• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490

    Efsane dönüyor!

    27.12.2011 09:23
    Efsane dönüyor!
    Beşiktaş Antrenörü Roland Koch, siyah-beyazlıların 1994-96 yıllarını hatırlattı, “Şifo, Rıza, Ertuğrul, Sergen, Aumann, Mutlu, B.Metin, B.Ali, Feyyaz, Sverisson, Kuntz... Çok iyi takımdı.
    Efsane dönüyor! Efsane dönüyor! Efsane dönüyor!


     Bugünkü ekiple kıyaslamak istemiyorum ama o takım çok özeldi. O ekibi 1996’da şampiyon yaptık. Bu takım da o yolda ilerliyor” dedi

    1994 yılında İstanbul’a Christoph Daum’la adımın attığından bu yana bizden biri oldu. Daum’la iki dönem Beşiktaş’ı çalıştırdıktan sonra Fenerbahçe’de de yine hocasıyla başarılara imza attı. Şimdi Carvalhal’a yardım ederek Beşiktaş’a hizmet veriyor. Daum’un yanındaki “şapkalı adam” olarak tanıdığımız ve gittiği her takımın fiziksel özelliklerini arttırdığı için övgü alan Roland Koch, sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Koch, artık yardımcı antrenörlüğe nokta koymak istediğini ve Beşiktaş’la olan sözleşmesi sona erer ermez teknik direktörlüğe geçiş yapma niyetinde olduğunu söyledi.

    ‘Artık vaktim geldi’
    Beşiktaş’la iki yıllık sözleşmesi olduğunu ve bunu tamamlamak istediğini belirten Alman çalıştırıcı, “Daum’la 1987’de beri beraber çalışıyorduk. Bundan sonra teknik direktör olarak çalışmak zorundayım. Herkes Daum ve Koch’un her zaman beraber olacağını düşünüyordu. Evet hâlâ iyi bir arkadaşlığımız var. Ama artık beraber çalışmıyoruz. Beşiktaş’ta 2 yıl daha sözleşmem var. Bu bitince artık bir takımda birinci adam olarak çalışacağım. Bu takım Türkiye’den de olabilir. 1987’den beri profesyonel futbolun içerisindeyim. O tarihten bu yana FC Köln, Beşiktaş, Fenerbahçe, Leverkusen, Eintracht Frankfurt’ta çalıştım. Ve bu takımların hepsinde yüzlerce oyuncuyu alt yaşlardan çıkarıp önce yıldız yaptım ve şimdi de teknik direktörlüklerini izliyorum. Bu oyuncuların bazıları Dünya Kupası’nda teknik direktörlük yaptı. Fenerbahçe’de, Beşiktaş’ta şampiyonluklarım var. Bunun dışında 9 tane ikincilik gördüm. Çalıştığım takımlar neredeyse her yıl şampiyonluğa oynadı. Artık vakti geldi. 2 yıl sonra teknik direktör olarak çalışmak zorundayım. Çünkü kafamda çok fazla fikir var ve bunları uygulamak istiyorum” dedi.

    Fulya’dan Ümraniye’ye
    Roland Koch, İstanbul’a ilk adımını attığı günlerdeki Beşiktaş ile şimdiki Beşiktaş arasındaki farkları ve benzerliği ise şu şekilde açıkladı:
    “Beşiktaş’ta tesisler değişti. Biz Fulya’da antrenman yapıyorduk, şimdi Ümraniyede’yiz. Tesisler daha büyük ve daha gelişmiş. 1994-96’daki takım çok iyiydi. Şifo, Rıza, Ertuğrul, Sergen, Aumann, Mutlu, B.Metin, B.Ali, Feyyaz, Sverisson, Kuntz. Çok iyi bir takımdı. Bugünkü takımla kıyaslamak istemiyorum ama o takım çok özeldi. O zamandan 7-8 oyuncu şimdi teknik direktör olarak çalışıyor. O oyuncuların hepsi yüzde yüz profesyonel oldu. O takımı 1996’da şampiyon yaptık. Bu takımda o yolda ilerliyor.”
    Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi’ndeki rakibi Braga karşısında en büyük kozlarının Carlos Carvalhal olacağını söyleyen Koch, “Braga hiç kolay rakip değil. Ama bizim için Carvalhal bir avantaj. Eminim Braga hakkında çok şey biliyordur. Ayakkabı numaralarından, yatağa kaçta girdiklerini, hatta akşam yemeğinde genellikle ne yediklerini bile biliyordur” diye konuştu.

     

    Türkçe sevdalısı
    İletişim kurmak istediğinde Almanca veya İngilizce yerine Türkçe konuşmayı tercih eden Koch’un Türkçe öğretmeni de şimdi aile dostları olmuş. Koch, “Türkiye’yi ve İstanbul’u çok seviyorum. Türkçe’yi de çok seviyorum sürekli olarak Türkçe konuşmaya çalışıyorum. Çocuğum yok. Hanımla beraber İstanbul’u çok seviyoruz. O da benim gibi Türkçe konuşuyor” ifadesini kullandı.

     

    ‘Guti her şeyi kazanmıştı’
    Bu sezon Beşiktaş’la olan sözleşmesi feshedilen Guti’nin takımdan gönderilişini yıldız oyuncunun motivasyonunun eksikliğine bağlayan Koch, “Hiçbir oyuncu tek başına maçı kazanamaz. Guti 34-35 yaşında. Real Madrid’de her şeyi kazandı. Kazanmadığı şey yoktu. Beşiktaş’ta onun için büyük bir motivasyon lazımdı. Her şeyi kazanıp belli bir yaşa geldikten sonra motivasyona sahip olmak zor olabiliyor” yorumunu yaptı.

     

    En iyi idman maç
    Koch, “Oyuncular için idman gerekli ama ben maçın daha iyi bir antrenman olduğunu düşünüyorum. Biz bir haftada üç maç olduğunda kendi aramızda ona (İngiliz haftası) deriz. Maçlardan sonra antrenmanı düşürür, karşılaşma yaklaşırken de bu antrenmanların dozunu arttırıyoruz. Bu yoğun fikstürle bu şekilde başa çıkıyor ve çok iyi hazırlanıyoruz. Artık bu tabloda alışma konusunda uzmanlaştığımızı düşünüyorum” dedi.

     

    En iyi iki arasında
    Kamuoyunda sürekli olarak kondisyonerlik konusunda uzman olduğu belirtilen Koch, bunun yaygın bir yanlış anlama olduğunu belirtti. Köln Spor Akademisi’nin en başarılı iki öğrencisinden biri olduğunu söyleyen Koch, “Sadece kondisyoner olduğuma dair yanlış bilgi var. Almanya’da hep yardımcı antrenör olarak çalıştım. Kondisyonerliği başkası yapıyordu. Ama ben kondisyonerliği de çok iyi bilirim. Köln Spor Üniversitesi’nde çok iyi bir öğrenci olduğum için bana Prof. August Bier Plaketi verdiler. Futbol alanında bu plaketi alan iki kişi var. Biri, Alman Milli Takımı’nın 1954’te ilk defa şampiyon yapan Herberger, diğeri de ben. Bu plaketi almak için sadece kondisyonerlik konusunda değil pedagoji, taktik, teknik, fizik, psikoloji de dahil olmak üzere futbolda her konuda çok iyi olmam gerekiyordu.”

     

    Baş belası!
    Beşiktaş’ın 90’lardaki yıldızı Sergen Yalçın’ın Koch üzerinde önemli bir etkisi var. Sergen’i çalıştırdığı en büyük oyunculardan birisi olduğunu söyleyip yere göğe sığdıramayan Koch, ayrıca onun kendisi için bela (!) olduğunu da şu sözlerle belirtti:
    “O zamanki Sergen bu takımda garanti oynardı. Rıza ve Mehmet de... Sergen benim beraber çalıştığım en iyi oyunculardan birisiydi. İnanılmazdı. Bu takımda kesin oynardı. Sadece bu takım değil. Real Madrid, Bayern Münih’de hatta Dünya Kupası Finali‘nde bile rahatlıkla oynardı. Biraz Alex’e benziyor. Onunla ilginç anılarım da var. Bir gün de Daum normal antrenman sonrasında taktik idman yaptı. Deftere dizilimi yaptı ve oyuncuları teker teker kontrol ediyordu ama Sergen ortada yoktu. Bana, ‘Çabuk Sergen’i bul’ dedi. Fulya’da binanın içine girdim, Sergen telefonda at yarışı oynuyordu.”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • En pahalı 3 takımdan 2si karşılaşacak06 Ekim 2012 Cumartesi 12:24
  • Trabzonspor çıldıracak06 Ekim 2012 Cumartesi 12:21
  • İşte PSGnin son bombası!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:17
  • İşte PSGnin son bombası!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:17
  • Samet, Googlea rakip oldu!05 Ekim 2012 Cuma 19:45
  • Çolak ilk kez A Milli Takımda!05 Ekim 2012 Cuma 18:50
  • Aday kadro açıklandı!05 Ekim 2012 Cuma 17:09
  • Halil Mutlu aday oldu05 Ekim 2012 Cuma 17:07
  • Halil Mutlu aday oldu05 Ekim 2012 Cuma 12:36
  • Alex için Geri dön mitingi05 Ekim 2012 Cuma 09:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim