• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Dünya'nın en zor işi

    19.10.2008 14:17
    Geçmişte silah zoruyla, şimdi kurayla madenci oluyorlar
    Dünyanın en zor işi
    Dünya'nın en zor işi Dünya'nın en zor işi Dünya'nın en zor işi

    Zonguldak"ta, 1940"ta kömür havzasında yaşayan erkeklere kanunla çalışma zorunluluğu getirilen maden ocakları, günümüzde işsizlerin en önemli umut kaynağı oldu.
    Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) alacağı 3 bin maden işçisi için 35 bin 942 kişinin başvurduğu kentte, 1940"ta silah zoruyla girilen madenlere alınacaklar kurayla berilenecek.
    AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, geçmişten itibaren kömür işçisi olmakla mükellef bırakılmış yöre insanının, kanunlarla zorla girdiği maden ocakları, günümüzün en önemli istihdam kaynağı durumuna geldi.
    İkinci Dünya Savaşı"nın yol açtığı ekonomik güçlüklerin aşılması için 28 Şubat 1940"ta çıkarılan Milli Koruma Kanunu ile kente yaşayan ailelerin çalışma yaşındaki ve hiçbir işi olmayan erkeklerinin zorla madene sokulduğu bölgede,
    şimdi ise aynı madenlerde çalışabilmek için işsizler uzun kuyruklar oluşturdu.
    İş mükellefiyetine tabi kişileri iş yerlerine kolluk kuvvetleriyle sevk etme yolu açılan Milli Koruma Kanunu ile güvenlik güçlerinin zorlamasıyla madene giren nesillerin torunları, 1500 artı 1500 olmak üzere gruplu çalışacak 3 bin
    işçi için, TTK başvuru merkezlerine 6 Ekimden itibaren yoğun başvuru yaşanıyor. Geçmişte mükellefiyetten kaçan köylüleri yakalayarak ocaklarda çalıştırmak için özel jandarma ekiplerinin yer aldığı Tahkimat Komutanlığı
    kurulan kentte, yeni işçi alımına yönelik 17 Ekime kadar olan sürede 35 bin 942 kişi madenci olabilmek için müracaatta bulundu.
    Mükellefiyetin 1942"de kalktığı bildirilen bölgede, zorunlu işçilikten umut kapısı haline gelen madenlere, adayların TTK Beden Gücü Yönetmeliği"ne uygunluklarının belirlenmesinin ardından noter huzurunda çekilecek kurayla alımı
    gerçekleştirilecek.

    -DÜNYANIN EN ZOR İŞİNE REKOR TALEP-

    Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Mühendislik Fakültesi Maden
    Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Maden Mühendisleri Odası (MMO)
    Zonguldak Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Kaymakçı, AA muhabirine yaptığı
    açıklamada, madenciliğin dünyanın en zor işi olduğunu, geçmişte silah zoruyla
    işçilerin sokulduğu madenler için rekor başvuru yapıldığını söyledi.
    Kömür ocaklarında emek yoğun çalışıldığını, mekanizasyonun da
    kullanılmadığına dikkati çeken Kaymakçı, şunları kaydetti:
    "İnsanlar, işsizliğin yaşanmadığı ortamda asla madenlere girmeyi
    düşünmezler. Geçmişte de bölgede yaşayanlar iş güvenliği ve işçi sağlığı adına
    ortamın çok kötü olduğu madenlerde çalışmak istemiyorlardı. Bundan dolayı da
    yasalarla ocaklarda çalışmaya zorlanıyorlardı. Mükellefiyet döneminden günümüze
    iş koşullarının düzelmesine karşın madencilik herkesin yapmak isteyeceği iş
    değildir. Kömür damarlarına kazma vurulan yerin metrelerce altında grizu, göçük
    ve kömür tozu patlaması ile gazdan boğulmanın yanı sıra zehirlenme her an
    karşılaşılabilecek kazalardır. Bunları göze alarak insanların madenlere koşması
    işsizlikten kaynaklanmaktadır. Bundan 50 yıl önce silahla madene giren nesillerin
    torunları, kazmacı olabilmelerine yönelik kurada isimlerinin çıkması için dua ediyorlar."

    Kaymakçı, madenlere girmek isteyen çok sayıda üniversite mezununun da
    olduğunu belirterek, şöyle dedi:
    "Yöre insanı için her zaman ocaklar, istihdam umudu olmaya devam
    edecektir. Ülke ekonomisine yerin metrelerce altından katkı sağlayan havza insanı
    4 bine aşkın şehidiyle önemli bir tarihe imza atmıştır."

    -MÜKELLEFİYET İŞÇİSİNİN ANISI-

    Gazeteci-Yazar Sina Çıladır"ın "Taşkömürü Havzasının Devletçilik Dönemi" adlı kitabında mükellefiyet döneminde ocaklarda çalışan Ali Şen adındaki maden işçisi, anılarını şöyle anlatıyor:
    "Mükellefiyete göre ocağa girdim. Çalıştığımız ocakta hava pervanelerini elle çevirirlerdi. Bu yüzden içerisi çok sıcak olurdu. Çıplak çalışırdık. Madene girişimden bir hafta kadar sonra kaçtım. Çok bunalmıştım. Köye gidip saklandım.
    Aradan bir iki gün geçmeden 6 jandarma geldi. Beni bulamayınca eşimi karakola götürdüler. Ben teslim oluncaya kadar da bırakmadılar."
    Milliyet

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim