını hiç kaybetmedi. Harvard Üniversitesi’ne gitmeyi düşünüyordu ancak Harvard kendisine daha düşük prestijli bir burs verince tercihini Princeton’dan yana kullandı. Bilinen matematiği öğrenmek yerine matematiği yeniden yazmayı hayal ediyordu. Ve o hayal 27 sayfalık bir tez ile gerçekleşti. Oyun Teorisi tezi, John Nash’e 44 yıl sonra Nobel Ekonomi Ödülü’nü getirdi. Oyun Teorisi, yazıldığı tarihten sonra her yıl başka bir alanda kapılar araladı.

    11 yıldır Oyun Teorisi üzerine çalışmalar yürüten Güney Florida Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Berna Tuncay Nash’in geliştirdiği teoriyle ekonomi biliminde açılan kapıların aynı DNA’nın ilk kez keşfedilmesiyle biyolojide yaşanan devrimi andırdığını belirtiyor. Nash, 23 asal sayısına tutku derecesinde bağlı. Bu sayının özel bir önemi olduğuna inanıyor. Hastalığı, ilk kez Life dergisinde Papa 23’üncü John’un fotoğrafını gören Nash’in etrafındakilere fotoğraftakinin kendisi olduğunu söylemesiyle başladı. Akademik hayatı boyunca da 23 makale yazdı.    

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim