• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613

    Eğitimcilerden eğitim sorunlarına bakış

    28.03.2012 12:54
    Nazilli Dershaneler Birliği Derneği (NAZ - DER - BİR), son günlerde kamuoyunda tartışılan eğitim sistemi ve dershanelerle ilgili olarak eğitimin içinde olan kurumların düşüncelerini paylaştı.
    Eğitimcilerden eğitim sorunlarına bakış
    Eğitimcilerden eğitim sorunlarına bakış Eğitimcilerden eğitim sorunlarına bakış Eğitimcilerden eğitim sorunlarına bakış

    4+4+4 sistemi ile zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının doğru bir adım olduğunu ifade eden Nazilli Artı Çözüm Dershanesi Kurucusu ve NAZ-DER-BİR Başkanı Yusuf Kazim Özen; “Ancak mesleki eğitime yönelimin ilköğretimin ikinci kademesinden sonra yapılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Bununla birlikte ikinci kademede mesleki beceri geliştiren her yıl iki dersi aşmayan seçmeli programların da konulabileceğini düşünmekteyiz” dedi. Sistemin en olumlu yönünün uygulanabilirse ilk dört ve ikinci dördün ayrı binalarda eğitime alınması olduğuna dikkat çeken Özen; “Farklı yaş grubunda ki çocuklarımızın bir arada bulunmasının davranış gelişiminde olumsuzluklar oluşturduğunu düşünüyorum. Bu anlamda ikinci 4 ve üçüncü 4’ünde bir arada olmaması gerektiği düşünceyim. Dedikten sonra sözlerine görüşülmekte olan yasa da bizce yukarda anlattığımız konuların dikkate alınması ve düzenlemeye girmesi eğitimde hedeflenen reformları daha hızlı ve kalıcı hale getirecektir.”

    “SINAVLAR BİR İHTİYACIN SONUCUDUR”
    YGS-LYS’nin kaldırılması hakkında ki görüşlerini belirten Yusuf Kazim Özen; “Bir eğitimci olarak sınavların kalkması kulağa hoş gelen bir söylemdir. Sınavların kalkması halkımız ve öğrencilerimizi memnun edebilir. Ancak unutmayalım ki sınavlar bir ihtiyacın sonucudur. Bu ihtiyaç velilerimizin çocuklarına daha iyi ve daha güvenli gelecek kurma isteği, öğrencilerimizin kendi ilgi alanlarında eğitim görerek daha kaliteli bir geleceği oluşturma isteğinin sonucudur. Öyle ki her anne-baba ve her öğrenci geleceklerini kurarken daha güvende olmak ister. Bunun yolu öncelikle iyi bir üniversite ve iyi bir bölüm olarak görür. Bu ihtiyacı ortadan kaldırmadan, tüm gençlerimi istihdama yönelik üretimi arttırıcı, işsizliği ortadan kaldırıcı gelişmeler yaşanmadan üniversite kapılarında bekleyen milyonu aşan öğrenciyi eritemez. Dolayısıyla sınavı kaldıramayız. Bununla birlikte ülkemizde var olan okulların eğitim kalitesi ve ölçme değerlendirme yaklaşımı aynı standartta değildir. Hal böyle olunca üniversiteye yerleşim okul başarı puanına endeksli yapılması kendi içinde ciddi haksızlıkları yaratacaktır. Bu yöntemde kullanılamaz. Yine YGS ve LYS sınavı ile bütün öğrencilerimiz aynı sorularla aynı yarışa katılıyor. Bu bana göre eşitsizliği eşite yaklaştıran olgudur. Buradan velilerimize seslenmek istiyorum. Saydığım koşulları göz önüne alırsanız sınavlar çocuklarımız için doğruya en yakın seçme sistemidir” dedi.

    “DERSHANELER NEDEN KALKMAZ”
    Günümüz dershaneleri öğrencileri yarışa hazırlamada eşitsizliği dar ve orta gelirli aileler açısından eşite yaklaştıran kurumlardır diyen Özen; “Ekonomik gücü fazla olan aileler çocuklarına özel kurs aldırarak- özel okullara göndererek gerektiğinde özel üniversiteye göndererek geleceğe hazırlıyor ve ekonomik olanaklarını kullanarak iyi gelecekler kurabiliyorlar. Buna karşılık dar ve orta gelirli aileler böyle bir imkana sahip değiller. Dershaneler bu ailelerin çocukları için vazgeçilmez kurumlar oluyor. Çünkü nazilli koşullarında düşünürsek bir çocuğa 1.000-2.500 TL arası bir ücretle dershanelerimiz eğitim hizmeti sunuyor. Üstelik bu ücretler programlı ders, etüt dersi, özel ders, kitaplar ve deneme sınavları da dahil büyük bir paket için ödeniyor. Yani alabildiğine ucuz hizmet sunuluyor. Dershaneler yalnız sınava hazırlamıyor. Aynı zamanda öğrencinin okul başarısını artırmak için tamamlayıcı dersler yapıyor. Dershaneler Rehberlik servisleriyle öğrencinin doğru mesleğe yönelmesi, davranış düzenlemesi, bireysel gelişim gibi birçok noktada öğrenciyi geliştiriyor, veliyi yönlendiriyor. Dershaneler devletten hiç katkı almıyor. Aksine devlete çok ciddi oranlarda vergi veriyor, insan istihdam ediyor yani ciddi ekonomik katkı ve istihdam katkısı oluşturuyor. Dershane sadece Türkiye’de değil dünyada var ve genelde bizden daha fazla yaygın” şeklinde konuştu.

    “DEĞERLENDİRME İYİ YAPILMALI
    4+4+4 sisteminin eksileri ile artılarının ve Dershanelerin faydalarının iyi değerlendirilmesini isteyen NAZ-DER-BİR Başkanı Yusuf Kazim Özen; “4+4+4 sistemine her kademe ayrı binalarda eğitime girmeli. Mesleki yönlendirme 8. sınıftan sonra yapılmalı. İkinci 4 periyodunda yılda iki dersi geçmeyen meslek dersi seçmeli olmalı. Sınavsız üniversite yerleştirme adaletsizlikleri beraberinde oluşturur. Sınavlar dar, orta ve üst gelir grubu çocuklarını birbirine yaklaştırır. Dershaneler dar ve orta gelir grubu öğrencilerine daha çok üst gelir grubu çocuklarıyla yarışır hale getiriyor. Bu nedenle değerlendirme iyi yapılmalıdır” dedi. 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim