• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711

    'Ebru çocuklarını cennette saklıyor'

    27.05.2014 13:25
    Sinan Akçıl, Ebru Şallı ile ilişkisinin kendisine çok iyi geldiğini söyledi: "Ebru her zaman kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış, sevgisini kimseden esirgemeyen bir kadın. O bana, egolarımdan tamamen arınmayı öğretti..."
    'Ebru çocuklarını cennette saklıyor'
    'Ebru çocuklarını cennette saklıyor' 'Ebru çocuklarını cennette saklıyor' 'Ebru çocuklarını cennette saklıyor'

    Sinan Akçıl, Ebru Şallı ile ilişkisinin kendisine çok iyi geldiğini söyledi: "Ebru her zaman kendi ayakları üzerinde durmayı başarmış, sevgisini kimseden esirgemeyen bir kadın. O bana, egolarımdan tamamen arınmayı öğretti..."


    'Tabi Tabi' adlı albümünüz, çıkalı daha bir hafta olmasına rağmen kısa zamanda en çok indirilen ilk üç albüm arasına girdi ve 'Tabi Tabi' şarkısı da 300 bin civarında tıklandı. Ne hissediyorsunuz?
    Çok mutluyum tabii ki... Son aylarda bu albüm için kendi dünyama kapandığım her güne şükrediyorum şimdi. Bu kadar kısa sürede bu kadar çok ilgi görmek çok güzel.

    KASILMAKTAN KURTULDUM!

    Bu albüm nasıl bir ruh haliyle ortaya çıktı?
    Bu albüm için yaklaşık bir yıl boyunca elimi eteğimi her şeyden çektim. Bu albümü hazırlarken parçalı bulutlu bir dönemden geçtim diyebilirim. Çünkü albümdeki şarkıların çoğunu birebir kendi yaşadığım duygularla yaptım. Gel-gitlerim, mutluluklarım, hüzünlerim oldu. Ama albüm çıktıktan ve güzel geri dönüşler aldıktan sonra benim de meteorolojik durumum değişti ve günlük güneşlik bir hal aldım! (Gülüyor)

    Albümün çıkış şarkısı olan 'Tabi Tabi' ile bu yaz rakiplerinize fark atacağınızı düşünüyor musunuz?
    Onu bilemem tabii ama isterim ki diğer müzisyen ve şarkıcı arkadaşlarım da güzel şarkılar yapsın ve bu yazı şarkılarla güzel geçirelim. Yine de 'Tabi Tabi' ile ve diğer şarkılarımla en azından insanlara umut verme açısından iddialı olduğumu söyleyebilirim. Zaten bir haftada yakaladığı dinlenirlik oranı da bana destek veriyor.

    Justin Bieber'a benzetilmekten sıkıldınız galiba; bu klipte çok farklı bir imaj çizmişsiniz…
    Aslında sadece şapka takmayıp saçlarımı doğal bıraktım, o kadar! (Gülüyor) Nihat her şeyin doğal, sabah yataktan kalktığım gibi olmasını istedi. Çekimler için yüzüme pudra bile sürmedik. Bu doğallık da benim çok hoşuma gitti. Artık ben de öyle olmasını istiyorum zaten. Bu durumun işe yaradığı ve bana da bir rahatlık verdiği kesin. Kasılmaktan kurtulmak çok güzelmiş!

    HÜLYA AVŞAR'DAN ÖZÜR DİLERİM

    Şu çok konuşulan 'Mavi Mavi' şarkısının hikayesi nedir?
    Öncelikle çok değerli Hülya Avşar'dan bu şarkı için özür diliyorum. (Gülüyor) Onun da gözleri çok çok güzel ama ben ikinci 'Mavi Mavi' vakasını bu şarkıyla başlatmayı düşünüyorum ve umarım o da bu şarkıyı beğenir çünkü 'Mavi Mavi' denince akla gelen iki isim varsa; ilki Hülya Avşar'dır, ikincisi de benim 'mavi mavim'.

    Peki, albümünüzün isminden yola çıkarak sormak istiyorum; size 'Tabii tabii' desem ve arkasına üç nokta koyup devam ettirmenizi istesem ne dersiniz?
    Herkes burada kendi çok sevdiği birini ya da bir şeyi düşünür herhalde. Ben de bu soruya yanıt olarak; doğal olarak 'Tabii tabii Ebru' derim.

    Şarkılarınızı yaptıktan sonra o heyecanla hemen ilk iş Ebru Hanım'la paylaşıyor musunuz, yoksa kendinize mi saklamayı tercih ediyorsunuz?
    Ben şarkılarımı yaptığımda yakınımdaki kişilerle paylaşmayı çok severim. İlk dinleyicilerim de öncelikle yanımda çalışan Saliha Hanım, korumalığımı yapan Kaan ve kapıdan çıkarken ilk 'Günaydın' dediğim Mustafa Amca olur. Ben onlara 'Müzik CEO'larım' diyorum. Tabii ki Ebru da ilk dinlettiğim, heyecanımı paylaştığım ve fikrini aldığım kişilerin başında geliyor. Ama piyasaya çıkmadan önce, çok yakınımdakiler dışında kimseye dinletmem şarkılarımı, uğuru kaçmasın diye.

    İLİŞKİMİZİN TEMEL NOKTASI PAYLAŞMAK

    Ebru Şallı'yı hayatınıza giren diğer kadınlardan farklı kılan ne?
    Farkı şu ya da bu dersem, daha önce ilişki yaşadığım diğer kadınlara saygısızlık veya haksızlık etmiş olurum. Ama Ebru her zaman kendi ayakları üstünde durmayı başarmış ve başarılarıyla ayakta kalmış. Ayrıca bir yıl önce yaşadığı süreci çok iyi atlatmış, saygı ve sevgisini kimseden esirgemeyen bir kişi. Çok da iyi bir anne. Ben ona 'Anne ceylan' diyorum. Açıyorum bazen yavrusunu koruyan ceylan görüntülerinin olduğu belgeselleri, "İşte sen busun" diyorum! O da gülüyor.

    İlişkinizin temel noktası ne?
    Paylaşmak… Bir de her ikimizin de egolarımızdan tamamen arınmış olmamız. Hatta bana bunu o öğretti diyebilirim.

    Peki, sizin pilatesle aranız nasıl?
    İlk aylarda onu tavlamak için kendimi tam bir pilates delisi olarak gösterdiğim doğrudur ancak zaman içinde yavaş yavaş azalttım bunu. (Gülüyor) Şaka bir yana tabii ben de zaman zaman pilates yapıyorum, vücuduma katkısı da büyük oldu. Ama düşünsenize; pilatese yeni başlıyorsunuz ve özel hocanız Ebru Şallı. Bunu istesen yapamazsın! (Gülüyor)

    ZAMANLA GELİŞEN BİR İLİŞKİ

    Gerçekten kim kimi tavladı bu ilişkide?
    Hiç kimse hiç kimseyi tavlamadı; öyle bir şey yaşanmadı yani. Zamana yayılan ve birbirimizi tanıdıkça gelişip büyüyen bir ilişki bizimki. Zaten bu yüzden bu kadar sağlam ve bu kadar güzel bence.

    Çok sık görüşüyor musunuz?
    Evet, biz de her çift gibi sık sık görüşüyoruz. Ama görünmüyoruz! Bu yüzden de türlü laflar ve dedikodular çıkıyor hakkımızda. Biz de bunları beraber izleyip, okuyup eğleniyoruz. Görünmüyoruz çünkü herkes sağına bakarken; aslında biz tam ters tarafta, onların solunda yan yanayız. Zaten Funda Arar'a verdiğim 'Hafıza' şarkısındaki 'Sağ tarafa herkes, sen soluma' lafında da buraya gönderme yapmıştım.

    Ebru Hanım'ın çocuklarıyla aranız nasıl, görüşüyor musunuz?
    Görüşüyoruz tabii ki, tanışıyorum. Sonuçta onlar Ebru'nun en değerli varlıkları. Onun en değerli varlıkları oldukları için benim için de çok kıymetli ve değerliler. Bir de ben Ebru'nun çocuklarıyla ilişkisini gördükçe büyüleniyorum; cennette saklıyor onları.

    ÇOK SAF VE TEMİZ BİR AN…

    Günaydın için yaptırdığınız fotoğraf çekimleri sırasında dinlenirken Ebru Hanım'la bir kareniz de yansımış objektiflere. Bu fotoğrafın hikayesi ne?
    Biz çekimleri yaparken Ebru da bir alt katta spor yapıyordu. Çekimler sırasında ışıklar değiştirilirken ben de bir koltuğa uzanıp dinleniyordum, uyuyakalmışım. Ebru da bana su ve havlu getirmiş ve beni öperek uyandırmak istemiş. Fotoğraf çekimi yapan arkadaşımızın o sırada bize hatıra olarak çektiği bir kare bu. Daha sonra bize gönderdi. Çok saf ve temiz bir an ve duygu var orada bence.

    MİMAR SİNAN LAKABININ HİKAYESİ

    Sosyal medyada hayranlarınız sizden 'Müziğin Mimar Sinan'ı' diye bahsediyor; nereden çıktı bu?
    Çok sevdiğim bir büyüğüm, kaybettiği bir yakınını andığı bir fotoğraf koymuştu Instagram'a. Fotoğraf ve oradaki duygu çok gerçekti. Ne kadar etkilendiğimi anlatmak için 'Benim için kelimelerin bittiği an' yazdım fotoğrafın altına. O da bana 'Sen sözlerin ve müziğin Mimar Sinan'ısın. Sende kelimeler bitmez, bitmemeli' diye yazmıştı. Ben kendisine 'Estağfurullah; Mimar Sinan'ın yaptığı eserlerin tozu kadar eseri müzikal anlamda üretmek bile benim için şereftir' diye yazdım ama bu yorumu gören hayranlar, bu yakıştırmayı sosyal medyaya taşıdı ve durum alıp başını gitti. 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim